Ana SayfaSporOlimpiyat Tarihinin Unutulmazları ve 2020 Tokyo

Olimpiyat Tarihinin Unutulmazları ve 2020 Tokyo

24 Temmuz 2020’de başlayacak Tokyo 2020 Olimpiyatları için hazırlıklar devam ederken yıllardır süregelen spor dünyasının dev organizasyonu “Olimpiyat Oyunları”nı masaya yatırdık…

Hiroşima Saldırısı’nın gerçekleştiği gün doğan Yoshinori Sakai, 1964 Tokyo Olimpiyatları’nın meşalesini yakıp Olimpiyat Oyunları’nı resmen başlatmıştı. Savaşın izlerini silebilen Japonya, dünyaya bu dev spor organizasyonuna ev sahipliğini kanıtlamak istemiş ve 19 yıl aradan sonra da misafirlerini iyi bir şekilde ağırlamıştı. 1964 Tokyo Olimpiyatları, uydu aracılığıyla dünyaya “ilk kez” aktarılırken, yarışmacıları birbirinden saniyenin yüzde birine kadar ayırabilen ölçüm cihazları da ilk kez kullanılmıştı.

Japonlar yalnızca teknolojik açıdan yeniliklerin öncüsü olmakla kalmadıklarını göstermiş, Japon mimar Kenzo Tange’nin Olimpiyatlar için tasarladığı ve Japon mimarisini Batı mimarisiyle harmanlayan Yoyogi Ulusal Spor Salonu da Pritzker Mimarlık Ödülü’nü almaya hak kazanmıştı.

Japonya, İkinci Kez Olimpiyatlara Ev Sahipliği Yapacak

Şimdi ise Japonya, tarihinde ikinci kez Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor: Tokyo 2020 Olimpiyatları… Spor tesisleri ve olimpiyat köyünde çalışmaların tüm hızıyla sürdüğü Tokyo’daki hazırlık süreci, bir önceki olimpiyata ev sahipliği yapan Rio’ya oranla çok daha planlı şekilde ilerlemekte. 24 Temmuz 2020 tarihindeki açılış seremonisiyle başlayacak 2020 Tokyo Yaz Olimpiyat Oyunları için altyapı çalışmaları, tamamlanmak üzere.

Tokyo’da şehrin farklı noktalarında yer alan 27 spor kompleksi olimpiyatlara hazır. Ayrıca hâlihazırda bulunan 19 kompleksin yanı sıra sekiz yeni tesis daha inşa edilmekte; beşi de hazır durumda. Bunların arasında Yumenoshima Parkı’nda inşa edilen okçuluk ve çim hokeyi sahaları da yer almakta. Yapımı devam eden üç tesisin de zamanında yetiştirilmesi beklenirken  1964 yılında da kullanılan Olimpiyat Stadyumu’nun yenileme çalışmalarında da son aşamaya gelindiği söylenmekte. Yüzde 90’ı tamamlanan stadyumun Kasım ayında kullanıma hazır duruma gelmesi tahmin edilirken yapım sürecinin yüzde 75’i geride kalan Tokyo Su Sporları Merkezi ise Şubat 2020’de tamamlanacak.

Japonya’da “deneme müsabakaları” da yapılmakta. Geçen Haziran ayında modern pentatlondaki beş disiplinin deneme çalışması, Rio 2016’nın gümüş madalyalı ismi Fransız Elodie Clouvel’in katılımıyla olimpiyat köyünün inşasında da şu ana kadar bir sıkıntı yaşanmadığı bildiriliyor (Sporcuların konaklayacakları alanın bu yılın Aralık ayında biteceği söyleniyor.) Tüm konaklama alanlarında “sıkıntı” yaşanması muhtemel çünkü Olimpiyatları, 10 milyon izleyicinin “yerinde” takip edeceği belirtiliyor.

Robotların Damga Vuracağı Organizasyon

24 Temmuz-9 Ağustos 2019 tarihlerinde düzenlenecek 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na robotların da damga vuracağı konuşuluyor. Binlerce kişinin akın edeceği, milyarlarca kişinin ekranlarından takip edeceği bu dev spor organizasyonda teknoloji şirketleri de yarış halinde olacak. Japonya da Tokyo 2020 Robot Project ile iddialı. Ülkenin teknoloji devlerinden Toyota tarafından geliştirilen Human Support Robot (İnsan Destek Robotu, HSR) ve Delivery Support Robot (Teslimat Destek Robotu, DSR), izleyicilerin olimpiyatları en iyi şekilde deneyimlemelerini sağlayacak. Japonya’daki ilk Paralimpik Dünya Ortağı olan Panasonic ise çözümleriyle Tokyo 2020 Oyunları’nın başarısına katkıda bulunmaya hedefleyen bir diğer “marka”.

Tokyo 2020 Robot Projesi kapsamında “görevlendirilecek” robotlar; insanları koltuklarına yönlendirmek, tekerlekli sandalyeye bağlı insanları taşımak, etkinlik bilgileri vermek, yiyecek ve diğer eşyalar taşımak için görev başında olacak.

Tokyo 2020 Robot Projesi’nin lideri Hirohisa Hirukawa, Tokyo 2020 Oyunları’nda Japon robot teknolojisini sergilemenin eşsiz bir fırsat olduğu görüşünde. Hirukawa, projenin yalnızca robotları sergilemeye yardımcı olmayacağını, aynı zamanda gerçek hayatta insanlara yardım edeceğini de vurguluyor. Robotlar, Olimpiyat Stadı’nda, insanları koltuklarına yönlendirmek, tekerlekli sandalyeye bağlı insanları taşımak, etkinlik bilgileri vermek, yiyecek ve diğer eşyalar taşımak için görev başında olacak. Farklı görevlerde başka robotlar da gündemde. Ek görevlerin neler olacağı tam açıklanmasa da yetkililer, robot teknolojisinin daha güvenli ve pürüzsüz bir Olimpiyat’ın gerçekleştirilmesine yardımcı olacağını belirtiyor.

2020 Tokyo Olimpiyatları, yüz tanıma kullanımıyla da gündeme gelmişti. 2020 Tokyo Olimpiyatları, yüz tanıma teknolojisinin en aktif kullanıldığı etkinlik olacak ve bu teknoloji, daha çok olimpiyat alanlarına giriş çıkış yapan sporcular, yetkililer ve gazeteciler üzerinde kullanılacak. Bu kişilere, yüz tanıma sisteminin de dahil olduğu özel bir kimlik kartı verilecek. Amaç, olimpiyat alanına başkasının kimliğini çalarak girmeye çalışanları önlemek. Kişilerin kimliği ile yüzünü tarayacak sistemde, eğer eşleşme sağlanırsa geçişe izin verilecek; olmazsa da güvenlik güçleri devreye girecek. 400 bine yakın yüzün taranacağı söylenmekte. Sistemin bir diğer amacı da kapılardaki geçiş sürecini hızlandırmak.

Sürdürülebilirlik Anlamında Örnek Olacak

Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenecek 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda yaklaşık beş bin madalya da geri dönüştürülen eski telefonlardan yapılırken bu da olimpiyat tarihinde bir ilk. Bu kampanya için Japonların eski telefon ve elektronik cihazlarını bağışladığını hatırlatalım.

Eski elektronik ürünlerinden çıkarılan değerli madenler ile hazırlanan olimpiyat madalyaları.

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları için eski elektronik ürünlerden hazırlanan madalyalar da geçen haftalarda tanıtıldı. Eski elektronik ürünlerinden çıkarılan değerli madenler ile hazırlanan olimpiyat madalyaları, 2017 Nisan-2019 Mart ayları arasında Japonya’da bağışlanan ufak elektronik ürünlerden hazırlandı. Elektronik ürünlerden 32 kg altın, 3 bin 500 kg gümüş ve 2 bin 200 kg bronz çıkarıldı; Japon mühendisler bunun için 78 tondan fazla elektronik ürünü geri dönüştürmeyi başardı (Tam olarak 6.2 milyon eski cep telefonu kullanıldı.)

Bu arada bir dip not: 60 milimetre çapında ve üç milimetre kalınlığındaki madalyaların bir yüzünde 1928 yılından bu yana İtalyan sanatçı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nike’ın kabartması yer almakta. Madalyanın arka yüzünde ise olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunmakta.

Ayrıca Tokyo Büyükşehir Yönetimi Çevre Bürosu aldığı kararla, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda dört gün boyunca “Karbonsuz (Carbon–Free)” yaşanacağını da duyurdu. Proje, 2020 Tokyo Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları açılış ve kapanış seremonilerini kapsayacak bu dört günde karbon denge kredilerini kullanarak karbon salınımının sıfırlanması için geliştirilirken, 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü’nün imzalanmasıyla hayatımıza giren karbon kredisi kavramının, projenin bel kemiğini oluşturduğunun da altını çizelim. Bir ton karbondioksit birkarbon kredisini temsil etmekte. Krediler şirketler aracılığıyla satılırken elde edilen katma değer, karbon alınımını azalmaya yönelik teknolojiler ve projelerin geliştirilmesi için kullanılmakta. Bu kredilerle oluşturulan karbon piyasası, dünya çapında da önemli bir pazar… Karbon kredilerinin törenlerin yapılacağı dört gün boyunca yayılması öngörülen yaklaşık “720 bin ton karbondioksit”in dengeleyeceği söylenmekte. Bu proje ile de Japonya’nın sürdürülebilir politikaların nasıl faaliyete geçirileceği konusunda dünyaya örnek olacağı da kesin.

17 Günlük Programda Yaz Sıcakları Da Dikkate Alındı

2020 Tokyo Olimpiyatları Organizasyon Komitesi, olimpiyat için hazırlanan 17 günlük programı da açıkladı. Olimpiyatın açılış töreninin 24 Temmuz 2020 tarihinde olacağını söylemiştik; kapanış töreni ise 9 Ağustos 2019’da Tokyo’da inşası devam eden yeni ulusal stadyumda gerçekleştirilecek. Her iki tören de 20.00-23.00 saatleri arasında düzenlenecek. (Paralimpik Oyunları, 25 Ağustos-6 Eylül 2020 tarihlerinde yapılacak.)

Programa göre olimpiyatlar kapsamında gerçekleştirilecek ilk spor etkinliği, açılış töreninden iki gün önce 22 Temmuz saat 09.00’da Fukuşima eyaletinde oynanacak Kadınlar Voleybol Müsabakası. Erkekler ve kadınlar Judo Müsabakaları dahil birçok etkinlik, 25 Temmuz’da başlayacak. 26 etkinliğin finalleri 2 Ağustos Pazar günü yapılacak ve kapanış töreninden bir önceki gün olan 8 Ağustos’ta ise beyzbol, erkekler futbol ve erkekler basketbol da dahil olmak üzere 30 dalda final müsabakaları oynanacak. 8 Ağustos 2020 tarihinin, olimpiyatlar boyunca en fazla final müsabakasının gerçekleştirildiği gün olacağını da ekleyelim.  

Olimpiyatlar malum yaz mevsiminde ve hava sıcaklığı da yüksek olacak. Dolayısıyla Organizasyon Komitesi, 2 Ağustos 2020 tarihindeki Kadınlar Maratonu ve 9 Ağustos 2020 tarihindeki Erkekler Maratonu başlangıç saatlerinin planlanandan erkene alındığını açıkladı. Her iki etkinlik de sabah 06.00’da başlayacak. Erkekler 50 Kilometre Yürüyüşü, 8 Ağustos 2020 tarihinde, sabah saat 05.30’da gerçekleştirilecek. 

2020 Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’nın resmi maskotları.

2020 Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’nın resmi maskotlarını da hatırlatalım. Olimpiyat Oyunları için belirlenen maskota Japonca “gelecek” ve “sonsuzluk” sözcüklerinin birleşiminden oluşan “Miraitowa”; Paralimpik Oyunları’nın maskotuna, ülkede yaygın kiraz çiçeği “Someiyoshino” uyarlaması olarak “Someity” adı verildi. Bu sevimli maskotlar, ilkokul çocukları arasında yapılan oylama ile seçildi. “Miraitowa” ve “Someiyoshino”nun bebekleri de şimdiden hazır.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin, 2020 Olimpiyatları’na; karate, dalga sörfü, sportif tırmanma, kaykay ve beysbol branşlarını da kabul ettiğinin de altını çizelim.

Olimpiyat Oyunlarının Tarihçesi

Din, dil, ırk ayrımı gözetilmeksizin tüm sporcuların bir araya geldiği Olimpiyat Oyunları, dört yılda bir düzenlenmekte. Modern Olimpiyat Oyunları’nın kökeni ise Antik Yunan’da yapılan şenliklere dayanıyor. İlk olimpiyatlar, Eski Yunan’da Tanrı Zeus adına yapılan şenlikler… M.Ö. 776 yılında Yunanistan’ın Olimpia bölgesinde, Isparta Kralı Likorgos’un da önerisiyle yapılan şenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunları olarak kabul edilmekte. 32 metre genişliğinde, 192 metre uzunluğunda bir pistte yalnızca bir gün süren oyunlara sonraları değişik mesafelerde yarışlar, disk ve cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, atlı araba yarışları gibi branşlar eklenerek şenliklerin süresi de beş güne çıkarıldı. İlk başlarda ölülerin ruhlarının sekiz yılda bir dirileceği inancıyla sekiz yılda bir düzenlenen oyunlar, daha sonra dört yılda bir yapılmaya başlandı.

Yalnızca Yunanlı erkeklerin katılabildikleri yarışlar, çıplak olarak yapılır ve kadınlar tarafından seyredilemezken oyunlara katılan yarışmacılar, 10 ay önceden çalışmalara başlar, şenliklerden bir ay önce de Elius’a gelerek rakipleriyle birlikte sıkı bir çalışma içine girerlerdi. Yarışmacılara ödül olarak da zeytin dalından yapılmış çelenkler takılırdı.

M.Ö 146’da Yunanistan’ın Romalılar tarafından işgal edilmesi üzerine oyunlar Atina’ya alınırken M.S 392 yılında Bizans İmparatoru 2. Theodosius, Olimpiyat Oyunları’nın yapıldığı stadyum ve tapınakları yıkarak olimpiyat geleneğine son verdi. M.S. 522 ve 551 yıllarında yaşanan iki deprem ve sel felaketi de bu tesislerde büyük hasar meydana getirdi ve Eski Olimpiyat Oyunları’nın izlerini de büyük ölçüde yok etti.

Baron Pierre de Coubertin: Modern Olimpiyatların Kurucusu

Modern Olimpiyatların kurucusu, Baron Pierre de Coubertin. İlk Modern Olimpiyatlar, 1896 yılında Atina’da düzenlendi ve ardından her dört yılda bir gerçekleştirildi. Olimpiyatı simgeleyen sözcükler; citius, altius, fortius.. .Olimpiyat Oyunları’nın simgeleşmiş parolası, Latince bu üç sözcükten oluşmakta. Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu (ve Başkanı) Baron Pierre de Coubertin, eski bir arkadaşı olan Rahip Didon’un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen aldı. Bu üç Latince sözcük, “Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” anlamına gelen “citius, altius, fortius.”

Modern Olimpiyatların kurucusu, Baron Pierre de Coubertin.

Olimpiyat Oyunları’nın bayrağını biliyorsunuz: Beyaz zemin üzerine iç içe geçmiş beş ayrı renkteki beş halka. Dünyanın beş kıtasını dostluk ve sevgi duyguları içinde birbirine bağlamayı simgeliyor. Üstteki üç halka soldan sırasıyla mavi, siyah ve kırmızı; alttakiler ise sarı ve yeşil. Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu beş rengin Olimpiyat Oyunları’na katılan üye ülkelerin bayrak renklerini simgelediğini açıklarken, Olimpiyat Bayrağı da 1920 Anvers Oyunları’ndan bu yana dalgalanmakta.

Olimpiyat Meşalesi, 1936 Berlin Oyunları ile olimpiyat tarihindeki yerini aldı.

“Olimpiyat Yemini”ni biliyor musunuz? Bayrak gibi 1920 Anvers Oyunları ile olimpiyat tarihinde yerini alan “Olimpiyat Yemini”ni ilk kez Belçikalı ünlü eskrimci Victor Boin etti. Yemin şöyle: “Olimpiyat Oyunları’nda ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize and içeriz.” Ya Olimpiyat Meşalesi? Yunanistan’ın Olemp Dağı’nda, güneş ışığından dev mercekler vasıtasıyla tutuşturulan meşale, oyunların yapılacağı ülkeye kadar elden ele teslim edilmek suretiyle geçtiği ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve olimpiyat yapılacak stadyumdaki dev meşale bu meşaleyle tutuşturulmakta… Açılış töreninde yanan meşale, kapanış töreni sonuna kadar da sönmez. Olimpiyat Meşalesi’nin 1936 Berlin Oyunları ile olimpiyat tarihine girdiğini hatırlatalım.

Modern Olimpiyat Oyunlarının Unutulmaz Anları ve Rekorlar

Fransız Baron Pierre de Coubertine’in girişimleriyle ilk olarak 1896 yılında düzenlenen Modern Olimpiyat Oyunları’nın unutulmaz anları desek, kaçını söyleyebilirsiniz? Ya rekorları? Liste çok uzun olsa da tarihe geçen o anları 2020 Tokyo öncesi tekrar hatırlayalım:

  • 1900 yılında Paris Olimpiyatları’nda ilk kez teniste kadın sporcular mücadele etti.
  • 1904 St. Louis Olimpiyatları’na toplam 687 sporcu katıldı. Oyunlarda dağıtılan 280 madalyanın 255’ini ABD’li sporcular aldı.
  • 1908 Londra Olimpiyatları’nda, bazı spor dallarını seyircilere bir arada sunmak için ilk kez özel bir stat inşa edildi. Kraliyet ailesinin yarışın çıkışını görmesi için maraton koşusu Windsor Kalesi’nden başlatılırken atletler buradan White City Stadı’na kadar 42 bin 195 metre koştu. Bu mesafe, 1908’den bugüne kadar maratonun standart ölçüsü.

Olimpiyatlarda Türkiye’yi Temsil Eden İlk Sporcu: Aleko Mulos

  • Türkiye, ilk kez özel bir davetle Londra 1908 Olimpiyat Oyunları’na sporcu gönderdi. 1908 Londra Olimpiyat Oyunları’na katılan cimnastikçi Aleko Mulos, olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil eden ilk resmi sporcu.
  • Türk bayrağının dalgalandığı ilk olimpiyatlar, 1912 Stockholm Olimpiyatları. 27 ülke vardı ve Türkiye’den iki sporcu katıldı. Elektrikli kronometre ve foto-finiş aletlerinin ilk kullanıldığı olimpiyatlar da 1912 Stockholm Olimpiyatları.
  • I. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamayan olimpiyat oyunları desek? Yanıt: 1916 Berlin Olimpiyatları. Bu arada 1920 Anvers Olimpiyatları’na; Almanya, Avusturya, Macaristan, Türkiye ve Bulgaristan’ın, savaşı başlatan ülkeler oldukları gerekçesiyle davet edilmediğini de ekleyelim. 1924 Paris Olimpiyatları’nda Almanya yine yoktu (Fransa ile arası açık olduğundan). Baron Pierre de Coubertine, dünya gençliğinin ve barışın sembolü olarak kurduğu olimpiyatların, politikaya alet edildiğini öne sürerek Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) başkanlığından ayrıldı.
  • 1936 Berlin Olimpiyatları’nda Türkiye; futbol, basketbol, güreş, binicilik, bisiklet, eskrim ve yelken dallarında 60 sporcu ile yarıştı (1936 Berlin Olimpiyatları’nın açılışını Adolf Hitler yaptı.)  Oyunlarda grekoromen güreşte 61 kiloda şampiyon olan Yaşar Erkan, Türkiye’ye ilk olimpiyat şampiyonluğunu getiren sporcu…

II. Dünya Savaşı, İki Olimpiyat Oyununun İptal Edilmesine Neden Oldu

  • II. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamayan olimpiyat oyunları? 1940 Tokyo ve 1944 Londra Olimpiyat Oyunları. 1948 Londra Olimpiyatları ise II. Dünya Savaşı sonrası büyük sıkıntılar içinde düzenlenirken Türkiye 68 sporcuyla katıldığı bu olimpiyatlarda, güreşte büyük bir başarı kazandı; 6 altın, 4 gümüş ve 1 bronz madalya elde etti.
  • 1952 Helsinki Olimpiyatları’nda Türk güreşçiler, 2 altın ve 1 bronz madalya kazandı.
  • 1956 Melbourne Olimpiyatları’nda Hollanda ve İspanya, Rusya’nın Macaristan’ı işgalinden dolayı boykot kararı alırken Süveyş Krizi nedeniyle de Mısır, Lübnan ve Irak da oyunları boykot etti.
  • 1960 Roma Olimpiyatları’nda, sonradan Müslüman olup adını Muhammed Ali olarak değiştiren boksör Cassius Clay şampiyon olurken Türk güreşçiler, o yıl 7 altın ve 2 gümüş madalya kazandı.
  • 1968 Mexico City Olimpiyatları’nda 200 metre finalinde altın ve bronz kazanan ABD’li siyahi atletler şeref kürsüsüne çıplak ayakla çıktılar; tek ellerinde siyah eldivenle yumruklarını havaya kaldırdılar. Amaçları, ülkelerindeki ırk ayrımını protesto etmekti. 100 metre finalini 9.95 saniyede koşan ABD’li Jim Hines, olimpiyatlarda ilk kez 10 saniyenin altında bu mesafeyi koşan atlet oldu. Türk güreşçileri de iki altın madalya kazandı.

1972 Münih Olimpiyat Oyunları’nın Acı Tarihi

  • 1972 Münih Olimpiyatları’nda Filistinli bir örgüt, 5 Eylül günü olimpiyat köyünü basarak İsrailli sporcuları rehin aldı. Talepleri reddedilince iki İsrailli sporcuyu öldürdü. Çıkan çatışmada 9 İsrailli sporcu daha öldü. Bu olay üzerine oyunlara bir gün ara verildi. Aynı yıl Afrika ülkeleri, Rodezya’daki ırk ayrımcılığı dolayısıyla IOC’den bu ülkenin oyunlardan dışlanmasını, aksi takdirde oyunları boykot edeceklerini söyledi. Bu isteklerinin IOC tarafından kabul edilmesi üzerine Rodezya, olimpiyatlara katılamadı.
Rumen cimnastikçi Nadia Comaneci, olimpiyat tarihinde hakemlerden 10 tam puan alan ilk sporcu.
  • 1976 Montreal Olimpiyatları’nın yıldızı 14 yaşındaki Rumen cimnastikçi Nadia Comaneci. Comaneci, olimpiyat tarihinde hakemlerden 10 tam puan alan ilk sporcu… Altı tane daha 10 tam puan alarak kırılması güç bir rekora imza attı.
  • 1980 Moskova Olimpiyatları, 1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgalini protesto amacıyla aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 35 ülke tarafından boykot edildi. Bunun sonucunda madalyaların çoğunu kazananlar Sovyetler ve Doğu Almanlar oldu.
  • 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları 28 Temmuz-12 Ağustos 1984 tarihleri arasında gerçekleştirilirken oyunlara 140 ülkeden 6 bin 829 sporcu katıldı. Sovyetler Birliği ile onu destekleyen ülkeler, Los Angeles Yaz Olimpiyatları’nı boykot etti.

20 Yıl Aradan Sonra Türkiye’ye Altın Getiren Sporcu: Naim Süleymanoğlu

  • 1988 Seul Olimpiyatları’nda Türkiye, 20 yıl aradan sonra halterci Naim Süleymanoğlu ile altın madalya kazandı. “Cep Herkülü” lakabıyla dünyada da ünlenen Naim Süleymanoğlu, 50 yaşında, 2017 yılında hayata gözlerini yumdu. Oyunlar Kuzey Kore, Küba ve Etiyopya tarafından boykot edildi. Bu boykotların bir sonunun gelmesi gerektiğine inanan IOC, bundan böyle oyunları boykot eden ülkelerin IOC’den çıkarılacağını ve bir daha davet edilmeyeceğini açıkladı.
  • 1992 Barcelona Olimpiyatları’na 169 ülkeden 9 bin 367 sporcu katılırken Sovyetler Birliği’nin dağıldığı, Doğu ve Batı Almanya’nın birleştiği bir dönemde yapılan olimpiyatlar, 1972 yılından bu yana hemen hemen bütün ülkelerin katılımıyla hayata geçirildi.
  • 1996 Atlanta Olimpiyatları, Baron Pierre de Coubertin’in kurduğu Modern Olimpiyat Oyunları’nın 100. yılıydı. Türk sporcular, burada 4 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya kazandı. Halterde Naim Süleymanoğlu peş peşe üç kez altın madalya kazanan tek halterci olarak adını oyunlar tarihine altın harflerle yazdırdı. Güreşçi Hamza Yerlikaya’nın rakiplerine tek puan bile kaptırmadan olimpiyat şampiyonu olduğu bir yıldı.
  • 2000 Sydney Olimpiyatları’nda Türk halterci Halil Mutlu altın madalya kazandı. 56 kiloda; Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu olan Mutlu, Sydney’de de silkme ve koparmada yine rakipsiz olduğunu kanıtladı. Grekoromen güreşte Hamza Yerlikaya, judoda Hüseyin Özkan altın madalyaya ulaşan Türk sporcular olurken, serbest güreşte Adem Bereket ve kadınlar tekvandoda Hamide Bıkçın Tosun, bronz madalya kazandı.
  • 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nda 201 ülkeden 10 bin 625 sporcu mücadele ederken Türkiye’yi 21 kadın ve 45 erkek sporcu temsil etti. Türk sporcular 3 altın, 3 gümüş ve 4 bronz madalya kazandı.

Michael Phelps’in Rekorları

22 olimpik altın madalyalı Michael Phelps, Rio’daki son yarışında kazandığı altın madalya ile birlikte bir rekora daha imza atmıştı.
  • 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’na Türkiye 20’si kadın, 48’i erkek toplam 68 sporcuyla katıldı. Yüzmede yarışacağı 8 dalda 8 altın madalya almak hedefiyle Pekin’e gelen ABD’li Michael Phelps, bu amacına ulaştı ve tarihe geçti. Phelps, bir olimpiyatta en çok altın madalya alan sporcu. Michael Phelps, toplamda 14 altın madalya ile oyunlarda en çok altın madalya alan sporcu ve toplamda 16 madalya ile oyunlar tarihinde en çok madalya kazanan erkek sporcu. 22 olimpik altın madalyası biriktiren Michael Phelps, Rio’daki son yarışında kazandığı altın madalya ile birlikte bir rekora daha imza attı. Phelps, en son Milattan Önce 152’de Leonidas Rhodes’un aldığı, bireysel yarışlarda art arda 13 olimpik yarış birincisi unvanının, 2000 yıl sonraki yeni sahibi oldu. (Toplamda 28 olimpiyat madalyası var.)
  • Rio 2016 Yaz Olimpiyatları’nda tek erkekler müsabakasında Juan Martin del Potro ile karşılaşan İngiliz tenisçi Andy Murray, dört saatlik bir mücadele sonrası kazanan taraf oldu. Andy Murray, olimpiyatlarda teklerde, iki kez altın madalya kazanan ilk tenisçi.

Üç Kez Art Arda 100 Metreyi Kazanan İlk Sporcu: Usain Bolt

Jamaikalı yıldız sporcu Usain Bolt, üç kez art arda 100 metreyi kazanan ilk sporcu.
  • Rio 2016 Yaz Olimpiyatları’nda konuşulan bir diğer sporcu da Jamaikalı Usain Bolt oldu. Yarışı 9.81 saniyede tamamlayarak yeni bir rekora daha imza attı. Bolt, olimpiyatlardaki yedinci altı madalyasını elde etti. Usain Bolt, aynı zamanda üç kez art arda 100 metreyi kazanan ilk sporcu olarak da tarihe geçti.
  • 20 yaşındaki ABD’li yüzücü Simone Manuel, 100 metre serbest stil yarışlarda ABD’ye 1984’ten sonraki ilk altın madalyasını kazandırırken (Rio 2016), olimpik yüzme yarışında altın madalya kazanan ilk siyahi kadın olarak da unutulmazlar arasına adını yazdırmayı başardı.
  • Türkiye’nin son olimpiyat oyunlarını (Rio) bir altın, 3 gümüş, 4 bronz madalya ile kapattığını da hatırlatalım. Türkiye, bu performans ile madalya sıralamasında 41’inci basamakta yer alırken milli güreşçi Taha Akgül’ün Türkiye’ye ilk ve tek altın madalya kazandırdığını da ekleyelim.
Henüz yorum yok

bir cevap yazın