Ana SayfaGenelAlternatif Tatil Önerisi: Mimarisiyle Büyüleyen 10 Şehir

Alternatif Tatil Önerisi: Mimarisiyle Büyüleyen 10 Şehir

Seyahat etmek ya da tatile çıkmak pek çok insan için farklı şeyler ifade edebilir. Kimi deniz kum güneş ister, kimi ise hiç gitmediği bir şehri keşfetmek. Kimi şehirler alışveriş olanaklarıyla öne çıkar, kimi ise yeme içme seçenekleriyle. Fakat mimari her şehirde, farklı bir akımla baş gösterir ve sırf bu akımları incelemek için kıtalar aşılabilir. Eğer mimariye düşkün biriyseniz bu listeye bayılacaksınız.

Gotik Uyanış: Oxford, İngiltere

Şair Matthew Arnold, Oxford için hayalperest kulelerin şehri demiş. Orta çağ taş işçiliğinden esinlenerek, 19. yüzyıl ortalarında yapılan Oxford kuleleri; ‘Gotik Uyanış’ adı verilen akım ile şehrin siluetini oluşturuyor. Bu mimari yapılar, Oxford Üniversitesi’nin de bulunduğu şehre ciddi bir kimlik kazandırıyor.

Fas Mimarisi: Marakeş, Fas

Avluları ve bahçeleriyle Fas’ın kendine özel sarayları islam mimarisinde temel sayılan mahremiyete önem verecek şekilde tasarlanıyorlar. Örneğin; sokağa bakan cephelerde pencere bulunmuyor. Şehrin özgün camileri, minareleri ve mozaikleriyle bu sarayların bolluğu birleştiğinde ise Marakeş gezilip görülesi bir yer haline geliyor.

Modern: Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

Geçtiğimiz 10 yıl içinde Dubai’nin çehresi büyük ölçüde değişti. Aynı zamanda yedi yıldızlı bir otel olan Burj al Arab’a, yani dünyanın en uzun binasına da ev sahipliği yapan şehir, gökdelenleriyle ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor. İlklerin şehri Dubai, dünyanın ilk insan yapımı takımadasının da yuvası. Bu takım adalar yedi kıta örnek alınarak tasarlanmış. Çöl sıcakları hesaba katılınca, yaz ayları bittikten sonra gitmekte fayda var.

Rönesans: Floransa, İtalya

Rönesans hareketinin doğduğu Floransa’da, dönemin etkilerini görmek kaçınılmaz. Rönesans dönemine ait, süslü fakat simetrik ve geometrik yapılar, sütunlar ve kubbeler dikkat çekiyor. Floransa Katedrali ve Santa Maria Novella Bazilikası mutlaka görülmesi gereken yapılar arasında.

Katalan Modernizmi: Barselona, İspanya

Gotik ve oryantal tekniklerden ilham alan Katalan mimar Antoni Gaudí, 19. yüzyıl başlarında organik ve kentsel alanlar yaratmak istiyordu. Barselona sokaklarında çıkacağınız bir yürüyüş sizi Gaudí’nin dünyasına doğru bir yolculuğa çıkaracak. Kullandığı malzeme ve tekniklere hayret edecek, Park Güell’e hayran olacak ve bitiremediği başyapıtı La Sagrada Família’ya bakmaya doyamayacaksınız.

Barok: Roma, İtalya

Romalılar yenilikçi olmalarıyla tanınırlardı. Bu yüzden de klasik akımdan bu yana, gelmiş geçmiş tüm akımları takip etmiş ve kendilerine uyarlamış olmaları sizi şaşırtmamalı. Bugün Roma 17. yüzyıl Barok mimarisinin en büyük örneklerinden biri sayılıyor. St. Peter’s, Santi Luca e Martina ya da Trevi Çeşmesi bu dramatik tarzı açıkça görmenize olanak tanıyacak.

Klasik: Atina, Yunanistan

Atina’ya mimarisi ve dünyaca ünlü harabeleri için gitmek zamanda antik Yunanistan’a doğru yolculuğa çıkmak gibi. Burada karşılaşacağınız eserler M.Ö 400’lere kadar gidiyor. Yüzlerce yıldır ayakta duran sütunları, heykelleri görmeye hazırlıklı olun. Klasik mimarinin en iyi örnekleri için yolunuzu Hephaestus, Zeus ya da ikonik Parthenon tapınaklarına çevirin.

Rokoko: St. Petersburg, Rusya

Rokoko Hareketi, 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan, kendisinden önce gelen Barok mimarisinin katı, simetrik tarzına karşı gelen bir akım. İki akım da oldukça süslü yapılarıyla bilinse de Rokoko’nun kendine has bir tarzı var. Soluk renkler, kıvrımlar, seküler ve hafif temalar dikkat çekiyor. St. Petersburg’daki Catherine Sarayı, bölgedeki en ünlü örneklerden biri.

Fransız Gotik: Paris

Paris Notre Dam Katedrali, Fransız Gotik mimarisinin en iyi örneklerinden biri ve aynı zamanda sık ziyaret edilen bir cazibe merkezi. Işık Şehri adı da verilen Paris’te Eiffel Kulesi, Louvre Piramidi, La Grande Arche de la Defense ve Zafer Takı gibi mimari güzellikler de bulmak mümkün.

Yeni Sanat: Budapeşte, Macaristan

Art Nouveau (Yeni Sanat Akımı) 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında Budapeşte’de kendini göstermiş. Bugün şehir hâlâ bu mimari akımın en iyi örneklerinin görülebileceği yer unvanını koruyor. Budapeşte’de kıvrımlar, organik şekiller, demir ve camın zekice kullanıldığı rengarenk binalar ziyaretçileri karşılıyor. Gresham Sarayı, Hotel Gellért, Budapeşte Hayvanat Bahçesi ve Botanik Bahçe, listenizde yerini alması gereken mekanlardan.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın