Ana SayfaBizden HaberlerGençlik Treni Günlüğü – Büşra Kurkut

Gençlik Treni Günlüğü – Büşra Kurkut

Konya
Başlamanın zorluğu diye bir şey var sanırım. Daha dün gece İstanbul’dan pek bir hevesle yola çıkmıştım tek başıma. Sendeki de deli cesareti be arkadaş dediğinizi duyar gibiyim. İnanın bana İzmir’deki gara geldiğimde benimde tek derdim vazgeçip eve dönmekti. Vaz mı geçsem acaba, ne işim var burada soruları aklımda tur atıyordu adeta. İşte o son karar, trene biniş. Başlamak zordur gerçekten söylemiştim. Oda arkadaşımla kişilik analizi testimizi tamamladıktan sonra rahata erdik diyebilirim ve istikamet Konya. Uf çuf sesleriyle güzel kelimesinin yetersiz kaldığı bir seyahatti aslında. Herkesin birbirine güler yüzle merhaba demesi ve tanışmak için can atışları içinde Konya’yı gezdik. Benim için her şeyden önce gelir insana verilen değer ve herkes bu konuda ortak bir beklenti içindeymiş gibiydi. Günün her anı yakalanan kareler ile anılarımızı ölümsüzleştirdik. Çabuk kaynaştık aslında. Akşamüzeri alınan duş hepimizi büyük ölçüde rahatlatmıştı ki ortak bir kahkaha tınısıyla hareket ediyorduk ve serbest geçirdiğimiz 1 saat hiç bitmesin istedik. Vaktin bitmesi ile dilimize dolanan hadi eve kelimesi sıcak gülüşmelerimize davetiye çıkarmıştı. Oradan okumakla olmuyor anlayacağınız üzere yaşamanız gereken anılarınız var bence. Kelime ile değer biçemediğim gün son bulduğunda baktım ki yolculuk bitsin istemiyorum. Alışmaya başladığımı değil de alıştığımı anladığım an tam olarak o andı işte.

————————————————————————————————

Ankara
bir önceki günün tatlı yorgunluğu ile günaydın dedik sabaha. Yine güzel bir gün bekliyor gibiydi bizi. Ankara bende hep soğuk yer etmiştir. Ya gezmediğimden ya da yükselen binalarından bilemiyorum.ve güne başladığımda da seveceğim, huzur bulacağım yerlerin olacağı aklıma dahil gelmezdi aslında. Daha önce Ankara’ya geldiğimde gidemediğim Anıtkabir içimde kalmıştı benim ve tur şansıma anıtkabir ile başladı. Daha adım atar atmaz insanın içi ürperiyormuş meğer ve iyi ki buradayım yine gelmeliyim dedirtiyor insana. Gezinin geri kalanında aklıma yer eden gençlik parkı ve hamamönü nün eşsiz huzuruydu sanırım. Bu arada anıtkabir turunda rehberimizin güzel anlatımına da hayran kalmamak elde değildi. İnsan kendine kızıyor tarihin detaylarını bilmediği için. Ne diyordum, hah hatırladım. Hamamönü’ne hayran kaldım. Sanatın her türlüsünü sevdiğim doğrudur. Sırf bu yüzden oda arkadaşımla girdiğimiz bir dükkândaki sanatçıların tatlı sohbetine takılıp da takımı kaybettiğimizde doğrudur. Yine olsa yine yaparım dedikleri tam olarakta bu olsa gerek. Bu arada o alamadığım yakut kaplı bileklik gözümün önüne geliyor ya neyse. Ardından diğer geziler ve hızlı trenle Eskişehir’e yolculuk ve güzel bir duş… Oynanan tabu ve güzel sohbetin ardından günün bitiminin farkındalığı sanırım. Ama işin enteresan tarafı da şehir şoku yaşamak… Sabah Konya’da kahvaltı, Ankara’da öğle yemeği ve akşam Eskişehir’de uyku… Hayat şuan bana güzel sayın okuyucu seni bilemem…

————————————————————————————————

Eskişehir
Günaydın Eskişehir bugünde sana uyanıyoruz biz. Güne yine güzel bir kahvaltıyla başladı efeler ve bugünü dolu dolu yaşamaya daha o andan itibaren karar verildi. İlk durağımız eski arabalara hayran olan beni devrimi yani ilk arabamızı göreceğim için çok mutlu etti. Ardından gidilen yerlerde fotoğraf makinaları kapanmadı. Flashlar artarda patladı yine pozlar verildi, her anı ölümsüzleştirmek için. Eskişehir bana hep sevimli gelmiştir. Teyzelerin bizi gördüklerindeki tebessümleri bu sevimliliğe eklenerek büyüdü. Cama verilen şekli canlı canlı seyretmek olağanüstü bir yeteneğin ve sabrın birleşmesinden başka bir şey değildi. Günün geriye kalan kısmında yapılan tur ve gezilerle paylaşılan mutluluk paha biçilemezdi. Kurulan arkadaşlıkların edilen sohbetlerin ardı arkası kesilmedi. Trene dönüp de Eskişehir’de ayrılacak olan dostları yolculamak ve arkalarından su dökme faslını görmenizi dilerdim. Kısaca sevgili okur efeler Eskişehir çıkarmasından da oldukça memnun kaldı. Akşam olduğunda gençlik projesi sorumlularının o son konuşması hepimizin içinde bir burukluk yarattı. Ben dönüş için yola çıktığında tek düşüncem kafamın içindeki ne çabuk bitti cümlesinin tekrarlanmasından ibaretti. Bana göre yaşanılan hiç bir anı fotoğrafla sıkışmamalı aksine yaşamaları yenileri eklene eklene. İlk gün başlangıçlar zor olur demiştim. Bitirişler daha da mı zor oluyormuş ne. Efeler kalmasın diye diye topladınız bizi müzelerden bak ne oldu şimdi, eve dönüyoruz diye bitiriyorum. Sevgili okuyucu gitmedim diye üzülme demeyeceğim bence üzülmelisin de katılmalısın bize ve gençliğe. Biz efeler dönüş yoluna tabu ile uykuya direnerek devam kararı aldık. Sabahlar olmasın diyoruz bu gece ve artık beni bekleyen arkadaşlarımın yeter artık ya yaz yaz bitiremedin haykırışlarına kulak vererek son veriyorum cümleme. Tabu bizi bekler kahvelerimiz soğumadan kahkahalarımıza devam edelim biz, sen de ancak bunu oku yok ama okuma sende katıl bence… Hayatın tadını çıkarmak, yeni yerler görmek yeni sohbetler etmek biraz yenilemek gerek diyorum. Peki, sen ne diyorsun?

Büşra Kurkut