Ana SayfaTeknolojiİnsan Beynini Vücut Dışında Canlı Tutmaya Bir Adım Daha Yakınız

İnsan Beynini Vücut Dışında Canlı Tutmaya Bir Adım Daha Yakınız

Yüzyıllardır ömrümüzü uzatmak, yaşam kalitemizi artırmak ve ölümsüz olmak için çeşitli yollar deniyoruz. Aşılar, ilaçlar ve organ nakli gibi tıbbi gelişmeler sayesinde ortalama yaşam süremiz neredeyse atalarımızın iki üç katına çıkmış durumda. Fakat ‘ölümsüzlük’ adına henüz başarabildiğimiz bir yöntem yok.

Domuz beyni üzerinde yapılan bu çalışma, insan beynine uygulanırsa insanlık yeni bir boyuta ulaşabilir.

Yale Üniversitesinden nörolog Nenad Sestan’ın çalışması bu gidişatı değiştirebilir.

Sestan ve ekibi bir mezbahadan topladıkları, son dört saat içinde kesilmiş 100 ile 200 domuzun beynini, çeşitli sistemlerle vücut sıcaklığına getirerek milyarlarca aktif ve sağlıklı beyin hücresini 36 saat boyunca canlı tutmayı başarmışlar.

Bu beyinler hiçbir aktivite göstermese de koma durumundaki bir insanın beyninde oluşan düz beyin dalgaları gözlemlenebilmiş. Araştırmacılar yayınladıkları raporda, domuz beyinlerinin bilinçlerinin açık olmadığına fakat hala hayatta olduklarına kanaat getirdiklerinden bahsediyor.

Mart ayında gerçekleşen National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüleri) toplantısında konuşan Sestan, “Bu hayvan beyni hiçbir şeyin farkında değil, bu konuda eminim,” diyerek beyinlerin durumunu açıklıyor. Fakat beyinlerin hiçbir şeyin farkında olmaması canlı olmadıkları anlamına gelmiyor. “Bu beyinlerde hasar olabilir ama hücreler canlıysa, o beyin canlı bir organ.”

Çalışma aynı zamanda Alzheimer ve kanser gibi hastalıklar için yapılan çalışmaları kolaylaştırabilir.

Yale’deki ekip domuzlar üzerinde yaptıkları bu çalışmaya başladıklarında amaçları insan beynindeki bağlantıların bir haritasını çıkarabilmekti. Araştırma ilerledikçe otizm ve yaşlanma üzerine de pek çok cevapsız soruya yanıt aramak mümkün olabilecek. Hatta bilgisayar ve beyin ortaklığında ara yüzler oluşturmak bile mümkün olabilecekler listesinde. İnsan beynini vücut dışında da hayatta tutabilmek, bir çeşit sanal yaşam formunu da olası hale getirebilir.

Projenin etkili olabileceği bir başka alan ise Alzheimer ve kanser gibi hastalıklar. Elde edilen bu beyinler deneysel çalışmalarda kullanılabilir ve böylece bu hastalıklara çözüm aranabilir.

Elbette bu tarz tüm çalışmalarda olduğu gibi domuz beyinleri üzerinde yapılan çalışmanın insan beynine uyarlanmasında da etik sorunları ortaya çıkarıyor. Sestan ve 16 diğer bilim insanı bu konuda hazırlanması gereken etik kuralların gerekliliğine dair yazılar yayınladı bile.

Bu tarz bir teknolojinin gerçekleşmesi durumunda, ölümsüzlük adına beyninizi vücudunuz dışında canlı tutmak ister miydiniz? Bir çeşit bilgisayar gibi yaşamak, anılarınıza erişebilmek, düşünmeye devam edebilmek nasıl olurdu?

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın