Ana Sayfaİş DünyasıKurum İçi İnovasyonDaha yaratıcı bir lider olmak istemez misiniz? İşte önerilerimiz…

Daha yaratıcı bir lider olmak istemez misiniz? İşte önerilerimiz…

Yaratıcı bir lider olmak başta zor gibi gözükebilir. Oysa hayatın koşturmacası içerisinde göz ardı ettiğimiz ya da önemsemediğimiz küçük hamlelerle kendimizi iş hayatında daha iyi konumlandırabiliriz. Yenilikçi fikirler üretebilmek için bazen zihnimizin hayal kurmasına ve merak etmesine izin vermemiz gerekir, bazen de çocuksu yaklaşımımızı iş hayatımıza tüm saflığı ile yansıtmamız yeterlidir. Gelin, genç liderlerin yaratıcılık ve liderlik üzerine olan önerilerine göz atalım…

Geçen yıllarda daha yenilikçi bir lider olmak için kendinize ne kadar zaman ayırdınız? Ya da yeni şeyler öğrenmek için kendinizi motive ettiniz mi? Takım arkadaşlarınızı risk almaları için cesaretlendirdiniz mi?

Yaratıcılığın yolunu açmadığınız sürece işinizde gelişim gösterdiğinizi görme şansınız çok düşük olur. Peki, az zamanınız ama yapılması gereken çok şey varken daha yenilikçi olmayı nasıl planlayacaksınız?

Young Entrepreneur Council üyesi 5 girişimci günlük hayatınıza yaratıcı düşünceyi adapte etmenin yollarını anlattı. Tavsiyeleri size destek olacak.

Öğrenmekten Asla Vazgeçmeyin

Creative Internet Authority şirketinin kurucusu Montina Portis için yaratıcılığın simülasyonu iyi bir kitaptan geçiyor. Fakat Portis’i yakın zamanda bir Kindle ile görebileceğinizi sanmıyoruz. Kendisi gerçek kitapları tercih ediyor: “Teknoloji ne kadar iyi bir şey olsa da, kontrol etmediğiniz sürece hayatınızın büyük bir kısmını tüketmeye başlıyor. Elinize bir kitap alıp onun sayfalarını çevirmek, hayatın dünyevi aktivitelerinden uzaklaştırıp kendimi dinleyebilme fırsatı veriyor ve olaylara daha farklı bakabiliyorum.”

Portis bir lider olarak, takım arkadaşlarını da kendilerini geliştirmeleri için cesaretlendiriyor. “Şirketimizin en büyük değerlerinden biri budur” diyor Portis: “Takım arkadaşlarımı haftanın en az bir kaç saatinde yeni bir şeyler öğrenmeleri ve öğrendiklerini ekiple paylaşmaları için cesaretlendiriyorum. Potansiyelinizi maksimuma çıkarabilmenin en etkin yolu öğrenmekten vazgeçmemektir.”

Kısaca daha yaratıcı bir lider olabilmeniz için Portis’in size tavsiyesi, yeni şeyler öğrenmek için zaman ayırmanız.

Her Zaman Soru Sorun

Dijital kreatif ajans Fishermen Labs’in kurucu ortağı Eden Chen’in en önemli özelliklerinden birisi, kullandığı her ürünün eksik veya verimsiz yönünü aramak! Bir teknoloji danışmanı olan Chen’e göre, müşterilerine daha iyi tavsiyeler verebilmek konusunda kendisini geliştirmek için bu iyi bir yol: “İşim, müşterilerimin ürünlerini nasıl geliştirmesi gerektiğini belirlemek ve yeni ürünleri hangi doğrultuda yaratacaklarına dair fikirler üretmek. Sorunlar ve verimsizlikler ile ilgili, her sektör ve endüstride örnekler vardır elbet. Fakat ben sürekli eleştirel düşünce üzerinde pratik yapıyorum. Ve bu sorunları iyileştirebilmek adına boşlukları görmek için kendimi zorluyorum.”

Ekibini sürekli olarak iş geliştirmeye teşvik eden Chen, “Yaratıcılık için ortam yaratmak sürecin gelişmesine yardım edecektir” diyor. “Bu sene kullandığımız her üründe gördüğümüz sorunları şirket çapında kaleme alabileceğimiz bir blog kuruyoruz. Cuma günlerini ‘yaratıcılık günü’ olarak değerlendiriyoruz. Çalışanlarımızın yeni bir şeyler öğrenmesi ya da yeni trendleri takip etmeleri için teşvik ediyoruz”.

Yeni şeyler öğrenmek ve süreç geliştirmenin yanında Chen’in yatırımcılara en önemli tavsiyesi, düşüncelerinde çocuksu yönlerini es geçmemeleri üzerine. Yani, daha az önyargı ile çok daha fazla soru sorarak uğraşılan her konuya ‘yapılabilir’ gibi saf bir tutumla yaklaşmak…

Düşünecek Zaman Ayırın

Book in a Box adlı kitap yazım ve basım servisinin kurucu ortağı Zach Obront, işlerden boğulmaya başladığında yaratıcılıkta zorlandığını belirtiyor. Obront, böyle zamanlarda ne bir toplantıya giriyor, ne de telefonlara cevap veriyor… En az bir tam günü oturup düşünmeye ve yeni fikirler üretmeye ayırıyor: “Bir lider olarak günlük işlerinize kapılmak kolaydır. Sahip olduğum zamanı, yaratıcılığımı engellemeden düzenlemeye çalışıyorum. Sonuç olarak daha net düşünüp yeni fikirlerle daha iyi bir lider olarak ekibe geri dönebiliyorum.”

Obront yaratıcılığı artırmak için ekibini sürekli soru sormaları yönünde de cesaretlendiriyor ; “Yaratıcı olabilmek için hepimizin birlikte çalışması gerekiyor. Bu strateji, olayları olduğu gibi kabul etmemize ve nihai amacımıza en iyi şekilde nasıl ulaşacağımızla ilgili ilkelere geri dönmemize de izin veriyor.”

Çevrenizi Değiştirin

Multi-medya içerik üretim şirketi Flow Nonfiction’ın kurucularından, şirketin yönetici-yaratıcı direktörü Matt Naylor için yaratıcı bir adım atmak, dışarıya çıkmak ve yürüyüş yapmak kadar kolay: “Beni sürekli olarak bir ofiste, bir masada otururken, konulara kafa patlatırken göremezsiniz. Yürüyüşler, günümüzde nispeten önemsiz krizlerimizi unutturuyor ve dışarıda büyük bir dünya olduğunu hatırlatıyor… Biliyorum; lider olarak bana yardımcı oluyor, çünkü daha sakin, daha sabırlı bir şekilde yeni fikirlerle işime dönüyorum.”

Naylor’ın ekibinin yaratıcılığını canlandırmak için seçtiği yollardan biri de mekan değiştirmek! Toplantı yerleri bazen mutfak olabiliyor; montaj odası ya da yürüyüş sırasında: “Her yer tamamen benzersiz bir ton içerir ve hepsi yaratıcı dinamiği belirgin bir şekilde yönlendirir. Bir davul setinin önünde otururken, farklı bir konferans masası etrafında olduğunuzu düşünün. Dolayısıyla, kapsamlı bir sohbet başlatmak istediğimiz zaman, bütçemizi zorlamayacak yerleri tercih ediyoruz.”

Taylor’ın bir diğer tavsiyesi de şu: “Yaratıcılıkla övünmektense, vücudunuzu ve zihninizi nazikçe tedavi edin. Hayal gücünüzü yeni ufuklara yönlendirecek şeyler yapmak için kendinize zaman ayırın. Dışarı çıkın. Daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri söyleyen insanlarla yemeğe çıkın.”

Savunmasızlığa Açık Olun

Dijital pazarlama ajansı SparkCell Digital’in kurucu ortaklarından Mark Budgell, kendisine yaratıcılık kazandıran etkinlikler için zaman ayırıyor. Fakat onun için yaratıcılık da bir karşıt-süreç. Budgell “En iyi işleri her şey kafamızın içinde uçuşurken zorlanmadığımız ve kışkırtılmadığımız zaman çıkartıyoruz” diyor ve ekliyor: “Yaratıcılık ile ilgili bir sorunla karşılaştığımızda aklımızın bir karış havada olmasına izin veriyoruz. Çılgın fikirleri teşvik etmek için ekipte ilk önce fikirleri ben ortaya atıyorum. Beni en rahatsız eden fikri paylaşıp kendimi savunmasız hale getirmem, genç takım üyelerinin aynı şeyi yapmasını kolaylaştırıyor ve tam orada yaratıcılık doğuyor.”