Ana SayfaYaşamBugün Dünya Hayvanları Koruma Günü: Türkiye’de Nesli Tükenmiş ve Tükenmekte Olan 6 Hayvan Türü

Bugün Dünya Hayvanları Koruma Günü: Türkiye’de Nesli Tükenmiş ve Tükenmekte Olan 6 Hayvan Türü

Herodot’un Tarih’inden Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sine Anadolu’dan bahseden tüm yazarlar, tarihi olayları anlatırken bölgenin coğrafyasının güzelliğine, bitkilerin çeşitliliğine ve hayvanların ihtişamına dikkat çekmeyi de ihmal etmemiştir. Öyle ki bu yazarları okudukça bugün pek çok yerli ve yabancı turisti büyüleyen bu toprakların aslında çok daha zengin olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Bilinçsizlik, yanlış avlanma, ormanları tahrip etme gibi uygulamaların neden olduğu bu durumun önüne geçmezsek hem ülkemizde hem de dünyada daha çok hayvanın yuvalarının elinden alındığına ve neslinin tükendiğine şahit olacağız. WWF’in Yaşayan Gezegen İndeks’ine göre 1970’ten bugüne gezegenimizin biyolojik çeşitliliği yüzde 28 azalmış.

Nesli tehlike altında olan türlerin 179’u ülkemizde bulunuyor. Deniz kaplumbağası, yunus, orfoz, boz ayı gibi canlılar bu türlerin arasında yer alıyor.

Bu duruma dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için 4 Ekim dünya genelinde Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak kutlanıyor. Hayvanların refahını artırmak amacıyla, şu anki yaşam koşullarına dikkat çekilen bu günde amaç; insanlığı bilinçlendirmek, hayvanları duygusal varlıklar olarak kabul etmek ve sokağınızdaki köpekten sahilinize yumurta bırakan deniz kaplumbağasına tüm hayvanların saygıyı hak ettiğini aşılamak.

Biz de bugüne dikkat çekmek amacıyla, Türkiye’de nesli tükenmiş ve nesli tükenmekte olan hayvan türlerinden oluşan bir liste derledik.

Bir Zamanlar Anadolu’da…

Asya Aslanı

Yunanistan’dan Hindistan’a uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan bir aslan düşünün, Asya aslanı. Bugün sadece Hindistan’nın batısında yaşamlarına devam edebiliyorlar. En son 2010 yılında yapılan sayımda nüfuslarının 400’ün biraz üzerinde olduğu görüldü. Türkiye sınırları içerisinde en son 13. yüzyılda görülen Asya aslanının; Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşadığı biliniyordu.

Hazar Kaplanı

Hazar kaplanının yuvası Moğolistan’dan Türkiye’nin doğusuna kadar geniş bir alanı kaplıyordu. Bengal kaplanlarından biraz daha küçük bu tür en son 1970’li yıllarda görüldü. En son görülen Hazar kaplanlarından birinin Şırnak’ta bir köylü tarafından vurulmuş olması 4 Ekim’in önemini hatırlatır nitelikte.

Anadolu Leoparı

1970’lerde nesli tükendiği düşünülen bir diğer tür ise Anadolu leoparı ya da parsı. Orta Asya parslarından genetik özellik olarak çok küçük farklar gösteren bu canlıyla ilgili geçtiğimiz yıllarda umut vaat eden gelişmeler yaşandı. 2010 yılında Siirt’te vurulan bir Anadolu parsının yeşerttiği umutlar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın bu türe yönelik koruma ve yaşatma adımlarının atılmasına sebep oldu. 2015 yılında Tunceli’de ölü bulunan bir pars yavrusun da Anadolu parsı olduğunun ortaya çıkması, türün hala bu topraklarda yaşamını sürdürdüğünü kanıtlar nitelikte.

Türkiye’de Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar

Alageyik

Çizgi filmlerde sık gördüğümüz o benekli geyiklerin ana vatanı Anadolu ve İran. Buradan insanlar tarafından götürülen bu geyikler şimdi Avrupa’da, Amerika’da ve Avustralya’nın bazı kesimlerinde evcil hayvan olarak besleniyor. Türkiye’de, yani bu türün anavatanında ise sadece Antalya’da doğal yaşamını sürdürüyor. 1960’larda popülasyonunun 7’ye düştüğü fark edildiğinde başlayan çalışmalarla alageyikler yüzlerce bireylik büyük bir aile olma yolunda ilerliyor.

Akdeniz Foku

İzmir’in tatil beldelerinden Foça’nın adını çevresinde yaşayan foklardan aldığını biliyor muydunuz? Bugün dünyada nüfusu 400 gibi kritik bir rakama düşen Akdeniz foklarının yaklaşık 100 tanesi neslinin korunması için pilot bölge seçilen Foça’da yaşıyor. Akdeniz fokları ıssız ve sessiz sahillerden hoşlanan bir tür. Nesillerin korunması için yeterli büyüklükte sahil şeritlerine ihtiyaçları var. Bu da yaşam alanlarını tahrip eden yapılaşmaya dur demekle sağlanabilecek bir durum.

Deniz Kaplumbağası

Caretta caretta olarak da bilinen deniz kaplumbağaları 100 milyon yıldır dünyanın en tatlı denizcileri. Fakat son birkaç yüzyılda insan kaynaklı pek çok sebepten popülasyonları yüzde 20 azaldı. Yaşamının çoğunu okyanuslarda geçiren deniz kaplumbağaları sadece yumurtlamak için karaya çıkıyorlar. Ülkemizi de ziyaret eden anne kaplumbağaların bıraktığı yumurtaların hepsi ne yazık ki denize ulaşamayabiliyor.

Hayvanları koruma adına hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. İşe, kendimizi ve çevremizi bilinçlendirerek başlayabiliriz.

Sadece 4 Ekim’de değil yılın her gününde aklımızdan çıkarmamız gereken şey; dünyadaki düzenin tıpkı bir yapboz gibi olduğu ve bir parçanın bütünü, dolayısıyla bizi de etkilediği.

Dünyamızı paylaştığımız dostlarımızın gününü kutlarız 😊

Henüz yorum yok

bir cevap yazın