Ana SayfaGenelCetelem Gözlemevi’nden Yeni Bir Araştırma: Elektrikli Araçların Dünü, Bugünü ve Geleceği Hakkında Her Şey

Cetelem Gözlemevi’nden Yeni Bir Araştırma: Elektrikli Araçların Dünü, Bugünü ve Geleceği Hakkında Her Şey

Taşıt finansmanı alanında faaliyet gösteren TEB Cetelem’in araştırmaları her yıl merakla beklenirken TEB Cetelem Gözlemevi 2019 raporu da yine önemli bir konuyu ele alıyor: “Elektrikli Taşıtlar”… “Elektrikli Taşıtların Gizemi” başlığıyla hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 16 ülkede gerçekleştirilen bu büyük araştırmada, tüketicilerin elektrikli araçlarla ilgili yaklaşımları ortaya konuyor.

1995 yılında kurulan ve finansman sektöründe faaliyet gösteren TEB Finansman A.Ş. (TEB Cetelem), 2007 yılından bu yana TEB ve BNP Paribas iştiraki olarak çalışmalarına devam etmekte. Türkiye’nin seçkin otomobil markaları ile kurduğu iş ortaklıkları ile müşterilerine sıfır ve ikinci el otomobiller ve motosikletler için taşıt kredisi sunan; “satış noktasından hizmet” iş modeli ile müşterilere araçlarını satın aldıkları noktada kredi kullanma imkanı ve kolaylığı sağlayan TEB Cetelem, taşıt kredisi alanında uzman…

TEB Cetelem Genel Müdürü Stephane Becoulet: “Elektrikli araçlar geleceğin mobilite dünyasının en önemli konularından biri olacak”

TEB Cetelem Genel Müdürü Stephane Becoulet Cetelem Gözlemevi 2019 raporunun elektrikli araçların gelecekte herkesin ilgi alanına gireceğini gösterdiğini belirterek şöyle konuştu: “Son yıllarda yapılan bütün araştırmalar elektrikli araçların geleceğinin herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu gösteriyor. Fakat bu araçların ulaşılabilir olması için gerek üreticilerin gerek altyapıdan sorumlu olanların gerekse bu araçları satın almayı düşünenlerin ekstra çaba harcamaları gerekiyor.

Menzil şimdiye kadar, bataryaların çok pahalı olmasından ötürü en büyük engel olarak görülüyordu. Ancak teknolojinin gelişmesi ve bataryaların giderek daha ucuz olması bu sorunu ortadan kaldıracak gibi görünüyor. Tüketiciler de sadece elektrikli olduğu için satın aldığı otomobilin teknoloji harikası olması gerektiğini düşünmez ve beklentilerini düşürürse fiyat/menzil kısır döngüsünden de çıkılacaktır.

Bu dönüm noktası bir kez aşıldığında, Norveç’te yaşanan deneyimlerin gösterdiği gibi, bir daha bu yoldan geriye dönüş olmayacak. Yerel rakamlar göstermektedir ki; bugün elektrikli taşıt sahibi olan sürücülerin yüzde 99’u araçlarını yenilerken yine bir elektrikli tercih edeceğini söylerken, sadece %1’i sahip olduğu aracı yeni bir elektrikli taşıt ile değiştirmeyi planlamıyor. Bütün bunlar bir arada değerlendirildiğinde, elektrikli taşıtlar hızla hak ettiği yere gelecek ve beklenen ekonomik ve ekolojik faydaları sağlamaya başlayacak. İşte o zaman ne eksik ne fazla, elektrikli taşıtlar piyasada hak ettikleri yere ulaşacaklar.

Elektrikli taşıtların, fosil yakıtla çalışan taşıtların yerini tamamen almasını beklemek ya da talep etmek de gerçek dışı, anlamsız ve hatta tehlikeli olacak. Elektrikli taşıtların satışını maksimum seviyeye çıkarmak amacıyla bütün bir toplumun yıllarca birlikte hareket ettiği, açıklayıcı bir örnek olan Norveç’te bile geleneksel araçların halen her iki sürücüden biri için cazip bir seçenek olduğu görülüyor.

Bu duruma hangi açıdan bakarsanız bakın, elektrikli taşıtlar ile ilgili olarak bariz bir gelişme kaydedilmiş ve bu gelişme devam etmekte. Dünyanın bazı bölgelerinde satışlar çok ciddi oranda artmakta fakat bu artışın yaygın bir şekilde gerçekleşebilmesi için tüm paydaşların birlikte çabalaması gerekiyor. Hükümetler, bu ürünün alımı ile ilgili teşvikler sağlamalı, şarj altyapısını ve elektrikli otomotiv paylaşım filolarının gelişimini desteklemeliler. Otomotiv üreticilerinin ve parça imalatçılarının pil teknolojilerinde daha yenilikçi olmaları ve ilerleme kaydetmeleri; enerji şirketlerinin de enerji üretimlerini ve şebekelerini elektrikli taşıtlara göre uyarlamaları gerekiyor.”

TEB Cetelem Gözlemevi 2019 Raporu’nun Konusu “Elektrikli Taşıtlar”

BNP Paribas Personal Finance S.A. global ortağı olan  ve Türk otomotiv sektörünün gelişimine katkıda bulunan TEB Cetelem’in araştırmaları da her yıl merakla beklenmekte. TEB Cetelem Gözlemevi 2019 raporunun konusu ise “Elektrikli Taşıtlar”… “Elektrikli Taşıtların Gizemi” başlığıyla hazırlanan ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 16 ülkede, yaşları 18 ile 65 arasında değişen 10 bin 600 kişiyle yapılan araştırmada, tüketicilerin elektrikli araçlarla ilgili yaklaşımları ortaya konuyor.

Cetelem Gözlemevi’nin araştırması katılımcılarına göre 2030 yılında dünyada satılan araçların yüzde 25’ini elektrikli araçlar oluşturacak.

Cetelem Gözlemevi Başkanı Flavien Neuvy, otomotiv sektöründe de çevreyi korumak adına artık bir şeyler yapma zamanının geldiğini vurgulayarak, bu araştırmanın önemine dikkat çekiyor:

“Yenilikçi olmak ve çözümler üretmek gerekmekteydi. Gittikçe daha da sıkılaşan düzenlemelere tabi olan üreticiler, yakıt tüketimini ve emisyon değerlerini azaltarak, yakıt ile çalışan taşıtlarının performansını geliştirdiler. Aynı zamanda, otomotiv sektörü; hibrit ve tamamen elektrikli motorlara sahip yeni teknolojiler geliştirmek için de yatırımlar yaptılar.

Üreticiler, uzun süre elektrikli taşıtlara şüpheci yaklaştı. 10 yıl önce sadece birkaç kişi buna inanmaktaydı. Cetelem Gözlemevi, 2012 yılından bu yana elektrikli taşıtlar (ET) ile ilgili araştırmalarını yapmaya devam etmekte. O günden bugüne üreticilere yansıyan nitelikte elektrikli taşıtları destekleyen pek çok sayıda kamu politikası uygulandı. COP21’in (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) kazandığı başarılar, ülkelerin sera gazı salımlarını azaltma yönünde önlemler alma konusunda taahhütlerini hızlandırdı. Emisyon verileri ile oynanmış dizel motor skandalları yakıtla çalışan taşıtlarla ilgili tartışmaları alevlendirdi, böylece üreticiler elektrikli taşıt geliştirme faaliyetlerini hızlandırmaya zorlandılar. Bunun neticesinde, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde pek çok yeni elektrikli araç modeli piyasaya tanıtılacak. Pillerin fiyatları ciddi oranda düştü ve sürüş mesafeleri ise artıyor.”

Kağıt üzerinde elektrikli taşıtların otomotiv endüstrisinden büyük pay alacağı yönünde belirtiler olduğunu söyleyen Cetelem Gözlemevi Başkanı Flavien Neuvy, bu belirtilerin başında teknolojik ilerlemeler, düşen fiyatlar, kamu teşvik politikaları, sunulan ürünlerde çeşitliliğin artması, sürücülerin gözünde elektrikli taşıtların daha olumlu bir imaja sahip olması vb. etkenlerin göze çarptığını vurguluyor ve ekliyor:

“Her ne kadar elektrikli taşıtların başarılı olması için gerekli her şey var olsa da satışlar halen son derece düşük. Bu da elektrikli araçların gizemini oluşturmakta.”

Elektrikli Araçlar, 2030’dan İtibaren Yaygınlaşacak

TEB Cetelem Gözlemevi 2019 raporunun başlığının “Elektrikli Taşıtların Gizemi” olması da bu yüzden anlamlı! Gelin, sonuçları yakından inceleyelim.

Cetelem Gözlemevi’nin araştırması katılımcılarına göre 2030 yılında dünyada satılan araçların yüzde 25’ini elektrikli araçların oluşturması öngörülüyor. Bu rakamın, elektrikli araçları satın almanın teşvik edildiği Çin’de yüzde 36, Norveç’te de yüzde 39’a kadar yükselmesi bekleniyor. Araştırmaya katılan Türk sürücülerin yanıtlarına göre 11 yıl sonra Türkiye’de satılacak araçların da yüzde 29’unu elektrikliler oluşturacak. Meksika, önümüzdeki beş yıl içinde kesinlikle hibrit taşıt satın almayı düşünen en çok kişinin bulunduğu ülke.

Cetelem Gözlemevi raporuna göre bu yıl Norveç, elektrikli araç sahipliği konusunda Çin’le birlikte diğer 14 ülkeye göre önde.

Öte yandan araştırmaya göre tüketicilerin büyük kısmı elektrikli araçları pahalı, menzili kısa ve şarj sürelerini de uzun bulmakta. Elektrikli araçların 2030 yılından itibaren yaygınlaşacak olmasının birinci nedeni de bataryaların ucuzlayacak olması. 2010 yılında 1 kilovat saat için 1000 dolarlık bir maliyet söz konusuyken bu rakam günümüzde 5’te 1 oranında gerilerken gelecekte 150 doların altına inmesi beklenmekte. Bu da otomobillerin fiyatlarının düşmesini ya da ucuzladığı için daha yüksek kapasiteli bataryalar kullanılarak menzilinin artmasını sağlayacak. 

2019 elektrikli araçlar raporu ile 2012’de yayınlanan ilk elektrikli araçlar araştırması karşılaştırıldığında; yedi yılda tüketicilerin içten yanmalı motoru olmayan bu tip araçlara yönelik merakının arttığı görülmekte. Sürücüler elektrikli taşıtlar için en önemli kriterlerden birini fiyat olarak belirtiyor ama menzil ve şarj alt yapısı son yıllarda çok fazla gelişme gösterdiği halde kafalardaki soru işaretleri ortadan kalkmış değil. Cetelem Gözlemevi 2019 raporu, bu üç unsurun tüketicilerin elektrikli otomobilleri benimsemesindeki en önemli engeller olduğunu ortaya koymakta…

Türk Tüketicilerin Elektrikli Araç Satın Alma İsteği, Dünya Ortalamasının Üzerinde

Türk tüketicilerinin yüzde 66’sı “Araç pahalı olduğu için almıyorum” derken şarj altyapısının yetersiz olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 39, şarj süresi çok uzun diyenlerin oranı ise yüzde 35’te kalmakta. Yalnız şunun da altını çizmekte fayda var: Türk tüketicilerin elektrikli araç satın alma isteği, dünya ortalamasının 17 puan üstünde. Pil şarj süresinin uzun, buna karşın menzilin kısa olması da Türk tüketicilerin elektrikli araçlarla arasındaki mesafeyi uzattığı kesin. Türk sürücüleri elektrikli araçlardan uzak tutan bir diğer neden de günde ortalama 83 kilometre yol kat etmeleri… Bu da dünya ortalamasının 32 kilometre üzerinde. Olumsuz verilere rağmen gelecek beş yıl içinde elektrikli bir otomobil alabileceğini söyleyen Türk sürücü oranı yüzde 60 olurken, dünyada bu oran yüzde 43.

Gelecekte şarj istasyonlarının yerini gösteren bu işaretleri daha sık göreceğiz gibi…

Cetelem Gözlemevi raporuna göre bu yıl Norveç, elektrikli araç sahipliği konusunda Çin’le birlikte diğer 14 ülkeye göre önde. Otomobil satışlarının yüzde 20.9’unu elektrikli, yüzde 31.3’ünü ise şarj edilebilir ve edilemez hibritlerin oluşturduğu Norveç’te; araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu; çeşitli güçlü teşviklere rağmen elektrikli araçları pahalı bulduğunu söylemekte. (Norveç, Cetelem Gözlemevi Otomotiv Anketi’nde ilk kez yer aldı.),

Devlet Teşviki İlgi Çekici Hale Getiriyor

Cetelem Gözlemevi 2019 araştırması gösteriyor ki tüketicilerin önemli bir kısmı elektrikli araçların yüksek satın alma maliyetlerine rağmen; kullanım sırasında enerji tüketimi ve servis-bakım giderleri açısından; klasik araçlara göre çok daha avantajlı olduğunun farkında. Elektrikli araçlar yoğun ilgi gördükleri Çin ve Norveç’te ciddi devlet desteğiyle satılmakta. Çin’de devletin satın alma desteği araç başına 8.700 Dolar’a ulaşırken, Norveç’te bu destek 11.500 Dolar’ı aşıyor. Üstelik teşvikler sadece bununla da sınırlı değil. Elektrikli araç sahipleri otoyol ve feribotlardan da ücretsiz yararlanıyor, bazı şehirlerde otopark ücreti de ödemiyor.

Cetelem Gözlemevi 2019 raporunun başlığı “Elektrikli Taşıtların Gizemi” demiştik, peki bu gizem devam ediyor mu? Gelişmeler gelecekte elektrikli araç sayısının bugünden çok daha fazla olacağını ortaya koyarken içten yanmalı motorların birden bire sahneden çekileceğini de söyleyemiyor. Elektrikli taşıtların, fosil yakıtla çalışan taşıtların yerini tamamen almasını beklemek ya da talep etmek de gerçek dışı hatta “tehlikeli” olarak kabul edilmekte.

“Elektrikli Taşıtların Gizemi” adlı Cetelem Gözlemevi 2019 Raporu’nu aşağıdaki linkten detaylı olarak görebilirsiniz:

https://www.tebcetelem.com.tr/media/1352/observatory2019.pdf

Henüz yorum yok

bir cevap yazın