Ana Sayfaİş Dünyası‘Deneyim’ Başarıyı Engelleyebilir mi?

‘Deneyim’ Başarıyı Engelleyebilir mi?

Kariyerinizin zirvesindesiniz, uzmanlık alanınızla takdir ediliyorsunuz ama mutsuzsunuz, yaratıcılığınızı kaybettiniz! “Deneyim”leriniz kimi zaman ilerlemenizin önünüzde ciddi bir engel de olabilir…

Çok iyi bir eğitim aldınız -her ne iş yapıyorsanız yapın- “uzman” oldunuz. Kariyerinizde emin adımlarla ilerliyorsunuz ya da kariyerinizin en üst noktasındasınız. İşinizi seviyorsunuz, uzmanlığınız takdir ediliyor ama… Eskisi gibi “yaratıcı” olmadığınızı hissediyorsunuz. Bazen “Acaba ben bir şeylerden geri mi kalıyorum?” düşüncesi içinizi kemiriyor. Günümüz dünyasında, özellikle bilim ve teknolojinin ışık hızıyla ilerlediği bu dönemde, sektörünüze dair tüm gelişmeleri “anında” yakalayamadığınızı düşünüyorsunuz. Peki ne eksik? Eğitim var, uzmanlık var, deneyim var ama ne eksik? Acaba “tecrübe”leriniz gözünüze bir perde indirmiş olabilir mi? Asla “yanlış” yaptığınızı düşünmeseniz de ters giden ne?

“Öğrenme Durursa, Hayat Durur”

Eğitiminiz ne kadar “beş yıldızlı” olursa olsun, öğrenme süreci üniversiteden sonra bitmiyor. Kendinize yatırım yapın, okuyun, seyahat edin, keşfedin.

Çok iyi bir eğitim almış olabilirsiniz ama ya kişisel gelişiminizi ihmal etmiş olabilir misiniz? Öğrenme durursa, hayat durur. Okuldan çıkınca öğrenme süreci bitmiyor, aksine kendinize yatırım yapmanızın zamanı başlıyor. Yalnızca işinizle ilgili yayınları değil; diğer kitapları, romanları, süreli/ süresiz yayınları da okumaya çalışın. Herhangi bir kursa gitmeye vaktiniz yoksa, “online” kursları takip edin. Videoları izleyin. Seyahat edin. Amacınız “yeni” şeyler öğrenmek olmalı. Böylece yaşam konusunda daha heyecanlı ve üretken olabileceğinizi göreceksiniz.

Problem çözme becerilerinizin azaldığını hissettiğiniz anda zaten yaratıcılıktan da uzaklaştığınızı görürsünüz. Oysa ki yetenek ve becerilerinizi daha iyi kullanabilirsiniz. Hedeflerinizi, amaçlarınızı net olarak belirleyin ki yaratıcı becerilerinizi geliştirebilecek fikirler ve öngörüler de aklınıza gelebilsin. Planlı ve disiplinli ilerlemeye çalışın.

Başarısızlık Korkusu

Başarısızlık korkusu ya da kaybetme korkusu da tehlikeli. Kimse para veya vakit kaybetmek istemez ama aksi gerçekleşirse de bunun sorumlusu deneyimleriniz değildir. Hata yapma olasılığının varlığı, yaratıcılığınıza ket vurabilir, dikkatli olun! Aynı şekilde reddedilme ve “Beni kimse eleştiremez” kibiri de yerinizde saymanıza sebep olabilir. Güvenli sularda kalmak mı ilerlemek mi? Bulunduğunuz noktadan yakınıyorsanız ve bir çıkmazda hissediyorsanız, bir ağaç olmadığınız gelsin aklınıza… İlerleyin, eleştirilere kulak verin. İster yürüyün ister koşun ama mutlaka harekete geçin. “Güvenli alan”ınızdan çıkın. Değişime kapalı olmayın. Neden yeni yöntemleri denemeyesiniz ki?

Yaşam boyu eğitim ve öğrenimin devam ettiğinin altını çizdik. Sabah aynı saatte uyanıp işyerinde belli bir rutini takip edip akşamları da aynı TV programlarını izleyen kitleden sıyrılın! Zihninizi zorlayın. Nasıl ki işleyen demir ışıldar, spor yaptıkça kaslarımız gelişir; zihnimiz de yeni fikirler ve bilgilerle harekete geçer. Canlanın, üzerinizdeki ölü toprağı silkeleyin gitsin! 

Egonuzu Kontrol Edebiliyor Musunuz?

Uzmansınız, deneyimleriniz çok fazla… Acaba egonuzu kontrol edebiliyor musunuz? Meslektaşlarınıza ya da çalışma arkadaşlarınıza herhangi bir sorunun çözümünü dikte etmeye çalıştığınız oluyor mu? Her zaman “en iyi” ve “en akıllı” siz olamazsınız. Kırın şu kalıpları! Öncelikle onların fikirlerini dinleyin; düşüncelerine değer verin; onlara, düşüncelerine değer verdiğinizi hissettirin. Zirvede olabilirsiniz, yönetici olabilirsiniz ama takım üyeleriyle iletişimi güçlendirmek için sahaya da inin. Hatta takım arkadaşlarınız kimi zaman öğretmeniniz de olabilir. Daha genç çalışanlar size gelişim fırsatı sağlayabilir; sektörünüzdeki yeni teknolojiler, trendler ve koşullar hakkındaki bilgilerinizi bu sayede pekiştirebilirsiniz. “Y Kuşağı”nı kaybetmeyin, kazanmaya çalışın. Genç/ yaşlı herkesle iletişim kurun. (Bu noktada sizin de yeni yaklaşımlar ve trendlere kapalı olmadığınızı varsayıyoruz!)

Yeni nesil liderlerin en dikkat çekici özelliği, “global bazda düşünmek”. “Global bazda düşünmek” için de çok yönlü, bilgili olun; duygusal zekanız gelişmiş olmalı, iletişim becerileriniz de yüksek. Global düşünen, yerel davranan, doğal bir işbirlikçi gibi çalışanlar her zaman bir adım önde.

Teknoloji Liderleri

Fütürist bir vizyona sahip olun; takım arkadaşlarınızı da bu yönde motive edin. Başarılarınızı beraber kutlayın. Bu işbirliklerinden pek çok yaratıcı çözümler/ girişimler doğacak, göreceksiniz.

Günümüzde şirketlerin dijital çağa ayak uydurabilmeleri için teknolojiyi işlerinin merkezine yerleştirilmeleri şart. Unutmayın ki günümüzün “teknoloji liderleri”, onlarca yıllık tecrübeye sahip olmak zorunda da değil. Girişimciler iş hayatına okul yıllarında atılırken 20’li yaşlarda milyarder olanların sayısı da artmakta. İşte bu yüzden genç/ yaşlı takım arkadaşlarınıza kulak vermek, onların fikirlerini özgürce ifade etmelerine olanak sağlamak elzem.

Tek bir doğru olmayabilir ki herhangi bir projeye başlarken farklı teorileri masaya yatırıp kıyaslayabilirsiniz. Yalnızca bir yaklaşım ve strateji ile başarıyı yakalamanız günümüz dünyasında düşük bir olasılık. Rakipler fazla ve dişli! Dolayısıyla strateji değişikliği yapmaktan korkmayın. Bazen geleneksel çözümler başarıya götürür, bazen de hiç denenmemiş olanlar…

Henüz yorum yok

bir cevap yazın