Ana SayfaYaşamSosyal MedyaFacebook’a Rakip Olacaktı Ama… Güle Güle Google+

Facebook’a Rakip Olacaktı Ama… Güle Güle Google+

Facebook’a ciddi bir rakip olması hedefleniyordu ama olmadı. 2011 yılında kullanıma sunulan Google+, başarısız girişimler mezarlığındaki yerini aldı. Peki bu “son”a nasıl gelindi?

2011 yılı, Haziran ayı… Sosyal ağların çok popüler olduğu günler… Sosyal medya platformları, sıradan internet kullanıcıları için “boş zaman”larını değerlendirebilecekleri bir araç gibi kabul edilse de Facebook, Google gibi reklam verenlerden gelir elde eden şirketler için dev bir maden. Doğal olarak da reklam platformuna sahip olan her şirket, belli bir sosyal medya gücüne erişebilmeyi, kendi kullanıcı veri tabanını oluşturmayı hedefler.

Dünyanın en büyük dijital reklam platformlarından birine sahip olan Google da bunu hedefledi ve tarih 2011 yılının Haziran ayını gösterdiğinde, “Google+” (Google Plus) adı verilen sosyal ağı kullanıcıların hizmetine açtı. Google’ın amacı, geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından kullanılan güçlü bir sosyal ağ oluşturarak Facebook’a rakip olmaktı. Üstelik Google+, şirketin ilk sosyal ağ girişimi de değildi. 2004’te kurulan ve 2014 yılında kapanan Orkut ile şansını deneyen Google, “Friend Connect”i 2008’de yayına almıştı. 2012’de kapanan “Friend Connect” ürününün yanı sıra 2010’da yayına alınan Google Buzz’ı da es geçmeyelim. Ne yazık ki Google Buzz da diğerleri gibi uzun ömürlü olamadı, ertesi yıl kapandı.

Google+, 2011 Yılında Doğdu

Google+, 2011 yılında Facebook’a rakip olarak hayata geçirildi.

Google 2011 yılında Google+’ı piyasaya sürerken çevrimiçi paylaşımların bozulduğunu öne sürmüştü. Vic Gundotra ve Bradley Horowitz liderliğinde üretilen bu proje, “Circles” (Çevre) adlı farklı iletişim grupları yaratarak paylaşımlar konusunda kullanıcılara daha fazla yetki verdi. Kullanıcılar paylaşımlarını belli çevrelere yönelik düzenleyebiliyor; aile üyeleri veya iş arkadaşlarıyla paylaşmak istenmeyen içerikleri yalnızca arkadaşlarla paylaşmayı mümkün kılıyordu. Spor, sanat gibi ortak ilgi alanlarına göre aile üyeleri ve arkadaşlarla da içerik paylaşımı yapılabiliyordu. Google+’ta grup yaratmanın kullanıcıların canını sıkan bir süreç haline gelmemesi için de Google, kullanıcı arayüzünü bağlantıların kolayca düzenlenebildiği bir halde sundu.

Kullanıcılar, küçük profil simgelerini sürükleyip bırakarak “Çevre”lerini oluşturmaya başladı ve bunu, çevrelerle paylaşılan durum güncellemeleri ile fotoğraflar takip etti. Google+’ın “Sparks” adlı özelliği ise kullanıcıların ilgi alanına hitap eden içerik ve haberlerin bulunmasını sağlıyordu. Facebook’taki sayfa ve beğeni sistemi olmaksızın Google, insanların ilgi alanlarını takip edebiliyor ve aynı zamanda kullanıcılar, kendilerine uygun sayfa ve içeriklere de kolayca erişebiliyordu. Google+’ın Hangouts özelliği de vardı ki oluşturulan çevredeki kullanıcılarla video üzerinden sohbet etme imkanı sunuyordu. 10 kişiye kadar da kapasitesi vardı.

İlk Yıl 90 Milyon Kullanıcı

Kuruluşundan iki hafta sonra 10 milyon kullanıcı, bir ay içinde de 25 milyon kullanıcı! 2011 yılı Kasım ayında 40 milyon kullanıcıya ulaşan Google+, yıl sonunda 90 milyon kullanıcıya ulaştı. Facebook’un o dönemde 750 milyon kullanıcısı vardı ve Google+ (Google Plus) da ensesindeydi. Kullanıcı sayısı artsa da kullanıcıların bu sosyal ağı aktif bir şekilde kullanıp kullanmadığına dair herhangi bir veri yoktu.

Google+, 2011 yılı sonunda 90 milyon kullanıcıya ulaştı. Facebook’un o dönemde 750 milyon kullanıcısı vardı.

Sorunlardan biri, Google+’ın arkadaş olmayan kişileri de benimsemesiydi. Google’ın kullanıcı engellemeye yönelik özelliklerini piyasaya sürmesi aylar sürdü ve spamler/ istenmeyen bildirimlerle dolan Google+’tan soğumaya başladı, kullanıcılar… Daha sonra spam sorunu artarak devam etti, hatta 2017’nin sonlarına kadar… Google+’ın kullanıcıları “gerçek isim” kullanmaya zorlaması, rumuz/ takma isim kullananları silmeye başlaması da hiç iyi olmadı. Öyle ki kullanıcılar, yalnızca sosyal ağa erişimi kaybetmekle kalmıyor, aynı zamanda Google hesaplarını da kaybediyordu. Gmail’i, Google Dokümanlarını, Takvimlerini ve diğer Google ürünlerini kaybetmeyi kim isterdi ki!

Marka Hesaplarının Askıya Alınması

Google, bir hata nedeniyle de tüm marka sayfalarını askıya almıştı. O dönem Google+ tarafından yeni bir ürünü test etmeye davet edilen markalar, marka hesaplarının askıya alınmasıyla şoke oldu! Peki buna benzer problemler çözülmeye çalışıldı mı? Hayır. Örneğin, gerçek isim kullanılması yönünde ısrarcı olunmaya devam edildi. Google Arama’ya Google+ eklense de arama sonuçlarının yalnızca Google+ girişi yapan kullanıcılara görünmesi; bu aramanın takipçilerin Facebook ve Twitter’daki paylaşımlarını içermemesi de eksi bir puan olarak kayda geçti.

2012 yılında Google, Gmail’i olan kullanıcıları, Google+ hesabı oluşturmaya zorladı. Platformun ilk günlerden itibaren “+1 butonu” üzerine çalışması gerektiği vurgulandı (+1 butonu kullanıcılar hakkında veri toplanmasını sağlıyordu, bu veriler aramalara dahil edilebiliyor, başka yerlerde de paylaşılabiliyordu). Bu arada “spam” sorunları devam ederken entegrasyonlar da devam etti; Google Takvim gibi ürünlerin Google+ ile entegrasyonu gibi… Katılacaklarını belirtmedikleri etkinlikleri takvimlerinde gören kullanıcılar tabii ki mutsuz oldu. “Hangouts” özelliği de bu sosyal ağın dışına çıkarak özelliğin dışında bir ürün olarak konumlanmaya başladı ve Google, bu ürünün şirketler ve markalar tarafından kullanıldığını fark etti. Topluluklar özelliği piyasaya sürüldü, kullanıcıların bir konu üzerinde görüş alışverişi yapması mümkün kılındı ama sosyal ağın büyümesi yavaşladı.

YouTuber’lar Küstürüldü 

2013’te Google+’ı bir sosyal ağ olarak konumlandırmaktan vazgeçti, Google… Kendi ürünleri arasında sosyal bir katman olarak tanımlamaya başladı ve haziran ayında kullanıcılara Gmail’de marka hesaplarını takip etme seçeceği sunuldu. Google Talk ve Google+ Messenger ile birleştirildi ve onlar da Hangouts özelliğinin içine yerleştirdi. Bloggerlar için Google+ yorum sistemi getirildi ve üçüncü parti sitelerdeki Google girişleri, Google+ girişleriyle değiştirildi. Daha sonra YouTube’da yorum yapabilmek için Google+ hesabına sahip olunması gerektiğini söyledi, Google… Amaç, 200 milyondan fazla kullanıcısı olan Gmail’den faydalanmak gibi YouTube’a yorum yapanlardan da yararlanmaktı. YouTuberlar bu özelliği hiç sevmedi.

Google+’ın kurucusu Vic Gundotra, 2014 yılında Google ile ilişiğini kesti. Gundotra gitti ve Google+, gerçek isim ilkesini bıraktı, bunun için özür diledi. Google’ın CEO’su Larry Page ise Google’ın yaklaşımında değişime gidileceğini açıkladı; Google+ artık bir üründen çok bir platform olarak değerlendirilmeye başlandı. Gmail ve YouTube eklentilerinde geri adım atıldı. Ücretsiz olan Hangouts, Google+ hesabı olmaksızın çalışmaya başladı, işletmelere açıldı. İşletmelere açılan ürün, bir hizmet sözleşmesine de imza attı. Google+’ın fotoğraf paylaşma özelliği de ayrı bir ürün haline getirildi ve şirket, Google I/O etkinliğinde, yenilenen Google Fotoğraflar’ı duyurdu. Bu üründe Google+’tan alınan yapa zeka ve makine öğrenmesinden faydalanılıyor; kişiler, mekanlar ve objeler uygulama içinde aranabiliyordu. Google+ Fotoğraflar da o yıl kapatılırken Google Fotoğraflar, 100 milyon kullanıcıya ulaştı. Ayrıca Google+ ve YouTube entegrasyonu da rafa kaldırıldı. YouTuberlar geri döndü mü? Hayır.

2015’te Konular Üzerinden İletişime Geçildi 

Google, 2016’da Google Play Oyunları’nı oynamak için Google+ (Google Plus) hesabına sahip olma gerekliliğini kaldırdı.

2015 sonlarında sosyal ağ, yenilendi. Kullanıcılara ve onların ilgi alanlarına yönelen platformda, kişisel bağlantılar odak noktası değildi artık… Konular üzerinden iletişim hedeflendi ve o dönem popüler olan About.me’ye alternatif olarak “Hakkımda” sayfaları da piyasaya sürüldü. İlgi yeniden kazanılabildi mi? Hayır. 2016 yılında Google, Google Play Oyunları’nı oynamak için Google+ hesabına sahip olma gerekliliğini da kaldırdı. Ayrıca Play Store’dan Google+ hesabına sahip olunması zorunluluğu da terk edildi. “Hangouts on Air” canlı yayın özelliği, YouTube Canlı’ya taşındı.

2017’ye gelindiğinde Google+ hala spamle doluydu. Sorunlara önem verilmemesi, yolun sonunun geldiğinin bir işaretiydi. Birtakım yenilikler de yapılmadı değil… 2015’teki tasarıma geri dönüş gibi. Popüler gruplar öne çıkarıldı. Yine ilk başlarda yayına alınan “+1 butonu” yenilendi ve “+1” artık paylaşım sayısını göstermiyordu. Peki platformda göstermeye değer bir paylaşım var mıydı? Hayır.

Güvenlik Açığı Nedeniyle Kapatılacağı Açıklandı

Bir girişimin daha sonu… Google+, bireysel kullanıcılar için artık bir tarih.

Yıl: 2018… Google, Google+’ın büyük bir güvenlik açığı nedeniyle kapatılacağını duyurdu. Toplam 496 bin 951 kullanıcıyı etkileyen bir güvenlik açığı! Google, yaptığı açıklamada bu güvenlik açığının geçen Mart ayında düzeltildiğini belirtmişti (Güvenlik açığı nedeniyle ulaşılan bilgiler arasında isimler, e-posta adresleri, doğum tarihleri, cinsiyet, profil fotoğrafları, yaşanılan yerler, meslek ve ilişki durumu yer alıyor.) Yarım milyondan fazla gizli profil verisinin, yüzlerce harici geliştiriciye aktarıldığı ortaya çıktı. Bu da Google yöneticilerini hızlı bir yanıt vermeye itti ve veri paylaşma protokollerini güçlendireceklerinin sözünü verdiler.

Google’ın üçüncü parti uygulamalarla veri paylaşımları gözden geçirildiğinde, Mart ayında ciddi bir yasal boşluk tespit edilmiş, herhangi bir geliştiricinin veriyi yanlış veya kötüye kullandığına dair bir kanıt bulunamamış olmasına rağmen hemen kapatılma kararı alınmıştı. Google’ın bu güvenlik açığının detaylarını saklamayı tercih ederek altı aydır sürdürdüğü sessizlikten sonra yanıt gecikmedi. Wall Street Journal bunun, Cambridge Analytica skandalı devam ederken Google’ın daha fazla detaylı incelemeden korktuğunun açık bir göstergesi olduğunu yazdı. WSJ’ın haberine göre Google’ın ana şirketi Alphabet Inc.’in yaptığı bir açıklamada, platform üzerinde Mart ayında bir açık tespit ettiklerini ve 500 bin kişinin 2015 ile Mart 2018 arasındaki özel kişisel verilerinin yüzlerce yapımcıyla paylaşılmış olabileceğini söyledi. Wall Street Journal gazetesi, şirket içi bir yazışmaya dayanarak, Google’ın bu durumdan Mart ayında haberdar olduğunu ancak bunu kamuoyuna açıklamadığını yazdı! Açığın hızla bir şekilde kapatıldığı duyuruldu, hatta kimse tarafından kötüye kullanılmadığı söylendi ama skandal patlak vermişti bir kere…

Alphabet Inc.’in Hisseleri Yüzde 1.2 Oranında Değer Kaybetti

Sosyal medya platformu Facebook gibi durum paylaşımı ve arkadaş ekleme gibi seçenekler sunan Google+, kullanımdaki zorluklar nedeniyle “rakibi” kadar büyük bir kullanıcı kitlesine ulaşamadı ve fişi çekildi. Google+, internet üzerindeki en büyük arama motoru ve teknoloji devi Google’ın en büyük başarısızlığı olarak böylece tarihe geçti. Google+’ın kapatılacağının açıklanmasından sonra Alphabet Inc.’in hisseleri yüzde 1.2 oranında değer kaybetti.

Şimdi ise ABD’de, Facebook skandalının (Cambridge Analytica) ardından internet üzerindeki sosyal ağ platformlarına yönelik yeni kanun ve yaptırımların yürürlüğe girmesi bekleniyor. Google+’ın standart kullanıcılara yönelik olan kısmının kapatılması, Facebook’tan farklı bir platform olduğu savunmasını güçlendirebilir. Böylelikle internet devi yeni kanunların kapsam alanının dışında kalabilir. İcra Kurulu Başkanı Sundar Pichai, bir iç komitenin bu karara ulaşmasından sonra kullanıcıları bilgilendirmek için plan hakkında brifing verdi.

Sosyal medya platformlarının logoları: Facebook, Android, Twitter, Pinterest, YouTube, Skype, WhatsApp, LinkedIn, Tumblr, Google Plus, Amazon… Google+ yerine Instagram’ın geçmesi gerekiyor, öyle değil mi?

“Google+”ı Kullanan Şirketler, Hizmetten Yararlanmaya Devam Edebilecek 

Google+’ın kapatılması, Google’ın şirket tarafından birkaç ana ürün üzerinde daha sıkı kontrollere ihtiyaç duyduğunu belirleyen gizlilik uygulamalarının daha geniş bir incelemesinin parçası olarak yorumlandı. Ayrıca Google Play uygulamaları da şirketin işletim sistemi Android’i kullanan telefonlarda daha önce olduğu gibi mesajlara ve arama geçmişine ulaşamayacak. Google 2019’dan itibaren 15 bin ila 75 bin Amerikan Doları ücret ödeyen ve güvenlik kontrolünden geçen şirketlere, kendi platformları için program geliştirme yetkisi verecek.

Bu arada Google+’ın fişi çekilse de tamamen bir tarih olmadığını da belirtelim. Google, Google+’ı yalnızca bireysel kullanıcılar için kapatıyor. Google+’ı kullanan şirketler hizmetten faydalanmaya devam edebilecek.

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın