Ana SayfaSporTenisRoland Garros’ta da Wimbledon’da da ‘Moda’ydı Ama Artık Çok Göremiyoruz… Nerede O ‘Bandanalı’ Tenisçiler!

Roland Garros’ta da Wimbledon’da da ‘Moda’ydı Ama Artık Çok Göremiyoruz… Nerede O ‘Bandanalı’ Tenisçiler!

Aslında bir tenisçinin saç bandı ya da bandana kullanmasının nedeni belli: Saçları gözlerini kapatmayacak, bandanadaki logo nedeniyle sponsoru dikkat çekecek, bandana ona asi bir hava katacak! Tenis kortlarının bir dönem en moda aksesuarı olan bandana, eskisi kadar tercih edilmiyor ama hem bir dönemin şampiyonlarının hem de tüm tenis severlerin gönlünün aksesuarı o!

Jérémy Delinbeuf, 90’larda iyi bir tenis oyuncusuydu. Fransız oyuncu, tarzıyla dikkat çekiyordu; hippilere benzer uzun saçları vardı ve İsveçli tenis yıldızı Björn Borg gibi bir saç bandı takıyordu. Arkadaşı Julien Varlet, Fransız oyuncuyu şöyle anlatıyor:

“Gücünü saçlarından aldığını söylerdi. Eğer iyi oynuyorsa, bunun saçları sayesinde olduğunu düşünürdü. Ataları Vikingler olduğu için tıpkı İsveçli rol modeli (Björn Borg) gibi bir saç stilini benimsedi: Önler kısa, arkası uzun! Eğer saçı istediği gibi olmazsa, oynayamazdı! Askere giderken ağlamıştı. Tekrar saçlarını uzatmadı. Bugün koçluk yapıyor.”

Brigitte Bardot, Topuklu Ayakkabılar ve Caz

25 kez Grand Slam şampiyonu olan Suzanne Lenglen.

Moda ve tenis, hiçbir zaman birbirinden ayrılmadı. 20. yüzyılın başlarında elitlere özgü bir spor dalı olarak kabul ediliyor ve tenis kortları şıklık yarışına sahne oluyordu. Erkekler üç parçalı takım giyerken kadınlar, gösterişli topuklu ayakkabılar ve şapkaları ile pek havalıydı! Sonra öyle bir tasarımcı çıktı ki adeta ‘oyunun kuralı’nı değiştirdi. ‘Devrimci’ moda tasarımcısı olarak bilinen Paul Poiret (1879-1944), 25 kez Grand Slam şampiyonu olan Suzanne Lenglen’in daha rahat hareket edebilmesi için tenis kıyafeti tasarladı. Etek boyu kısaldı, saçların gözleri kapatmaması için geniş bir saç bandı tercih edildi. O yıllar, saç bandının ilk kullanıldığı dönemdi ve bugünlere kadar gelindi!

Torben Ulrich

Brigitte Bardot, Audrey Hepburn, Grace Kelly modayı demokratikleştiren yıldızlar olsa da tenis söz konusu olunca bir rol modele ihtiyaç vardı: Yazar, müzisyen, tenis oyuncusu ve tam bir ‘hippi’ olan Torben Ulrich… Roland Garros’un tarihinde gerçekten adı ‘tam anlamıyla’ geçer mi bilinmez ama Saint-Germain’in caz barları onu kesinlikle hatırlar! Koca sakalı ve uzun saçıyla, Parizyen akşamlarda müzik yapmakla geçirir zamanının büyük bir kısmını. 40 yaşına kadar profesyonel müzik hayatı devam eder ve 60’lı yıllarda bandanasıyla, sıra dışı tarzıyla gündeme gelir hep! Ne kadar estetik olduğundan söz eder ve bir akıma da öncülük eder ister istemez…

Andre Agassi, bandana denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri.

Bandanayı daha sonra Thomaz Koch’ta görürüz ama 70’lere gelindiğinde zaten bandana, kendi krallığını ilan etmiştir artık! Rambo, Björn Borg, Karate Kid, McEnroe, Bruce Springsteen hatta NBA oyuncularında da görürüz bandanayı… Moda tarihi ve sosyolojisi üzerine çalışan, Nike’ta trend müdürü olarak görev yapan Pascal Montfort bu akımı şöyle açıklıyor:

“Tabii ilk bakışta son derece pratik bir aksesuar çünkü saçların gözleri kapatmasını engelliyor. Kortlarda yavaş yavaş yok olmasının en büyük nedeni ise başka aksesuarların moda olması. Bence en iyi taşıyanlar Björn ve McEnroe oldu. İkisinin de saçları uzundu, dolayısıyla bandana sayesinde saçları gözlerini kapatmıyordu. Ayrıca bandananın üzerinde bir logo vardı ki işin sponsor tarafı da tamamlanmış oldu. Ve tabii ki tenis yıldızları da birer rock yıldızından farksızdı; bandana tam bir hippi, rock yıldızı görünümü veriyordu.”

‘Trajikomik’ Bir Bandana Anısı 

Tenisçilerin bandanayı hem aksesuar hem de rahatlık için tercih etmesi markaları da harekete geçirdi. Roger Federer’in, bandanayı sevdiği için mi, sponsoru olan markanın ürünü olduğu için mi taktığını bilmiyoruz ama pek çok maça bu ‘meşhur’ saç aksesuarı ile çıkıyor.

Bandana deyince söz etmeden geçilmeyecek bir tenis yıldızı daha var: Andre Agassi… Otobiyografisinde, 90’da, Paris’teki final maçındaki yenilgisini şöyle anlatır: “Final maçında ne zaman atış yapsam, etrafımdaki her şeyin parçalandığını hissettim (Saç bandıyla tutturulmuş peruğuna hakim olamamaktan ve eğer peruk düşerse, milyonlarca kişi karşısında çok zor durumda kalacağından yakınır). O sırada Roland Garros’taki izleyicilerden ekranların karşısındaki milyonlarca tenis severe herkes beni izliyordu! Düşünebiliyor musunuz?!

Agassi’nin o maçta korktuğu şey, bir bandanayla tutturduğu peruğunun düşecek olmasıydı! Yanlışlıkla kullandığı bir şampuan nedeniyle peruğun başında durmaması, ardından 20’ye yakın toka ve bir saç bandı ile peruğu sabitlemesi ve maç sırasında düşeceğinden korktuğu için konsantrasyonunu kaybetmesi?! Ünlü tenis yıldızının bu trajikomik anısı, otobiyografisinin en çarpıcı bölümlerinden biri. Agassi, birçok başarısının ardından saç stili nedeniyle Roland Garros finalini kaybeden tenis yıldızı olarak da tarihe geçti!

Bandana Moda İle İlgili

Fransız oyuncu Julien Varlet ise kendi döneminde saç bandı takan oyuncuların çok fazla olmadığını söylüyor. Varlet’e göre 90’ların sonuna doğru bu moda akımı bitti. ‘Moda ve Tenis’ adlı kitabın yazarı Diane-Elisabeth Poirier ise 2000’lerin başında verdiği bir demeçte konunun saç stilleriyle bağlantılı olduğunu savunur: “Bence bandana, moda olan saç stilleriyle de alakalı. Saç bandı, uzun kıvırcık saçlı sporcular için uygundu. Yıllar geçtikçe sporcuların saçları kısaldı, hatta saçlarını sıfıra vurduranlar oldu. Böyle olunca da saç bandı ya da bandana, moda tarihinin raflarındaki yerini aldı.”

Bandana bağlamak çok zor olmasa da, işin ipuçlarını öğrendiğinizde daha hızlı, daha şık bir sonuç elde edebilirsiniz. Nadal’ın bandanayı nasıl bağladığını izleyerek ‘işin’ tekniğini öğrenmek iyi bir fikir olabilir.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın