Ana SayfaYaşamKişisel Gelişim“Aşırı İyimserlik”ten Söz Etmiyoruz! Negatif Değil, Pozitif Düşünmek Sizin Elinizde… Nasıl Başaracaksınız?

“Aşırı İyimserlik”ten Söz Etmiyoruz! Negatif Değil, Pozitif Düşünmek Sizin Elinizde… Nasıl Başaracaksınız?

Araştırmalara göre pozitif düşünmek, zihin ve beden üzerinde son derece etkili. Üstelik yaratıcılığı, üretkenliği artıyor, iş hayatında da başarıyı getiriyor. Hayatın her alanındaki olumsuz şartlara rağmen negatif değil de pozitif düşünebilmek mümkün mü? Uzmanların önerilerine kulak verin.

Kötümserlik, sürekli negatif düşünme, olumsuzluklar içinde boğulma, vs… Tahmin edemediğiniz kadar sağlığa zararlı! Üstelik yalnızca zihinsel açıdan değil, uzun dönemde fiziksel olarak da hayatınızı cehenneme çevirebilir.

Araştırmalar gösteriyor ki “başarılı” olaylar hafızada saklandıkça ve bu olaylar hatırlandıkça, pozitif enerjinin yoğunluğu da yükseliyor. Negatif düşünmeyen, olayları “gerçekçi” bir bakış açısıyla ele alan kişiler, iş hayatında da başarılı oluyor. Öyle ki belli bir konuda uzman olsanız bile negatif düşünürseniz, sonuca ulaşmanız zorlaşıyor.

Pozitif düşünce, çevrenizdekileri de mutlu ediyor; diğer insanlara güven duygusu veriyor. Apple’ın kurucusundan bir örnek vermek gerekirse…  Bu teknoloji devinin bir yıl boyunca beklenen o ünlü lansmanlarını düşünün. Steve Jobs, o meşhur sunumlarında herkesin onu pürdikkat dinlemesinin başlıca sebepleri arasında “pozitif düşünce”yi göstermiştir. Haksız da sayılmaz, öyle değil mi?

Olumlu düşünce yalnızca bağışıklık sistemini değil, genel sağlığı da olumlu yönde etkiliyor. Mayo Clinic’in bir makalesine göre iyimserlik, kalp damar sorunlarından dolayı ölüm riskini azaltıyor, depresyon ihtimalini düşürüyor ve ömrü uzatıyor.

Beyin Nasıl İşliyor?

Beyin, nöronlar ve nöronların arasındaki sinaps adlı bağlantı noktalarından oluşur. Sinapsları çevreleyen boş alana sinaptik aralık denir. “Düşünce”ler belirmeye başladığında, nöronlar ve sinapslar, sinaptik aralığı kullanarak birbirlerine farklı kimyasallar yollamaya başlar. Sinapslar arasında daha sonra kullanılacak “köprü”ler oluşur.

Negatif düşünceler, daha çok mutsuzluk getirir ve sarmal bir şekilde zihni bloke eder.

Düşüncelerin oluşturduğu bu “elektrik yükü”, adeta bir “patika” meydana getirir. Beyin görüntüleme cihazlarındaki parlaklıklar, işte sinapslar arasındaki bu bağlantıyı gösterir. Yani düşüncelerin izlediği patikayı…

Negatif düşünceler, daha çok mutsuzluk getirir ve sarmal bir şekilde zihnimizi bloke eder! Ama pozitif düşünceler de aslında aynı patikayı izler. Dolayısıyla negatif değil de pozitif düşünceye kanalize olabilirsek, zihinsel olarak da fiziksel olarak da daha sağlıklı bir yaşamın kapısını aralamış oluruz.

Mutsuzum, Mutsuzsun, Mutsuz… 

İlk adım olarak sizi rahatsız eden, negatif düşünmenize neden olan olayları, etkenleri bir gözden geçirin. Sizi ne ya da neler mutsuz ediyor? Kendinizi suçluyorsunuz, her zaman “kötü” haberlere kulak kabartıyorsunuz, net bir durum olmasa da her şeyin en “kötü”sünü düşünüyorsunuz, öyle mi?

Bir yetişkin olarak herkesin bir sorumluluğu var. Kimilerinin fazla, kimilerinin daha az… Bir işiniz var, ödenmesi gereken faturalar var, aileniz var, vs. Sorumluluk alacağız ama sürekli kendimizi suçlamayı bırakacağız! Hani o iç ses var ya: “Her şeyi mahvettin! Yine senin hatan! Sürekli hata yapıyorsun!” Öncelikle bu ses sizin üretkenliğinizi baltalıyor. Kendinizi suçlamayı bırakın.

Gelelim ikinci adıma… Diyelim ki günde 10 farklı olaya şahit oluyorsunuz, dokuzu iyiyse, biri de kötü. İşte siz gidip de o “tek” kötü olaya/ duruma odaklanırsanız, bir anda negatif düşüncelerle çevrili bulursunuz kendinizi… Sürekli olumsuz bir duruma takılı kalmak, sizi karanlık bir kuyuya hapseder. Rahatlayın, geri adım atın, daha dengeli ve gerçekçi bir bakış açısı kazanmaya çalışın.

Olumsuz bir duruma takılı kalmak, karanlık bir kuyuya hapseder. Rahatlayın, daha dengeli ve gerçekçi bir bakış açısı kazanmaya çalışın.

Bir şarkı, bir fotoğraf, bir kitap ya da TV’de gördüğünüz bir şey veya bazı insanlarla zaman geçirmek… Sizi negatif düşüncelere götüren şeyleri belirleyin ve onlardan uzak durmaya çalışın. İçinizde güzel duygular uyandıran şeyler yok mu? Onları hatırlayın, düşünün.

Dostlarınıza Vereceğiniz Tavsiyeleri, Kendiniz İçin Neden Uygulamıyorsunuz?

Üçüncü adım ise belki de dostlarınızdan çok sık duyduğunuz bir eleştiri: “Kendini çok dolduruyorsun, niye her şeyin kötü gideceğini düşünüyorsun?” Yarının ne getireceğini kimse bilemez. “Ben asla o zammı alamayacağım” diye düşünürseniz, zaten baştan “1-0” yeniksiniz demektir. Olumsuz düşüncenin bir gün gerçek olacağını söyleyenler de var ama siz hayata daha “gerçekçi” bakma taraftarıysanız, en azından sürekli olumsuz sonuçlar tahmin etmeyi bırakın. “Kendini doldurmak” ne güzel bir tabir, öyle değil mi? Yapmayın!

Dördüncü adım da çoğu negatif düşünenlerin tecrübe ettiği bir gerçek: Negatif düşünce, negatif düşünceyi getirir. Şöyle ki olumsuz düşündüğümüz zaman daha mutsuz hissederiz. Ve mutsuzluk, pozitif düşünmemize engel olur; elimizi kolumuzu bağlar, hareketsiz bırakır. Yaratıcılığı, çalışma azmini yerle bir eder. Sarmal bir şekilde kendi mutsuzluğumuz içinde yuvarlanır dururuz. Kendi açtığımız girdaptan bir türlü çıkamayız, negatif düşünmeye devam ettikçe o girdap dibe çeker bizi… Kendi girdabınızı yaratmayın.

Diyelim ki yukarıdaki önerileri yapmaya çalıştınız (En azından deneyebilirsiniz). Biraz da harekete geçme zamanı. Gerçekler var öyle değil mi? İnsanı ister istemez strese sokacak, negatif düşünmesine neden olabilecek gerçekler… İşte o anlarda kendinize şu soruyu sorun: Eğer bir arkadaşım böyle bir sorunla karşılaşsaydı, ben ona nasıl tavsiyelerde bulunurdum? Aşırı negatif düşüncelerinizi, “gerçekçi” ifadelerle değiştirin ki harekete geçmek için “takat”iniz olsun! “Emeklilik için asla yeterli para biriktiremeyeceğim” diye düşünürseniz, mevcut durumunuzdan çıkamazsınız. “Nasıl olsa olmayacak” dersiniz. Oysa ki farklı çözüm yollarını “en azından” düşünebilmek, üretebilmek için “asla”ları kaldırın sözlüğünüzden…

Negatif Düşüncelerden Kurtulmak, Kendinize Yaptığınız En İyi “Yatırım”

Bir de bu önerileri Pollyannacılık oynamaya benzetenler de çıkabilir. Bu da bir görüş tabii ki… Yalnız bilimsel araştırmalara da kulak vermek gerek. Araştırmalar gösteriyor ki negatif düşünceleri değiştirmek, ciddi bir emek ve zaman istiyor. Dolayısıyla bunu bir “yatırım” olarak da kabul etmek mümkün. Pozitif düşünmeye başladığınız zaman, beyin de gelişiyor. Beyin; sizin yeteneklerinizi, yapabileceklerinizi daha gerçekçi bir şekilde “görüntü”lemeye başlıyor. Belki de o ana kadar tanık olmadığınız çözüm yolları geliyor aklınıza… Bunu da öncelikle negatif düşüncelerden sıyrılmaya başladığınız zaman hayata geçirebiliyorsunuz. Kendinize belki yeni bir kapı, yeni bir yaşam aralıyorsunuz.

Birkaç bilindik tavsiye daha ekleyelim: Harekete geçin! Kısa bir yürüyüşe çıkın, hava alın, dans edin, meditasyon yapın. Sizi mutlu eden kişilerle bir kahve molası verin. Kitapçıları, sahafları dolaşın. Parkta oynayan çocuklara bakın, “nedensiz” mutluluklarına şahit olun, gülümseyin. Hatta kedi ve köpekleri seyredin! Mutluluk denince onlardan öğrenecek çok şey var.

Gerçekten denemeye değer! Biraz çaba lütfen…

Henüz yorum yok

bir cevap yazın