Ana SayfaGenel25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day)! Çizgi Romanın Tarihi, Ekoller, Türkiye’deki Çizgi Roman Kültürü Üzerine…

25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day)! Çizgi Romanın Tarihi, Ekoller, Türkiye’deki Çizgi Roman Kültürü Üzerine…

Sembolik bir gün olsa da meraklıları için anlamı büyük: 25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day)! Tarihteki ilk çizgi romandan bir dönüm noktası kabul edilen Superman ve Türk çizgi roman tarihine, bu renkli dünyada bir yolculuğa çıkalım.

25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day). Okurlar, koleksiyonerler, meraklısı herkes için sembolik bir gün (National Comic Book Day). Bu günün kim tarafından belirlendiğine dair bir bilgi yok ama çizgi roman tutkunlarının sayılarının yıllar geçse de azalmadığı bir gerçek.

Bir görüşe göre ABD’de yayımlanan “Famous Funnies” adlı çizgi roman, ilk çizgi roman kitabı kabul ediliyor. “Basılı” çizgi romanlar, ABD’de 1842 yılında “The Adventures of Obadiah Oldbuck”ın ciltli baskısının (hardcover) basılmasından bu yana var oldu (İlk bilinen Amerikan prototipi çizgi roman). Hem ABD hem de Fransa’da inanılmaz derecede popüler hale gelmiştir. Rodolphe Töpffer ise bu türün babası olarak kabul edilmekte. Daha çok resimli kitap gibi görünse de yazarı; İsviçreli öğretmen, çizer Rodolphe Töpffer; resim romanının, çizgi romanın ve grafik roman/ çizgi romanın yaratıcısı olarak biliniyor.

1896’da ABD’de, The Yellow Kid’i içeren “McFadden’s Row of Flats” başlıklı çizgi roman dergisi yayımlandı. Siyah-beyaz bir yayın olan 196 sayfalık bu kitap, 50 cent’e satılıyordu. Obadiah Oldbuck ilk çizgi roman olarak kabul edilirken 1933 yılındaki “Famous Funnies” adlı çizgi roman ise ilk yayımlanan çizgi roman kitabı kabul edilmekte. Bu kitap, ABD’de daha önce gazetelerde yer alan çizgi romanlardan oluşmaktaydı. Famous Funnies, 1934 yılından 1955’e kadar yayınlanan bir Amerikan çizgi roman antolojisi serisi olarak tarihteki yerini aldı.

20. yüzyıl anlatı sanatı ve eğlence akımı olarak çıkan bir sanat dalı, çizgi roman… İlk başlarda resim ile edebiyatın bileşimi olarak yorumlansa da kendi terim ve anlatım kurgusunu oluşturan bir sanat. Başlı başına ayrı ve melez bir sanat dalına dönüşen çizgi roman; panel, balon ve ses efekti (SFX) gibi terimlere sahip. Örneğin “balon”; konuşma, düşünme metinlerini panel üzerinde yerleştirmek için kullanılan görsel bir araçken hikayenin gelişimini göstermek amacıyla sayfanın belli parçalara ayrılmasıyla oluşan, çerçevelenmiş kompozisyon birimine “panel” adı veriliyor.

25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day) kutlu olsun, dedik ve bu macera dolu dünyada yolculuğumuza devam edelim! Kendi tarzını ve kurgusunu oluşturan çizgi romanlar, çizgi bant olarak gazetelerde doğdu. İlk çıkış olarak Amerikan gazetelerini söylemek yanlış değil. “The Yellow Kid” (Sarı Çocuk) adlı çizgi bandın yaratıcısı (zamanla dergi halini aldılar), Richard Fenton Outcalt. Yazı balonlarının da yaratıcısı olduğu söylenmekte. Çizgi roman temalı dergiler böylelikle yayılmaya başladı. Gazeteler talebe karşılık veremeyince de yayıncı firmalar doğdu.

Superman Önemli Bir Dönüm Noktası

Superman, 30’lu yıllarda yayımlanan ve büyük ses getiren bir çizgi roman. Önemli bir dönüm noktası. Hal Foster, Alex Reymond ve Will Weisner türün ilk önemli yapıtlarına imza atan, eserleri büyük satış rakamlarına ulaşan isimlerden.

Superman’in ilk çıkışını yakaladığı Action Comics’in (1) bir kopyası, 2014 yılında üç milyon dolara satıldı. Üstteki fotoğraf, Los Angeles’ta bir çizgi roman dükkanından.

Superman’den söz etmişken en çok satan çizgi romanlara da bir parantez açalım. Superman, gelmiş geçmiş en çok satan, en bilindik çizgi roman serilerinden. For The Man Who Has Everything; Superman/ Batman: Public Enemies, Death of Superman; Up, Up And Away; Birthright; All Star Superman gibi serileri olan bu klasik çizgi romanın toplam satış rakamı 1 milyara yakın. Batman de Superman’den sonra en çok satan çizgi romanlardan. TV’de ve sinemada da başarılı olduğu aşikar. Batman’in satış rakamının 900 milyon civarında olduğu söyleniyor. 1991 yılında basılan bir diğer sevilen seri “X -Men”in beyazperde macerasından sonra tekrar yükselişe geçtiği de bir gerçek. Marvel ve Disney’in ortak yapımı Star Wars da çok satılan çizgi roman listesinde adı olması gerekenlerden. 2015 yılındaki Star Wars serisi de bu listede.

II. Dünya Savaşı’na kadar çizgi kahramanlar teması işlenirken ve çocuklara, gençlere yönelik yayınlar ön plandayken savaşın ardından yetişkinlere uygun temalar da artış göstermeye başladı. Çizgi roman satışları, II. Dünya Savaşı sırasında çarpıcı bir şekilde arttı. Kaptan Amerika savaş sırasında çok popülerdi. Bu dönemde bilim kurgu, gerilim, korku ve suç gibi temalar işlenmeye başlansa da bu yayınların çocuklara uygun olmadığı gerekçesiyle ABD’de yayınlara sansür getirildi.

Çizgi Romandan Beyazperdeye

60’lı yıllar da bir başka dönüm noktası. Süper kahramanlar geri döndü ve Marvel Comics de bu akımın öncülüğünü yaptı. Çizgi romanlardan filme uyarlanan eserlere de göz gezdirmekte fayda var ki popülerliklerinin beyazperde ve TV sayesinde daha çok arttığını söyleyebiliriz. Çizgi romanlardan filme uyarlanan en ünlü filmleri de şöyle sıralayabiliriz: Blade (Vampir temalı), The Crow (filmin çekimleri sırasında başrol oyuncusu Brandon Lee’nin silahtan çıkan kurşunla öldüğü yapım), V For Vandetta (Politik mesajlarıyla ünlü), Road To Perdition (Çizgi roman etkilerinin görsel anlamda aktarıldığı film), Oldboy (Mangadan uyarlama), Deadpool (Çok iyi gişe hasılatı yaptı), Sin City (Kült filmlerden) ve Dredd (Geleceğin Amerikası’nda adaleti sağlamaya çalışan süper kahramanın hikayesi)…

60’lı yıllarda süper kahramanlar geri döndü ve Marvel Comics de bu akımın öncülüğünü yaptı.

Çizgi roman endüstrisine geçmeden önce ilk özel kostümlü çizgi roman karakteri “The Phantom”dan söz etmezsek, çizgi roman meraklılarının tepkisini çekebiliriz! The Phantom, bizdeki adıyla Kızıl Maske. Phantom da bir gazetede doğdu ve daha sonra çok sevilen bir çizgi roman serisine dönüştü. Lee Falk’ın hayat verdiği “Kızıl Maske”, ilk süper büyücü Mandrake’nin de yaratıcısı. Kızıl Maske, “ilk” maskeli süper kahraman olmuş ve onu Batman, Spiderman, Robin ve Yeşil Fener gibi karakterler izlemiştir. Popüler kültür ikonu haline dönüşen Superman’i burada da analım! Superman, 1941’de animasyon TV serisine uyarlanmış (Max Fleischer tarafından); 40’lı yılların sonuna doğru ise gerçek görünümlü (live-action) TV serisi ile daha popüler hale gelmiştir. 1941’deki Superman animasyon serisi çizgi roman dünyasını için neden bir dönüm noktası? Animasyon tekniğinde akıcılığı sağlamak adına Superman uçabilen bir kahramana dönüştürüldü ki süper kahramanlık mitinin bu seriden geldiği görüşü hakim. 1941 yılında ilk kadın süper kahraman da doğdu: Wonder Woman (Son beyazperde başarısı da ortada).

Çizgi Roman Endüstrisi

Stiller ve kültür farklılıkları ekolleri oluşturdu. 80’li yıllarda Frank Miller ve Alan Moore, 90’lar ve 2000’li yıllarda Neil Gaiman, Todd McFarlane ve Grant Morrison gibi ünlü isimlerle beraber ana akım Amerikan çizgi romanları yetişkin kitleye kitap etmeye başladı. Çizgi roman, global bir kimliğe bürünürken “comics” adlı endüstri; oyun, sinema, edebiyat ve televizyon dünyasına da yön verdi.

Avrupalılar; Amerikalılardan daha ciddi ve gerçekçiydi ki İtalya ve Fransa, alanlarının liderleri kabul edilmekte. İngiltere’ye ait Beano adlı kahramanın maceraları daha çok çocuklara yönelikken Fransa ve Belçika’nın çizgi romanları, tarz olarak birbirini andırıyor. Belçikalı Tintin ile Fransız Asterix en popüler çizgi kahramanlar arasında. Birçok çizgi roman çizerinin Belçika’da eğitim görüp Fransa’ya yerleştiği de bilinmekte.

Japonya, Avrupa ve ABD’de çizgi roman endüstrisi güçlü. Ortadoğu’da ise yaygınlaşması daha çok zaman alırken bu coğrafyada çizgi romanların 2005 yılından itibaren hayata geçtiği biliniyor. Süper güçlerini karanlık geçmişlerinden alan kahramanlar Aya, Zein, Celile ve Rakan’ın arka planlarındaki sfenksleri olayların nerede geçtiğine dair ipuçları vermekte. Hindistan’da Amar Chitra Katha, Hint klasiklerindeki hikayelere dayanıyor. Uzun destanların çizgi roman haline getirildiği Hindistan’da, çizgi roman tarihinin eskilere dayandığı söyleniyor. Pran Kumar’ın Chacha Chaudhary adlı kahramanı da sevilenlerden biri.

Japon çizgi romanı “Manga”nın her yaştan takipçisi var. Maceradan romantizme, farklı temalarda Japon çizgi romanları bulunmakta. 20. yüzyılın anlatı sanatı “çizgi roman”, Japon çizgi roman anlatı sanatı “Manga”lar ile de 20. yüzyılın sonlarından itibaren kısa vadede dünyayı etkisi altına aldı.  

Japon çizgi romanı “Manga”nın her yaştan ve dünyanın her yerinden takipçileri var.

Çizgi romanlar bugün hala çok seviliyor. “Klasik çizgi roman” da son derece değerli. Superman’in ilk çıkışını yakaladığı Action Comics’in (1) bir kopyasının 2014 yılında üç milyon dolara satıldığını da söylemeden geçmeyelim!

Türkiye’de Çizgi Roman

Çizgi roman her yaşta, her kesimden okuyucuya seslenebilen, eğitsel olanlar da aralarında olmak üzere çok çeşitli konulan, geniş bir çizim zenginliği içinde işleyen bir anlatım aracı. Gerek çizimleri, gerekse öyküleri bakımından oldukça yüksek düzeye ulaşan çizgi romanlar var. Yarattıkları kahramanlarla uluslararası üne kavuşan çizerlerin sayısı da az değil: Brin-ging Up Father (Güngörmüşler), Tintin, Blondie (Fatoş), Flash Gordon (Baytekin), Li’l Abner (Hoş Memo), Mandrake, Batman (Yarasa Adam), Lucky Luke (Red Kit), Rıp Kirby (Dedektif Nik), Beetle Bailey (Hasbi Tembeler), Asterix, Modesty Blaise gibi çizgi romanlar Türk okuyucusu tarafından da seviliyor.

Türkiye’de ilk başlarda İtalyan çizgi romanlar popülerken daha sonra bu topraklara özgü çizgi roman kahramanları doğdu (Tarkan ve Karaoğlan gibi). Türk çizgi romancılar da zaman zaman ilginç yapıtlara imza attı; ilk örneklerden Cemal Nadir’in Amcabey’i gibi. 40’larda Ramiz’in Tombul Teyze’si, Selma Emiroğlu’nun Karakedi Çetesi, 50’lerde Sururi’nin Canbaba’sı, Altan Erbulak’ın Hürmüz ile Cafer’i ve Kibar Hırsız’ı, Oğuz Aral’ın Hayk Mammer’i ve Köstebek Hüsnü’sü, ünlü çizgi romanlardan.

60’larda gelişmeye başlayan kurmaca-tarihsel çizgi romanlar içinde Suat Yalaz, Karaoğlan; Sezgin Burak, (ölümü 1979) Tarkan ve Ayhan Başoğlu da Malkoçoğlu ile kendilerine özgü bir çizgi geliştiren çizerlerden. Faruk Geç, konularını gerçek yaşam öykülerinden alan bir isim. 70’lerde Oğuz Aral’ın Avanak Avni’si, Özden Ögrük’ün Çılgın Bediş’i karikatür-gülmece yanı ağır basan çizgi romanlar olarak Türk çizgi roman tarihine geçerken Türkiye’deki en popüler çizgi romanlardan birinin de Abdülcanbaz olduğunu belirtmekte fayda var. Yaratıcısı ve ilk öykülerini yazan ise Aziz Nesin. Daha sonra Turhan Selçuk tarafından sürdürülen Abdülcanbaz, gazetelerde yayımlandığı gibi kitap olarak da yayımlandı. Yerel çizgi roman ve karikatür dergilerinin bu kültürün gelişiminde büyük bir etkiye sahip olduğu da yadsınamaz.

Türkiye’de Haldun Simavi sayesinde web ofset baskı teknolojisi hızlı baskıya olanak sağlarken yüz binlerce gazetenin basılması ve bu gazetelerin tek bir günde dağıtılması mümkün hale geldi. Bu yeni baskı teknolojisi ile pek çok fotoğraf ve illüstrasyon da daha kolayca bir araya getirilebildi. 70’lerin başında ortaya çıkan Gırgır da bu dönemin önemli sembollerinden. İçinde erotizmin, komedinin ve siyasi mizahın bulunduğu Gırgır dergisi, çizgi romancılığın yeniden popüler olmasını sağladı. Oğuz Aral’ın Utanmaz Adam’ı, Bülent Arabacıoğlu’nun En Kahraman Rıdvan’ı ve Nuri Kurtcebe’nin Gaddar Davut’u, çizgi romanda mizah türünü çok sevdirdi.

Daha sonra da Gırgır’dan ilham alan pek çok yayın basılmaya başlandı. Gırgır ve Çarşaf, Limon, Fırt gibi diğer mizah dergileri zaman içinde bir milyon kopyanın toplam satış rakamlarına ulaştı. Bu dergilerin başarısı sonraki nesil çizgi romancılarının çizgilerini ve anlatım tarzlarını zenginleştirdi. Galip Tekin, Suat Gönülay, Kemal Aratan ve Ergün Gündüz gibi o dönemin en önemli çizgi roman sanatçılarından. İtalyan ekolü Fumetti’nin başına geldiği gibi Türkiye’de de televizyonun yaygınlaşması, çizgi romanların satışlarının büyük oranda düşmesine neden oldu. 90’ların ilk yarısında çizgi roman satışları, 10 yıl önceki satışlara kıyasla yüzde 80 oranında azaldı. Satışlardaki bu düşüş; Leman, Deli gibi mizah dergilerini televizyonlarda yayınlanmayan öykülere yöneltirken dergiler marjinalleşmeye başladı. Bu marjinalleşme ise çizgi romanları olumlu yönde etkiledi. L-Manyak, bu dönemin önemli mizah dergilerinden biri olarak kabul edilmekte. Yalnız L-Manyak’ta, diğer mizah dergilerinden farklı olarak siyasal konulara yer verilmezdi. Derginin mizahı, kaba olarak nitelenirken bu kaba mizahın, yapıcı eleştiri olarak işlev gördüğü görüşü de hakim…

L-Manyak ve diğer mizah dergilerindeki bu tarz kaba mizaha sahip öyküler, ileriki yıllardaki öyküleri de şekillendirdi. Oğuz Aral’ın hayata geçirdiği minimalist yaklaşımların aksine aşırı ayrıntılı, fotogerçekçi arka plana sahip tasarımlar tercih edildi. Bülent Üstün’ün Kötü Kedi Şerafettin’i, Memo Tembelçizer’in Lombak Şehitleri adı altında ürettiği maceraları, Oky mahlaslı Oktay Gençer’in Cihangir’de Bi Ev’i, Cengiz Üstün’ün Kunteper Canavarı adı altındaki hikayeleri L-Manyak’ın etkilerini göz önüne serdi. O dönemlerdeki sanatçılardan Bahadır Baruter, Ersin Karabulut, Kenan Yarar ve Gürcen Yurt gibi isimlerin eserleri, L-Manyak’ın ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu da ortaya koyuyor.

Türkiye’de çizgi roman yukarıda sözünü ettiğimiz üzere diğer ülkelerdeki gibi bir “endüstri” olamadı ama bazı sanatçıların eserleri hala çok popüler. Suat Yalaz’ın Karaoğlan serisi ve Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz’ı, Türk çizgi romanı adına birer klasik… Sezgin Burak’ın Tarkan’ı, yazıldığı zamana göre özgünlüğü ve yaratıcılığı sayesinde ilgi çekici bulunurken Ratip Tahir Burak’ın hikayeciliği, ressamlığından geri planda kalsa da Gırgır jenerasyonu tarafından bir model. Yine Utanmaz Adam’ın yaratıcısı olan Oğuz Aral da başarılı hikayeciliği ve iyi tasarlanmış hikayeleri ile gelecek nesiller için önemli bir rol model. Engin Ergönültaş da hikayelerindeki edebi görselliği ile pek çok çizgi roman sanatçısını etkileyen isimlerden…

Yerli yabancı fark etmez, çizgi roman önemli bir “kültür”! Tüm çizgi roman meraklılarının 25 Eylül Çizgi Roman Günü (Comic Book Day) kutlu olsun! 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın