Ana Sayfaİş DünyasıFreelance Çalışanların Yarattığı Gig Ekonomisi Çok mu Mükemmel?

Freelance Çalışanların Yarattığı Gig Ekonomisi Çok mu Mükemmel?

Freelance (bağımsız) çalışanların yarattığı ekonomi modeli olan “Gig Ekonomisi”, hızla yaygınlaşırken araştırmalar daha çok büyüyeceğini ortaya koyuyor. Yalnız bu yükselen trendin zorlukları da yok değil!

Gig Ekonomisi Nedir?

Kendi kendilerinin patronu olan, freelance (bağımsız) çalışanların yarattığı ekonomi modeli “Gig Ekonomisi” (Kısa Süreli İş) olarak adlandırılıyor. Bu esnek ve mobil çalışma trendi, eskilere dayansa da ilerleyen teknoloji ve her yerden çalışma olanağının doğması sonucu Türkiye’de ve dünyada hızla yaygınlaşıyor.

Toplantılar Artık İnternet Ortamında Yapılacak 

Danışmanlık şirketi McKinsey & Company’nin 2016’nın ekim ayında yayınlanan “Independent Work: Choice, Necessity and The Gig Economy” adlı raporuna göre ABD ve Avrupa Birliği’ne üye 15 ülkede toplam 162 milyon kişi serbest olarak çalışıyor. 2020 itibariyle ise ABD işgücünün hemen hemen yarısının serbest çalışanlardan oluşacağı öngörülüyor. Unify tarafından yapılan başka bir araştırmaya göre ise 2020 yılında iş gücünün yüzde 50’si, esnek çalışma sistemine geçecek. Toplantıların yüzde 94’ünün internet ortamında yapılacağı da araştırmanın sonuçları arasında.

Serbest çalışanların yüzde 30’unun yani yaklaşık 50 milyonunun başka bir yerden geliri yok. Yüzde 40’ı ise tam zamanlı çalışırken ek gelir için freelance işlerden de gelir elde ediyor.

Granted, Uber, Airbnb, Etsy…

Granted, Uber, Airbnb, Etsy ve TaskRabbit gibi paylaşım ekonomisinin örneklerinin desteklediği “Gig ekonomisi”nde, ABD’de serbest çalışan sayısının dört yıl içinde ikiye katlanması bekleniyor. Emergent Research tarafından yapılan ABD’deki Gig ekonomisi ile ilgili yapılan araştırma, serbest çalışan sayısının ABD’de 2021 yılında 9,2 milyona ulaşacağını gösteriyor.

Bureau of Labor Statistics’e göre şu anda bütün enformasyon ve IT servisleri sektöründe tam zamanlı çalışanlardan daha çok sözleşmeli çalışan var. 2021 yılında “on-demand” iş sayısı (talebe bağlı), finans veya inşaatta şu anda bulunan iş sayısını geçecek.

Danışmanlık şirketi McKinsey & Company’nin araştırma sonuçlarına tekrar dönelim. Bu rapora göre günümüzde serbest çalışarak gelir elde edenlerin sadece yüzde 15’i dijital platformları kullanarak iş buluyor. İşverenler ile serbest çalışanları buluşturan dijital platformların sayısının gün geçtikçe arttığı bir gerçek… Dijital platformların çoğalması, serbest çalışanların veya kendi işini bırakıp bu şekilde çalışmak isteyenlerin sayısındaki artışın da en önemli nedenleri arasında. Tamirciler, boyacılar, sürücüler, çocuk bakıcıları, içerik üreticileri, grafik tasarımcıları, yazılımcılar, müzisyenler gibi birbirinden farklı mesleklerde çalışan kişiler, dijital platformlar üzerinden gelir elde edebilecekleri fırsatları yakalayabiliyor. Ayrıca e-ticaret de freelance çalışanlar için önemli gelir ayaklarından.

Freelance Çalışanlar ile İşverenleri Buluşturan Dijital Platformlar 

Dünya genelinde Uber, Airbnb gibi serbest çalışanlara yönelik pek çok dijital platform var.

Bu ekonomi modelini besleyen pek çok firma mevcut. Bunun en iyi örneklerinden biri, Türkiye’de de son günlerde taksicilerle olan tartışmalarla gündeme gelen Uber. Uber’e bağlı olarak çalışan sürücüler, istedikleri zaman, istedikleri kadar çalışıyor. 2009 yılında kurulan ve Ekim 2016 itibariyle dünya genelinde beş yüz farklı şehirde faaliyet gösteren Uber’i kullanan 40 milyondan fazla aktif sürücü kayıtlara geçmişti. 2009 yılında Avustralya’da kurulan freelance.com ise Türkiye dahil 247 ülkede faaliyette. freelance.com’da milyonlarca iş ilanı bulunuyor, tabii ki platforma kayıtlı toplam kullanıcı sayısı da milyonlarca ifade ediliyor.

Türkiye’de de serbest çalışanlara yönelik dijital platformların sayısında ciddi bir artış söz konusu. Tadilat, temizlik, nakliyat gibi hizmetlere ihtiyacı olan kişilerle bu hizmetleri verebilecek profesyonelleri buluşturan Armut.com; web geliştirme, yazılım/teknoloji, tasarım, yazı çeviri gibi farklı alanlarda projesi olanlarla uzmanları buluşturan Projekurdu.com; Bionluk.com; Uzmankirala.com; Expertera.com; Bitaksi.com başarılı örnekler arasında. Serbest çalışmayı tercih edenlerin bu dijital platformlara üye olmaları ve hangi konuda uzman olduklarını, yeteneklerini belirtmeleri şart. İşverenler de dijital platformlara projelerini gönderip hangi yetkinliklere sahip uzmanlara sahip olduklarını belirtiyor. Dolayısıyla bu dijital platformlar, çalışanlar ile işverenlerin buluşma noktası oluyor.

“Evden Çalışmak” Göründüğü Kadar Kolay Değil 

Uber’de sürücülük yapmak, Airbnb’de oda kiralamak, e-ticaret sitelerinde dükkan açmak veya internette ürün satmak gibi gelir kaynaklarının sabah 9 akşam 6,”klasik iş anlayışı”nı değiştirdiği ortada. Serbest çalışanların memnuniyet oranı da yükseliyor ama unutulmamalıdır ki serbest çalışanların sabit bir geliri yok. Yani bir süre işsiz kalınabilir. İşveren ödemeyi geciktirebilir, iptal edebilir. Evden çalışma imkanı güzel ama sosyalleşmeyi yok ettiği de bir gerçek. Ayrıca evden çalışırken ofiste çalışır gibi disiplinli hareket etmek, freelance çalışanların dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan biri.

“Evden çalışmak” kolay ve eğlenceli gibi gözükse de aynı ofis ortamında olduğu gibi belli bir disiplin gerektiriyor.

Paylaşım ekonomileri konusundaki en önemli zorluk; çalışma şartlarının standardizasyonu, sosyal koruma, yan hak ve ücretler ve vergi konularının her ülke istemine uygun olacak şekilde nasıl geliştirileceği sorunu… Bu yeni trendin umut vaat edebilmesi için ülke içinde hatta ülkeler arası taşınabilir sosyal güvenlik şemsiyesi ve diğer kamu ve özel sektör sigorta uygulamalarının geliştirilmesi şart. Devlet istatistik kurumları, yarı zamanlı ve bağımsız çalışanlarla ilgili daha sağlıklı veri toplamalı, bu konuda geliştirilecek sosyal politikaların başarılı olması için bu verileri sunabilmeli.

Gig ekonomisinin yapı taşları olan bu dijital platformlarda talep edilen ve sunulan işler, uzun vadeli ve sürekli gelir garantisi sunmadığından ipotek gibi finansal araçlardan çalışanların yararlanabilmesi de imkansız. Çalışanların gelirlerinin kaynağının birden fazla işveren kaynaklı olması, klasik çalışan ve işveren tanımlarına uymuyor. Dolayısıyla toplu sözleşme, işsizlik sigortası, sağlık ve kaza sigortası gibi temel sosyal şemsiyelerden ve güvenlik sistemlerinden yararlanamayan geniş bir çalışan kitlesi de doğuyor. İş gücü mevzuatının her ülkede gözden geçirilmesi ve birbirleriyle uyumlu hale getirilmesi büyük önem taşıyor.

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın