Ana Sayfaİş DünyasıKurum İçi İnovasyonİş dünyasının ana gündemi: Dijitalleşme

İş dünyasının ana gündemi: Dijitalleşme

Dijitalleşmenin iş dünyasındaki dönüştürücü etkisini gözler önüne sermek ve Türk şirketlerinin bu süreçteki konumunu netleştirmek amacıyla hazırlanan Accenture Dijitalleşme Endeksi, ufuk açıcı bir rehber niteliğinde… Peki ‘Dijitalleşmenin Öncüleri’ olan şirketler nasıl başardı?

İŞ DÜNYASININ ANA GÜNDEMİ OLDU

Sensörler yardımıyla fiziksel dünyayı sanal bilgi işlem dünyasına bağlayan sistemlere geçiş olarak kabul edilen Endüstri Devrimi’nin dördüncü ayağı henüz start almadı çünkü daha üçüncü devrimin son süreci olan ‘Dijitalleşme’yi tamamlamış değiliz.

Şirketlerin bilgi, insan ve teknoloji kaynaklarını yeni kombinasyonlarla birleştirerek yeni iş modelleri geliştirmeleri, benzersiz müşteri deneyimleri oluşturmaları, yeni ürün ve hizmetleri mümkün kılmak ve şirket kaynaklarını çok daha etkin kullanmak için teknolojiyi bu kaynaklara uygulamalarını kapsayan ‘Dijitalleşme’, günümüz iş dünyasının ana gündemi. Önde giden kurumların en önemli özelliği, bu kavramı şirketlerinin merkezine oturtmaları; hem şirket içi (Dijital Operasyonel Yetkinlikler) hem şirket dışı (Dijital Hizmetler) hem de kurumsal strateji hamlelerinde gerçekleştirdikleri dijitalleşme uygulamalarıyla fark yaratmaları.

Dijital dönüşüm, yepyeni kuralları olan farklı bir iş ekosistemi çıkarıyor ortaya… Şirketler entegre olmayan bir Bilişim Teknolojileri (BT) altyapısı kurmak yerine, dijital teknolojilerin getirdiği fırsatları kullanarak kaynaklarını yeni gelir, büyüme ve şirkete değer katacak operasyonel sonuçlara dönüştürüyor.

‘İÇE DÖNÜK’ DİJİTALLEŞME

Bu yıl Türkiye’de ikincisi yayınlanan Accenture Dijitalleşme Endeksi çalışması ise şirketlerin ve sektörlerin dijital profilini çiziyor. Bunu yaparken de şirketlerin stratejilerini, müşteriye yönelik hizmetlerini ve iç operasyonlarını ne kadar dijitalleştirdiklerini değerlendirerek veriye dayalı bir rapor ortaya koyuyor.

Endeks, şirketlerin dijital kabiliyetlerini Dijital Strateji, Dijital Hizmetler ve Dijital Operasyonel Yetkinlikler olmak üzere üç boyutta ele alıyor. Çalışmaya katılan şirketler ise 18 farklı sektör grubundan. Çalışmaya katılan şirketlerin yer aldığı sektörler arasında, dijitalleşme performansı en yüksek sektör geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Finansal Hizmetler. Ayrıca Hizmet Faaliyetleri, Perakende Ticaret ve Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti ve Onarımı sektörleri de yüksek performans gösteren sektörler arasında.

 

‘DİJİTALLEŞME ÖNCÜLERİ’ NASIL BAŞARDI?

Accenture Dijitalleşme Endeksi çalışmasının ‘rehber’ niteliğindeki kategorizasyonu ise ‘Dijitalleşme Öncüleri’ olan şirketler. Peki bu 23 şirket nasıl başardı? Dijitalleştikçe karlılıkları nasıl arttı?

Öncelikle ‘öncü’ şirketlerle diğer şirketler arasındaki en büyük fark, Dijital Hizmetler alanında… Ama ilk adım, dijital stratejinin oluşturulması, bir yol haritası çizilmesi. Şirket içinde tek bir alana ya da bölüme değil, şirketin tümüne yayılmış dijitalleşme çalışmalarının çok daha başarılı olduğu bir gerçek. Şirketlerin gerek Dijital Operasyonel Yetkinlikler gerekse müşterilerine dönük yüzlerini temsil eden Dijital Hizmetler tarafında geliştirdikleri yetkinliklerin birbirini destekler nitelikte olması, dijital dönüşümün başarıya ulaşmasında önemli bir etken.

Öncü şirketlerin dijitalleşme yolculuklarını, doğru temellerin üzerine inşa ettikleri de görülüyor. Pek çok şirket, sosyal medya, mobil uygulamalar, bulut bilişim, analitik gibi olguları içeren bir dünyada rekabet etmeye çalışırken, teknoloji altyapıları çok daha önceden başka bir devir için geliştirilmiş durumda. Bir yandan mevcut teknoloji altyapılarını kullanmaya devam ederken, bir yandan da dijitalleşmenin getirdiği hız ve karmaşıklığa cevap verecek şekilde mevcut altyapılarını yenilemek, modernize etmek veya dönüştürmek zorundalar.

DÖNÜŞÜMÜN ODAĞINDA ‘MÜŞTERİ’ VAR

Dönüşümün odağında müşterinin ve yenilikçiliğin olduğunu ve dönüşümün bunları merkeze alacak şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini unutmayanların başarılı olduğunu da vurgulamakta fayda var. Kısacası servis tasarımı, kullanıcı deneyimi, dijital pazarlama, dijital kanalların yönetimi, analitik, yenilikçilik gibi yetkinliklerin tümü şirketlerde mevcut olmayabilir. İşte o zaman ne yapılmalı? Dijital dönüşümü destekleyecek yetkinliklere sahip ve yeni iş yapış şekillerine yatkın insan kaynağını yetiştirmeli ve şirket dışından da çeşitli araştırma kurumları, start-up’lar ve bu konuda uzmanlaşmış şirketlerle işbirliğine gitmeliler. Şirket dışındaki iş birlikteliklerinin önemli bir katkı sağlayacağı da unutulmamalı.

Şirketler çoğu zaman dijital yatırımlar ile büyüme ve verimlilik artışı arasında bir bağ kurmuyor ve dolayısıyla bu alandaki yatırımlarının getirisini düzenli olarak takip edecekleri bir sistem oluşturmuyorlar. Belirlenen hedeflere ne oranda ulaşıldığı, hangi hamlelerin olumlu, hangilerinin olumsuz sonuçlandığı, bu sonuçların ne olduğu, yatırım getirileri gibi analizlerin her aşamada yeniden yapılması; yöneticilerin bu konuda düzenli olarak bilgilendirilmesi ve olumsuz sonuçlanan inisiyatifleri yeniden iyileştirecek hamlelerin yapılması gerekiyor.

Bu sayede hem dijitalleşme ile ulaşılmak istenen vizyona doğru başarıyla yol alınması sağlanır, hem de dijitalleşmenin aslında kendi kendisini finanse eden bir dönüşüm olduğu ortaya çıkar.