Ana SayfaYaşam“Sneaker Kültürü”nün Tarihçesi ve İkonik Modeller

“Sneaker Kültürü”nün Tarihçesi ve İkonik Modeller

İki asır önce ihtiyaçtan doğdular, şimdi ise Japonya’dan ABD’ye, gündelik hayatın bir parçası oldular. Marka tutkusunu da aşan “Sneaker Kültürü”; moda, sanat ve müzikle iç içe yoluna devam ediyor…

1800’li yıllar… Sneaker’a spor ayakkabı bile değil, “lastik” ayakkabı denmesinin nedenini anlamak açısından önemli bir dönem. Lastik üretilirken kükürt katılıp saatlerce beklenirken 1839’da “volkanlaşma” tekniğinin bulunması (Charles Goodyear tarafından) ve lastiğe diğer katkı maddelerinin eklenmesiyle doğuyor; günümüz “sneaker”larının atası… Kalıplar halinde üretim yapılıyor, yassı lastikler kesilerek ayakkabıya dönüşüyor. Tabandan üst kısmına, topuğa her parçanın bir kalıbı mevcut.

1917’de Keds’in Doğuşu

1860 yılında İngiltere’de tabanlı bez ayakkabı ilk kez krikette görülüyor. 1917 ise tam bir dönüm noktası çünkü ABD’de “Keds” markalı ilk bez ayakkabılar, piyasaya çıkıyor. Ardından aynı ayakkabılar, yetişkinler için spor ayakkabısı olarak satışa sunuluyor. 1917 yılı aynı zamanda “Converse All Star” markasının şekillendiği yıllar… 1919’da ayak bileklerine kadar uzanan ilk basketbol ayakkabısı, tarihteki yerini alıyor.

Adidas’ın kuruluş yılı, 1924; Adidas ve Puma’nın iki ayrı marka olması ise 1948. Nike’ın üretime başladığı yıl daha yakın bir tarih: 1964. 1950 yılı da spor ayakkabı için dönüm noktalarından. Genç yaşta hayatını kaybeden ABD’li efsanevi aktör James Dean, spor ayakkabılarla poz verince ortalık karışıyor! Spor ayakkabı, 50’ler ile günlük kıyafetlerle de kombinlenmeye başlıyor. Adidas, Onitsuka Tiger ve Nike gibi başı çeken dev markalar; Air Max, Stan Smith, All Star gibi kendi efsanevi modellerini yaratıyor ve hepsi de birer “arzu nesnesi” haline geliyor.

“Sneak” Sözcüğünden Türedi

Spor markaları ikonik modellerin farklı versiyonlarını piyasaya sürüyor.

“Sneaker”, İngilizce “sneak” (sessizce ilerlemek, sürünmek) sözcüğünden türemiştir. 1887 yılında yalnızca tenis ayakkabısı için bu sözcük kullanılırken, 1917 yılında spor ayakkabılarının tamamını tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır.

80’lerde İngiliz tasarımcı Vivienne Westwood’un “Witches” koleksiyonunu bez ayakkabılarla sunması, spor ayakkabıların yüksek moda ile tanıştığı yıllar olarak kabul edilebilir. Gucci, Prada, Christian Louboutin ve günümüzde diğer spor markalardan kat kat daha pahalı olmasına karşın peynir ekmek gibi satılan Balenciaga, Louis Vuitton ve Dior Homme… Balenciaga’nın Triple S modeli, “çirkin moda”nın bayrağını taşıyor ve kesinlikle çok beğeniliyor! İlkbahar/Yaz 2018 sezonunun en popüler, bir diğer “lüks” spor ayakkabısı; Kris Van Assche’nin tasarladığı Dior Homme koleksiyonundan. A$AP Rocky’den top model Bella Hadid’e pek çok ünlünün favorilerinden. Nicolas Ghesquiere’in Louis Vuitton’un kadın koleksiyonu için tasarladığı füturistik sneaker’ları da bu yılın en trendy modellerinden biri. Görünen o ki moda devleri, lüks marka değerleriyle birleştirdikleri sneaker’ları piyasaya sürmeye devam edecek.

Balenciaga’nın yok satan Triple S modeli.

İkonik Modeller ve Tabii ki “Air Jordan”!

İhtiyaç olarak doğan ama bugün “sneaker kültürü” olarak marka tutkusunun da ötesine geçen bir kültürden söz ediyoruz. Yalnızca yürürken, koşarken, spor yaparken kullanmıyoruz; takım elbisenin altına da işe de üniversiteye giderken de hatta abiye elbiselerle de giyiyoruz. Yaşı yok, belli bir meslek ya da gelir grubuna hitap etmiyor, kadın erkek herkesin tercihi.

Michael Jordan efsanesiyle doğan bir sneaker efsanesi: Air Jordan.

Renkleri, markaları çok fazla önem arz etmiyor ama “ikon”lara da büyük bir parantez açalım. Basketbol tarihine adını yazdıran, “Air Jordan” gibi… 1984’te Chicago Bulls’un ünlü oyuncusu Michael Jordan için Nike tarafından üretilen model o kadar çok sevildi ki marka, bu modeli herkes için üretmeye başladı. Chicago Bulls renkleriyle eşleşen kırmızı-siyah sneakerlar, NBA tarafından “tasarımında yeterince beyaz renk olmaması” nedeniyle yasaklansa da Michael Jordan bu ayakkabıları her maçta giydi. Nike, bunun karşılığında maç başına NBA’e 5 bin dolar ceza ödemeye devam etti. Air Jordan, bir “sembol” haline geldi ve bu trend ile birlikte koleksiyonerler, hayranlar ve hiçbir lansmanı kaçırmayan takipçilerden oluşan büyük bir topluluk oluştu. Günümüzde de sneaker tutkunlarına “sneakerhead” denmesi de o yıllara dayanıyor. Yüzlerce, binlerce model spor ayakkabısı olan, ikonik modelleri toplayan “sneakerhead”ler…

Hip hop müzik türünün en iyi gruplarından Run-DMC’nin Adidas Superstar ile işbirliği, “Sneaker Kültürü”nü şekillendiren en önemli “anlaşma”lardan biri olarak kabul edilebilir.

1969 yılından günümüze, sokak futbolu için üretilen ikonik model “Adidas Superstar”, Pro versiyonlarının da ortaya çıkışıyla, basketbol tarihine geçen başka bir model. Geçirdiği evrim ile gündelik hayatın vazgeçilmezlerinden olan “sneaker”, hip hop/ rap kültürüyle sokağa taşındı. Hip hop müzik türünün en önemli gruplarından Run-DMC, Adidas Superstar ile işbirliğine gitti ve o ulaşılamaz, “elit” anlayışı da yıktı. Nas, Jay-Z ve Kanye West’in lastik ayakkabıları, hayranları için bilinmeyen bir dünyanın kapılarını araladı ve kitleleri etkiledi. “Sanat eseri” gibi sneaker’lar ortaya çıktı, tabii ki Adidas-Kanye West işbirliği gibi marka-sanatçı ortaklıkları da çıtayı yükseltti.

Dans Pistlerini Ele Geçiren “Nike Cortez”

70’lere geri dönelim… 1972’de Nike’ın ilk koşu ayakkabısı olarak piyasaya çıkan “Nike Cortez”, dans pistlerini ele geçirdi ve kısa sürede “moda” endüstrisinin bir parçası haline geldi.

1972’de Nike’ın ilk koşu ayakkabısı olarak piyasaya çıkan bir başka ikonik model: Nike Cortez.

II. Dünya Savaşı’nın ardından Japon gençlerini spora yönlendirmek amacıyla kurulan Onitsuka Tiger da “ikon”lar arasında. Günümüzde ASICS adı altında satışa sunulan Onitsuka Tiger’ın Mexico modeli, Kill Bill filminin en “çarpıcı” detaylarından biri oldu. Uma Thurman’ın “sarı” spor ayakkabısı desek… İşte onlar! Çok satıldı, çok sevildi.

Adidas tarafından tenis ayakkabısı olarak üretilen “Stan Smith”, günümüzde en çok sevilen modellerden biri. Jean pantolonla da uyuyor; kumaş pantolon, takım elbise ve eteklerin altına da giyiliyor. Adını, ayakkabının dil kısmındaki tenis oyuncusu Stan Smith’ten alan bu model, ilk olarak tenis oyuncusu Robert Haillet’in ismiyle (Haillet) olarak piyasaya çıksa da sporcunun erken emekliliği nedeniyle daha sonra isim değiştirmiştir. Adidas’ın bir de “Samba”sı var. Kapalı alan futbolu için üretilmesine karşın markanın en çok satılan ikinci ayakkabı modeli.

O artık bir moda ikonu: Adidas Stan Smith.

Adidas, 2005’te Reebok’ı Satın Aldı 

Adidas’ın kurucusu Adi Dassler’ın kardeşi Rudolf Dassler tarafından kurulan Puma ise Puma Suede ile devler arasındaki yerini aldı. 1968 yılında piyasaya çıktı. 1972’de basketbolcu Walt “Clyde” Frazier için tasarlanan Clyde modeline birebir benzeyen bu modelin Clyde modelinden farkı ise daha geniş tabanlı olması.

Alman spor devi Adidas, ABD’li rakibi Reebok’ı 2005 yılında 3.8 milyar dolar karşılığında satın aldı. Reebok’ın ikonlaşan modeli de Reebok Question’dır. Klasik modelden uyarlanarak Allen Iverson imzasıyla ortaya çıkan bu model, sadeliğiyle diğer tasarımlardan ayrılır.

Converse All Star, Nam-ı Diğer Chuck Taylor All-Stars

1917 yılından bu yana efsaneler arasında: Converse All Star.

Converse All Star yani Chuck Taylor All-Stars olarak bilinen model, tarihçede de belirttiğimiz üzere ilk kez 1917 yılında üretildi. Marquis Converse tarafından üretilen Converse, 1923’te Indiana yıldızı Chuck Taylor’ın elçiliğiyle tanıtıldı ve “Chuck Taylor All Star” olarak ünlendi. 2003’te Nike, Converse’i satın aldı ve Converse All Star, tekrar yüksek satış rakamlarına ulaştı.

1987 yılında doğan “Nike Air Max”, günümüzde de satış rekorları kırıyor.

Nike’ın iki modelini de özellikle vurgulamakta fayda var. Biri; Nike Air teknolojisini kullanan ilk ayakkabı “AF1″. Adını ABD Başkanı’nın uçağı Air Force One’dan alıyor. Diğeri ise Nike Air Max. 1987 yılından günümüze en çok satılan, en beğenilen model demek mümkün.

Özellikle kay kay meraklılarının yakından tanıdığı bir marka: Vans. Van Doren lastik şirketi olarak bilinen Vans, Doren kardeşler ve yatırımcı D’Elia tarafından 1966’da Kaliforniya’da kuruldu. Şimdi ise her yerde! Vans Era Checkerboard (Model 95), ilk olarak 1976 yılında doğdu ve kareli versiyonu olan Checkerboard, markanın yerini sağlamlaştırdı. Kumaş tipi sneakers üreticisi olan Vans, kaykay ve sörf gibi alanlarda, sokak modasının en önemli “marka”larından biri olmayı başardı.

Vans, kaykay ve sörf gibi alanlarda, sokak modasının en önemli “marka”larından biri.

ABD Başkanlarının Tercihi 

New Balance yani “Yeni Denge” anlamına gelen bu spor ayakkabı markası, ayağın alt orta kısmındaki yayı destekleyen bir parça ile dengeyi kolaylaştırmasıyla tanındı. 1906 yılında 33 yaşındaki İngiliz göçmen William J. Riley tarafından kurulan marka, ABD eski başkanlarından Bill Clinton dahil pek çok siyasi lider ve dünyaca ünlü isim tarafından tercih ediliyor.

Görünen o ki dünyaca ünlü spor markaları da moda devleri de “sneaker” arenasında her geçen gün yeni modellere imza atmaya devam edecek. Beyazsa en beyaz, platformluysa en yükseği, renkliyse en renklisi, rahatlıksa en konforlusu… Teknoloji geliştikçe “performans” odaklı modeller de göreceğiz ama… Sneaker kültürü; müzik, sanat, spor ve moda akımlarını harmanlayan bir yaşam biçimi. Bu kültürün parçası “ikonik modeller”in özgün hikayeleri gibi “hikaye”si olan yeni bir tasarım çıkacak mı? “Sneakerhead”ler gibi biz de merakla bekliyor olacağız.

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın