Geçmişten Günümüze, Tarih Yazmış Güçlü Kadınlar

Onların hikayeleri, günümüzde de pek çok kadına ilham veriyor. Tarih yazan, başarılarıyla tarihe geçen, “ilk”lere imza atan kadınlar onlar… Bu yazı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi hepsine bir saygı duruşu niteliğinde… 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Tarih: 8 Mart 1857… ABD New York’ta, bir dokuma fabrikasında tekstil işçisi kadınlar; çok ağır çalışma koşulları, uzun iş günleri ve düşük ücretler nedeniyle grev kararı aldılar. Talep ettikleri ise sadece insani koşullardı: Daha iyi koşullarda çalışmak, eşit işe eşit ücret, 10 saatlik iş günü. Kadınların başlattığı bu grev, ABD’deki işçi mücadelesinin en önemli eylemlerinden biri olarak tarihe geçti.

1908 ekonomik krizinden sonra da ücretler çok düştü, haftalık çalışma süreleri neredeyse 75 saate çıktı, haftalık ortalama ücret beş dolara kadar düştü. 25 Kasım 1909’da yaklaşık 40 bin işçiyi istihdam eden, New York ve civarı, Philadelphia ve Baltimore’dan altı yüz gömlek fabrikasında çalışan, yüzde 80’i kadın, 20 bin gömlek işçisi greve çıktı.

En Büyük Kadın Grevi

ABD tarihi belgelerinde “en büyük kadın grevi” olarak adlandırılan grev, Şubat 1910’da sona erdi ama yalnızca Triangle Gömlek Firması, sözleşmeyi imzalamayı reddetti. 25 Mart 1911’de firmada başlayan bir yangın ise 146 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Bu kişilerden 129’u kadın, 48’i sendika üyesiydi. Asansörün çalışmaması ve yangın merdivenlerine açılan kapılan kilitli olması, ölü sayısını artırdı. 5 Nisan 1911 tarihinde on binlerce kişinin katıldığı bir cenaze töreni düzenlendi. Kadın Sendikalar Birliği ve Local 25 Sendikası, matem yürüyüşünü protestoyla birleştirdi.

1910 yılında II. Enternasyonal, Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplandı ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day-Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi. Öneri oybirliğiyle kabul edildi. Dünya Kadınlar Günü ise ilk kez 19 Mart 1911’de, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de kutlandı.

BM, 16 Aralık 1977 Tarihini Seçti 

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu; Dünya Kadınlar Günü… Tarihin 8 Mart olarak kabul edilişi, 1921’de Moskova’da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti. I. ve II. Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklansa da 60’lı yılların sonunda ABD’de de anılmaya başlandı. Birleşmiş Milletler, 66 yılın ardından (16 Aralık 1977), 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etti.

8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması gerektiğini savunan görüşler olsa da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak dünyanın dört bir tarafında kutlanmakta…

Kadının Gücü Konferansı, 5 Mart’ta 

Tarihi değiştiren ve ilklere imza atan kadınların hikayelerine yer vermeden önce önemli bir duyuru da paylaşalım: Kadınların toplumsal yaşamdaki güçlü seslerini duyurmak ve ilham veren hikayelerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla yola çıkan “Kadının Gücü Konferası” (#KADININGÜCÜ), bu yıl 5 Mart 2018 tarihinde Raffles İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Konferans ortak sorunlar ve çözüm yolları etrafında toplumun farklı kesimlerindeki kadınları bir araya getirerek, kendi hikayelerini yaratma ve güzel bir geleceği şekillendirmede aktif rol alma çağrısı yapmayı hedefliyor. Kadınların erkeklerle eşit şekilde temsil edilmesini, şiddetin her türlüsünden korunmasını, istihdamda hak ettikleri yeri almasını, ayrımcılığı önleyecek yasaların hayata geçirilmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliği için gereken adımların ivedilikle atılmasını sağlamayı hedefleyen konferansta; girişimcilik, sosyal sorumluluk çalışmaları ve fark yaratan kadın hikayeleri ilham veren konuşmacılarıyla aktarılacak. TEB’in de ana sponsorlarından biri olduğu bu önemli konferansta, TEB Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz da bir konuşma yapacak. Moderatör, Gila Benmayor. 14.15-14.35 saatleri arasında olduğunu hatırlatalım.

İşte “ilk”lere imza atan, kimi tarihin yönünü değiştirmiş, kimi başarılarıyla milyonlara örnek olmuş kadınlar….  Hikayeleri, ilham verici!

Jeanne d’Arc (Joan of Arc)

16 yaşında evinden ayrıldı. Yüzyıl Savaşları’nda ülkesi Fransa’yı, İngiltere’ye karşı korumak için orduya katıldı. Büyük kahramanlıklar gösterdi, İngilizler tarafından yakalanarak erkek kıyafetleri giydiği için kafir kabul edilerek öldürüldü. Fransız Katolik azizesi…

Marie Curie (Madam Curie) 

1867-1934 yılları arasında yaşayan Polonya asıllı kimyager ve fizikçi. Radyoaktivite alanındaki başarılı çalışmalarıyla tanındı. Fizik ve kimya alanında iki kez Nobel ödülüne layık görüldü.

Indira Gandhi

1917-1984 yılları arasında yaşadı. Hindistan’ı dağılmaktan kurtardı. Ülkesinde iki dönem başbakanlık yapmış ilk ve tek kadın başbakan. 1984´te Sih koruması tarafından suikaste kurban gitti.

Anne Frank 

1929 yılında doğdu, 1945 yaşında trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Çocuk sayılabilecek yaşta, Nazilerin Yahudi Soykırımı sırasında saklanarak yazdığı hatıralarıyla bu katliamı tüm dünyaya gösterdi. Nazilere bakış açısının değişmesine neden olan kadın, Anne Frank…

Agatha Christie 

1890-1976 yılları arasında yaşayan; Beş Küçük Domuz, Şahidin Gözleri, Uyuyan Ölüm, Ve Perde İndi, On Küçük Zenci, Nilde Ölüm, Koltuktaki Ölü, Kahverengi Elbiseli Adam gibi birçok bestseller’a imza atmış İngiliz yazar. Agatha Christie, aslında bir hemşireydi ama dedektif romanlarıyla ünlendi. Dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısı. Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazdı, oyunları West End tiyatrolarında sahnelendi.

I. Elizabeth

1533-1603 yılları arasında yaşayan, İngiltere’ye en parlak dönemini yaşatan kraliçe.

Kendisini ülkesiyle evli saydı ve yaşamı boyunca hiç evlenmedi. En başarılı Tudor Hanedanı üyesi olarak bilinir.

Coco Chanel 

1883-1971 yılları arasında yaşayan, asıl adı Gabrielle olan moda efsanesi. Uzun eteklerin moda olduğu ve kadınların pantolon giymesinin akla dahi getirilmediği bir dönemde, kadınlara pantolon giydiren modacı. Fakir doğmuş, öksüz kalmış ama yılmamış. Yüksek sosyetedeki kadınlar için şapka tasarlarken adı Paris sosyetesine yayılmış bir kadın. Yüzyılın sonunda Time dergisinin “Yüzyılın En Önemli 100 Kişisi” listesindeki tek moda ikonu.

Estée Lauder 

Estée Lauder Cosmetics’in kurucusu. 1906-2004 yılları arasında yaşadı. Kozmetik dehası ve satış mucidi olan bu güçlü kadın, kimyager amcasının yaptığı cilt kremlerini spalara ve güzellik salonlarına satarak işe koyuldu. Kocası Joseph Lauder’ın yardımıyla 1948’de Saks’de bir güzellik tezgahı açtı, aile üretimi kozmetikleri “Estée Lauder” markasına dönüştürdü. Clinique, Aramis ve Prescriptives gibi markaların da olduğu bir kozmetik imparatorluğu kurdu. Estee Lauder,  Time dergisinin “20. Yüzyılın En Etkili İş Dehaları” listesindeki tek kadın.

Benazir Butto 

1953-2007 yılları arasında yaşayan, Pakistan gibi Müslüman bir ülkenin ilk kadın başbakanı. Butto, ülkesinde demokrasinin ilk temellerini attı ama suçlandı, hükümeti devrildi, sürgüne gönderildi. Yıllarca sürgünde kaldıktan sonra ülkesine döndü. İki ay sonra da bir suikaste kurban gitti.

Helena Rubinstein

Kozmetik kavramını bulan Polonyalı girişimci, 1870-1965 yılları arasında yaşadı. Aslen Polonyalı bir doktor olan Rubinstein’ın yanık kremleri ile başladığı kozmetik dünyasındaki yolculuğu, ona büyük bir ün kazandırdı. “Güzelliğin Kraliçesi” olarak tanındı.

Rosa Parks 

1913-2005 yılları arasında yaşayan Rosa Parks, siyah ve beyazların eşit olmadığı bir dönemde ABD’de bir otobüste, kendisine yer vermesini emreden bir beyazı reddederek siyahilerin ilk mücadelesini başlatan kadındır. Hapse girdikten sonra ülkedeki siyahiler onun protestosunu devam ettirdi. Parks, 20. yüzyılın “İnsan Hakları Savunucusu” seçildi.

Safiye Ali

Bu toprakların ilk kadın doktoru. 1891-1952 yılları arasında yaşayan Safiye Ali, Balkan Savaşı sırasında cepheden gelen birçok yaralıyı gördükten sonra doktor olmaya karar verdi ama o dönemde bir kadının tıp okuması imkansızdı. Almanya’ya gitti, kadın ve çocuk hastalıkları üzerine eğitim aldı ve Kurtuluş Savaşı bitiminde yurda döndü. Cağaloğlu’nda bir klinik açtı, süt ve bakımevlerinde çalıştı, Türkiye’yi yurtdışında düzenlenen tıp kongrelerinde temsil etti. II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’da yaralananların ve hastaların bakımını da üstlendi.

Süreyya Ağaoğlu

Türk tarihinin ilk kadın avukatı olan Süreyya Ağaoğlu, aynı zamanda güçlü bir kadın hakları savunucusuydu. 1903 yılında doğdu, 1989 yılında hayatını kaybetti. 58 yıl avukatlık yaptı. Hukuk fakültesine kaydını yaptırmak istediğinde de birçok sorunla karşılaştı. O dönemde kız öğrenci olmadığı için üniversite rektörü Haldun Taner’in babası, Selahattin Bey’e başvurdu. Erkek ve kadınların farklı saatlerde ayrı ayrı eğitim aldığı dönemde, dik bir duruş sergiledi.

Afife Jale 

Sahneye çıkan ilk Müslüman kadın. 1902-1941 yılları arasında yaşadı. Müslüman kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde zoru başardı. Yaptığı iş yüzünden defalarca polis tarafından arandı, hatta yakalandı. Hakkındaki suçlama, “devletine, dinine, milletine karşı çıkmak”tı. Afife Jale, 1923’te Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk kadınının sahneye çıkma yasağını kaldırmasıyla tekrar oyunculuk yapmaya başladı. Yoğun baş ağrıları nedeniyle tiyatroyu bıraktı, 39 yaşında hayatını kaybetti. Afife Jale Tiyatro Ödülleri ile her yıl anılmaya devam ediyor.

Leyla Gencer

1928 yılında doğdu, 2008 yılında İtalya Milano’da hayata gözlerini yumdu. “Türk Diva” Leyla Gencer, dünya çapında tanınan sopranolarından biri… Hem seçkin opera sahneleriyle hem de resitalleriyle Batı ülkelerinde “La Diva Turca”, “La Gencer”, “La Regina” olarak ünlendi. 50’lerde değeri Türkiye’de bilinmeyen, 1960 yılında Ankara Devlet Operası’nda anlaşması feshedilen Leyla Gencer, 90’lı yıllarda devlet sanatçısı oldu. 1995 yılından bu yana Leyla Gencer anısına İstanbul’da iki yılda bir uluslararası şan yarışması düzenleniyor.

Dian Fossey

Hayatını Afrika’da, vahşi hayvanlara, özellikle dağ gorillerine adayan bir zoolog, çevrebilimci. “Sisteki Goriller” filmine ilham veren Fossey, 18 yılını Ruanda Milli Parkı’nda geçirdi. Pek çok türün korunmasını ve kurtulmasını sağladı; doğal sistemin ve dünya dengesinin korunması için emek verdi. 1932 yılında doğan Dian Fossey, 1985 yılında bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Oprah Winfrey 

1954 yılında doğan Oprah Winfrey; başarılı bir oyuncu, aktivist, yapımcı, medya imparatoru ve dünya çapında bir yıldız… İyi bir girişimci olarak da kadınlara ilham veren Winfrey, Harpo Productions’ın sahibi. Zor bir çocukluk geçirdi, 17 yaşındayken Bayan Siyahi Tennessee güzeli seçildikten sonra yayıncılık hayatı başladı. Tam burs aldı ve yerel televizyon kanalında sunuculuk yapmaya başladı. 1976 yılında ilk sohbet programını yaptı. Şimdi milyonlarca hayranı var. ABD’nin en zengin ve saygın kadınlarından.

J.K.Rowling

Harry Potter’ın yazarı. 1965 doğumlu İngiliz yazar, boşanmanın ve annesinin ölümünü üzerine yaşadığı depresyondan çıkabilmeyi yazı yazarak başarabileceğine inandı ve başardı da! Çocukluğundan beri olan bu tutkusuna yöneldi. Uzun bir zaman sonra Harry Potter’in ilk serisi olan ‘Harry Potter ve Felsefe taşı’ bölümünü bitirdi. 12 yayınevine başvurdu ama reddedildi. Daha sonra küçük bir yayınevi, kitabı bastı ve ardından satış rekorları geldi. Günümüzün en çok kazanan yazarlarından biri.

Susan Wojcicki

1968 yılında doğan Susan Diane Wojcicki, Time dergisi tarafından “İnternetteki En güçlü Kadın” seçildi. Google’da Reklamcılık ve Ticaret’in başkanlığını yaptığı dönemde YouTube’u satın alan kişi olarak bilinen Wojcicki, daha sonra ise YouTube’un CEO’su oldu.