Ana SayfaSporSpor Dalları Arasında, Teniste Kadınların Fark Yaratmasının Sebebi Ne?

Spor Dalları Arasında, Teniste Kadınların Fark Yaratmasının Sebebi Ne?

Kadınların o yıllarda sosyal yaşamdaki yeri düşünüldüğünde 1884’te, Wimbledon’da ilk kadın turnuvasının yapılması büyük bir olaydı. Ev işleriyle uğraşan kadınlar bir anda, kortlarda birbirleriyle yarışmaya davet edilmişlerdi. Aradan geçen bir buçuk asırda Wimbledon’da da çok şey değişti ve tenis en önemli spor etkinliklerinden biri haline geldi. Turnuvaların ilk başlarında ortalama 200 izleyicisi vardı. Bu sayı katlanarak milyonlara ulaştı.

Maud Watson’ın 1884’teki zaferinden sonra Wimbledon, teniste gelecek vaat eden kadınların kendini gösterdiği bir arena haline geldi. Bugün kadın tenisçiler, Wimbledon’da erkek rakipleri kadar hayran kitlesi oluşturup en az onlar kadar da para kazanabiliyorlar. Diğer spor dallarına kıyasla kadınların erkekler kadar ön plana çıktığı tenisin bugünkü haline gelmesinin sebeplerini inceledik…

Eşitsizliği Başkaldıran Öncü Kadın Tenisçiler

Günümüzde tenisin süper starları dediğimiz anda aklımıza pek çok isim geliyor ve çoğu da kadın. Venus ve Serena Williams, Caroline Wozniacki, Martina Hingis, Steffi Graf, Tracy Austin, Althea Gibson ve çok daha fazlası. Peki neden tenis diğer ana akım spor dallarının aksine eşitlikçi bir yaklaşım izliyor?

Kadın tenisçiler, diğer spor dallarındaki hemcinslerine kıyasla eşitlik konusunda daha fazla adım atmış durumda.

Bunda medyanın etkisi büyük. Televizyon kanalları, gazeteler ve dergiler, tenis turnuvalarını konu ederken kadınlara da geniş yer veriyor. Medyanın ilgisinin en önemli nedenlerinden biri tenis sporunun estetik görüntüleri. Elbette kadınların teniste öne çıkmasının tek nedeni medyanın ilgisi değil. Kadın tenisçiler uzun yıllardır erkek tenisçilerle aralarındaki eşitsizliğin önüne geçmek için mücadele veriyor.

Billie Jean King 1968’de Wimbledon zaferi sonrası, 1800 dolar alırken Rod Laver’a  4800 dolar verilmiş. King cinsiyet ayrımcılığının ve ödeme eşitsizliğinin önüne geçilmesinde büyük rol oynayan bir kadın. King, 1973’te Amerika Açık’ı boykot ederek tepkisini göstermiş ilk kadın tenisçilerden. Bugün ise özellikle Venus olmak üzere Williams kardeşler de King’den aldıkları bayrağı gururla taşıyorlar.

“Kızım Neden Oğlumdan Daha Az Kazansın?”

Serena Williams verdiği röportajlarda “Ben de en az erkek tenisçiler kadar sıkı çalışıyorum, neden daha az kazanayım” diyerek ödemelerdeki eşitsizliğin altını çiziyor. Porter dergisinde yayınladığı açık mektupta “Aynı işi yaptıkları halde, oğlumun kızımdan fazla para kazanmasını istemezdim. Siz de istememelisiniz.” gibi ifadelerle her fırsatta farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Bu konudaki en büyük adım ise Venus Williams tarafından atıldı. The London Times gazetesine tenisteki eşitsizlik hakkında yaptığı yorumlar İngiliz Hükümeti tarafından duyuldu ve eşitliğin sağlanması konusunda gerekli adımlar atıldı. 2007’de Wimbledon kadın tenisçilere, erkek meslektaşlarıyla aynı değeri vermeye başladı.

Tabii ki tam bir cinsiyet eşitliğinin elde edildiği söylenemez, fakat kadın tenisçilerin, sporun diğer dallarındaki hemcinslerine kıyasla daha çok savaştığı aşikar. Aşılması gereken engeller, yıkılması gereken ön yargılar olsa da, sporun geleceğini belirlemede kadın tenisçiler birkaç sayı önde.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın