Ana SayfaBizden HaberlerDeğerli Madenler Daha Ne Kadar Değerlenir?

Değerli Madenler Daha Ne Kadar Değerlenir?

Altının güzelliği, kalıcılığı yanında en güvenilir yatırım ve değişim aracı olmasını sağlamıştır.. Bu sayede altın, ilk çağlardan günümüze dek parasal sistemdeki yerini koruyabilmiştir.

En az 7000 yıldır insanlığın diğer tüm metallerden üstün tuttuğu altın, dünya tarihinin bilinen bütün medeniyetlerinde kabul görmüştür. Enflasyonun yüksek olduğu veya ekonomilerde  krizlerin yaşandığı dönemlerde bireylerin tasarruflarını korumuştur.

2008 yılının Ekim ayında başlayan küresel dalgalanma ile birlikte, başta Amerika olmak üzere Avrupa ülkelerinde finansal sisteme destek olmak amacıyla Merkez Bankaları tarafından hızla düşürülen faizler (sıfır seviyelerine yakın) ve piyasalara sürülen trilyonlarca dolar ve EURO likiditesinin etkisi ile, alternatif bir yatırım aracı olarak altın tekrar yatırımcıların listesinde üst sıralarda yer almayı başardı.

Altın, 2009 yılına 870 USD/Ons seviyelerinden başladı. Rusya Merkez Bankasının Ocak ayında 1 milyar USD artışla toplam altın rezervini 15.5 Milyar USD’ye yükseltmesi ve altın rezervini arttıracağı yönünde gelen açıklamalarla altın, 950 USD/Ons üzerine çıktı. 2009 yılının 2. ve 3. çeyreği boyunca 870-950 USD/Ons arasında dalgalanan altın fiyatları, 3. çeyreğin sonu ve 4. çeyreğin başında 1000 USD/Ons seviyelerini aşmayı başardı. Yıl sonuna doğru Hindistan’ın ve çevresindeki bazı küçük ülkelerin Merkez Bankalarının IMF’den 200 tonun üzerinde altın alımı yapması ve  Çin Merkez Bankasının da altın rezervini arttıracağı haberleri ile altın fiyatları yükselişine devam ederek Aralık ayı başında tarihi seviye ve 28 yılın rekoru olan 1227 USD/Ons seviyelerine yükseldi. Böylece altın fiyatları sene  başından beri USD bazında % 40a artmış oldu.

Altın KilitAralık ayı ortalarında Amerikan ekonomisinden gelen olumlu işsizlik verisi ve ABD üçüncü çeyrek GSYH’sının %2,2 ile beklentilerin (%2,8) altında kalması ile Euro bölgesinde Almanya ve Yunanistan ekonomilerine ilişkin gelen olmusuz haberlerle birlikte USD’nin diğer para birimlerine karşı değer kazanarak, EURO karşısında 1.42 seviyelerine yükselmesi ve yatırımcıların yıl sonu öncesi pozisyon kapamaları ve kar realizasyonları ile  altın son yedi haftanın en düşük seviyesi 1074 USD/Ons seviyelerine kadar geriledi.

2009 yılının ve Aralık ayının son günlerinde ABD’de beklentilerden olumsuz gelen konut satış verisine rağmen, teknoloji şirketleri Red Hat ve Micron’un olumlu bilanço açıklamaları ve petrol fiyatlarının 77 USD seviyelerine yükselmesi ile Noel tatili öncesindeki EUR/USD kuru aşağıda 1,4230 seviyesini kıramayarak 1,4350’lere yükselirken, altın fiyatları da son yedi haftanın en düşük seviyesinden 1100 USD/Ons seviyelerine yükseldi.

2010 yılına baktığımızda ise, piyasa analistlerinin bir kısmı, altındaki bu düşüş seyrinin kısa dönemli olduğu, 2010 yılında altının tekrar değer kazanarak yeni rekorlar kırabileceği şeklinde görüş bildiriyorlar.  Bir kısım analistler de  2010 yılının 2. yarısında Amerika’dan gelebilecek erken bir faiz artırımı ile altın fiyatlarının  1000 USD/Ons seviyelerinin altına gerileyebileceği yönünde görüş veriyorlar.

Sonuç olarak; sadece USD değil tüm para birimlerinin ülkelerin ekonomilerinde yaşanan dalgalanmalar ve yüksek kamu borçları nedeniyle kuşku altında olması, Merkez Bankalarının piyasalara sürdüğü yüz milyarca doların büyük bir kısmının yönünü altına çevireceği beklentisi, rezervlerinde yüklü miktarda USD bulunduran Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerin rezerv çeşitlendirmeye gitmek istemeleri, petrol fiyatının 85-90 USD arasında olmasının beklenmesi, dünyanın en büyük altın yatırım fonu olan SPDR’nin fon büyüklüğünün 1132 ton (yaklaşık 40 milyar USD) gibi rekor seviylerinde olması yatırımcıların altına olan ilgisinin azalmayarak devam ettiğini gösteriyor.
Yukarıda belirtilen tüm bu gelişmeler, bizlere önümüzdeki bir kaç yıl boyunca altın fiyatlarında dalgalanmanın devam edeceği ve altının yatırımcıların portföylerinin üst sıralarında vazgeçilmez bir yatırım alternatifi olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Selami Erten
Altın Bankacılığı Yöneticisi


Altın Grafik

Altın ile ilgili İlginç Bilgiler:
•    Altın hiç bozulmayan bir metaldir. Binlerce yıldır ışıltısını korumasının sebebi de budur. Her parçası da aynı kaliteyi yansıtır. Küpelerdeki altın, tarihi bir freskin üzerindeki süsleme, Fort Knox’da muhafaza edilen altın külçeler; hepsi aynı özelliktedir.
•    Altın kimyasal tepkimeye girmez. Bu nedenle de bundan binlerce yıl önce yapılmış altın bir obje, bugün bile alıp kullanılabilecek kadar iyi durumdadır.
•    Kimyasal simgesi olan AU parıltıyı ifade eden “aurora” kelimesinden gelir.
•    Tarih boyunca gösterilen ilginin yoğunluğu ile eş bir özelliği vardır, çok yoğun bir maddedir. Yaklaşık 28 santimetreküp hacminde bir altın parçasının ağırlığı yarım ton gelir. Bir ons (yaklaşık 32 gram) ağırlığındaki altın çekilerek 80 kilometre uzunluğunda tel haline gelebilir. Bu miktarda altını dövüldüğünde  ise 9 metrekarelik bir alanı kaplayabilir.
•    Altını bulmak, işlemek, korumak da çok zahmetlidir. Dünyanın en önemli altın rezervlerinden birine sahip olan Güney Afrika’da 400 bini aşkın insanın altın çıkarmak için çalışmaktadır. Altın madenlerinde kuyular 3.500 metre derinliğe kadar inmekte ve ısı 55 dereceye kadar çıkmaktadır.
•    Bir ons altını üretmek için 38 insan/saat çalışma, 5 ton su, büyük bir eve 10 gün yetecek kadar elektrik, 18 metreküp basınçlı hava ve önemli miktarda da kimyasal maddeye gerek duyulur.
•    70 kg.’lık İnsan vücudunda 7 mg, 1 ton kayada 5 mg altın var.
•    2007 sonu itibariyle yer altından yerüstüne çıkarılan altın miktarının yaklaşık 161.000 ton  (4 trilyon USD) olduğu tahmin edilmektedir. Bunun en önemli kullanım alanın %52 ile mücevher sektörü olurken %18’lik kısmı başta FED olmak üzere Merkez bankası ve IMF stoklarında bulunmakta, %16’sı özel yatırımcıların stoklarında ve %12 gibi kısmı sanayi ve elektronik sektöründe kullanılmaktadır.
•    Günümüzde altın, gelişmiş batı ülkelerinde halen bir takı, aksesuar  aracı olarak rağbet görmeye devam ederken  para ve sermaye piyasalarının henüz yeterince gelişmediği doğu toplumlarında da hem aksesuar hemde yatırım aracı olma özellliğini korumaktadır. Bu amançla batı ülkelerinde daha çok 8,10,14 ayar altın ürünleri talep görürken doğuya doğru gittikçe 18 ve 22 ayar altın ürünlerinin talep gördüğünü görmekteyiz.
•    Türkiye yıllık 200 ton (5 milyar USD) ithalat yaparken Dünyanın en büyük altın ithalatçısı Hindistan yaklaşık 600 ton  (15 milyar USD) altın ithalatı yapıyor.
•    Bugün Türk Kuyumculuk sektörü 250.000 kişinin çalıştığı 40.000 civarında firmanın faaliyette bulunduğu ve yıllık 10 milyar USD’lik hacmi olan bir piyasa haline gelmiştir.
•    Yıllık 1,5 milyar USD’ye yaklaşan ihracatı ile Türkiye, dünya mücevher ihracatında İtalya’dan sonra 2’ciliğe oturmuş toplam piyasa büyüklüğü ile de dünya altın ticaretinin % 10’unu yapar hale gelmiştir.

Son Yorum
  • süper yani öğretmen düşünmeden 100verır

bir cevap yazın