Ana SayfaYaşamBana ‘Lüks’ü Gösterme, Nasıl Yaşadığını Göster!

Bana ‘Lüks’ü Gösterme, Nasıl Yaşadığını Göster!

Günümüzün sosyal medya fenomenleri, ünlü bir tasarımcının çantasını sergilemek yerine dekorasyon, yeme-içme, seyahat, annelik ya da wellness gibi yaşam tarzını ortaya koyan alanlarda takipçilerini katlıyor. Lükse sahip olmaktan çok lüks deneyim yaşamak, son yılların yükselen trendi.

Coco Chanel’in başarısının sırrı, yalnızca tasarımlarındaki estetik ve özgünlük değildi. Chanel imzalı ayakkabı, siyah mini elbise, parfüm, gözlük, takım, pantolon; moda tutkunlarının aklını başından aldı ve Lagerfeld ile almaya devam ediyor ama modanın bu devrimci kadını, yalnızca kıyafet ve aksesuar ile devleşmedi. O, insanlara bir hayat tarzı sundu.

“Gerekli olanın bittiği yerde lüks başlar” diyen Coco Chanel’in yaşadığı yıllardaki lüks tanımının aksine artık günümüzün gerekliliği, ‘lüks’! Yalnız önemli bir farkla… ‘Lükse sahip olmak’tan çok lüks deneyim yaşamak, son yılların yükselen trendi. Beslenmeden spora, hatta kişisel bakım ürünlerine kadar birçok sektörü kapsayan wellness yani sağlıklı yaşam, teknoloji, seyahat, sanat gibi lüks deneyimler, küresel lüks tüketim pazarında ilk sırada.

Lüks Nedir?

‘Lükse Övgü’ kitabının yazarı filozof ve akademisyen Thierry Paquot, yeni lüks kavramını çok iyi özetliyor: “Lüks dediğimiz nedir? Fazla pahalı, gösterişli bir eşya mı? Paramız yoksa alamayacağımız bir ev mi? Yoksa bunları kullanma, bunlara sahip olma arzumuz mu? Belki de lüks daha başka bir şeydir. Örneğin, inceliklerle dolu bir yaşam biçimidir. Böyle bir yaşam biçimi neden ille de tüketime yönelik olsun?”

ABD’de yıllık gelirleri 500 bin dolar ve üstü olan kişilerle yapılan bir araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 88’i “Hayatımı kendi değerlerime göre yaşamak her zamankinden daha önemli” derken, yaklaşık yüzde 70’i hayatında materyal anlayışı baz alan bir zenginlik arzulamadığını ifade ediyor.

İnternet ve sosyal medyanın, lüks tanımının evrimleşmesinde büyük rolü olduğu kesin. Toplulukları etkileyen kanaat önderleri olarak bilinen ‘influencer’lar, yani günümüzün sosyal medya fenomenleri, ünlü bir tasarımcının çantasını sergilemek yerine dekorasyon, yeme-içme, seyahat, annelik ya da wellness gibi ‘yaşam tarzı’nı ortaya koyan alanlarda takipçilerini katlıyor.

Digital Brand Architects adlı ajansın ortaklarından Reesa Lake, yüz binlerce takipçisi olan bir sosyal medya yıldızını işaret ederek şöyle bir örnek veriyor: “Eskiden bütün moda markalarını sergilerken şimdi yeni satın aldığı evinden, evini nasıl dekore ettiğinden söz ediyor. Daha sonra anne oldu ve annelik sürecini yazmaya başladı.” Ünlü bir tasarımcının imzasını taşıyan bir çantayı sergilemek yerine günümüzün lüks anlayışı, zaman ve seyahat kavramlarıyla ölçülüyor. Kültürlü olmak değer kazanıyor.

Milenyum Kuşağı, Deneyim Paylaşıyor 

Snapchat ve Instagram sayesinde bir reality şov yapmak mümkün artık… Dolayısıyla sosyal medya ortamında sayısız iş seçeneği de mevcut. Ayrıca yeni hobileri olan ‘yeni bir tüketici’ de var: Çoğunluğunu Y Kuşağı diye tabir edilen Milenyum Kuşağı’nın oluşturduğu, bir ürün paylaşmaktansa deneyim paylaşmayı tercih eden tüketicilerden söz ediyoruz. Kültür ve yaşam tarzını paylaşan bir kuşak…

2008’de bir yaşam tarzı markası olarak Goop’u kuran ünlü oyuncu Gwyneth Paltrow, yeni lüks kavramını hayata geçiren ve bir iş olarak sahiplenen en ünlü isimlerden. Paltrow’un hem Goop’ta hem de kendi hayatında bir motto’su var: İyi bir hayat, sahip olduklarınızla ölçülmez; dünyaya karşı duruşunuzla ilgidir. Aynı zamanda bir e-ticaret sitesine de dönüşen Goop zamanla büyüdü, hatta Goop Summit adlı organizasyona da imza attı.

Goop’ta İçerik Sorumlusu olan Elise Lohnen başarı sırlarını şöyle açıklıyor: “Bizim yaşam tarzı anlayışımız gayet basit: Hayatımıza dokunan her şey… İyi yemekler, kötü yemekler, moda, annelik, anne olan iş kadınları, kültür, vs…” Lohnen’ın söyledikleri, uzun yıllardır en çok satan kadın dergilerinden biri olan Cosmopolitan’ı çağrıştırıyor değil mi? Goop’un da Conde Nast grubu içinde çok yakında bir dergi olarak yazılı basının içinde yer alması da şaşırtıcı olmayacak.

‘Wellness’ Kavramından Para Kazanan Oscarlı Oyuncu

Ünlü oyuncu Gwyneth Paltrow, ‘yeni lüks’ kavramını hayata geçiren isimlerden.

Gwyneth Paltrow’un sağlıklı beslenmeden günlük aktiviteye, kullanılan kişisel bakım önerilerinden ruhsal sağlığa, daha doğrusu Wellness kavramına olan bağlılığı, Goop’ta da kendini gösteriyor. İçerik Sorumlusu Elise Lohnen, okuyucularının, güzellikten beslenmeye, günlük hayatlarına Wellness’ı adapte eden kişilerden oluştuğunu söylüyor:

The Chriselle Factor’dan Chriselle Lim “Bir üründen söz ettiğimizde, o ürünün nasıl bir ürün olduğuna dair bilgi yeterli gelmiyor artık… O ürünü hayatımıza nasıl adapte ettiğimizi de görmek istiyorlar” diyor ve ekliyor:

“O gün ne giydiğimi görmek yerine aldığım kıyafeti, on farklı ortamda nasıl kullandığımı görmek istiyorlar. İş hayatında nasıl kullanmışım, dışarı çıkarken nasıl kullanmışım? Bu sunum tabii ki ‘moda’ ile alakalı ama hayatıma adapte olmuş şekliyle sunuyorum.”

Lim, online iş yaşamına sekiz yıl önce start verdi. Şu anda YouTube kanalının 723 binin üzerinde takipçisi var. Artık bir anne ve 10 kişilik de ekibi var. Paylaşımları dikkatle izlenmeye devam ediyor.

İnsanlar artık sahip olmak istedikleri ya da sahip olmayı hayal ettikleri bir ürünü görmekten ziyade seyahatleri, kişisel bakım önerilerini, muhteşem yemekleri, farklı kültürleri görmek istiyor. Daha doğrusu hayatın aslında yaşamaya değer olduğunu gösteren ‘değer’leri… Aslında büyüklerimizin öğretilerine geri dönüyoruz: En büyük lüks, sağlığımız değil mi?

Son Yorum
  • Tespitler çok yerinde ve yorum muhteşem

bir cevap yazın