Ana SayfaYaşamNASA’dan “Donduran” İklim Araştırması Raporu: Mini Buzul Çağı Geliyor

NASA’dan “Donduran” İklim Araştırması Raporu: Mini Buzul Çağı Geliyor

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) iklim araştırması raporuna göre 18’inci yüzyılda görülen “Mini Buzul Çağı” tekrar yaşanabilir. Peki bu ne anlama geliyor? Rekor soğuklar kapıda mı? Türkiye nasıl etkilenecek? 

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından son yapılan iklim araştırmaları ortalığı karıştırdı! Bu kış yani 2018-2019 kışında, en son yaklaşık 600 yıl önce görülen Mini Buzul Çağı’nın geri dönebileceğini söyleyen NASA, içinde olduğumuz Uzay Çağı’nın “Buzul Çağı” olarak anılmasına yol açacak kadar etkili soğuklarla karşı karşı olduğumuz konusunda uyardı.

Güneş Lekeleri ve Termosfer 

Peki bu vahim tablonun nedeni ne? Uzmanlar neden böyle bir açıklama yaptı? “Güneş”in en dış katmanında oluşan güneş lekelerini ve dünyanın en üst atmosfer tabakası “Termosfer”i inceleyen uzmanlar, “Termosfer”in soğuyup daraldığını, güneş lekelerinin kaydedilmiş en düşük hareketlilikte olduğunu açıkladı. 11 yıllık dönemler halinde azalıp çoğalan bu lekeler, iklim koşullarında belirleyici rol oynuyor ve lekelerin az gözlenmesi veya hiç gözlenmemesi, gezegenimizin sıcaklık seviyesini etkiliyor.

Uzmanlar, dünyanın en üst atmosfer tabakası “Termosfer”in soğuyup daraldığını, güneş lekelerinin kaydedilmiş en düşük hareketlilikte olduğunu açıkladı. 11 yıllık dönemler halinde azalıp çoğalan bu lekeler, iklim koşullarında belirleyici.

Termosfer, güneşteki leke hareketliliği yüksek olduğunda ısınıyor, az olduğunda ise soğuyor. Uzmanlar, güneşteki benzer bir uyku evresine 18’inci yüzyılda rastlandığını ve o dönemin tarihe “Mini Buzul Çağı” olarak geçtiğini hatırlatarak ürkütücü bir uyarıda bulunuyor: “Süreç böyle devam ederse, birkaç ay içinde Uzay Çağı’nın rekor soğuklarına hazırlıklı olmalıyız.”

NASA “Bu Kışa Dikkat!” Diyor 

Daha önceki raporlarda 2020-2030 yılları arasında yaşanması beklenen aşırı soğuk dönem, NASA’nın yeni araştırmasıyla daha da öne çekildi. NASA ise “Bu kışa dikkat!” diyor ve bu dönemdeki soğumanın 2030’lu yıllara kadar daha çok artacağı da tahminler arasında.

Küresel Isınma, son dönemde Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) en çok mesai harcadığı konulardan biri. NASA’da araştırmalarını sürdüren Kıdemli Araştırma Bilimcisi Tony Philips ile Martin Mlynczak da konuyla ilgili duydukları endişeyi ifade ederken nitrik oksit seviyesinin tam 10 kat düştüğünün altını çiziyor. Bu da dondurucu soğuklara karşı hazırlıklı olmamız gerektiği anlamına geliyor. Geçen yıl NASA’nın tehlikenin boyutunu gözler önüne sermek için 1880’den günümüze olan değişikliği gösteren materyalleri yayınladığını da ekleyelim.

Northumbria Üniversitesi’ne göre güneşin manyetik dalgalarının azalmasıyla 2021-2050 yılları arasında hava sıcaklıklarında ciddi bir düşüş görülecek.

İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nde matematik profesörü Valentina Zharkova ve ekibi de gelecekte küresel iklim değişikliklerinin matematiksel olarak tahmin edilmesine olanak tanıyan bir modele imza attı. Hesaplamalar gösteriyor ki güneşin manyetik dalgalarının azalmasıyla 2021-2050 yılları arasında hava sıcaklıklarında ciddi bir düşüş görülecek ve bu da 1600-1700’lü yıllardaki gibi “Mini Buzul Çağı” dönemine benzer bir sürecin yaşanmasına neden olabilecek. NASA’nın son iklim raporu ise bu tarihi, 2030 yılından günümüze hatta bu kışa çekmiş durumda.

Hayvanlar ve Bitki Türleri İçin Büyük Tehlike 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Köse yaptığı bir açıklamada, konuyu farklı bir açıdan ele alıyor. Köse’ye göre “Mini Buzul Çağı” küresel ısınmayı yavaşlatabilir ve doğa, kendini “Mini Buzul Çağı” ile dengelemeye çalışabilir. Küresel ısınmayla sıcaklığın artı 2 derecede olduğunu, insanların da buna çabuk adapte olduğunu belirten Köse, mini buzul çağında artı 2 derece olan sıcaklığın eksi 1-2 dereceye düşeceğini söylüyor. Köse’ye göre soğuklara insanların değil nesli tükenmekte olan hayvanlar ile bazı bitki türleri uyum sağlayamayacak:

“Küresel ısınmayla ilerleyen süreçte Karadeniz’in büyük bölümünde, İstanbul’da da deniz sezonu 4-5 ay sürecek, hatta narenciye yetişecek belki de. Buzul çağıyla beraber ise bitki örtüsü gerilemeye başlayacak. Konya’da belki buğday yetişemeyecek. Son 15-20 yılda sonbahar ve ilkbaharda 25 güne varan düşüşler görülüyor. Yaz mevsimi geçmiş yıllara göre uzadı. ‘Mini Buzul Çağı’nda bunun tersini düşünmek gerekir. İstanbul’da kış mevsimi aralık ayında başlıyor, mart sonunda da bitiyor. Rekor soğuklarla birlikte kış mevsimi daha erken, kasımda başlayacak; nisan ortasına sarkacak. İstanbul’un ortalama kar yağışlı gün sayısı 15 iken o dönemde bu sayı 30 güne çıkabilir. Kışla mücadeleye harcanan emek ve zaman, hatta harcanan maddiyat daha da artabilir. Deniz sezonu azalacak. Ancak Doğu Anadolu Bölgesi, Karadeniz’in yüksek kesimlerinde, Toros Dağları’nın yüksek bölgelerinde kar yıl boyunca hiç erimeyebilir.”

Karşı Görüş de Var 

-45’leri görecek miyiz? 300 yıl önce yaşanan Mini Buzul Çağı’na dönecek miyiz? Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu, bu tarz haberlere inanılmaması gerektiğine dair bir tweet attı. Prof. Mikdat Kadıoğlu verdiği bir röportajda Türkiye’nin nasıl etkilenebileceğine dair şu açıklamaları yaptı:

“South East European Virtual Climate Change Center’a (SEEVCCC) göre 2018-2019 için beklenen kış tahmini, şok şok bir tahmin değildir. Önümüzdeki kış Trakya, Ege ve İç Anadolu’nun batısı, Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu’da yağışların uzun yıllar ortalamasından daha düşük olması bekleniyor. Hava sıcaklıklarının ise Trakya, Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyıları, İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde mevsim normallerinin 2 ila 3 derece üzerinde olması bekleniyor. Diğer kesimlerde önümüzdeki kışın hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında olması beklenmekte.”

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın