Ana SayfaVideoTEB daima iyi bankaydı, daima iyi kalacak…

TEB daima iyi bankaydı, daima iyi kalacak…

Çünkü bazı yollar vardır, değeri yürümeden anlaşılmaz.
Bazı yollar vardır, yolculuk istikamet kadar kıymetlidir.
Bazı yollar vardır, insanları, illeri, ülkeleri ve gönülleri bir birine bağlar.

İyi hizmeti amaç edinmiş bir bankanın, TEB’in 90 yıllık yolculuğuna tanıklık etmeniz için sizleri davet ediyoruz.

1927 – 1982

Savaştan yeni çıkmış, yokluktan inançla, azimle, cesaretle zafer yaratmış bir ulus… Bir mucize yaratılmış; ama bir mucizeye daha ihtiyaç var. Halktan gelen, halkı anlayan, büyükle küçüğü, sanayi deviyle yerel esnafı ayrı tutmadan halk için çalışan bir banka hayali var gönüllerde.  Akıllarda ise bir hedef ve bir plan…

17 Şubat 1923‘te yapılan İzmir İktisat Kongresi bu planın ilk adımıydı… Ülkenin her kesiminden 1135 delege, halkın sesini duyurmak ve savaştan yeni çıkmış ulusun kalkındırılması yolunda hedefler koymak için İzmir’de toplandı. Kocaeli Livası adına katılan çeşitli yerel meslek temsilcileri ihtiyacını hissettikleri ve hayalini kurdukları bankanın planını Kongre’ye sundular ve bir esnaf bankası kurmak için kolları sıvadılar.

6 Haziran 1927 tarihinde 83 esnaf ve yerel işletmecinin emekleriyle kurulan Kocaeli Halk Bankası uzun yıllar boyunca Kocaeli halkına zor zamanda uzatılan yardım eli ve yerel ekonominin en büyük destekçilerinden biri olacaktı. Kocaeli Halk Bankası, logosu için seçilen çınar ağacı yaprağı gibi toprağına kök saldı ve yıllara meydan okurcasına gün be gün büyüdü.

1950’li yıllara gelindiğinde banka sadece bir esnaf ve kredi bankası değil, Kocaeli’ye özgü sanatsal, bilimsel ve yerel değerlerin destekçisi olduğunu tekrar tekrar kanıtladı. 70’lerin sonuna kadar süren ve giderek büyüyen yıllık çekilişler ile altından arabaya, ev eşyalarından apartman dairelerine kadar birçok ödülü Kocaeli Halkı’yla buluşturuyor, yöre esnafı ve halkıyla banka arasındaki samimi güven ilişkisini güçlendiriyordu.

Kocaeli Halk Bankası kuruluş amacına sadık kalarak Kocaeli halkının maddi gücünün yanı sıra kentteki kültürel ve sosyal yaşamı destekliyor ve geliştiriyordu. Birçok yerel yazarların kitaplarının basım ve dağıtımını üstlenen banka aynı zamanda 60’lardan itibaren Kültür ve Sanat Hizmetleri Serisi adı altında sayısız sanatçının sergilerini düzenledi.

Spor, Kocaeli Halk Bankası için kentin kalkınması ve gelişmesi için desteklenmesi gereken önemli konulardan bir başkasıydı. Banka tarafından organize edilen gençler futbol turnuvalarının yanı sıra kentin takımı Kocaeli Spor’a sponsor olunmuş, forma ve teçhizat yardımı yapılmıştı.

Kentin gündelik hayatına sunulan katkılar, yaptırılan içme suyu çeşmeleri, çocuk parkları, hastane ve otoban inşaatları ile 80’lerin başına kadar devam etti. Her şey bir hayalle başladı ve o hayal gelişerek büyüdü. Kocaeli Halk bankası kuruluş hedefi ve kimliğinden ödün vermeden bir halk bankası, halkının bankası olmayı başarmıştı.

1982 – 2005

Kocaeli Halk Bankası kuruluşundan itibaren geçen 55 sene içerisinde sermayesini arttırarak büyüdü ve beraberinde Kocaeli halkını da istikrarlı bir geleceğe taşıdı. Yerel bir banka olma hedefiyle çıkılan bu yol 1980’lere gelindiğinde değişim rüzgarlarının etkisiyle evrilecek ve bankayı emin adımlarla yarınlara taşıyacak bir dönüm noktasına getirecekti.

Bankanın işleyiş alanını büyütmek, vizyonunu genişletmek ve Kocaeli Halk Bankası’nı sadece Kocaeli’nin değil, Türkiye’nin bankası haline getirmek amacıyla banka Çolakoğlu Grubu tarafından satın alındı. 27 Temmuz 1982’de resmileşen satış Kocaeli Bankası adı altında tomurcuklanan bu banka için hızla büyüyen bir geleceğin ilk adımı olmuştu. Yeni bir yönetim ve hedefler ile yola devam eden banka Türk Ekonomi Bankası adını alarak merkezini İstanbul’a taşıdı.

Yeni bir isim ve yenilenmiş bir genel merkez değişikliklerin sadece başlangıcıydı. 80’lerin globalleşen finans ve ticaret dünyasında yer kazanmak için dış ticaretin bir parçası olmak zorundaydılar. Banka, 1982’den itibaren mevduat bankacılığının yanı sıra ithalat, ihracat, döviz, hazine işlemleri ve yatırım bankacılığı gibi yeni alanlarda faaliyetlerini genişletti. Yeni bir ruh ve amaçla ilerleyen TEB, kuruluşunun ilk yılları boyunca ileri görüşlü ve yenilikçi tavrı sayesinde birçok önemli atılımlara imza atarak bankanın ve Türkiye’nin tarihindeki birçok ilkin de yaratıcısı oldu.

1988 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ndeki ilk özelleştirme projesine aracılık ederek ülke ekonomisini çağın neoliberalleşen ekonomik eğilimlerine yönlendirmede yardımcı oldu. 1989 yılında bir ilke daha imza atarak özel bankacılık hizmetini vermeye başlayan ilk Türk bankası oldu.

Özel ve kurumsal bankacılık alanlarındaki istikrarlı gelişim 2000 yılında bankanın halka arzı ile ülke çapına yayıldı. TEB hisselerinin Borsa İstanbul Ulusal Pazarında işlem görmeye başlamasıyla hızlanan bu büyüme ve kuruluşunun üzerinden geçen 73 sene birçok şeyi değiştirmiş olsa da, kuruluşundaki ideallerden asla bir şey kaybettirmeyecekti. TEB, büyük şirketle esnafı, sanayii deviyle KOBİ’yi ayırmıyor; herkes için, herkese hizmet veriyordu.

Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 3. en büyük   bankası olan BNP Paribas Türkiye açılımı planı dahilinde, 2005 yılında TEB ile stratejik ortaklık kurdu.  BNP Paribas grubuna katılan TEB yabancı sermayenin Türk şirketlere dağılımını ve Türk sermayenin yabancı pazarlarla buluşturulmasını sağlayan bir aracı oldu. Milli ve global iki büyük gücün birleşimi, TEB’i sadece Türkiye’de büyüyen bir güç değil, dünya çapında büyüyen ve yenilikçi idealleri ile değişime öncülük eden bir dünya markası haline getirdi.

Bu stratejik ortaklık ile kapılarını dünyaya açan TEB, globalleşen yatırım ve hizmet anlayışını desteklemek adına ise 2005 yılında 100’den fazla şubesi olan BNP Paribas Dış Ticaret Merkezleri Ağı’na katıldı.

2005 – 2011

Bir dünya markası olma yolunda hız kesmeden büyümeye devam eden TEB aynı özveriyle her segmentten müşteriye destek olmayı misyon edinerek KOBİ ve Bireysel bankacılık alanında da faaliyet göstermeye başladı. Bu yolda ülke çapındaki şube sayısını hızlanarak arttırdı ve tüm ülkeye hizmet sunma hedefiyle giderek büyüdü.

Kimi fikirler vardır, etkisi herkese bir şekilde dokunur. İşte bu anlayışla büyümeye devam eden TEB, kaynağı kim ve ne olursa olsun bu fikirleri birer projeye dönüştürerek hayata geçirdi. 2007’de TEB’de güvenlik görevlisi olarak çalışan Ahmet Çalışır’ın Molalı Kredi fikrinin bir bankacılık ürününe dönüşmesi bu anlayışın önemli anlarındandı TEB tarihinde.

TEB’in dokunduğu hayatlar da, hızla artan şube sayısı gibi giderek büyüdü. Artık bir TEB’li olmak giderek kolaylaşıyor; bir TEB’li olmak hayatı kolaylaştırıyordu. Sağlanan kolaylıklar sadece artan şube sayısı ile sınırlı kalmadığı gibi 2005’den 2010’a kadar geçen kısa sürede onlarca projeye imza attı TEB. Hedef ise, Türkiye’nin güvendiği ve inandığı iyi bir banka olmak, hizmetler yelpazesiyle her türlü ve boyutta ihtiyaca yardım elini uzatabilmekti. Çünkü TEB için bankacılık, müşterisine iyi olmak ve onların hayatlarındaki eksiklerin tamamlanmasında etkin rol almak demekti.  Hizmetlerinin odağı bireysel bankacılık olduğunda Express Kredi, TEB Bonus Kart, Pratik İnternet Şubesi ve İki Bayram Arası Ödemesiz ihtiyaç Kredisi gibi hizmetleri müşterilerine ulaştırdı. Özelleştirilmiş ürünlerin geliştirilmesiyle ise üst gelir segmentindeki müşterilere danışmanlık veren yıldız bankacılık, kadınlara özel TEB Bonus She Card ve tüm Total istasyonlarında benzersiz indirimler sağlayan TEB Bonus Total Card gibi ihtiyaca yönelik hizmetlerin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadı.

Bireysel bankacılıkta atılan adımların çizgisinde, KOBİ’lerin de ihtiyaçları fark edildi. Büyümek, dış pazarlara açılmak ve adını bir markaya çevirmek TEB’in baş koyduğu bir yoldu çünkü… Sunduğu hizmetler arasına Danışman Banka anlayışını ekleyen TEB, KOBİ’lerin yanında olmak adına birçok fikir ve proje geliştirdi. Türkiye çapında özel eğitim ve atölye çalışmaları düzenleyen Kobi Akademi, KOBİ’lere yönelik hazırlanan ilk Internet televizyonu olan Kobi TV, Kobi Destek Hattı, Tarım Bankacılığı, ve 600’ü aşkın uzmanı ile KOBİ’lere rehberlik etmek üzere dur duraksız çalışan Kobi Danışmanları gibi projeler ise Türk Ekonomi Bankası’nın bu yönde attığı adımlardan sadece birkaçı.

Bu gelişmeler doğrultusunda, Türk Ekonomi Bankası önemli vizyonlarından birisini tanımlamış ve ismiyle çağrıştırmaya başlamıştı. KOBİ neredeyse, TEB oradaydı… Gerek büyümelerine finansal destek sağladı, gerek yurt dışı pazarlarına açılmaya fırsat veren kapıları aralamakta elinden tuttu KOBİ’lerin.

2011 – 2017

2011’e kadar tutarlılıkla sürdürdüğü büyümeyi bugünlere taşıyan banka, BNP Paribas ortaklığının ardından 2011 yılında Fortis ile birleşerek bugün tanıdığımız, bildiğimiz ve sevdiğimiz yeni TEB haline geldi. Bu birleşme hem TEB ailesine yeni üyeler kattı, hem de TEB’i Türkiye’nin en başarılı birleşmelerinden birini gerçekleştiren, dönemin en büyük 6. Özel bankası haline getirdi.

KOBİ Bankacılığı alanındaki finansal olmayan hizmetleriyle 2012 yılında Uluslararası Finans Kurumu IFC tarafından tüm dünyaya örnek gösterilen TEB, KOBİ’lere verdiği önemi ve edindiği tecrübeyi Danışman Banka anlayışı kapsamında Girişim- Bankacılığı ve Kadın Bankacılığı alanlarına da taşıdı. Kadınların iş gücüne artan katılımını güçlendirmek ve kadın patronların iş hayatındaki ihtiyaçlarını bütünlüklü bir hizmet anlayışıyla çözme hedefiyle de Türkiye’de ilk kez TEB Kadın Bankacılığı kuruldu. Kadın patronlara özel eğitimlerle yeni pazarlara erişim ve networking kurma gibi kilit konularda danışmanlık sunan TEB Kadın Akademisi ekipleri, kadın girişimcilerin iş hayatında karşılaştıkları çeşitli engelleri aşmalarına da yardımcı oluyor.

Türkiye çapında kurulan en kapsamlı Girişim Bankacılığı ile yenilikçi iş fikirlerine sahip girişimcileri desteklemeyi amaçlayan TEB, KOBİ’lere sunduğu finansal ve finansal olmayan ürün ve hizmetleri girişimcilerin özel ihtiyaçlarına adapte ederek TEB Girişim Evi kapsamında ücretsiz eğitimler ve danışmanlık veriyor.

TEB, Türkiye’de melek yatırım konseptini alternatif bir yatırım fırsatı olarak müşterilerine sunan ilk, girişimcilik ekosistemini geliştirmeye özel sinerji oluşturan tek banka olarak, gelecek vadeden girişimcileri ekonomiye kazandırma yolunda emin adımlarla ilerledi.  TEB Özel Melek Yatırım Platformu ve TEB Özel Yatırım Kulübü ile sadece melek yatırımcılığın yaygınlaşmasına ve girişimcilik alanında gelişmelere öncü olmakla kalmadı, aynı zamanda da varlıklarını geleneksel finansal araçlar dışındaki alanlarda değerlendirmek isteyen müşterilere alternatif yatırım fırsatları sundu.

Bireysel bankacılığın tam anlamıyla ulaşılabilir olması ve ihtiyaçların en hızlı şekilde çözüme ulaşması artık bir hayal değildi. Dijital bankacılıktaki yeniçağa atılan ilk adımlardan olan CepteTEB tüm bankacılık işlemlerinin tek bir noktadan ve ekstra hiçbir masrafa gerek kalmadan yapılabileceği akıllı bir platform olarak müşterilere sunuldu.

Türkiye ekonomisin sürdürebilir kalkınmasının inovasyona dayandığını bilen TEB, “Değişimi gerçekleştirmek, geleceği tasarlamaktır” sözüyle yola çıkan Türkiye İnovasyon Haftası’nın stratejik partneri olarak uzun yıllardır sektör içi ve ülke çapında yeniliklerin oluşturulması ve gelişimine destek verdi. Çünkü TEB, bankacılık sektöründe ilk olarak hayata geçirdiği çalışmalarla inovasyona öncülük etmenin yanı sıra gelişimin yaygınlaşması ve farklı platformlarda hayat bulması için de 10 yılı aşkın süredir çalışıyordu.

BNP Paribas sponsorluğunda dünyayı gezen, her kıtadaki inovatif ve çözüm odaklı akımları bir araya toplayan WAVE İnovasyon Sergisi, TEB aracılığıyla 2015 yılında Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında sergilendi. 2016 yılında, genel merkezlerinin mahalle komşusu olan Haşim İşcan ilkokulunda kurduğu İnovasyon Atölyesi ile de ülkemizde giderek büyümeye başlayan ‘maker’ kültürünü destekledi ve gençlere fikirlerinin hayallerde kalması gerekmediğini gösterdi. TEB için bu yenilikçi girişimler bir stratejiden çok daha fazlası, TEB’in Girişim Bankacılığı, Kadın Bankacılığı, Finansal Okuryazarlık Hareketi, Melek yatırım platformları ve CepteTEB ile içselleştirdiği inovasyon kültürünün ispatıydı.

TEB’in Türkiye halkına kattığı değerler, sunduğu bankacılık hizmetleri yelpazesinin de dışına taştı bu yıllarda. BNP Paribas’nın dünya çapında tenise verdiği 43 yıllık desteğini de alarak Türkiye’de tenisin marka değerini ve bilinirliğini yükseltmeyi hedefleyen TEB, tenise yenilikçi yaklaşımlar getirmek için var gücüyle çalışmaya başladı. Türkiye Tenis Federasyonu’nun ana sponsoru olarak yaptığı yatırımlar ile çok yönlü ve kapsayıcı etkileşimler amaçladı ve sadece TEB markasını değil, Türk toplumunu ve Türkiye’nin uluslararası arenadaki ismini de güçlendiren yeniliklere imza attı.

Dünyanın en prestijli turnuvalarından WTA Championships’e TEB BNP Paribas adının verilmesiyle 2011’de başlayan bu serüvene TEB BNP Paribas Istanbul Cup ve tenisin önde gelen isimlerinden Roger Federer’in de katıldığı TEB BNP Paribas İstanbul Open turnuvalarının isim sponsorluğunu üstlenerek devam etti. 2012 yılından beri Türkiye Tenis Federasyonu ile ortaklaşa yürütülen sosyal sorumluluk projesi Sokak Tenisi kapsamında ise 81 ilimizin sokakları ve meydanları birer korta dönüştürülerek tenis halkla buluşturuldu ve tenis sporuna yakıştırılan zengin sporu imajını değiştirmek için kollar sıvandı. Stratejik ortağı BNP Paribas’dan aldıkları ilham ile Türkiye’nin ilk showdown etkinliğini gerçekleştiren TEB, 6 yıldır öncülükle taşıdığı meşaleyi bir kez daha başarıyla kaldırdı ve Türkiye’de TEB eşittir tenis algısını hakkıyla kazandığını kanıtladı. Çünkü TEB için tenise yatırım, her şeyden önce ülkenin geleceğine yatırımdı.

TEB’in günümüzdeki başarısının altında yatan ve TEB’i geleceğin bankası olma yolunda emin adımlarla ilerleten idealler, 90 yıl öncesinin kuruluş hedeflerinin bir yansımasıydı aslında. Kocaeli Bankası’ndan devraldığı halkçı ve yenilikçi tutumu hem spor, kültür sanat ve çocuklara yaptığı yatırımlarla, hem de KOBİ, girişim ve kadın bankacılığı gibi hedef odaklı, inovatif çözümleriyle güçlendiren TEB, hakkıyla kazandığı ‘halkın bankası’ sıfatını gururla taşıyor.

Gelecek

Büyümek ne demek?

TEB, tarihinin her adımında zamanın önünde olmayı amaç edinmiş ve başarmış bir banka… Başarısını, yükselişini, istikrarını 90 yıllık tecrübe ve deneyimle yönlendiren bir banka… Çağın teknolojilerini müşterileri ve ortakları için yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmek için kullanan bir banka…

Büyümek el ele yürüdüğün çalışanlarınla, ekibinle takımınla beraber büyümek demek. Büyümek, çalışanlarına iyi olmak demek. Öyle bir kurum hayal edin ki kim olursanız olun fikriniz, yorumunuz, katkınız çok değerli.

Peki, ilerlemek ne demek?

İlerlemek, demek yeniliklere açık olmak demek. İlerlemek, öğrenmek, öğretmek, keşfetmek ve paylaşmak demek. TEB için ilerlemek müşterilerine iyi olmak demek. Teknoloji ve inovasyon ise ilerlemenin ön şartı, bugünü yarınlara taşımanın ve bankanın bütün paydaşlarına hızlı, kolay ve sonuç odaklı çözümler sunmanın anahtarı…

Peki ya gelecek ne demek?

Gelecek, teknolojinin taçlandırdığı bir cümlenin insan öznesi olmadan anlamsız olduğunu bilmek demek. Gelecek, insan paydasında, insan için, insan odaklı gelişim demek. Gelecek, iyi banka olmak demek.

Çünkü TEB ismi, logosu, rengi ne olursa olsun; tarih, yer, zorluk fark etmeden daima ‘iyi banka’ olmayı kendine hedef koymuş olan bir kurum. İyi bankanın bir duygusu vardır. İyi banka önem verir, değer verir, kıymet verir. İyi banka samimidir. İyi banka sırf kağıt üzerindeki rakamlara bakmaz, o rakamların insanların hayatına dokunuşunu görür. İyi banka ortaklarının geleceği, müşterilerinin memnuniyeti, çalışanlarının gülümsemesi ve toplumun refahı için düşünür, üretir, yardım eli uzatır. TEB daima iyi bankaydı, daima iyi kalacak…