Ana SayfaYaşamKişisel GelişimBaşarılı insanların sırrı: Aşırı yükleme prensibi

Başarılı insanların sırrı: Aşırı yükleme prensibi

Sporcuların kendilerini geliştirmek için başvurdukları ‘Aşırı Yükleme Prensibi’ni gündelik hayata uygulamak mümkün mü? Rahata alışmaktan çok insanın kendini zorlaması, hem işte başarı getiriyor hem de özel hayatta mutluluğun kapılarını aralıyor.

Psikoloji öğrencilerinin insan psikolojisi üzerine öğrendikleri çok önemli bir prensip var: Aşırı Yükleme (Overload) Prensibi… Sözlük anlamıyla ifade edersek, vücutta bir kası güçlendirmek için kasa yavaş yavaş yüklenmek gerekir. Kastedilen alışık olunan ‘yük’ten daha fazla yüklenme…

de - Kopya

‘KASLARIN GELİŞMESİ İÇİN KASLARI ZORLAMAK GEREK’

Bir spor merkezine düzenli olarak giden bir kişi, uzun bir süre aynı egzersizleri yapar, aynı ağırlık çalışmalarına devam ederse bir gelişme gösteremez. Tabii ki formda kalabilir ama vücut artık o düzene alışmıştır, neden karın kasları belirginleşsin ki! Eğer daha iyi ve kaslı bir vücuda sahip olmak hedefleniyorsa, düzenli bir şekilde ve belli bir programa uyarak, bu rutini de artırarak çalışmak şart. Kardiyovasküler sistemi zorlamak, kasları zorlamak gerek! Üstelik alışık olduğunuz düzenin de üzerine çıkmalısınız. Başlangıçta zorlanmak gayet doğal ama vücudun da yavaş yavaş bu tempoya adapte olduğunu göreceksiniz.
İşte bu prensibin adı ‘Aşırı Yükleme Prensibi’. İşin özü; daha çok gelişebilmek, büyümek için vücuda yüklenmek gerek. Bu bir fitness prensibi ama hayata da uygulamak mümkün. Aslında sadece kas yapısı değil, kişilik de karakter de bu prensibe göre değişir, gelişir.

HEM RAHAT OLAYIM HEM DE BAŞARILI?!

Bazılarının içinden ‘Söylemesi kolay!’ dediğini duyar gibiyiz. Evet, zor… Ama bu bir seçim. Öncelikle çok çalışmaktan kaçmamak gerekiyor. Kararlı olmak şart. Hem rahat hem de başarılı olayım gibi bir durum söz konusu değil ne yazık ki!
Şu açıdan da bakalım: Bir ilişkiniz var ya da evlisiniz. Sevgilinize ya da eşinize sürekli şu cümleleri söylüyorsunuz: “Ben buyum. Lütfen beni olduğum gibi kabul et ya da ayrılalım.” Aslında bu cümlelerin açılımı “Ben kendimi geliştirmeyi reddediyorum, daha iyi olmayı reddediyorum. Senin gördüğün, benim olabilecek en üst kapasitem. Benden daha fazlasını bekleme!” Hastalıklı bir durum olmaktan öte üzücü… Bu sözleri sarfedenler ‘Aşırı Yükleme Prensibi’ni çöpe atanlar… Kendilerini geliştirmedikleri, geliştirmeyi reddettikleri için de ne iyi bir hayatları olabiliyor ne de iyi giden ilişkileri.

ARKADAŞLARINI VE EŞİNİ İYİ SEÇ

İş yaşamında ya da gündelik hayatta ‘Aşırı Yükleme Prensibi’ni uygulayıp başarılı olanlar nasıl bir yol izliyor? Birkaç tüyo verelim:

1. Çevrenizde şu tip insanlar mutlaka vardır: Hem işinden sürekli yakınıyor hem de yıllarca aynı işte, aynı pozisyonda çalışıyor. Yeni bir şey öğrenmiyor, kendini geliştirmiyor ama yıllarca aynı işte çalıştığı için iş arkadaşlarının hepsini tanıyor, maaşına çok zam almasa da aldığı kadarıyla yetiniyor. Bir de şu tip insanlara bakalım: Kendini geliştiriyor, işi yurtdışına gitmesini gerektiriyorsa gidiyor, zor görevlerden kaçmıyor. Kimi zaman başarısız olabiliyor ama yılmıyor öğrenmekten… Risk alıyor. İkinci tip tabii ki ‘Aşırı Yükleme Prensibi’ni hayatına adapte edenler. Deneyip yenilip bir kez daha deneyip üstelik daha iyi yenilip tekrar deneyenler… Başarı onlara çok daha yakın.
2. Arkadaşını iyi seç! Gençlerin en sık duyduğu tavsiyelerden biri. Oysa ki yetişkinler için de geçerli. Bazı arkadaşlar sizi aşağı çeker; hayallerinizi beğenmez, sizi motive edecek tek kelime söylemez; çoğu zaman kendi hayatından da memnun olmayan kişilerdir onlar… Her zaman negatiftirler. Siz her şeye rağmen onları seversiniz ama onlardan biraz uzaklaşmanız sizin yararınıza! Sizi motive eden, size inanan insanlar olsun etrafınızda. ‘Risk almaktan çekinme, sen bu işi başarırsın!’ diyen kişilerle arkadaşlık kurun.
3. Ne yaşta olursanız olun, eğitim şart! Başarılı kişiler, ‘zor’ derslerden kaçmaz. Limitlerini zorlar onlar… Ne yapabileceklerini, neleri öğrenebileceklerini görmek isterler. Kısa vadede zor bir hayatları olabilir ama uzun vadede zafer onlarındır.
4. Ne demişler; ‘Aslında bir eş seçmez insan, bir hayat seçer!’ Çok doğru! Tabii ki sevdiğiniz kişiyi olduğu gibi kabullenmek, onu değiştirmemeye çalışmak önemli. Ama çiftler, her konuda birbirlerini motive edebilmeli. Bir eş, sizin içinizdeki ‘en başarılı’ insanı ‘çıkarabilmeli’. Çiftler birlikte yol almalı, kendilerini geliştirmeli, birbirlerini motive edebilmeliler.

Vücudunuzu, ruhunuzu zorlayın biraz! Yeni şeyler öğrenin, risk almaktan kaçınmayın. ‘Rahatlık’ sizi mutlu etmez, başarıya götürmez. Haydi kalkın ayağa, harekete geçin!