Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Samet Bayır

Gençlik Treni Günlüğü – Samet Bayır

15- 19 Temmuz İstiklal Gençlik Treni
Bir gençlik projesi daha sonlanıyordu. Gençleri bir araya getiren ve asıl amacına ulaşan bir proje daha sonlanıyordu. İstiklal gençlik treni ilk yolculuğa başladığı yere yani Samsun’a misafirlerini geri götürüyordu. Bizleri ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getiren bu proje asıl amacına ulaşıyor, bizlerin gülerek, eğlenerek, kaynaşarak, ülkemizi, dünümüzü, tarihimizi gezerek öğreterek yepyeni bir neslin, birbirini seven bir gençliğin oluşmasına ne büyük bir katkı sağlıyordu. Yolculuk başladığı yerde, Samsun Garı’nda sonlandı. Hem de aynı şekilde, o anı ölümsüzleştirerek.

Temmuz 15, yetmişe yakın gencin beklediği gündü. Samsundan hareket edecek olan İstiklal Gençlik Treni yolcuları da saatinden önce gara gelmiş ve dört gözle trenin hareket saatini bekliyordu. Sıcak bir gündü, ılık ılık esen rüzgâr yaprak kıpırdatmıyor ve terlememize engel olamıyordu. Yolculuk, treni arkamıza alarak çektirdiğimiz bir fotoğrafla başladı ve aynı şekilde o anı ölümsüzleştireceğimiz bir fotoğrafla da son bulacaktı. Tekerlekler yavaş yavaş raylarla buluşuyor ve tren şehir merkezinden uzaklaştıkça tekerlekler yağın tavada eriyişi misali hızla akıp gidiyordu. Bu tren Karadeniz’in birçok kentinden gelen gençlere ev sahipliği yapacaktı. Anadolu’yu bir araya getirmişti İstiklal Gençlik Treni. Aynı Kurtuluş savaşında olduğu gibi herkes aynı amaçla o trendeydi; aynı amaçla bu geziye katılmışlardı. Farklı hayatlar farklı yaşamlar bir araya gelmişti. Çoğumuz ilk defa tren yolcuğu yapıyorduk. İlk defa trene misafir oluyorduk. Uzun ince bir yoldaydık Aşık Veysel deyişiyle. Gidiyorduk gündüz gece. Beş gün misafir olacaktık trene, beş gece kapılarını açacaktı bize tren…
İlk durak şehzadeler şehri Amasya’ydı. İlk yaptığımız şey gar önünde o anı ölümsüzleştirmek oldu. Her sokağı buram buram tarih kokan, sokaklarında kendinizi tarihin bir yaşanmışlığında bulacağınız Amasya daydık. Yeşilırmak şehri ikiye ayırmıştı. Hemen kenarında yapılmış evler, camiler, medreseler. Kim bilir o evlerde kimler yaşamış, kimler gelmiş kimler geçmişti. Kim bilir o avlulu ahşap konaklarda neler neler yaşanmıştı. Kalabalık ailelerin yaşadığı, pencere kenarlıklarında sardunyaların türlü türlü çiçeklerin olduğu, komşuluk ilişkilerinin en derinden yaşandığı o konaklar şimdi müzeye ve restuaranta dönüştürülmüştü. Bu haliyle bile o zamanları hayal edebiliyor ve o anları yaşayabiliyorduk. Şehzadeler konağında Amasya da eğitim görmüş şehzadelerle ve Amasya da valilik yapmış padişahlarla tanıştık. Amasya müzesinde minyatür Amasya’yı sanki havada uçan bir kuşun gözüyle seyrettik. Çağlar öncesinde insanların kullandıkları eşyaları ve günümüz eşyalarını kıyaslayabildik. Mumyalanmış insan cesetleriyle karşılaştık. Uzun bir süre Amasya da kaldık. Tarihi camisini gezme imkânı bulduk. Krallık mezarlıklarına ulaşabilmek için Amasya’nın yaslandığı o koca dağa çıktık ve o koca dağdan Amasya’yı, tarih kokan şehri seyretme imkânı bulduk. Artık gün batıyor o yüce dağlar etrafındaki Amasya karanlığa bürünüyordu. Havanın kararmasıyla esmeye başlayan rüzgâr, Yeşil Irmak’ın çıkardığı ses sanki tarihten gelen sesti, sanki ırmak kenarında evinde bebeğine ninni söyleyen bir annenin sesi gibi geliyordu. Işıl ışıldı Amasya, havanın kararmasıyla, gökyüzünü süsleyen yıldızlarla daha da güzelleşmişti. Yüzyıllar önce yapılmış krallık mezarlıkları yüce dağdan Şehzadeler şehrini seyrediyordu.
Saat 23:00 gibi yeniden raylar üzerindeydik. Güzel bir gece bizi bekliyordu. Tekerleğin çıkardığı ses ninni, trenin sallanışı da beşik gibi geliyordu. Güneşin doğumuyla, Divriği’deydik.  Kısa bir süre kaldık burada. Ulu cami ve şifahaneydi gezeceğimiz yer. Adı gibi ulu bir camiydi ulu bir çınarı andırıyordu, her bir taşının manası olan, her bir taşına anlam yüklenmiş ve geometrik şekillerle anlatılmış bir ansiklopedi gibiydi. Caminin ve şifahanenin her bir noktasında altın orana rastlanıyordu. Yani mucizeye. Sanki ulu bir çınarın gövdesinde oluşan şekiller ulu caminin duvarlarına, tavanına işlenmişti. Kuran-ı kerimi duvarlarda görebiliyor ve Mengücekoğullarının mimaride ne kadar geliştiğini hayretle izliyorduk. Yolculuk devam ediyordu, yeniden trendeydik. Uzun ince raylar üzerinde Sivas’a doğru yol aldık. Aynı Mustafa Kemal Atatürk gibi onun gittiği yoldaydık Türkiye’nin temellerinin atıldığı, bağımsızlık mücadelesinin başladığı, Türk milletinin ve devletinin kaderinin belirlendiği, Amasya genelgesinin çıkarıldığı yerden kurtuluş kongresinin yapılacağı Sivas’a doğru yol almıştık. Samsundan başlayan, Amasya, Sivas, Erzurum da sonlanan bu büyük ülkeyi ve ulusu zafere ulaştıracak olan bir yoldaydık. Anadolu halkını esir bir millet olmaktan kurtaran, ulusal bir direnişe zemin hazırlayan bir yoldaydık. 19 Mayıs 1919’da başlayan bir direnişti. Yani bundan 93 yıl önce. Atatürk geçtiğimiz yollardan geçiyordu, şimdiyse bizler Cumhuriyet’in yetiştirdiği biz gençler. Ovalar, bozkırlar, ırmaklar, ağaçtan yoksun dağları seyrettikçe milletin o fakirlikte o kimsesizlikte bağımsızlık için ırmaklar gibi coştuğunu 93 yıl sonra hissedebiliyordum. Sivas bizi bekliyordu, biz de Sivas’ı. Sabah saatlerinde Sivas’ taydık. Bizi Çifte minareli medrese ve o ihtişamlı kapısı karşıladı. Selçukluların eğitime ne kadar önem verdikleri apaçık ortadaydı. Tarih bunu dimdik ayakta duran yapılarıyla gösteriyordu. Sivas, savaşlara istilalara rağmen Timur’un saldırısına rağmen ayakta kalmış, bir şehirdi. Tarihi dokusunu koruyabilen nadir bir yerdi. Timur’un Yıldırım Beyazıt’a karşı başlattığı Ankara Savaşına rağmen, dökülmüş toplara, barbarca yapışmış saldırılara rağmen dimdik ayakta duran bir şehirdi. Sivas kongresinin yapıldığı, halkın milli mücadeleye davet edildiği şehirdi. Geniş caddeler,  tarihi devlet daireleri ve o kavurucu, kuru sıcak esen rüzgârıyla ve bir o kadar sıcak insanları olan bir şehirdi. Yolculuk devam ediyordu, Sivas tren istasyonundan ayrılık vakti gelmişti.
Şimdi uzun mu uzun bir gece yolculuğu bizi bekliyordu. Şimdiki duraksa başkent Ankara’ydı. Raylarla buluşan tekerlekler annenin yavrusuna söylediği ninni gibi geliyordu, annenin yavrusunu ayağında salladığı gibi yıllara meydan okuyan bu demiryolu da beşikteymişiz gibi bizi sallıyor ve uykuya dalmamızı sağlıyordu. Gün doğmuştu. Murat abi haydi arkadaşlar kahvaltıya diyor, uykulu gözlerle ve yeni bir günün verdiği heyecanla kahvaltı yapılıyordu. Ve Ankara garına ulaşmıştık artık. Kalabalık bir Ankara sabahıydı. Her yerde parti bayrakları, meğer bir parti kurultaya hazırlanıyor ve zaten kilitlenen trafik daha çekilmez bir hal alıyordu. Anıtkabir ziyaret edilecekti. Atatürk’ün kabri başında duamızı ettik. Müzeyi gezdik, Anıt tepeden Ankara’yı seyretme imkânı bulduk.  Kabrinden Ankara’yı ve Ankara Kalesi’ndeki sancağı izleyen Atatürk gibi. Milletin sesinin ilk defa duyulacağı ulusal egemenliğin en büyük kanıtı olan TBMM ‘indeydik. Daha öncede gelme imkânı bulmuştum buraya ama bir rehber eşliğinde ilk defa geliyor ve gezi çok daha lezzetli bir hale geliyordu. Hocaların hocası, yani Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan Akşemseddin ve onunda hocaları olan Hacı Bayram Veli’nin huzurundaydık. Türbesini ziyaret ettik. Ve Bizans sarayının üzerine inşa edilen camide namaz kılma imkânı bulduk. Ankara kalesinden Ankara’yı bir kuşun gözünden seyrettik. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaldığı evi ve Taceddin dergâhını ziyaret ettik.  Muhsin Yazıcığıoğlu’ nun kabri başında duamızı ettik. Tarihi Ankara evleri ve sokaklarında gezintiye çıktık. Ankara’nın bambaşka bir yüzüydü burası, tarihe açılan bir kapısıydı sanki. Anadolu medeniyetleri müzesini inceleme ve tarihi eserleri görme imkânı bulduk. Ankara ‘da ki son ziyaret yerimiz adı gibi kocaman bir camiydi. Kocatepe cami. İçyapı olarak Sultan Ahmet, dış yapı olarak ise, Selimiye’ye benziyordu. Yani, içiyle İstanbul’u dışıyla Edirne’yi bütünüyleyse mimarların mimarı Koca Sinan’ı hatırlatıyordu. Mimar Sinan’ı yansıtıyordu.  Gençlik parkında akşam yürüyüşümüzü, lunaparkta eğlencemizi ve su şölenini izledikten sonra yeniden gardaydık yani yeniden yollarda. Yolculuğun son gecesiydi. Bir gün sonra geziye başladığımız yer olan Samsunda olacaktık. Bitmesini istemesem de bir gezinin daha sonuna yaklaşıyorduk. Son durak Kayseri’ydi.
Gençlik treni raylarda hızla ilerlemeye devam ediyordu. İşadamları, siyasetçi, sanayiciler yetiştirmiş şehir Kayseri’deydik. Mimar Sinan’ın şehrindeydik. Kayseri annelerimizin çember kenarında el emeği göz nuru işledikleri oya misali emek harcanmış, nakış gibi işlenmiş bir şehirdi. Sanki Mimar Sinan’ın şehrindeki o güzellik, eserlerindeki inceliğin ve sanatsallığın bir yansımasıydı.  Kadir Has Müzesiydi, ilk durağımız.  Sonra, Ağırnaslar da Sinan’ın doğduğu köyde ve evindeydik. Bu köy yer altı şehrinin üzerine inşa edilmiş bir köydü. Ve gitmişken bu yer altı şehrini gezmeden dönmek olmazdı ve böyle de oldu. Devasa bir şehirdi. Küçücük bir çocuğun geçebileceği tünellerle bağlantısı sağlanan ilginç bir yerleşim yeriydi. Bu tarihi yerden sonra yeni yapılan Kadir Has Stadyumunu gezdik, Erciyes’e teleferik ile çıktık ve eşsiz manzarası karşısında büyülendik.
Bir gençlik projesi daha sonlanıyordu. Gençleri bir araya getiren ve asıl amacına ulaşan bir proje daha sonlanıyordu. İstiklal gençlik treni ilk yolculuğa başladığı yere yani Samsun’a misafirlerini geri götürüyordu. Bizleri ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getiren bu proje asıl amacına ulaşıyor, bizlerin gülerek, eğlenerek, kaynaşarak, ülkemizi, dünümüzü, tarihimizi gezerek öğreterek yepyeni bir neslin, birbirini seven bir gençliğin oluşmasına ne büyük bir katkı sağlıyordu. Yolculuk başladığı yerde, Samsun Garı’nda sonlandı. Hem de aynı şekilde, o anı ölümsüzleştirerek.

Samet Bayır

Son Yorumlar
  • Tebrik ederim güzel bir yazı olmuş

  • Abi çok güzel olmuş eline ve ağizina sağlık.Tebrikler

  • Öyle bir anlatmış ki geziye katılmadığım halde kendimi o gezdiğin yerlerde hissettim.Tarihle özleştirerek anlatmış olman gerçekten çok hoştu.Gençlik treni sayesinde Ülkemiz için önemli olan yerleri görmek ayrıcalık olmalı.Ülkemizin geçmişi hakkında bilinçli bir genç olarak dile getirmen gezdiğin gördüğün yerleri insanı o yaşanmışlıklara götürüyor.. Eminim hayatında önemli bir yer etmiştir. Yaşadığın sevinci,çoşkuyu hissetmek mümkün bu yazınla;)

  • başarılı ve güzel bir yazı çalışması:) çok tebrik ederim:)

  • Ağzın, eline sağlık Sametcim çok güzel anlatmışsın her şeyi insan böle güzellikler karşısında kaybettiği her dakika için inan üzülüyor.Gençlik treni başarılı bir proje olmuş inşallah bizim gibi ülkesi için bu kadar hızla çarpan kalplere da fırsat olur:)))

  • çok açık ve anlaşılır yazmışsınız tebrik ederim,umarım bu proje sizin gibi birçok kişiye ulaşır.

  • Yüreğine sağlık samet çok güzel anlatmışsın gayet başarılı 🙂 tebrik ederim :))

  • Teşekkür ederim hepinize:) Gerçekten çok güzel bir organizasyondu, çok okuyan mı çok gezen bilir sorusuna apaçık bir şekilde cevap veriyordu. Çok okuyan da çok biliyordu ama gezen daha çok biliyor hayal etmenin ötesinde gerçeği görebiliyordu. Dilerim bu tür projeler gelecek yıllar da devam eder farklı hayatları bir araya getirir, ülkesinin bugününü ve dününü gezerek öğrenerek geleceğe daha olumlu bakabilen ülkesini seven en önemlisi de ülkesini tanıyan bir neslin yetişmesinde katkı sağlar. Dilerim gençlik projeleri devam eder ve ülkemizin gençleri bir araya gelerek birbirini tanıma imkanı bulur daha güçlü yarınlara hep birlikte ulaşma imkanı bulabilir…

  • vay be sametcim ne güzel yazmışsın tebrik ediyorum bızde olsaydık o trende keşke 🙂

  • TEŞEKKÜRLER ARKADAŞLAR 🙂 DİLERİM HEP BERABER BÖYLE PROJELERE DAHİL OLURUZ…

  • Okurken resmen bende ortamdaydım. Hoş olmuş gerçekten, kalemine sağlık 🙂

  • tebrıkler kardesım

  • Samet gezgin insanı,
    Yol hikayen ile yolda oldum. Yolculuk insanın piştiği anlamlı bir ritüel. Paylaşımın için teşekkürler. Gençli Spor Bakanlığı’mızın bu konuda ki hassasiyetine minnettarım. Evliya Çelebi’nin coğrafyasına işte böyle güzel organizasyonlar gerek.
    O zaman ne diyelim? Geziyorum öyleyse varım…

  • yüreğine sağlık kardeşim..

  • tebrikler,çok güzel.. gezmek hep güzel:)

  • yavuz, selen, songül, şura, yasin çok teşekkür ettim, mehmet ali dilerim beraberde gitme imkanı buluruz. bakanlığın projeleri bitmiş değil, seyyah projesi var bayramdan sonra devam edecekmiş, bi göz at istersen 🙂

  • Bu hoş metine eleştirel düşünme tarzımla yönelmeden önce söylemeliyim ki emek harcanan bir metindir:)Gençlik projesi takdir isteyen bir çalışma olmakla birlikte,dilerim ki her yıl bu tarz aktiviteler gerçekleşir.Fırsat ayağımıza kadar geldiğinde değerlendirmeliyiz.Aynı yaş gruplarıyla yapılan aktivitelerin keyfi de bir başkadır.Her şehri gezmek ayrı ayrı keyif verir.Bu projeye -gezmek noktasında – dahil olduğun için şanslısın.Anlatımı gayet hoş olan bu metini okumaktan keyif aldım.Başarılar dilerim:)

  • Hasan aynen dediğin gibi , geziyorum öyleyse varım 🙂

  • Sevda gezmek hep güzel:)
    Hakan çok sağol….

  • Kübra gerçektende öyle, gençlik projeleri takdir isteyen çalışmalar , bu projeye dahil olduğum için gerçekten şanslıyım, teşekkür ediyorum yorumun için ….

  • Günlüğünden de anlaşılmak üzere çok hoş ve eğlenceli bir gezi olmuş. yazını okurken her şey film şeridi gibi geçti gözümün önünden ve en güzeli senin gözlerindeki o sevinci görmekti.. umarım bu projelerin devamı da gelir, sevincinin de 🙂 tebrikler…

  • tebrik ederim samet.başarılarının devamını diliyorum.

  • Samet çok güzel bir yprum olmuş Çoook Beğendim. Bende Gençlik Trenine katılmak istemiştim ama kısmet olmadı yazını okuyunca bir daha keşke katılsaydım dedim. Yaşadıklarını iyi bir şekilde betimlemişsin Tebrik Ediyorumm …

  • Tebrik ederim çok güzel bir anlatımdı. Gitmeyi çok istediğim bir geziydi ancak nasip olmadı. Senin dilinden yaşamış oldum tekrar tebrik ederim arkadaşım, hemşehrim 🙂

  • Kardeşim yüreğine sağlık çok sevindim adına ve gururlandım ayrıca …Proje çalışman içerik olarak amatörce hazırlanmış olsa da içine kattığın samimi duygu bunun fazlasıyla önünde.Değerli çalışmalarını merakla bekliyorum sevgili samet.Bol şanslar…

  • Çok başarılı sametcim, tebrik ederim, sayende gitmiş kadar oldum:)

  • tebrikler kardeşim 😀

  • Çok sağol Büşra… dediğin gibi eğlenceliydi bi o kadarda öğretici dilerim her yıl tekrarlanır 🙂

  • CANAN ÇOK TEŞEKKÜRLERR 🙂

  • ÖZGE SANA DA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM, GENÇLİK TRENİNİ KAÇIRMIŞ OLABİLİRSİN AMA; BAKANLIĞIN SEYYAH PROJESİ VAR DUYURULUR 🙂

  • Nasuh inşallah gelecek sene beraber gitme imkanı bulabilirz…hemşehrim 😀

  • Samed gücün çok teşekkürler okuduğun için…

  • Rıdvan çok sağol, yorum için 🙂

  • ERDAL ÇELEBİM ÇOK SAĞOL, SENİN GİBİ KALEMİ USTACA KULLANAN BİRİNDEN DUYMAK BU SÖZLERİ ÇOK GÜZEL SAĞOL VAROL :d

  • DUYGU SAYEMDE GİTMİŞ KADAR OLDUYSAN NE MUTLU, TEŞEKKÜRLER….

  • ADEM ÇOK SAĞOL KARDEŞİM 🙂

  • cok guzel bir yaz olmus Sametcim. Okurken kendimi orda hissetim cok begendim, tebrik ederim. Basarilarinin devamini dilerim.

  • tebrikler, güzel bir yazı olmuş.

  • Muthis olmus samet bey elinize saglik

  • GERÇEKTEN GÜZEL OLMUŞ TEBRİKLER

  • çok güzel bir yazı olmuş 🙂

  • Tebrikler sevgili Samet güzel ifade etmişsin…

  • Çok güzel bir yazı. Gözlemlerini bu denli aktarabilmen çok başarılı, tebrik ediyorum Samet.

  • Samet daha önce yazacaktım ama ancak tam okuyabilme fırsatı buldum. Çok güzel bir anlatım olmuş, emeğine sağlık. Nice yolculuklara… 🙂

  • Çok teşekkürler Serap, emeğimize sağlık seninde paylaşımın gerçekten güzeldi 🙂

  • Kalemine sağlık Samet tebrikler devamını bekliyorum …

  • Güzel olmuş tebrikler

  • güzel bir yazı olmuş tebrikler

  • Güzel bir gezi, güzel bir yazı… Yazın sayesinde Gençlik Treni’nde yerimizi almış olduk. Nice güzel yolculuklara… Sevgiler, selamlar…

  • harika olmuş yazın, sana bol eğlenceli yeni maceralar diliyorum.

  • Çok güzel yazmışsın, tebrik ederim.

  • Tebriklar Samet, inşallah devamı gelir böyle gezilerin.

  • Samet iyi ki gitmişsin ve de yazmışsın. Biz de görmüş kadar olduk!

  • Nur çok teşekkür ederim , kendini anlatıığım yerlerde hissedebilmen çok güzel sağol 🙂

  • Murat, günlüğü okuduğun ve yorumun için çok teşekkür ederim 🙂

  • Mehmet Kus çook teşekkürler 🙂

  • YAVUZ ÇOK SAĞOL 🙂

  • SEVDA İLGİN ALAKAN İÇİN TEŞEKKÜRLER 🙂

  • K HAKAN ÇOK SAĞOL BUNU HİSSEDEBİLMEN ÇOK GÜZEL 🙂

  • SEVDA ÇELEBİN SENİN KALEMİN KADAR GÜÇLÜ DEĞİL ; AMA ÖZGÜN VE İÇTEN Bİ ŞEKİLDE ANLATMAYA ÇALIŞTIM ÇOK SAĞOL 🙂

  • tebrik ederim, çok güzel bir proje…

  • ASLI GÜZEL YORUMUN İÇİN TEŞEKKÜRLER 🙂

  • RAMAZAN HOCAM İLGİNİZ İÇİN , ÇOK TEŞEKKÜE EDERİM 🙂

  • ELİF ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM YORUM İÇİN 🙂

  • çok teşekkürler Enes 🙂

  • Enes devamı seyyahla gelecek inşallah 🙂 İstanbul bekle bizi 🙂

  • Merve , Cansu teşekürler ayrıca seyyah tavsiye edilir; bayramdan sonra geziye ne dersiniz 🙂

  • HEY MİLLET GÜZEL Bİ PROJE DAHA VAR YENİ ÖĞRENDİM,
    25. DÜNYA GENÇLİK GEMİSİ BAŞVURULARI BAŞLAMIŞ 🙂
    Programın tamamına katılabilmek (23 Ocak – 22 Şubat 2013),
    • Programdan önce yapılacak olan ön hazırlık toplantılarına katılabilmek,
    • Bedenen ve zihnen uzun süreli bir yolculuğu, özellikle de gemi yolculuğunu kaldırabilecek durumda olmak,
    • 18 – 30 yaş arasında olmak (1 Nisan 2012 itibari ile),

    • Gençlik etkinliklerinde veya kuruluşlarında aktif katılımcı olmak,
    • İNGİLİZCE’Yİ iyi düzeyde anlayıp konuşabilmek,
    • Program süresince grupla uyum içinde hareket etmenin önemi ve gereğinin bilincinde olmak,
    • Türk kültürü ve toplumunu iyi tanımak, bilgi birikimiyle araştırma ve tartışmalara aktif olarak katılabilecek düzeyde
    olmak,
    • Japonya’ya ve Japon kültürüne ilgi duymak,
    • Daha önce Japon Hükümeti tarafından yürütülmüş olan bir programa katılmamış
    olmak.
    İNCELEMEK İSTERSENİZ 🙂
    http://www.gsb.gov.tr/site/​duyurular.aspx?news=991

  • Musa hocam çok teşekkür ediyorum ilginiz alakanız ve zamanınızı ayırdığınız için 🙂

  • Fatma ve Serin çok teşekkür ediyorum sizlerede sağolun 🙂

  • Fatma Akan dileğin inşallah gerçek olur da bu tür projeler her yıl düzenlenir ……

  • Fatma Su çoook teşekkürler 🙂

  • Zeynep yaniçun; gerçekten güzel projeydi gerçekten 🙂

  • sametçimmm tebrikk ediyorummm gerçektennn çokk başarılı olmuş..gerçektenn anlatımın alıpp beniii götrdüüü gittiiğinn yerleree :)) betimleme tekniğiine teşbihh sanatına bayıldımm ..böyle bir projede yer aldığınn içinn ne mutluu sana.. başarılarınınn dewamını diliyorum emeğine sağlık 😉

  • Çok teşekkürler Sezen, desene gittiğim yerlere beraber gittik böylece :)) Sağol varol …..

  • Kutluyorum Samet çok güzel anlatmışsın her şeyi 🙂 Okurken ben de yaşadım hepsini:)

  • Songül bu yılki projeyi sana söylemekte geç kaldım ama haberin var artık gelecek sene haziran bakanlığın sitesinde olsun kulağın gözün 🙂 takip et gençlik kampları, ve gezi programları düzenleniyo ben ilk defa katıldım dilerim gelecek yıllar gitme imkanı bulursun o anı yaşarsın 🙂

  • inşallah bizim gibi ülkesi için bu kadar hızla çarpan kalplere da fırsat olur:))) ne güzel söyledin Selen inşalllah inşalalah :))

  • Yavuz teşekkür ettim bu gezi de bize güzel, komik anlar yaşattın iyi bi oda arkadaşısın …. diğer yollarda buluşmak üzere … geziyoruz o halde varız yavuz :))

  • Kuzen çoook teşekkür ederim:) şura gezmek güzel ve kalabalık gezince daha bi güzel :

  • Yasin Rıdvan Belen çook teşekkür ederim zahmet edip okuduğun ve yorumladığın için ……

  • Arkadaşım okumaktan çok zevk aldığım hoş sohbet bir metin olmuş tebrik ediyorum seni.. Ülkemizin güzelliklerin güzel gören gözlerine, görülen güzellikleri ve oralarda yaşadığın güzel anları kelimelere döktüren yüreğine ve bu metni bizlere yazıp paylaşan ellerine sağlık..

  • Teşekkür ettim Ayşe 🙂 Sağol ….

  • HEM gezi hem de yazı çok güzel olmuş .Etkinlik de çok güzel .

  • Sametciğim yazını yeni gördüm çook güzel ifade etmişsin yüreğine sağlık

  • Nermin hocam çok teşekkür ettim, edebiyatçıdan duymak bunu çok daha güzel….

  • Çok teşekkür ettim Zinnet hocam 🙂

  • Yorumumu çoktan yazmıştım ama yayımlanmamış malesef, Samet. Telefondan internete girince yaptığım işlemlere güvenmemeliymişim.

    Yolculuktaymış hissini tattırdı bana bu gezi yazın. Ayrıca başkasının günlüğünü açıp okumak gibi bir yandan. Oldukça samimi…

  • Metin çok teşekkür ederim güzel yorumun için … gezi yazımın yolculuktaymışsın hissini taddırması sana ne güzel .

bir cevap yazın