Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Ayla Yöneyci

Gençlik Treni Günlüğü – Ayla Yöneyci

Gençlik Treni’nin ilk gününde Konya’ya geldik. Beni fazlasıyla şaşırtan bir şehir oldu. Buraya gelmeden önce fazlasıyla önyargılarım vardı, gördüğümde ise düşüncelerim tamamen değişti. Konya’yı Anadolu’nun büyük bir ovasında kalmış köyden farksız ve insanların yabancılara karşı önyargılı olduğunu düşünmekteydim. Oysa benim bugün gördüğüm Konya geçmişine sahip çıkmış, yeniliğe de bir o kadar açık bir şehirdi. Mevlana ile bilinen Konya’da Mevlana Müzesi haricinde gezilip görülmesi gereken, insanı geçmişe götüren camileri, türbeleri ve kiliseleri de vardı. Fakat beni en çok etkileyen Mevlana Müzesi oldu. Mevlana Müzesi’ne ilk girdiğimde ney sesiyle büyülenmiştim. Hemen arkasından gördüğüm sandukalar beni ölümden sonrasını düşünmeye itmişti. İçeriye doğru ilerledikçe dua edenler gözlerini kapatıp, ney sesiyle huzura eren insanlar vardı. Biraz daha ilerlediğimde ise o zamanlarda giydikleri kıyafetler gördüm. Burada her şey özenle korunmaktaydı. Kelimelere dökülemeyecek kadar insanı huzurla dolduran bu müze sadece Konya’ya gelindiğinde değil özellikle gelinip, görülmesi gereken yerlerden biri.

Gençlik Treni’nin son gününde öğrenci şehri olarak bildiğim Eskişehir’e geldik. Sabah ilk olarak ilk Türk otomobili olan Devrim’i görmeye gittik. Bu otomobilin öyküsünü bildiğim için etkilenmemek elde değildi. Kısa bir süre otomobile baktıktan sonra Eskişehir’in diğer güzelliklerini sırasıyla görmeye başladık. Bu şehirde her yerde heykeller görmek mümkündü. Bunun nedeni ise belediye başkanının sanatçı olmasıydı. Bu şehirde beni en çok şaşırtan denizin gelmiş olmasıydı, her şey o kadar tasarlanmış ki, denize hasret Eskişehir insanının, kendini denizde hissetmesi için havuzun kenarlarına kum bile getirilmişti. Kendini çok fazla geliştirmiş olan bu şehrin gördüğüm her yerden farklı bir güzelliği var. Gençlik Treni sayesinde buraları görebildiğim için çok şanslıyım. Umarım herkes Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği bu tür aktivitelere katılma fırsatı bulur.

Gezinin ikinci gününde siyasetin nabzının attığı Ankara’ya geldik. Çok hızlı bir gelişim süreci gösteren başkent Ankara’nın etrafı bozkırlarla kaplı, fakat şehir içine geldiğimizde yemyeşil bir yerdi. Burası, Ankara birbirinden güzel yapılarıyla başkent olmanın onurunu insana hissettirmektedir. Bu şehir Atatürk’ün bizlere bırakmış olduğu bir eserdir. Bu nedenle Ankara dendiğinde akla ilk gelen isim Atatürk’tür. Durum böyleyken de Ankara’ya gelip Anıtkabir’e gitmemek olası bir durum değildir. Biz de bu nedenle olsa gerek gezimizde ilk olarak Anıtkabir’e gitmeyi tercih ettik. Anıtkabir’e gittiğimizde ilk gördüğümüz aslanlı yol oldu. Barışı simgeleyen aslanlar saygıdan ödün vermemek için aralık bırakılarak döşenip başımızın aşağıya eğik şekilde yürümemizin sağlanması ne kadar ince düşünülerek yapılmış bir yer olduğunu göstermekteydi. Yolun bitiminde anıtkabir vardı. Anıtkabir’i ziyaretten sonra yan tarafındaki müzeye girdik. Bu kadar güzel bir müze beklemiyordum. Ülkemizin nasıl zorluklarla kurulduğunu bir kez daha hissettiren bir müzeyle karşılaştım. Çanakkale Savaşı, Büyük Taarruz ve Sakarya Meydan Savaşı’nın panoraması insanı derinden etkiliyor. Türkiye’de yaşayan ve Türküm diyen herkesin kesinlikle gelip görmesi gereken bir yer burası.

Gençlik Treni’nin son gününde öğrenci şehri olarak bildiğim Eskişehir’e geldik. Sabah ilk olarak ilk Türk otomobili olan devrimi görmeye gittik. Bu otomobilin öyküsünü bildiğim için etkilenmemek elde değildi. Kısa bir süre otomobile baktıktan sonra Eskişehir’in diğer güzelliklerini sırasıyla görmeye başladık. Bu şehirde her yerde heykeller görmek mümkündü. Bunun nedeni ise belediye başkanının sanatçı olmasıydı. Bu şehirde beni en çok şaşırtan denizin gelmiş olmasıydı. Her şey o kadar tasarlanmış ki, denize hasret Eskişehir insanının kendini denizde hissetmesi için havuzun kenarlarına kum bile getirilmişti. Kendini çok fazla geliştirmiş olan bu şehrin gördüğüm her yerden farklı bir güzelliği var. Gençlik treni sayesinde buraları görebildiğim için çok şanslıyım. Umarım herkes Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği bu tür aktivitelere katılma fırsatı bulur.

Henüz yorum yok
  • güzel bi gezi yazısı olmuş ellerine sağlık.. bir sonraki gençlik treni etklinliğine katılmayı düşünüyorum güzel yerlere gidiyomuş tren

  • GENÇLER GEZİP GÖRÜYOR ÜSTÜNE YAZIYORLAR GENÇ OLMAK VARDI ÇOK GÜZEL TEBRİK EDERİM

  • keşke daha önceden haberim olsaydı böyle bi etkinlikten bende yararlanabilseydim çok güzel anlatmışsın.

  • çok güzel olmuş tebrik ederim

  • çok beğendm çok güzel anlatmışsn gezdiğmz yerleri kalemine yüreğine sağlık

  • çok güzel anlatmışsın tebrik ederim

  • Harikaa olmuuş bayıldıım ellerine sağlık. Önceden haberim olsaydı bende yararlanırdım 🙂

  • cok güzel olmuş çok güzel anlatmışsın tebrikler.

  • çok güzel olmuş tebrik ederim

  • çok güzel yazmışsın tebrik ederim

  • Yüce Antonyo aşkına muhteşeeemm

  • gidip gezmiş kadar oldum sanırım böyle etkinliklerin olması çok güzel umarım yarışmayıda kazanırsın

  • kışında olsa keşke böyle geziler gençler için çok güzel bişey güzel yazmışsın

  • yazınız güzel bir gezi derlemesi olmus..

  • hepinize çok teşekkür ederim ben bu kadar okunacağınıda düşünmemiştim yazarken ama oldu okundu sağolun 🙂

bir cevap yazın