Ana SayfaYaşamKişisel GelişimBeyni ‘Uyarıp’ Öğrenme Yeteneği ve Zeka Artırılabilir mi? Son Yapılan Bir Araştırmaya Göre Cevap ‘Evet’!

Beyni ‘Uyarıp’ Öğrenme Yeteneği ve Zeka Artırılabilir mi? Son Yapılan Bir Araştırmaya Göre Cevap ‘Evet’!

Beynin belirli kısımlarını doğrudan uyararak zekayı arttırmak ve performansı güçlendirmek mümkün olsaydı ne olurdu? Boston Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı bu soruya cevap aramak için birtakım deneylere başvurmuşlar. Çalışmaların amacı, bireylerin öğrenme yeteneğini geliştirmek ve davranışlarını kontrol etmek, kısaca insanların düşünme şeklini değiştirmek. Üniversiteden Robert Reinhart, yeni bir beyin uyarma tekniği ile beynin öğrenme ile ilgili iki bölgesini uyarmayı denemiş.

Yeni teknik, beynin öğrenmeyle ilgili iki bölgesini uyararak etki gösteriyor.

Reinhart’ın beynin alarm zilleri adını verdiği orta frontal korteks bölgesi, bir hata yaptığımızda, biri bize hata yaptığımızı söylediğinde ya da şaşırdığımızda çalışıyor. Görevleri yürütme ve bireylerin kendi kendilerini kontrol etme işlevleri söz konusu olduğunda da bu iki bölge sorumlu.

Reinhart ve çalışma arkadaşları, bu bölgeyi ve lateral prefrontal korteks bölgesini uyararak bir insanın öğrenme şeklini değiştirebileceklerini fark ediyor ve deneylere başlıyorlar.

Hızlı Öğreniyor, Az Hata Yapıyorlar

Çalışma 30 sağlıklı birey üzerinde yapılan deneylerle test ediliyor. Katılımcılar beynin bu bölgelerini uyaracak elektrik dalgaları için bir başlık giyiyorlar. Deneyin ilk aşamalarında katılımcılardan her 1,7 saniyede bir önlerinde duran butona basmaları isteniyor. Bu sırada araştırmacılarımız da beynin öğrenmeden sorumlu iki bölge arasındaki uyumu ya bozuyor ya da müdahale etmiyorlar.

Beyin aktiviteleri kaydedilen katılımcılardan elde edilen veriler önemli. Bu bölgeler işbirliği içinde çalıştığı sırada, katılımcılar hızlı öğreniyor, az hata yapıyor ve hatalarını hemen telafi ediyorlar. Beyindeki iki bölge arasındaki uyum bozulduğu sırada ise daha çok hata yapıyor ve daha geç öğreniyorlar.

Bu tekniğe “smart drug” adı verilen ilaçların yan etkisiz hali de deniliyor.

Deneyin devamında 30 yeni katılımcı seçiliyor ve test biraz değiştiriliyor. Bu yeni grup, teste beyindeki bölgelerin uyumu bozularak başlıyorlar; daha sonra araştırmacıların üzerinde çalıştığı uyarılma bu katılımcılara uygulanıyor. Uyarılmanın ardından bu gruptakilerin beyinleri, öğrenme davranışını ve söz konusu iki bölgenin arasındaki uyumu çok hızlı bir şekilde geri kazanıyorlar. Normale dönmedeki bu hız araştırmacıları bile şaşırtmış.

Çalışma, test edilmesi gereken pek çok olasılığın kapısını aralıyor. Aynı zamanda araştırmacılar beynin bu iki bölgesinin birbirleriyle nasıl düşük frekans beyin dalgaları aracılığıyla iletişime geçtiğini tespit edip deneye dökebilen ilk bilim insanları olma özelliği taşıyorlar. Önceki araştırmalardan çok daha belirgin bir sonuca sahip ve yol açabileceği yeni keşifler heyecan verici.

Böylesi bir teknoloji bilim kurgu filmlerindeki gibi senaryolar oluşturabilir. Kim beyin performansını arttırmak istemez ki? Bu teknikle beyin doğrudan uyarıldığı için, beynin belirli kısımlarını uyararak daha sağlam düşünme yetisi ve daha güçlü hafıza gibi vaatler sunan, “smart drugs” adı verilen ilaçların yan etkisiz versiyonu sayılabilir.

Bu tarz bir teknolojiye ulaşabilmek çok şeyi değiştirebilir. Fakat bahsettiğimiz ilaçlarda da olduğu gibi kime ve neden bu teknolojiye erişim izni verilmeli?

Elinizde olsa daha iyi öğrenmek adına beyninizin performansını güçlendirecek böyle bir teknolojiyi kullanır mıydınız?

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın