Ana SayfaYaşamTaht Oyunları’nda Daenerys Targaryen’in Yaptığı Pazarlık Hataları

Taht Oyunları’nda Daenerys Targaryen’in Yaptığı Pazarlık Hataları

Game of Thrones’un 7. sezon 3. bölümünde Daenerys Targaryen, yani bizim Khaleesi, Yedi Krallığı ele geçirirken yanında yer alması için Jon Snow’u ikna etmeye çalışıyor. İşler çok da iyi gitmiyor. Khaleesi Westeros’un meşru kraliçesi, Snow ise Kuzey’in Kralı… Bu ikilinin akrabaları bir zamanlar müttefikti. Baş düşmanları ise ortaktı. Köleleri azat etmede ve esaretten kaçmada ‘yüksek lisans’ yapmış olsa da Ejderhaların Annesi Khaleesi, bazı temel pazarlık hataları yaparak kendi yoluna taş koyuyor!

Bölümün sonunda da Khaleesi’nin Snow’a ve ordularına eskisinden daha çok ihtiyacı olduğunu ve yaptığı bu hataların Yedi Krallığa mal olabileceğini öğreniyoruz. Khaleesi’nin yaptığı üç pazarlık hatasını, siz yapmayın diye inceledik.

Ortamı Hazırlayamadın Khaleesi!

Bütün pazarlık görüşmelerinde en önemli etkenlerden biri, doğru ortamı yaratmak. Pazarlık yaptığınız kişinin rahat etmesine ve savunucu bir ruh haline girmemesine dikkat etmeniz gerekiyor. Böylece karşınızdakiyle bağlantı kurabilirsiniz.

Khaleesi, Jon’u kendi mekanında ağırladığı için ortamı ayarlamak onun sorumluluğunda. Jon’u daha güzel karşılayabilirdi. Biraz ekmek, içecek ikram edebilir ve karşı tarafa güvende olduğunu hissettirebilirdi. “Hemen politikaya girmemize gerek yok” deyip Jon’un sıcak bir banyo yapmasını teklif edebilirdi. Çocuk ölümden döndüğünden beri eline bir damla su değdi mi ki?

Bunları yapmak yerine soğuk davranıyor, karşılığında Jon da soğuk bir profil çiziyor. Resmi konuşmaları, doğal olarak bir yere varmıyor. Karşı karşıya geldikleri ilk andan itibaren aynı dilden konuşmuyorlar. Khaleesi, Jon’un diz çökmesini istiyor, Jon da Khaleesi’nin bulutlardan aşağı inmesini. Khaleesi Jon’un ailesine saygı duymasını, Jon da Gece Kralı’nı yenebilmek için ejderhaları istiyor. Khaleesi’nin tek konuşmak istediği müttefik olmakken, Jon buzdan zombilerin ortalıkta dolaştığı bir dünyada kimsenin müttefiki olamayacağını anlatmak istiyor.

İki taraf da oldukça inatçı ve uzlaşmaya varamıyorlar. Bu gidişle müttefik olma şansları neredeyse yok.

Söyleme Khaleesi, Kanıtla!

Taht Oyunları evreninde karakterler çoğunlukla “kelimeler rüzgar gibidir,” derler. Söylemler bir anlam ifade etmediği gibi ailenizdeki soylulardan bahsetmek de pek bir işe yaramıyor. Böyle durumlarda yapılması gereken, bir şeyi hak ettiğinizi söylemek değil, kanıtlamak olmalı.

Ortaya bu konuda yardımcı olabilecek objeler getirmek, hatta hediyeler vermek, konuşarak elde edilemeyen ciddiyeti sağlar. Bu kısmen, Demir Adalar’daki Euron Greyjoy’ın Cersei karşısındaki başarısının sebebi. Euron, Cersei’e boş vaatler yerine değerli kölelerle geliyor.

Sayın Khaleesi, Bu Şekilde Bir Yere Varamazsın…

İki taraf da bu görüşmeden ne istedikleri konusunda netler ama sadece tek bir şey isteyerek kendilerini sınırladıklarının farkında değiller. Bu, pazarlık yaparken en sık yapılan hatalardan biri. İnsanlar genelde masaya otururken tek bir istekle geliyorlar ve istediklerini alamayınca soracak başka bir şeyleri kalmıyor.

Başarılı olabilmek için aynı anda farklı şeyleri pazarlık edebiliyor olmanız gerekiyor. Bu sayede iki taraf da öyle ya da böyle bir yerden kazanmış oluyor.

Neyse ki Tyrion Lannister, Jon’a tekrar düşünmesinin faydalı olabileceğini hatırlatıyor. Tyrion, Jon’a istediği şeyin mantıklı olmadığını, fakat Khaleesi’nin ona istediği başka şeyler verebileceğini söylüyor.

Jon da bunun üzerine mükemmel bir istekle geliyor: Ejderha camı, diğer adıyla obsidyen. Bu maden Daenerys’in topraklarında bol bulunuyor ve kullanılmıyor. Jon’un halkının bu madeni çıkarması ona çok yardımcı olacağı gibi Khaleesi’ye de bir gideri olmayacak, bu yüzden seve seve kabul ediyor.

İşte iki yönetici “evet” demeye böyle ilerleyebiliyor. Elinizde vaat edeceğiniz ejderha camı gibi madenler olmasa da Daenerys’in ve Jon’un pazarlığından iş hayatınız için çıkarabileceğiniz çok ders var.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın