Ana SayfaYaşamEtkinlik Takvimi“Türk Da Vinci” Ünlü Heykeltıraş İlhan Koman 98. Yaşında! İlhan Koman’ın Hayatı, Sanat Yaklaşımı ve Unutulmaz Eserleri…

“Türk Da Vinci” Ünlü Heykeltıraş İlhan Koman 98. Yaşında! İlhan Koman’ın Hayatı, Sanat Yaklaşımı ve Unutulmaz Eserleri…

1921 yılında Edirne’de doğan ünlü heykeltıraş İlhan Koman’ın bugün doğum günü. Peki İlhan Koman kimdir? Hangi eserleriyle ölümsüz sanatçılar arasına adını yazdırmıştır?

İlhan Koman, 1921 yılında Edirne’de dünyaya geldi. Çocukluğundan itibaren en büyük arzusu, bilim ve sanatı aynı potada eritmekti. Çocukluğunda cıvata, çivi ve demir parçaları ile küçük çapta bir şeyler yapmaya çalışan İlhan Koman, mahallesindeki demirci atölyesinde çalışan ustaları seyretmekten zevk alırdı. İstanbul’daki akrabalarını ziyaret etmeye gittiğinde ise kıyıdaki takaları seyreder, onlara benzer küçük tekne modelleri yapmak isterdi. Bu tutkusu da sanatçı olma isteğini ateşledi.

Türk Leonardo da Vinci: İlhan Koman

Heykeltıraş İlhan Koman adına Google tarafından hazırlanan Doodle.

İlhan Koman, heykellerine kattığı bilimsel yaklaşımlar ve eserlerindeki matematiksel dengeler nedeniyle birçok otorite tarafından “Türk Leonardo da Vinci” olarak kabul edilmekte…  İstanbul Sanat Akademisi’nden mezun olduktan sonra 40’lı yıllarda Paris’e taşındı ve bu sanat şehrindeki ünlü heykeltıraşların eserlerini inceledi. 1958 yılında Brüksel’de düzenlenen Dünya Fuarı’nda Türkiye’yi temsil eden İlhan Koman, burada hayatının geri kalanını geçireceği İsveç’ten gelen ve kendisini oraya davet eden mimar Ralph Erskine ile tanıştı. İsveç’e taşındı, Hulda adında ahşap bir tekne satın aldı ve orada yaşamaya devam etti. Yaşamının son yirmi yılını ailesiyle birlikte yaşadığı ve atölye olarak da kullandığı Hulda adlı teknesinde geçiren İlhan Koman, 1986’da 65 yaşındayken İsveç’in başkenti Stokholm’de hayatını kaybetti.

Heykel çalışmalarının yanı sıra Stockholm’deki Konstfack Uygulamalı Sanat Okulu’nda öğretmenlik de yapan Koman, İsveç’te ve Türkiye’de birçok ünlü kamusal çalışmaya imza attı. Bunlardan en önemlilerinden biri, İstanbul’da bulunan Akdeniz Heykeli. Dört buçuk ton ağırlığındaki bu metal kadın heykeli, 112 metal şeritten oluşmakta.  İki yana uzanan kollarının estetiği büyüleyici güzellikte! İstanbul’da bir sigorta binasının önünde bulunan “Akdeniz Heykeli” sanatçının Türkiye’de bulunan çalışmalarından en bilineni… Koman’ın kağıt kesme-katlama tekniğine bağlı olarak yaptığı bu heykel ile 1981 yılında Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’nü kazandığını da ekleyelim.

“Akdeniz Heykeli”nin Sert Yüz İfadesi

İlhan Koman’ın en önemli eserlerinden Akdeniz Heykeli.

Heykelin yüz ifadesindeki sertlik, insanlardan gördüğü kötülüğe karşı bir kızgınlık ifadesi. Akdeniz’in kirlenmesine, mahvolmasına atıfta bulunduğunu söyleyen Koman, “Akdeniz Heykeli” ile bir nevi çevre kirliliğine karşı protestosunu ortaya koymakta… Akdeniz Heykeli incecik dilimleri ile tüm ağırlığına rağmen, uçucu bir hafifliğin heykeli. “Akdeniz”e bakan kişi hareket ettiğinde sanki heykel de hareket ediyormuş izlenimi vermekte. İlhan Koman, bunu bir çeşit sinetik bir göz yanılgısı olarak tanımlamıştır.

1986 yılında İsveç Stockholm’de hayata gözlerini yuman İlhan Koman; bienallerde, fuarlarda ve sergilerinde, bilimin sanatla buluşması odaklı çalışmalar yapan, sanat dünyasına çok önemli eserler miras bırakan bir heykeltıraş. Rudolf Belling’in öğrencisi olarak 1945’te İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitiren, 1947-1950 yılları arasında Fransa’da Academie Julian ve l’Ecole du Louvre’da çalışmalar yapıp ilk sergisini de Paris’te açan Koman, 1958’e kadar İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretim üyeliği de yapan bir akademisyen aynı zamanda… 1967 yılında Stokholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu’na öğretim üyesi olarak kabul edilen İlhan Koman’ın bu dönemde yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşlarının tescillendiğini de unutmamak gerek. Anıtkabir’in büyük rölyeflerinden doğu kanadında da onun imzası var. Anıtkabir’e çıkış merdivenlerinin doğu kanadındaki kabartmalardan söz ediyoruz… Bu rölyef Sakarya Savaşı’nı konu almakta ama daha çok Pers Sarayı’nın duvarlarını ve Mısır taş kabartmalarını andırmakta. Bunun sebebinin de Paris eğitimi sırasında, Koman’ın Mezopotamya ve Mısır sanatından etkilenmesi olduğu düşünülmekte.

“Leonardo’ya Selam” Anıt Heykeli

1954 Ankara Devlet Sergisi’nde ikincilik, 1955 Ankara Devlet Sergisi’nde birincilik ödülleri alan ünlü heykeltıraş, 1969’da İsveç’te Sundsvall’da bir alan düzenlemesi için açılan yarışmada birincilik ödülü, 1970’te de Örebro Belediye Sarayı önüne konulmak üzere yaptırılan heykel yarışmasında da birincilik ödüllerinden birini aldı. “Leonardo’ya Selam” adlı bu anıt heykel, daha sonra İsveç hükümeti tarafından satın alındı ve Stockholm Mimarlık Yüksekokulu’nun önüne yerleştirildi. Koman, yaklaşık aynı yıllarda yeni yapılan parlamento binasına asılmak üzere İsveç kraliyet armasının bir rölyefini de yaptı.

“Från Leonardo till…” (From Leonardo to…), Koman’ın İsveç’teki eserlerinden.

İlhan Koman’ın Yapıtları ve Sanat Anlayışı

Koman’ın 1970 yılında Paris’te gerçekleştirdiği ve sonradan bronza dökmeyi tasarladığı pişmiş toprak heykelciklerinden 10 tanesi, ölümünden sonra, 1989 yılında, ailesi ve Galeri Nev’in girişimleriyle İtalya’da Pietrasantra’daki Giuseppe Belfiore Atölyesi’nde bronza dökülerek 1990 yılında sergilendi. Mitolojik kahramanlar ile hayvanları çağrıştıran bu eserlerden bir tanesi Ankara Belediyesi tarafından seçildi ve 1992 yılında aynı atölyede büyültülerek bronza döküldü. Şimdi ise Ankara’da Seymenler Parkı’nda…

Heykeltıraş İlhan Koman.

İlhan Koman’ın Türkiye’deki bir diğer anıtsal çalışması ise İstanbul’da Taksim’deki Divan Oteli önünde duran 1968 tarihli “İsimsiz” adlı demir heykeli. Moderne Muséet (Stockholm), Musée d’Art Moderne de la Ville de Paris, Museo J. Battle (Montevideo), MOMA (New York), Palais International des Beaux Arts (Brüksel), Seattle Art Museum (Seattle, Washington) ve İstanbul Resim Heykel Müzesi gibi yurtiçi ve yurtdışındaki pek çok önemli müzede eserleri bulunan ve dünyanın en ünlü meydanlarında anıtsal heykelleri yer alan sanatçının 17 eseri, Eylül 2007-Haziran 2008 arasında Santralİstanbul’da “Modern ve Ötesi” adlı sergide yer aldı. Eserler, 10. İstanbul Bienali’nde de sergilendi. Sergide, sanatçının “Sonsuzluğa…” (To Infinity…) adlı eseri, Stockholm’de heykeltıraşın asistanlığını yapan Marco Veschetti tarafından, Koman Vakfı’nın da desteğiyle, anıtsal boyutlarıyla (6 m uzunluğunda) yeniden canlandırıldı. “Sonsuzluğa…” (To Infinity…), sanatçının ölümünden sonra anıtsal boyutlarda uygulanan altıncı eseri.

“Şimdi Bir Şeyden Hiçbir Şey Yaptın Be Mübarek Adam!”

İlhan Koman Türk heykelinde, kalıplaşmış formu parçalamakta ve yeni arayışlara yönelmekte etkili olan sanatçılardan. Evrensel sanatçı kişiliği ile çok yönlü bir sanatçı kimliğine sahip olan Koman’ın eserlerinde geometrik soyut heykel anlayışı da ağır basmakta. Ünlü heykeltıraş kendi sanat anlayışını da şöyle özetlemiştir:

“Bir nesnenin sanat olması için, has, öz, gerçek olması gerekir. Sanatta tek ölçü budur. Sanatın kopya, özenti, taklit olmayan, kendi kendine bir olay olması gerekir. Bu, küçük veya büyük de olur, obje de eşya da olur, figüratif veya non-figüratif de olur. Bütün sorun, tek ve gerçek olmasıdır. Bir de Racine’in sanat tarifi vardır: Sanat, hiçbir şeyden bir şey yapmaktır. Ben bazen çalışmamdan memnun olmayınca, kendi kendime küfür ve alayla Racine’in lafını tersyüz edip şimdi bir şeyden hiçbir şey yaptın be mübarek adam, derim! Aslında sanat, bence insanın bilinmeyene doğru çıktığı bir serüvendir. Sanatçı, devamlı kendisini yenileyebilmelidir…” 

İlhan Koman Resim ve Heykel Müzesi

Edirne’deki İlhan Koman Resim ve Heykel Müzesi, dönemin mimari özelliğini taşıyan geniş bahçeli, köşklerin ve konakların bulunduğu, Edirne Gar Binası bahçesi içindeki tarihi köşkte hizmet vermekte. Müzenin koleksiyonunda; heykellere devinim kazandırmayı başarmış, fizik, matematik, geometri ve estetiği yoğurmuş, Türkiye’nin Leonardo da Vinci’si olarak kabul edilen İlhan Koman’ın eserlerinin yanı sıra Burhan Doğançay, Onay Akbaş, Numan Pura, Mustafa Plevneli, Hasip Pektaş, Mehmet Akbaba, Zeki Serbest, Sevim Gürsoy Tunçyıldız, Güngör D. Arıbal, Fehim Huskovic, Burhan Yıldırım, Nikolay Alexiev, Ülkü Ünal, Devrim Erbil gibi pek çok sanatçının eserlerini de görmek mümkün.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın