Ana SayfaYaşamTürkiye’de Kışın Vazgeçilmezi 3 Geleneksel Lezzet

Türkiye’de Kışın Vazgeçilmezi 3 Geleneksel Lezzet

Kış gelince sokakları kömür ateşinde pişen kestane kokusu sarar. Akşam vakti evlerden bozacıların yanık sesi duyulur. Isınmak için bir fincan salep yapılır, üzerine bir tutam tarçın eklenir. İşte Türkiye’de kışın geldiğini böyle anlarsınız. Geleneksel kış lezzetlerimizi yakından inceleyelim.

Kestane

Türk mutfağında kestane pilavdan tatlılara pek çok yemekte kullanılıyor.

Kestane ağacı Anadolu ve çevresinde doğal olarak bulunan bir bitki. Roma İmparatorluğu döneminde Avrupa’ya da yayılan kestanenin meyvesi yüzyıllardır pek çok ülkenin mutfak kültüründe yer alıyor. Fakat özellikle Osmanlı ve Türk mutfağında geniş bir kullanım alanı var. Pilavından tatlısına çeşitli tariflerde kestaneyi görmek mümkün. Ama o sokakta satılan kestane kebabın yeri hepimiz için ayrı.

Türkiye’de yıllardır sonbaharın sonuna doğru, neredeyse her köşe başında beliren kestane satıcıları kışın geldiğini haber verircesine tezgâhlarını açarlar. Üzerinde piştiği kömürün kokusuyla özdeşleşen kestane, bir kese kağıdında hem avucunuzu hem de içinizi ısıtır.

Kestane kebabı için en ideal kestane türü Karadeniz’den gelen kuzu kestane.

Sokakta satılan kestanenin neden hep lezzetli olduğunu merak ediyorsanız, geldiği yeri bilmekte fayda var. Kebabı yapılan kestane genellikle Karadeniz bölgesinde yetişen ve kuzu kestane adı verilen kestane türünden yapılıyor. Fakat şaşırtıcı bir şekilde Karadeniz kestane üretiminde lider bölge değil. Bursa’dan dolayı Marmara diyecek olanlar da yanılıyor. Türkiye’de en çok kestane Ege bölgesinden çıkıyor. Özellikle Aydın’da tonlarca üretiliyor ve bu da Türkiye’yi Avrupa’nın en çok kestane üreten ülkesi yapıyor.

Boza

Boza genellikle bir tutam tarçın ve bir avuç leblebi ile servis ediliyor.

Günümüzde sayıları azalsa da Türkiye’de kış aylarının klasik ögeleri arasında boza satıcıları. Hatta çoğumuz bozanın tadını bilmesek bile boza satıcılarının o meşhur bağırışını biliriz. Boza deyince aklımıza onlar gelir. Peki bozanın nasıl yapıldığını biliyor muyuz?

Orta Asya’dan Balkanlar’a geniş bir alanda karşımıza çıkan fermente bir içecek olan boza kimi tariflere göre darıdan kimi tariflere göre arpa, buğday ya da yulaf gibi diğer tahıllardan yapılıyor. Kaynatılan tahıllara su ve şeker ekleniyor. Yoğun bir kıvamı olduğu için genellikle boza servis edilirken yanına kaşık da konuyor. Üzerine ise tarçın dökülüyor ve bir avuç leblebi konuyor.

Türkiye’de boza genellikle darıdan yapılıyor.

Boza, mayalandığı için yüzde bir kadar düşük de olsa alkol içeriyor. Alkolü ne kadar düşük olsa da Osmanlı padişahı IV. Mehmet’in alkol yasağından kaçamıyor. Yüzlerce bozacı dükkanı kapatılıyor, binlerce boza satıcısı işsiz kalıyor. Fakat bu yasağa rağmen boza günümüze kadar gelmeyi başarıyor. Şimdilerde sokakta boza satıcılarını eskisi kadar sık duymasak da marketlerde şişelenmiş halini bulabiliyoruz.

Salep

Salep orkide çiçeğinin köklerinden yapılıyor.

Orkide çiçeği sadece güzelliğiyle değil salep yapımında kullanılarak lezzetiyle de bizi etkilemeyi başarıyor. Orkide, köklerinin yıkanıp haşlanıp un haline getirilmesiyle sütlü bir içeceğe dönüşüyor. Tabi bu işlem anlatıldığı kadar kolay değil. Bir kilo salep üretebilmek için neredeyse bin orkideye ihtiyaç duyuluyor.

Bir kilo toz salep üretebilmek için bin adet orkide gerekiyor.

Geçmişi sekizinci yüzyıla kadar dayanan salep, orkidenin iyileştirici özelliğine inanıldığı için yüzyıllardır kış aylarının vazgeçilmez içeceklerinden biri olmaya devam ediyor. İçeriğindeki glukomannan maddesinin boğaz ağrılarına ve soğuk algınlığına iyi geldiği düşünülüyor. Üzerine serpilen tarçınla da ideal bir kış içeceği haline geliyor.

Kestane, boza ve salep sizin de geleneksel kış ritüelleriniz arasında yer alıyor mu? Kış aylarında vazgeçemediğiniz diğer lezzetler neler?

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın