Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Ayşenur Başaran

Gençlik Treni Günlüğü – Ayşenur Başaran

Her şey arkadaşımın Facebook adresime gönderdiği linkle başladı. Önceleri pek umutlu değilken asil listede olduğumu öğrenmemle işler farklı boyuta ulaştı. Üç iyi arkadaş gençlik trenine binecek. Konya, Ankara ve Eskişehir’in tozunu arttıracaktık. Hemen hayaller kuruldu, planlar yapıldı, gezi programı iyice incelendi.15 Temmuz Günü gelip çattığında saat 19.00 olmak bilmedi. İlk kez trende konaklayacak Konya, Ankara, Eskişehir’i gezecek en önemlisi de üç iyi arkadaş unutamayacağımız, bir deneyim yaşayacaktık. Trene yerleştik, arkadaşlarla kaynaştık, sohbet, muhabbet derken zaman nasıl geçmiş anlamadık. Odalarımıza çekildik. Sonra aldı bizi bir düşünce bu yataklar nasıl kurulacaktı. Orasını burasını kurcalaya kurcalaya sonunda bulduk. Beyaz çarşaflara kendimizi bıraktık. Gözümüzü açtığımızda kurak tek tük ağaçların olduğu bir görüntüyle karşılaştım. şeker fabrikaları karşıladı bizi. Konya’yı görmeden rehberlerimizle tanıştıktan sonra geziye start verildi. Her şey düşünülmüştü. Konya’da o kadar çok görülmesi gereken yer var ki; Alaaddin Camii, Şems Tebrizi Cami, Sille, Meram bağları ve tabii ki Mevlana Müzesi. Semazen gösterisini izleyemediğim için üzüldüm, olsun Konya’ya bir daha gelmek için bir bahanem olmuş oldu. Alaaddin Camii’ndeki kolonlar arasında 1500 yıl olması gerçekten çok ilginçti. Sillenin o müthiş dokusu evleri. Meram bağlarının ortasından akan çay o yemyeşil görüntü ve uçsuz bucaksız Konya’nın kuşbakışı panoramik görüntüsü. Konya her şeyiyle güzel gelişmiş bir şehirdi. Etli ekmek yiyemeden gideceğiz derken TEB’in öğle yemeğinde yaptığı sürpriz, etli ekmek jestinden, insanların sıcaklığından, kısacası Konya’da olmaktan büyük bir haz duydum.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın