Ana SayfaBizden HaberlerE-posta Pazarlama (E-mail Marketing) ve Delete Tuşunun Gücü

E-posta Pazarlama (E-mail Marketing) ve Delete Tuşunun Gücü

Takip ettiğim şirket ve internet sitelerine ait  izinli olarak gün içinde 30 civarında tanıtım, reklam , bülten e-postaları alıyorum. İznim dışında gönderilen e-postalarla birlikte bu sayı çok yüksek adetlere ulaşıyor. Bu kadar yoğun bir bombardıman altında hangilerini okuyup takip etmem gerektiğini ayıklamak ciddi bir uğraş gerektirdiği için kendimi e-posta çöpcüsü olarak tanımlasam hatalı olmam.

İzinli veya izinsiz olsun, yapılan her e-posta pazarlamasında başarı için bazı kurallar  mevcuttur. Bu kurallara uyulmadığı takdirde süreç unsubscribe ile son bulur.

Bugün aldığım e-postaları inceleyerek bulgularımı sizinle paylaşmaya karar verdim. Sadece 1 günlük incelemede dahi birçok önemli noktayı tespit ettim. Yazımda e-posta içerikleriyle ilgili uzun uzadıya bilgiler yerine  ilk bakışta gördüğüm bulgularımı sizinle paylaşacağım.

Kırmızı ve Yeşil Elmalar: Manava gidiş amacımız bellidir, meyve satın almak. Ama hangi meyveyi satın alacağımız, renginin, tadının nasıl olacağını manav değil biz karar veririz. Üye olduğum birçok sitede bülten, bilgilendirme e-postaları alıp almama isteğimiz genellikle  küçük bir kutucuktaki tik aracılığıyla sorulur. Ama almak istediğimiz içerik çok nadiren sorulur. Elma satın almak isteyen birisine yeşil mi yoksa kırmızı mı almak istediği sorulmalıdır. Şirketler de müşterilerine hangi içerikle ilgilendikleri, hangi bilgileri edinmek istedikleri sorusunu kesinlikle sormalı, ona uygun içerik hazırlamalıdır. Örneğin; eğer ki siz spor arabalar konusunda bilgilerin size gelmesini istiyorsanız, otomobil şirketi buna uygun bir içeriği sizinle paylaşmalıdır. Bütün bir içeriği alıcıya göndererek, içinden “seç-beğen-al” mantığıyla yapılan çalışmalar başarısızlığa giden en önemli etmenlerden birisidir.

Kırmızı Çarpılar: Aldığım maillerde en önemli sorunlardan biri de görsellerin yerinde yer alan küçük kırmızı çarpılar. Çarpılar ben de “yol yapım çalışması, girilmez” izlenimi yarattığı için maalesef delete tuşumla çöpe giderler. Gönderen firma görselleri izleyebilmem için benim ekstra bir yerlere tıklamam gerektiği, bazı programlar indirmemi istese de bu kadar geniş e-posta deryasında buna zaman ayırmam beklenemezdi. Hele bazı e-postalardaki yazılar da (text) görsel üzerinde yer aldığından dolayı boş e-postalar aldım. Konunun teknik altyapısını çok fazla bilemem ama görseller gözükmese de kısa net mesajın yazıyla verilmesi ve e-postalarda görülmesi çok zor olmasa gerek.

Platonik Aşklar: Bankacılık üzerine yazılımlar (software) pazarlayan bir firma eksik olmasın mutlaka her gün bana e-posta gönderir, ben de özenle her gün silerim. Gönderilen e-postaların okunması, okunmadan silinmesi, ne kadar süreyle okunduğu gibi bilgilerin ölçülebildiğini biliyorum. Yazılım pazarlayan bir firma olmasına rağmen bu tarz bir araca (tool) sahip olmaması nedeniyle şirketin her gün gönderdiği e-postaları silmeye devam edeceğim. Eğer bir alıcı sürekli e-postayı okumadan siliyorsa bu kişiyle farklı bir yolla iletişim kurulmaya çalışılmalı, pazarlama faaliyetleri farklı bir alternatif kanaldan yürütülmelidir. Yukarıda bahsi geçen şirketle ilişkimi bir platonik aşka benzetiyorum ve her gün aşkına cevap vermiyorum.

Eğlence Köprüleri: E-postalar sadece yazıların ve birkaç görselin ötesinde olmalıdır. İçeriğe birkaç eğlenceli video, animasyon konması bu amaca hizmet edebilir. Bugün aldığım bir e-postada şirket e-postanın altına Facebook butonu koymuş. Tıklayıp Facebook sayfasına gittiğimde eğlenceli bir sayfaya eriştim, hatta birkaç içeriği paylaştım. (share) Sosyal ağların ötesinde küçük oyunlar da bu eğlence köprülerini kurabilir. Örneğin; bir oyun sonucunda labirentlerden başarıyla çıkmaya başaran müşteriye indirim (discount) sağlanabilir, hediye verilebilir. O hediye veya indirimi alan müşteri yapmış olduğunuz e-posta pazarlama faaliyetini hatırlayacaktır.

Mobillere Özgürlük: Mobil iletişim araçlarının önemini kimse inkar edemez. Birçok firma pazarlama faaliyetlerini mobil iletişim araçlarına uygun olarak tasarlamaktadır. Maalesef gönderilen e-postalar mobil araçlarda net okunmamakta, hatta bazen hiç okunamamaktadır. Eğer e-posta göndericisi özellikle mobil iletişim araçlarından e-posta okuyanları dışlamak arzusunda değilse, gönderdiği içeriğin görüntülenmesi ve okunmasını mutlaka gönderim öncesi test etmelidir. Aksi takdirde e-postanız delete tuşuna takılır.

İsmine Hayran Olanlar: Ekonomi haberleri veren bir siteden günlük bültenimi aldım. Gönderen  bölümünde site isminden öte gerçek bir kişinin adı (Chris) yazıyordu. Konunun geçmişisini bilmeyen birisi olsam Chris kimdir diye merak ederdim. Sanırım gönderen kişi kendi ismini sitesinin isminden daha çok beğendiği için bu yolu seçmiş olmalı.

Eşitlik Savunucuları: Uzun süredir haftalık bültenine üyesi olduğum bir organizasyon tarafından aldığım e-postaların ilk konusu hiç değişmedi: Organizasyon tanıtımı, misyonu ve vizyonu. Yıllardır cümleleri dahi değişmedi. Yeni üyelere  şirketin tanıtımı gerekebilir, ama eski üyelere de aynı içeriğin gönderilmesi gerekmez. Şirketler müşterileri segmentlerini hazırlarken müşterilerinin çalışma yıllarını da değerlendirmelidir. Eski, ürünlerini/hizmetlerinizi bilen, sahip olan bir müşteriyle şirketi yeni tanımış, ürün ve hizmetlerinizi kullanmayan müşterilere aynı içerikte e-postalar gönderilmemelidir. Eskiysem şirketin kalbinde yerim  farklı olmalı.

Bu yazımızda sadece bir günlük e-posta kutumdan çıkardığım sonuçları sizlerle paylaştım. Yüzlerce e-posta arasında bazılarını niçin okuyalım ki! Bir farklılık yaratılmadığı, müşteri kendisini özel hissetmediği  sürece pazarlama faaliyeti bir saniyelik delete tuşuyla son bulur.

Necdet Dikmen

Son Yorumlar
  • Sn. Necdet Dikmen’in görevi, ünvanı belirtilmemiş.

  • Özgür bey merhaba,

    Bireysel Segment ve Pazarlama İletişimi departmanında yönetici yard. olarak çalışıyorum.

    Teşekkürler

bir cevap yazın