Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Elif Çakmak

Gençlik Treni Günlüğü – Elif Çakmak

‘Bu Memleket Bizim’ sloganıyla çıktığımız bu yolda ilk durağımız Amasya’ydı. İlk defa trene binme heyecanını yaşarken bir anda kendimi hiç gidemediğim ama onu tarihten yaptığı sancak görevlerinden ve tarihi evleriyle bildiğim yerdeydi. Bu şehre ilk geldiğim zaman beni bu şehre çeken bir şeyler  olduğunu fark ettim. Yeşilırmak’ın iki kıyısına kurulan bu şehir birçok tarihi olaylara şahit oldu, bir çok seyyahın yolu buradan geçti. Burada gittiğimiz Kızlar Sarayı gerçekten görülmeye değer bir eserdi. Bu eserin bulunduğu yerden Amasya farklı bir güzel görünüyor gözümüzde, buradan Amasya’yı içimizde tamamen hissettik.
Amasya’dan sonraki durağımız Sivas oldu. Sivas tarih boyunca bir çok  ulusa misafirlik etti bu yüzden birçok olaya tanık oldu. Bu olaylardan biri de Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarının bağımsızlık için uğraştıkları ve cumhuriyetin kurulmasını için alınan kararların şehri olmasıdır. Sivas’ta gittiğimiz Çifte Minare, Timur’un bir savaş sırasında yıkıp geçtiği ve yapılan ‘Temsili Kalesi’ gidilmeye değerdi. Sivas insanının misafirperverliği, cömertliği, hoşgörüleri mutlu olmamı sağladı.
Sivas’tan sonraki durağımız gezi boyunca sabırsızlıkla ve heyecanla beklediğim şehir Ankara’daydı. Ah Ah 20 yıl gitmek için can attığım ve bir türlü gidemediğim şehir. Ankara’ya gidip Atam’ı ziyaret etmek en büyük arzumdu. Anıtkabir’e gidip önce Barış Parkı’ndan geçtik ve Atam’ın naaşının bulunduğu yere mozoleye gittik. 10 yıllık bir emeğin sonunda yapılan bir şaheser  Türk ulusunun; ulu önderi, başöğretmeni, başkomutanı, ilk cumhurbaşkanı olan yüce insan için yapıldı. Atatürk ‘Benim bedenimin nereye gömüleceğine halkım karar versin ‘diyerek ulusuna olan sevgi ve saygısını göstermiştir. Anıtkabir ve Atam’ı görmek görmek, onun varlığını içimde hissetmek ve onun için yapacaklarımı ona söylemek gerçekten onur vericiydi.
Ankara’dan sonraki ve son durağımız Kayseri’ydi. Gittiğimiz yer altı şehri mükemmel bir eserdi. Girdiğim ilk anda aklıma bu şaheseri yapan insanlar ve onların yetenekleri geldi. Kayseri’de fark ettiğim bir diğer şey de gelişmişliği oldu. Gittiğimiz Kadir Has Müzesi’nde gördüğümüz teknolojik aletler ve Mimar Sinan’ın eserlerinin maketleri Türkiye’nin gelişmişliğini ve giderek gelişeceğinin göstergesiydi ve Koca Mimar Sinan’ın doğup, büyüdüğü, eserlerini nerede, hangi koşullarda yaptığını bu güzel şehirde  öğrendim.
İstiklal Gençlik Trei ile çıktığımız bu güzel yolculuk sona erdi. Trenimizin adına yakışan bir gezi yaptık. Bu yolculukta ülkemi, şehrimi, kardeşliği, paylaşmayı, iki kişiden bir olmayı, her şehirde bir ben daha olduğunu öğrendim. Bunları yaşamama vesile olan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür ediyorum. Biz gençlere güvenip memleketinizi emanet ettiğiniz için, yarınlarınızda bize de yer verdiğiniz için, bizlere güvendiğiniz ve bu olanakları bize sunduğunuz için sizlere sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Sevgiler, saygılar…