Ana SayfaYaşamSağlıkVücudunuzdaki Serotonin Oranı Düşükse, Siz Yükseltin! Hem de Doğal Yollarla!

Vücudunuzdaki Serotonin Oranı Düşükse, Siz Yükseltin! Hem de Doğal Yollarla!

Beyinde salgılanıyor, merkezi sinir sisteminde ve mide-bağırsak kanalında bulunuyor. Serotonin, yani mutluluk hormonu o kadar önemli ki eksikliği, depresyon başta olmak üzere birçok mental sorunun kapısını aralıyor. Oysa ki doğal ve etkili yöntemlerle serotonin seviyesi artırılabilir. Ne yapmalıyız? İşte yanıtı:

Mutluluk hormonu ‘serotonin’, beynin çalışmasında hayati rol oynar. Sinir hücreleri arasında elektrik sinyallerini taşımakla görevli olan bu hormon, beyinde salgılanır; vücudun farklı yerlerinde de üretilir, merkezi sinir sisteminde ve mide-bağırsak kanalında da bulunur. Merkez sinir sistemindeki ‘serotonin’ uyku, iştah, hafıza, cinsel ve sosyal davranışlar, ruh hali üzerinde etkili olurken mide-bağırsak kanalındaki ‘serotonin’ ise sindirimi düzenler. Dolayısıyla eksikliği de birçok soruna yol açar.

Depresyon Kapıda mı?

Mutluluk hormonu üretmek için vücut tarafından sentezlenemeyen bir amino asit olan triptofanı kullanan beyin, bu amino asit açısından yetersiz bir beslenme düzeni olduğunda sinyal vermeye başlar: Depresyon artık kapıdadır! Obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozukluğu, panik ve hatta aşırı asabiyet de ortaya çıkabilir. Bu mental bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu beyindeki serotonin düzeyini yükseltmeyi hedefler.

Serotonin seviyesini artırmanın doğal yolları da var. Beslenme alışkanlıklarından gündelik rutine, mutluluk hormonunu artırmanın doğal ve pratik yollarını sıraladık:

Beslenme Düzeninizi Değiştirin

Hindi eti, yumurta, süt, sığır eti, kuzu eti, tavuk veya balık… Hayvansal protein, güvenilir bir triptofan kaynağı. Günlük besin listemizden eksik etmememiz gerekiyor. Ayrıca beslenme rutini söz konusu olduğunda deniz mahsullerinin önemi de yadsınamaz. Sofranızdan eksik etmeyin çünkü hepsi birer triptofan kaynağı. Karbonhidratları da tamamen kesmeyin, düşük karbonhidratlı öğünleri tercih edin. Zengin bir kahvaltı, çoğu doktorun önerisi… B vitamini içeren besinleri öğle öğününde tercih edebilirsiniz. Örneğin; pirinç, muz, makarna ve avokado B6 açısından zengin; kırmızı et ve karaciğer ise B12…

Zerdeçalın ise doğal bir antidepresan olduğunu hatırlatmakta fayda var. İçerisindeki ‘curcumin’ adlı maddenin iyileştirici etkisi olduğu biliniyor. B6 Vitamini, diyet lif, bakır ve potasyum açısından zengin ve serotonin salgılanmasını sağladığı da bir gerçek. Kırmızı et ve yumurtaya çok yakışır, deneyin!

Kahve konusunda ise farklı görüşler var. Hatta serotonini tükettiğini söyleyen alternatif tıp uzmanları yok değil. Yapılan yeni bir araştırmaya göre kafein, kobay farelerin beyninde, serotonin düzeyini artırdı. Aynı zamanda beyni, serotoninin etkilerine karşı daha duyarlı hale getirdiği görüşü de bu araştırma sonucunu destekler nitelikte.

Gün Işığından Faydalanın 

Güneş ışığı serotonin sentezinin doğrudan tetikleyicisi. Ne kadar parlaksa, serotonin üretimi de o kadar yüksek… Yalnız 40 derece sıcaklıkta yürümek anlamına da gelmiyor bu… Şöyle ki bulutlu, geç sonbaharın ilk gününde dışarı çıkmak da ‘doğal ışık’tan yararlanmanızı sağlar. Kış aylarının serotonin seviyesi açısından daha kötü olmasının başlıca nedeni, insanların kötü hava koşullarından dolayı dışarı çıkmak istememesinden kaynaklanıyor. Siz mümkün olduğunca temiz havada yürüyüş yapın. İdeal ışık ise gün doğumundan hemen sonra… Güneş gözlüğüne ihtiyacınız yok, 10-15 dakikalık tempolu bir yürüyüş ideal.

D Vitamini Alın 

Besin takviyelerinden söz etmiyoruz, doğal gün ışığından söz ediyoruz (Eksikliği hissedildiğinde, doktor tavsiyesi ile almak mümkün). Gün ışığından yararlanın demiştik ya… Birkaç yüzyıl öncesine kadar zamanının çoğunu dışarıda geçiren insanoğlu, şimdi ise ofislere hapsolmuş durumda. Vaktiniz elverdiği ölçüde dışarı çıkın, kısa yürüyüşler yapın. Güneş, en iyi D Vitamini kaynağı, yaz-kış bunu kulağınıza küpe yapın!

Harekette Bereket Var 

Birçok araştırma sonucuna göre düzenli egzersiz, serotonin miktarını artırıyor. Canınız hareket etmek istemediğinde bile egzersiz yapmaya üşenmeyin çünkü egzersiz yapmak istememenizin bir nedeni de vücudunuzdaki serotonin seviyesinin düşüklüğü olabilir. Haydi, son bir gayret! Elinizdeki mısır cipsini bırakın, televizyonu kapatın ve egzersiz yapın. Diyelim ki koşmak size göre değil ya da ağır egzersizler… Basit egzersizler ve yoga hareketleri de mutluluk hormonunu artırabilir. Sabahın ilk ışıklarında basit vücut egzersizlerini alışkanlık haline getirin, akşam iş çıkışı da yoga yapabilirsiniz.

Masaj Yaptırın 

Kimine göre masajın en önemli özelliği ‘iyi hissettirmesi’… Başka da bilinen bir yararı olmadığı söyleniyor ama… Mesele de bu değil mi? Çünkü masaj yaptırmak, serotonin seviyesini yüzde 28 oranında artırıyor.

Henüz yorum yok

bir cevap yazın