Ana SayfaYaşamBeyniniz Zamanda Yolculuk Edebilir mi?

Beyniniz Zamanda Yolculuk Edebilir mi?

Gün içerisinde beynimiz, duyularımız aracılığıyla milyonlarca veri topluyor. Peki vücudumuzdaki en karmaşık organ bu verileri işleyerek nasıl etrafını anlamlandırıyor? Bu soru aslında çok karmaşık bir süreci sorguluyor.

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden bir grup araştırmacı, biri görsel biri işitsel olmak üzere iki illüzyon geliştirerek süreci aydınlatmanın bir yolunu buldular. Bu iki illüzyon beynin kaçırdığını düşündüğü noktaları bulmak için zamanda yolculuk etmesini sağlıyor.

Bu durum geleceği tahmin etmenin tam aksi olarak çalışıyor. Geçmişte algılanmış bir uyarıcının gördüğümüzü veya duyduğumuzu sandığımız bir şeyin üzerindeki etkisi de diyebiliriz.

‘O’ An Belki de Hiç Yaşanmadı

Araştırmacıların kullandığı illüzyonlar ise bu durumun birden fazla duyu üzerindeki etkisini ilk kez ortaya koyuyor. Bu iki illüzyon sayesinde beyinlerimiz zamanda yolculuk ederek gerçekten yaşandığını düşündüğümüz bir şeyin aslında yaşanmadığını algılayabiliyor.

Araştırmacılar, beynin birden fazla duyunun dahil olduğu gerçeklikleri algılama sürecinde, karmaşık bir durum olduğunda algılayamadığı boşlukları doldurmak için varsayımlara dayandığını belirtiyor. “Bu varsayımlar yanlış olduğunda, beyin gerçekliği algılamak için illüzyonlar yaratarak karmaşık bir durumu en mantıklı hale getirmeye çalışıyor,” diyor enstitünün araştırmacılarından Noelle Stiles.

Araştırmacıların geliştirdiği illüzyonları aşağıdaki video ile kendiniz de deneyebilirsiniz. Kaç adet yanıp sönen çizgi görüyorsunuz?

Aslında ortada yanıp sönen bir çizgi yok. Fakat çoğu insan üç bip sesi duyduğu için üç çizgi gördüğünü sanıyor. Bu illüzyonlardan biri. Diğeri ise ortadaki bip sesi olmadığında çoğu insanın ortadaki çizginin de olmadığına inanması şeklinde gelişiyor.

İkinci bip sesi veya yanıp sönen çizgi, beynin zamanda geri gidip bunların var olduğuna inanması şeklinde gelişen olgunun varlığını kanıtlıyor. En son beliren çizgi ve sondaki bip sesi illüzyonların gerçekleşmesini sağlıyor, yani beynimizin geçmişte algıladığı bir şeyi değiştirmesine neden oluyor.

Tedavilerde Kullanılabilir

Araştırmacılara göre bu çalışma iki şekilde önemli. Biri, araştırmanın hem tekil hem de çoğul duyular açısından beynin algıladığı şeyleri değiştirmesinin gerçekten yaşandığını kanıtlaması. İkinci önem ise işitsel duyunun da görsel duyuyu etkilediği nadir vakaların da var olduğunu ortaya koyması.

Araştırmanın sonuçlarının, bilim insanlarının beynin nasıl çalıştığını ve etrafındaki gerçekliği nasıl algıladığını daha derinlemesine keşfetmesi için bir araç olarak kullanabileceği düşünülüyor. Pek çok zihinsel hastalığın da algı ile ilgili olduğu düşünülürse, bu konuda ne kadar çok veri elde edebilirsek o kadar iyi çözümler ve tedaviler de bulabileceğimiz anlamına geliyor.

 

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın