Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Melike Güven

Gençlik Treni Günlüğü – Melike Güven

8 Temmuz 2012
Babam geldi ve gezi var dedi. Başka zaman olsa uça uça giderdim ama daha dün hayatımı belirleyecek olan bir sınavdan çıktım. KPSS… Bu gezinin bana işkence olacağını düünüyordum, babam TCDD’ nin görevlisiydi kayıt işleriyle o ilgilendi  Bugün Adana’yı gezmişler o kadar isteksizdim ki gezi için zaten Adanalıyım her yeri biliyorum gerek yok diye düşündüm ki yanıldığımı akşam kızların fotolarını görünce anladım çok eğlenmişler.  Bir sene hayattan soyutlanmış bir şekilde ders çalıştığım için babam da bana değişiklik olur diye düşünmüş, baba sonuçta kızının üzülmesine dayanamaz tabi…  Neyse trenin hareket saatine yakın aynı isteksizlikle Adana tren garına geldim. Babam trende kalacağım kompartımana götürdü beni. O kadar tatlı bir yol arkadaşım vardı ki, önce benden 7 yaş küçük olduğunu öğrenince üzüldüm ama tanıdıkça yaşın hiç önemli olmadığını anladım. Şimdi tatlı yol arkadaşıma sesleniyorum teşekkür ederim CEREN İLAYDA MUTLU… Ceren bugün Adana gezisine de katıldığı için bütün kızlarla tanışmıştı maşallah  Onun sayesinde bende diğer kızlarla tanıştım Serap, Eylül, Ezgi, Elif ve diğerleri… Yavaş yavaş ortama alıştım galiba bir gün öncesini düşünmemeye başladım. Bu gece yolda geçiyor sabah Sivas’ ta olacağız. Biraz enerji depolamak için uyumam gerekiyor yarın görüşmek üzere…

——————————————————————

9 Temmuz 2012…
İşte Sivas’ tayız… Gezinin Adana-Sivas-Divriği-Kayseri olduğunu duyunca da isteksizliğim desteklenmişti çünkü daha önce gittiğim yerlerdi hepsi Divriği hariç… Adana memleketim zaten, Sivas’ ta da babamın görevi nedeniyle 2 sene yaşadık  gitmek anlamsız diye düşünmüştüm ama tabi ki yanılmışım… Sivas’a inince eski bir aşka rastlamış gibi mutlu oldum, tarih kokan bu şehri hep sevmişimdir zaten… Eğitim derslerinde öğrendiğimiz gibi en kalıcı öğrenme yaparak yaşayarak öğrenmedir bu nedenle KPSS’ ye hazırlanırken Atam’ ın “ Cumhuriyet’in temelini burada attık” dediği şehirle ilgili bütün sorular benimdi, gözüm kapalı işaretleyebilirdim… Eski dostla hasret giderdik bugün, Gök Medrese, Sivas Kalesi, Buruciye Medresesi, Çifte Minare, Sivas Kongre Müzesi, konaklar… Belki yüz kere önünden geçtiğim bu yerler hakkında o kadar detay bilgiler öğrendim ki inanılmaz. Tarihimiz o kadar zengin ki bütün dünya bize gıpta ediyor bence bu değerlere sahip çıkmamız gerektiğini bir kere daha anladık bu gezi sayesinde… Serbest zamanda da Sivas’ı bilen biri olarak kızları hediyelik eşya satan yerlere götürdüm eee Sivas’a gelip de bir şey almamak olmaz  Daha sonra tekrar trenimize döndük Sivas Divriği ‘ye geçeceğiz tabi ben eski aşkım Sivas’la sessizce vedalaştım, Yaşar şarkısında der ya “aşk sevdiğim şehirler gibidir” diye ben de diyorum ki “sevdiğim şehirler aşk gibidir” onlara her dönüşümde beni heyecanlandırır, her yerinden bir anı fırlar, her noktasında bırakılmış bir duygu yatar, emanet ettiğin şeyler vardır sadece ikinize ait olan ve bundan dolayı her ayrılış dokunur insana. Belki tekrar gelirim dedim içimden, sende kalan bir şeyler var diyerek, gözyaşlarımı içime akıtarak…
KPSS de sık sık karşılaştığımız meşhur Divriği Ulu Cami karşımızda bütün ihtişamıyla. O kadar büyüleyiciydi ki insan etkilenmeden edemiyor tabi… Zamanına göre o kadar güzel bilgilere sahip olan Atalarımızla tekrar gurur duydum… Bu güzel tarihi eser görülmeye değer. Tekrar trenimize döndük sıra Kayseri’ de… Biraz kızlarla tabu oynadık eee dostluklar pekişmeli demi ama  Şimdi uyuma zamanı yarın uzun bir gün olacak…

düşünmemeye başladım. Bu gece yolda geçiyor sabah Sivas’ ta olacağız. Biraz enerji depolamak için uyumam gerekiyor yarın görüşmek üzere…

——————————————————————

10 Temmuz 2012
Sabah Kayseri’ye indik, ilk önce Kadir Has Müzesi’ne gittik. Burası dijital bir müze. Birinci katta Kayseri’ nin minyatür bir planı var çok hoşuma gitti  İkinci katta ise Mimar Sinan’ın eserleri tanıtılıyor. Hayatımın bir parçası olan KPSS’ de Mimar Sinan’ın sadece çıraklık, kalfalık, ustalık eserlerini öğrendik oysaki daha fazla eseri var, hem de çok daha fazla… Neyse sıra da Ağırnas var. Önce Mimar Sinan’ın evine gittik, rehberimizin bilgileri eşliğinde. Daha sonra yeraltı şehrine gittik, teknoloji olmadan insanlar kendilerini korumak için neler yapmış hayretler içinde dinledik. Daracık tünellerden geçerek bölmeleri küçük küçük odaları görüyoruz çok ilginç geldi bana. Tekrar yola çıktık ve şehir merkezine geldik. Kayseri Kalesi ve GüpGüpoğlu Konağı daha sonra Etnografya Müzesi… Yine tarihi kalıntılar ve ilginç bilgiler.
Artık serbest zaman verdiler kızlarla mantı yemeye gittik Kayseri’ ye gelip de yemeden gitmek olmaz yani. Aradık aradık bir mantıcı zor bulduk. Ve hayal kırıklığı böyle mantı mı olur ya? Bizim yüksük çorbası dediğimiz yemeği mantı diye getirdiler. Neyse buna da şükür diyerek yedik mantılarımızı ve buluşma noktamıza geldik ve tekrar trenimize geldik. Bugün gezimizin son gecesi. Akşam yemeğimizi yedikten sonra kızlarla oturduk. Fotoğraflarımızı paylaştık, telefon numaraları, mail adresleri alındı. Son kez tabu oynadık, çay içtik… Ve vedalaştık çünkü biz Adana yolcuları Tarsus’ ta ineceğiz, onlar devam edecek Mersin’e…
Çok güzel günler geçirdim, tren yolculuğunun bu kadar güzel geçeceği hiç aklıma gelmezdi. Çünkü babam sayesinde hayatımız trende geçti diyebilirim ama hiç bu kadar güzel bir tren yolculuğu yaşamamıştım. İşte böyle sevgili günlük başta isteksiz başladığım yolculuğu sonunda iyi ki gitmişim sözleriyle bitirdim. Emeği geçen herkese teşekkürler…