Ana Sayfaİş DünyasıSeneca’dan Feynman Tekniği ve Protege Etkisi’ne, “Öğretirken Öğrenme”nin Yararları

Seneca’dan Feynman Tekniği ve Protege Etkisi’ne, “Öğretirken Öğrenme”nin Yararları

Birçok “öğrenme stratejisi”, yöntemi var. “Öğretirken öğrenmek” de bunlardan biri. İşte, okulda, evde, kısacası hayatın her alanında öğretirken öğrenebilir miyiz? Evet! Seneca da Protege Etkisi de Feynman Tekniği de “öğretirken öğrenme”ye dair ipuçları veriyor…

“Öğrenmek”, insanın doğumundan ölümüne kadar bitmeyen bir süreç. Pek çok stratejisi, yöntemi var. Bunlardan biri de “öğreterek öğrenmek”. Bu eski bilge deyişe, ilk kez Genç Seneca’nın (M.Ö. 4-MS 65) Lucilius’a yazdığı mektuplarda rastlıyoruz. Mektubunda dile getirdiği “homines dum docent discount” deyişini “İnsanlar öğretirken öğrenirler” şeklinde çevirmek mümkün.

Bir öğrenme konsepti olarak “öğreterek öğrenmek”in kalıcılığı ve yararı, Washington Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmanın sonuçları ile de destekleniyor. Bu araştırmanın sonuçlarına göre bildiğimiz şeyleri karşımızdakilere aktarmaya çalışmak, bilgilerin daha kalıcı bir şekilde beynimize yerleşmesini sağlıyor. Öğretmenlerin derslerden önce anahtar noktaların neler olduğunu iyice araştırıp bilgilerin daha kalıcı hale gelmesini sağladıkları gibi.

Washington Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre bildiğimiz şeyleri karşımızdakilere aktarmaya çalışmak, bilgilerin daha kalıcı bir şekilde beynimize yerleşmesini sağlıyor.

Modern araştırmacılar bilgiyi diğerlerine anlatmak için çaba harcayan öğrencilerin, bu bilgileri daha etkili şekilde hatırladıklarını ve kullanabildiklerini ortaya koymuştur. Bilim insanları, başkalarına bir şeyler öğreten öğrencilerin, kendi başlarına öğrenmeye çalışan öğrencilerden daha yüksek puanlar almasını “Koruma Etkisi” ya da “Yardım Etme Etkisi” (Protege Effect) olarak adlandırmıştır.

Psikolog Annie Murphy Paul ise tüm bunların ötesinde, bir şey öğretmenin getirdiği duyguların öğrenme için güçlü bir araç olduğu görüşünde. Ders anlatan öğrenciler, öğrettikleri kişilerin başarısız olduklarında üzüldüklerini ve onların başarılı olduklarında ise bu başarıdan gurur ve memnuniyet duyduklarını söylemişlerdir.

Protege Etkisi Nedir? “Koruma Etkisi” ya da “Yardım Etme Etkisi” Ne Anlama Geliyor?

Öğretirken öğreniyoruz çünkü yalnızca öğrenme amacıyla çalıştığımızdan çok daha iyi öğreniyoruz. Bu duruma “Protege Etkisi” de (Koruma Etkisi/ Yardım Etme Etkisi) denmekte. “Protege Etkisi”nin ne denli yüksek performans sağladığı da yapılan testlerle ortaya konmuş durumda. 

Öğretirken daha iyi öğreniyoruz çünkü öğrenilecek konuyu yapılandırıp bilginin kilit noktalarına dikkat çekiyoruz. Protege Etkisi de böyle işliyor.

Peki “Protege Etkisi” (Protege Effect) nasıl işliyor? Öğretirken neden daha iyi öğreniyoruz? Daha iyi öğreniyoruz çünkü öğrenilecek konuyu yapılandırıyoruz, bilginin kilit noktalarına odaklanıyoruz. Öğrenme süreçlerini geliştirmeye çalışıyoruz ki daha iyi “öğretelim”. Hatta başka teknikler üzerinde çalışıyoruz, yeni teknikler bulmaya çabalıyoruz. Böylelikle daha iyi kavrıyoruz. Başkalarına bir şey öğretmek için ekstra bir çaba içine giriyoruz, bu da motivasyonumuzu yükseltiyor.

“Protege Etkisi”nin, “öğreterek öğrenme” yalnızca akademik açıdan değil; motor beceriler kazanmak söz konusu olduğunda da performansı katlıyor. Futbol, basketbol, voleybol, yüzme gibi sporlarda olduğu gibi…

Kardeşlerine “Öğreten” Çocukların IQ Seviyesinin Yükselmesi

Öğretmek, iletişim becerileri ve özgüveni geliştirirken bazı araştırmalar da bunun yararlarını ortaya koyuyor. Örneğin, küçük kardeşlerine öğrenmeleri konusunda destek olan çocukların IQ seviyesinin yükseldiğine dair bulgular saptanmış. Bu araştırma, “Protege Etkisi”nin uzun dönemdeki yararını da göstermesi açısından önemli.

Gündelik hayatımıza “Protege Etkisi”ni nasıl adapte edebiliriz? Birkaç teknik ile mümkün. Bir konuyu öğrenmeye çalışırken o konuyu öğretmek için hazırlandığınızı düşünün. Nasıl sorularla karşılaşacaksınız? Konu hakkında eksik noktalar var mı? Önce siz bu soruların yanıtlarını verin. Çalışırken, bir şey öğrenirken öğretmen edasıyla öğrenin yani ders anlatıyormuş gibi davranın! Yüksek sesle çalışabilirsiniz, ders anlatıyormuş gibi rol yapabilirsiniz. Hepsi serbest! Ayrıca kendiniz öğrenirken başkalarına da öğretebilirsiniz. Bir çalışma grubunda, kurs ortamında, workshop’ta, ofiste… Nerede isterseniz! Meslektaşlarınıza, çocuklara, öğrencilere öğretmeye çalışın. Protege Etkisi’nin ortaya çıkması, öğrenme performansınızın yükselmesi için bu tekniklerin birini veya birkaçını birlikte kullanabilirsiniz. Denemekte fayda var!

Richard Feynman kimdir? Feynman Tekniği nedir?

ABD’li teorik fizikçi Richard Feynman’ın adını taşıyan “Feynman Tekniği”, kolay uygulanabilir bir “öğrenme tekniği”.

“Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsan yeterince iyi anlamamışsındır.” Richard Feynman’dan ve tekniğinden söz etmeden önce Einstein’in bu sözünü hatırlatmak istedik. Richard Feyman kimdir? Richard Feynman, ABD’li bir teorik fizikçi. Julian Schwinger ve Sin-Itiro Tomonaga ile birlikte kuantum elektrodinamiğine yaptığı katkılarıyla 1965 yılında Fizik alanında Nobel Ödülü kazandı. İngiliz dergisi Physics World’ün (Fizik Dünyası) 1999’da yaptığı bir ankete göre 130 isimden oluşan dünyanın en büyük fizikçileri listesinde, tüm zamanların en önemli 10 fizikçisi arasında.

“İnsanların ne sorunu var bilmiyorum: Anlayarak değil de başka bir şekilde öğreniyorlar, ezberler gibi. Bilgileri o kadar dayanıksız ki!” diyen Richard Feynman’ın kendi adıyla anılan bir tekniği var. Biyografi yazarı James Gleick, “Dahi: Richard Feynman’ın Bilim Hayatı” adlı kitabında “Feynman Tekniği” hakkında bilgi veriyor.

“Bilmediğim Şeylerin Yazdığı Defter”

Richard Feynman’ın, üzerinde “Bilmediğim Şeylerin Yazdığı Defter” yazılı bir defteri olduğunu söyleyen James Gleick, ünlü fizikçinin bilgilerini bu defterle yeniden düzenlediğini belirtiyor. “Derinlemesine öğrenme”ye iyi bir örnek, öyle deği mi? Tıpkı arkadaşlarınıza, çevrenizdekilere o bilgileri “anlatarak” pekiştirebilmeniz gibi. Bilgilerin kalıcı hale gelmesi için süper bir yöntem! 

“Öğretmek” diyoruz ama bunun için herkesin yeterince sabrı var mı? Ya “anlatarak öğrenmek”? Feynman Tekniği’nde amaç, okumak ve okuduğunu basit bir şekilde açıklamaya çalışmak. Bir çocukla ya da konu hakkında sizden daha az bilgi sahibi olan biriyle konuşuyormuş gibi… Bu şekilde bir “öğrenme tekniği”, anlamaya çalışmanıza da neden olur, farklı bir dil ve stratejiler kullanmanızı gerektirir, hatalarınızı daha iyi görmenizi sağlar. Sonuç? Daha iyi öğrenirsiniz. Bunun aktif bir öğrenme tekniği olarak görülmesinin sebebi, anlamaya çalıştığınız bir şeyi aynı zamanda anlatmaya çalışmanız gereksinimi. “Bir şeyin adını bilmekle o şeyin ne olduğunu bilmek arasında bir fark olduğunu çok erken yaşta öğrendim” der, Richard Feynman. Kendinizi düşünün. Haksız mı?

Feynman Tekniği, özellikle eğitim hayatı devam eden herkesin uygulayabileceği, daha kolay öğrenmeyi sağlayan bir teknik.

4 Adımda Feynman Tekniği

Özellikle öğrenciler, Feynman Tekniği’ni uygulamak için şu dört adımı takip edebilir:

  1. Temiz bir sayfa açın! Öğrenmek istediğiniz kavramı/ bilgiyi sayfanın en başına yazın.
  2. Kendi kelimelerinizle bu kavramı anlatmaya çalışın. Başkasına anlatır gibi basit bir dil kullanmaya özen gösterin.
  3. Yazdığınız her şeye tekrar bakın. Kafa karıştıran kısımların üzerinden tekrar geçin. Anlaşılmayan yerler var mı? Notlarınızı gözden geçirin, gerekirse eklemeler yapın. Bilgilerinizi pekiştirmek için örneklerden yararlanın.
  4. Yazdıklarınıza son bir kez daha dikkatlice bakın. Eğer anlaşılır bir dil kullanmadıysanız, basitleştirip tekrar yazın. Benzetmelerden yararlanın. Siz anlıyorsunuz, peki karşınızdaki anlayabilecek mi? Bunun yanıtını verin.
Henüz yorum yok

bir cevap yazın