Ana Sayfaİş DünyasıBir Trilyon Dolarlık “Etki Yatırım” Pazarı

Bir Trilyon Dolarlık “Etki Yatırım” Pazarı

Sosyal etki ve fayda yaratan çalışmaların finansmanında kullanılan “Etki Yatırımı” (Impact Investment), günümüzün yükselen yatırım modellerinden. Bağışlardan ve geleneksel yatırımlardan ayrılan “Etki Yatırımı”nın unsurları, riskleri, öngörüler…

Sosyal Değer Üreten Yatırım… Sosyal Yatırım… Sosyal Etki Yatırımı… Impact Investing… Impact Investment… Etki Yatırımı… Impact Yatırımcılık… Biz bu yazıda Etki Yatırımı (Impact Investment) diyeceğiz, zira hepsi aynı kavramı ifade ediyor.

Etki Yatırımı (Impact Investment) Nedir?

Dünya Ekonomik Forumu’na göre 2020 yılına kadar 500 milyar dolara ulaşılacağı tahmin edilen, hatta bazı analistlerin bu rakamın 1 trilyon dolara yaklaşacağını vurguladığı “Etki Yatırım” pazarından söz ediyoruz. Etki Yatırımı (Impact Investment) nedir? Bu yatırım şekli, sosyal etki ve fayda yaratan çalışmaların finansmanında kullanılan bir model. Sosyal sorunların ortadan kalkmasına, öncelikli ihtiyaçların sağlanmasına hizmet eden; kar etme potansiyeli olan iş modellerinin finansmanında kullanılan “Etki Yatırımı”; katı çevresel ve sosyal yönetişim politikalarına uyma, finansal gelir sağlamanın ötesinde olumlu etkiler yaratmakta.

“Etki Yatırımı” kavramı, çevreye ve topluma pozitif etkisi olan, aynı zamanda finansal bir getiri de beklenen yatırımları tanımlıyor.

Son yıllarda daha sık duymaya başladığımız “Etki Yatırımı” (Impact Investment) kavramı, çevreye ve topluma pozitif etkisi olan, aynı zamanda finansal bir getiri de beklenen yatırımları ifade etmekte. Bu yatırım alanı, oluşturmak istenilen sosyal etkiyi değerlendirir, ölçer ve “şeffaf” bir şekilde raporlar. Sosyal finansman desteği verilen girişimlerden “etki”lerini ölçümlemeleri beklenir.

Bağış da Değil, Geleneksel Yatırım da 

Bağışlardan farklıdır çünkü finansal getiri beklentisi söz konusudur. Sosyal Değer Üreten Yatırım/ Sosyal Yatırım/ Sosyal Etki Yatırım/ Impact Investing/ Impact Investment/ Etki Yatırımı/ Impact Yatırımcılık -bu kavrama ne derseniz deyin- bağış veya sponsorluklardan farklıdır çünkü anapara, bu yatırım modelinde geri alınabilir. Anaparanın geri ödenmesinden piyasa oranlarına denk karlılık oranlarına, geniş bir yelpazede değerlendirmek mümkün.

Geleneksel yatırımlardan da farklıdır çünkü finansal beklentinin haricinde pozitif bir etki amaçlanır. Karlılık oranları ne olursa olsun, “sosyal etki” ve “etkinin artırılması” önceliklidir. Yukarıda da sözünü ettiğimiz raporlama işte bu yüzden büyük önem taşır. Sosyal yatırım desteği alan sosyal girişimlerin “sosyal etki”lerini ölçümlemeleri, şeffaf bir şekilde raporlamaları şarttır.

Sağlık sektöründen kamusal yatırımlara ve eğitim sektörüne birçok alanda bu modeli görüyoruz. Fon yöneticilerini, bireysel yatırımcıları, finans kurumları ve bankaları, kalkınma kuruluşlarını, özel vakıfları, emeklilik fonlarını, sigorta şirketlerini, sivil toplum kuruluşlarını, dini kurumları “yatırımcı” kategorisinde sayabiliriz. Kendini “etki yatırımcısı” olarak konumlandıran yatırımcılar, sosyal ve finansal getirinin birbiriyle doğrudan orantılı olduğu yatırımlara yönelenlerden… Bankalar, özel sektör ve devlet kurumları; sosyal yatırım mekanizmaları ve fonlar oluşturarak sosyal girişimlere finansal ve finansal olmayan destekler sunmakta. “Yatırım”ların da borç, konvertibl borç, özel sermaye, risk sermayesi, kamu sermayesi, özkaynak, reel varlıklar, işletme sermayesi gibi farklı şekillerde olması mümkün.

Geri Dönüş Süresi Uzun 

Yalnız yatırımın geri dönüş süresi, diğer yatırımlardan daha uzun. Bir melek yatırımcı ile start-up yatırımını ele alalım. En fazla yedi yıl içinde geri dönüş alınması beklenir, öyle değil mi? Etki yatırımında ise bu süre 20 yıla kadar çıkabilir. Yani sermayenin “sabırlı sermaye” olması önemli.

“Etki Yatırımı”nın geri dönüş süresi, diğer yatırımlardan daha uzun. İş modelinin hayata geçirilmesi, yönetim, likidite ve çıkış (exit) gibi riskler de göz ardı edilmemeli.

Özellikle Avustralya, impact yatırımlarda öne çıkan belli başlı ülkelerden biri. En büyük neden, yaşlı nüfus oranının yüksek oluşu. Bioteknoloji ve sağlık sistemlerine yatırım yapılan Avustralya’da yaşlı nüfus, daha uzun ve sağlıklı bir hayat için yatırım yapıyor. Ayrıca 20 değil de 10 yıllık bir süreci makul gören yatırımcılar için şöyle bir çözüm de var: Özel sektörün kamusal kaynaklardan yararlanılmasının önü açılıyor, kamu-özel sektör ortaklığı ile de “impact yatırım”lar artırılıyor.

Global Impact Investing Network’un (GIIN) 2018 anketine göre yatırımların yüzde 19’u finansal hizmetlere, yüzde 14’ü enerjiye, yüzde 9’u mikrofinansa, yüzde 8’i konuta, yüzde 6’sı yiyecek ve tarıma, yüzde 5’i altyapı çalışmalarına, yüzde 5’i de sağlık alanlarına yapılıyor. Anketin bir diğer sonucu da şu: Bu modeldeki yani etki yatırımlarından yüzde 64’ü riske göre düzeltilmiş piyasa getirilerini, yüzde 20’si piyasa ortalamasının altında bir pozitif getiri, yüzde 16’lık kesim ise sermayeyi korumayı planlıyor. GIIN anketi gösteriyor ki yönetim altındaki etki yatırım varlıkları, 228.1 milyar dolar. İş modelinin hayata geçirilmesi, yönetim, likidite ve çıkış (exit); büyük risk… Gelişen piyasalara odaklanan yatırımcılara göre ülke ve kur riski de es geçilemez. Yatırımcıların yüzde 56’sı gelişen piyasalara, diğerleri de gelişmiş piyasalara yöneliyor.

Yurt dışından Örnekler 

İngiltere’de iki kurumun 2013’te birleşip hayata geçirdikleri Impetus Private Equity Foundation (Impetus-PEF), bu model için en iyi örneklerden. Dezavantajlı gençlerin istihdama kazandırılması ile ilgili çalışan sosyal girişim ve sivil toplum kuruluşlarının sosyal yatırım alabilmeleri için kapasitelerini geliştirmeleri hedefleniyor. Impetus-PEF ile ortak olan kurumların (2-5 yıl arasında); liderlik, etki, kurumsal sürdürülebilirlik alanlarında finansal ve finansal olmayan destekler ile etkilerini derinleştirmeleri ve artırmaları sağlanıyor. Kurumlar ölçeklenebilir etkilerinden emin hale geldiklerinde, Impetus-PEF’in ve diğer sosyal finansman sağlayan kurumların sosyal yatırım imkanlarından faydalanabiliyor. Sosyal yatırım desteğini hem kurumsal hem de finansal kapasite geliştirecek şekilde uzun vadeli kurgulamış olan kurum, örnek bir sosyal yatırım modeli…

1956 yılında Portekiz’de kurulan hayırseverlik, sanat, bilim ve eğitim alanında faaliyet gösteren Calouste Gulbenkian Foundation, sosyal yaratıcılığın finansmanı konusunda ülkenin önemli aktörlerinden. Portekiz Sosyal Yaratıcılık Fonu adlı oluşum ise Avrupa Komisyonu, Portekiz Hükümeti ve Calouste Gulbenkian Foundation ortaklığında çalışmalarını sürdürmekte.

Sağlık sektöründen kamusal yatırımlara ve eğitim sektörüne, birçok alanda bu modeli görüyoruz. Önümüzdeki günlerde “etki yatırımı” kavramını daha sık duyacağız.

Dünya Ekonomik Forumu’nun çok değil, iki yıl içinde etki yatırım pazarının 500 milyar dolara ulaşacağı öngörüsü, hatta bazı analistlerin bu rakamın 1 trilyon dolara yaklaşacağını söylemesi, etki yatırımları için oturmuş bir piyasanın önümüzdeki günlerde de çok konuşulacağının bir göstergesi…

Henüz yorum yok

bir cevap yazın