Ana SayfaBizden Haberlerİfade Özgürlüğü ve Sosyal Medya

İfade Özgürlüğü ve Sosyal Medya

İlkel çağlardan beri söz söylemek, insanlığın en temel haklarından biridir. Günümüzde “ifade özgürlüğü” olarak bilinen kavram ise Avrupa’nın Aydınlanma Çağı’nda ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda; İngiltere’de 1689’da yayınlanan İnsan Hakları Bildirgesi ve Fransa’da 1791’de ortaya çıkan İnsan ve Yurtdaş Hakları Bildirgesi “ifade özgürlüğü”ne giden önemli adımlardı. Günümüzde ise ifade özgürlüğü birçok ülke tarafından kabul edilmiş bir haktır. Bu kavram ülkeye ve yönetim biçimine göre farklılıklar gösterebilir. Liberal demokrasilerde nefret sözcükleri, müstehcenlik, ırkçı yaklaşımlar, vb. sansüre uğrarken, devlet otoritesinin daha sıkı olduğu ülkelerde farklı sansür formları uygulanmaktadır.

İfade özgürlüğünün sanata ve bilime katkısı yadsınamaz. Müzik, filozofi, bilim ve edebiyat, ifade özgürlüğünden beslenerek uygarlığın entellektüel yapısının gelişimini hızlandırmıştır. Farklı fikirlerin özgürce paylaşımı, tabu kabul edilen konuların eleştiriye açılması, gelenekselcilikten çok yeniliğe merak duyan bir toplum anlayışının ortaya çıkması, insanların kendilerini özgürce dışa vurabilmeleriyle mümkün olmuştur.

20. yüzyıl boyunca farklı kitle iletişim araçlarının ortaya çıkması modern toplumda bilgi alışverişine yeni bir boyut getirmiştir. Gazeteler, dergiler, TV kanalları ve radyolar düşünce ve bilgi yayılımına büyük katkılar sağladı. Sinemanın doğuşu da hem düşünce hem de bilginin global anlamdaki seyahatine yardımcı oldu.

21. yüzyılda ise artık sosyal medya, bizlere her görselin, videonun ve yazılı içeriğin özgürce paylaşıldığı, kişilerin eşzamanlı iletişime ve etkileşime geçtiği platformlar sunmaktadır. Ortaya çıkan bir düşüncenin viral etki göstererek yayılması ve milyonlara ulaşması, sosyal medya aracılığı ile mümkün olmuştur. İnternet ve sosyal medyanın var olmasıyla ortaya çıkan paylaşım ve ifade özgürlüğü, günümüz modern toplumlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bunun yanısıra İnternet ve sosyal medya hiçbir TV kanalının, kitabın, ansiklopedinin, öğretmenin, ebeveynin sahip olmadığı bilgi ve fikir çeşitliliği ile donanmıştır. Bu kaynağı sınırlamanın toplumda yaratacağı gerilemeyi ne kütüphaneler, ne de üniversiteler telafi edebilir.

Forum ve bloglardaki özgür haberleşme ve tartışma ortamı, Facebook‘ta aynı ilgi ve uzmanlık alanına sahip insanların gruplar kurarak oluşturdukları etkileşimler, haber portallarının haberi ve yorumunu birlikte sunması, Youtube ve diğer video kanalları, Twitter‘dan ulaşılabilecek anlık ve tarafsız haberler, Wikiler ve sınırsız bilgiyi sunan arama motorları ve daha pek çokları sayesinde dünya üzerindeki sınırlar kalkmaktadır. İnsanlığın elindeki bilgi ve birikim havuzu giderek büyümektedir. Sosyal medyanın sihirli kelimesi haline gelen “PAYLAŞ”  tıklandıkça insanlar birbirine daha da yaklaşacak, fikir çeşitliliği artacak, pek çok konuda uzlaşma sağlanması mümkün olacaktır.

Meriç Karakaş