Ana SayfaTeknolojiEvren - BilimDünyanın en büyük teleskobu ALMA, Satürn’ün uydusunda ‘başka bir hayat’ arıyor.

Dünyanın en büyük teleskobu ALMA, Satürn’ün uydusunda ‘başka bir hayat’ arıyor.

Dünyanın en kurak çölü, 15 milyon yaşındaki Atacama, bize insanlığın en merak ettiği sorunun cevabını vermesini umduğumuz gökbilimi projesi ALMA’ya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği, ABD, Kanada, Tayvan, Güney Kore, Japonya ve Şili hükümetinin işbirliğiyle gerçekleştirilen ALMA, Satürn’ün uydularında başka yaşam formları olup olmadığını araştırıyor ve galaksimizin sırlarını çözmeye çalışıyor.

Latin Amerika’da, Şili’nin kuzeyinde bulunan Atacama, okyanusa nazır konumuna rağmen dünyanın en kurak çölü. En eski mumya kültürüne ev sahipliği yapan Atacama, 7 bin yıldan daha eski bebek mumyaların keşfedildiği topraklarıyla, insanlığın hafızası olarak anılabilecek yerlerden sadece biri… Atacama ile ilgili düşülmesi gereken ilginç notlardan biri de, Atrapanieblas isimli ağ sayesinde okyanustan gelen rüzgarlardan su elde edilmesinin mümkün olduğu.

 

15 Milyon Yaşındaki Çöl

Tüm bu saydığımız coğrafi ve iklimsel özellikler, teleskopların Atacama Çölü’nde inanılmaz işler çıkarmasına yardımcı oluyor. 15 milyon yaşındaki bu çöl, insanlığın geçmişi ve geleceği için galaksinin gözlemlendiği her ana tanıklık ediyor. Dünyanın en büyük gökbilimi projesi ALMA (Atacama Large Millimeter Array – Atacama Büyük Milimetre Dizisi), Güneş Sistemimizin ikinci büyük gezegeni Satürn’ün uydularında radyo teleskopları ile başka yaşam formları arıyor.

İnsanlığın evrende yalnız olup olmadığı sorusunun yanıtının arandığı Atamaca Çölü’nün iklim şartları, araştırmalar için ne kadar elverişli ise çalışanlar için de bir o kadar zorlu. Burada çalışabilmek hatta ziyaret etmek için bile bir dizi testten geçmeniz gerekiyor çünkü Atacama’nın iklim şartları ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek riske sahip.

130822_ALMA_hexacoptero_v2

 

Oksijen Tüpü Olmadan Nefes Alınmıyor

ALMA’nın bulunduğu bölgedeki fiziksel şartlar, herhangi bir uzay kampındaki fiziki şartlar ile neredeyse aynı: Rakım 5 kilometrenin üzerinde… Gece ile gündüz arasındaki ısı farkı oldukça fazla ve oksijen tüpünüz olmadan nefes alıp vermeniz çok da mümkün değil.

Ancak zor coğrafi şartların yarattığı mükemmel gözlem ortamı, insanoğlunun geçmişindeki boşlukları doldurması ve geleceğini öngörebilmesi için uygun araştırma olanağı sağlıyor. Büyük bir kısmını Avrupa, Amerika ve Japonya’nın karşıladığı 1,4 milyar dolarlık maliyete sahip ALMA ile gökyüzüne baktığımızda, çıplak gözle ya da sıradan bir teleskopla büyük oranda karanlık gördüğümüz evrenimiz bir anda aydınlanıyor.

2011 yılının ikinci yarısından bu yana faaliyetlerini sürdüren ALMA’da, 12 ve 7 metre çaplarında 66 teleskop, milimetre ve milimetre altı dalga boylarını araştırıyor. Yani normal bir teleskop ya da çıplak gözle yaptığınız gözlemlerde aşamadığınız karanlıkları ve sınırları ortadan kaldırıyorsunuz.

Galakside Başka Yaşam Var mı?

Galaksimizin ve yıldızların kökenlerinin de araştırıldığı ALMA sayesinde, kozmoz bugüne kadar hiç olmadığı kadar detaylı ve açık bir biçimde sırlarını insanlık ile paylaşıyor. Her türden molekülü tespit edebilen ALMA, bize yıldızların ve gezegenlerin nasıl oluştuğunu keşfetme şansı da sunuyor. ALMA’nın aradığı şeylerden biri de dünyanın en çok merak edilen sorusunun yanıtı; İnsanoğlu ile birlikte başka hangi yaşam formları galaksi de yaşıyor? Ya da başka yaşam formları var mı?

İşte bu noktada Satürn’ün altıncı büyük uydusu Enceladus karşımıza çıkıyor. Adını Yunan mitolojisindeki Titan Enceladus’tan alan uydunun keşfi aslında yeni değil. 1789 yılında William Herschel’in keşfettiği bu uyduda yeni olan ve yaşam belirtisi ihtimalini hiç olmadığı kadar artıran bilgiler ise ALMA’nın tespit ettiği buz kütleleri ile su buharı ve başka materyalleri püskürten gayzerlerin varlığı… Kim bilir, belki de yalnız olmadığımız haberini bize ilk ALMA verecek.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın