Ana SayfaTeknolojiDamak Tadınızı Değişime Hazırlayın

Damak Tadınızı Değişime Hazırlayın

Bundan 20 yıl sonra neler yiyeceğiz? Su kaynakları yavaş yavaş tükeniyor, şimdiden küresel ısınmanın etkisi hissediliyor. Teknoloji sayesinde farklı bir gıda sisteminin tohumları atılsa da lezzet düşkünleri, yeni nesil besinleri pek sevmeyecek gibi…

Günümüz gurme ve gurmanlarının çok hoşuna gitmeyecek belki ama “lezzet” kelimesi, 2038 yılında yani günümüzden 20 yıl sonra rafa kaldırılacak gibi görünüyor. Şeker, yine “zehir” ya da “sigaranın yeni alternatifi” kabul edilirken “tuz”un yerini de sağlıklı bitkiler alacak.

Teknolojik gelişmeler, damak tadını yok sayacak mı kısa zaman içerisinde göreceğiz ama sofralarımızda şimdiye kadar “tanımadığımız” birçok ürün/ yiyecek/ içecek olacak. Çok uzun bir zaman diliminden söz etmiyoruz, varsayalım yıl 2038. Yani 20 yıl sonrası… Yakın bir gelecekten söz ediyoruz. Öncelikle çok kısa bir süre sonra “besin/ gıda” anlamında nelerin tüketileceğine değinmeden önce nelerin yavaş yavaş tarih olacağından söz edelim. Bu kısım biraz hüzünlü!

Küresel Isınmanın Etkisi

Elbette ki suçlu, küresel ısınma. O çok sevdiğimiz yiyecek ve içecekler, belki de tarihin tozlu sayfalarında kalacak, tatları da damaklarımızda. Bizim çok severek tükettiğimiz meyve ve sebzeleri, doğal içecekleri çocuklarımız, gelecek nesiller tanımayacak. Çünkü bu besinlerin ham maddeleri tehdit altında. Ağaçlar, iklim değişikliği yüzünden verimsizleşiyor. Sorun sadece küresel ısınma da değil. Günden güne artan insan popülasyonunun ihtiyaçlarını karşılamak için alternatif bir gıda sistemi üzerinde duruluyor. Öyle ki 2050 yılında dünya nüfusunun 9.6 milyara ulaşması öngörülüyor. Bilim insanları ise yakın bir gelecekte tükenme olasılığı yüksek olan yiyecek ve içecekleri şöyle sıralıyor: Üzüm, muz, balık, bal, kahve, yer fıstığı, elma ve çikolata.

Bilim insanlarına göre yakın bir gelecekte böyle bir sofra hayal olacak çünkü üzüm, muz, balık, bal, kahve, yer fıstığı, elma ve çikolata tükenmek üzere.

Dünya, gıda krizini tartışırken teknoloji sayesinde yenilikçi fikirler de yavaş yavaş hayata geçiyor. Peki günümüzden 20 yıl sonra ne yiyeceğiz, ne içeceğiz? Bazıları ütopik gibi gözükse de şimdiden laboratuvarlarda üretilmeye başlandı bile…

Sen Neymişsin Su Yosunu! 

Çok hızlı büyüyor, az kaynakla, tuzlu suda bile kolayca yetişiyor. Su yosunu (algler), genetik modifikasyonla her türlü şekle sokulabiliyor. Üstelik protein açısından da zengin. Meyve suyu yerine yosun suyuna ne dersiniz? İçecek, hayvan yemi, biyoyakıt ya da sörf tahtası! Geleceğin en önemli besin kaynaklarından birinin “yosun” olacağı bir gerçek. Örneğin; özel genetik işlemlerden geçen yosundan besleyici değeri yüksek, tadı karidesi andıran bir besin… Günümüzde de var. Google’ın uzay üssünü andıran merkezinde, görüntüde karidese benzeyen ama kırmızı su yosunundan üretilen deniz ürünleri satılıyor.

Ayrıca normal patates veya mısır cipsleri gibi yağ deposu olmayan, deniz anasından cips de üretildi. Henüz süpermarketlerde yok.

Laboratuvarda Üretilen Etler 

Bazı fast-food firmalarının hamburgerlerinde neredeyse hiç ete rastlanmadı ama konumuz bu değil! Gerçek hayvan hücrelerinin biyoreaktörlerde büyütülüp mineraller, oksijen ve şekerle geliştirilmesiyle ortaya çıkan kırmızı etten söz ediyoruz. Yani laboratuvarlarda üretilmeye başlanan kırmızı et. Tadı ve görüntüsü, neredeyse gerçek etten farksız. Üstelik bu işlem, tavuk veya hindi eti gibi beyaz ette de uygulanabiliyor. 20 yıl sonrasını beklemeye gerek yok, birkaç yıl içinde “yapay et”lerin marketlerde satılmaya başlanacağı söyleniyor ama hayli pahalı olacağı vurgulanıyor.

Öte yandan yakın bir gelecekte meyve ve sebzeden yapılan, lezzet olarak etten pek de farkı olmayan ürünlerle de karşılaşacağız. Amaç, et tüketimini azaltmak ve alternatif protein kaynakları oluşturmak. Kebabın tadı bozulur mu, hep birlikte göreceğiz!

Üç Boyutlu Yazıcılar 

Yukarıda gördüğünüz bir fırın değil, 3D yazıcı… Yakın bir gelecekte evlerdeki mutfaklarda da göreceğiz.

Üç boyutlu yazıcılar sayesinde bir şehir inşa edilebiliyorsa, neden yiyecek tasarlanmasın? Günümüzde kullanılmaya başlandı, önümüzdeki yıllarda evlerdeki mutfaklarda da yer alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Yapmak istenilen ürünün taslağını taratın, gerisini yazıcı halletsin! Mükemmel çikolata şekilleri, sanat eseri gibi duran pasta süsleri, şimdiden üç boyutlu yazıcılar kullanılarak yapılabiliyor.

Su Şişesini Ye, Kahveyi Çiğne

Yenilebilir su baloncuklarını duydunuz mu? İngiltere merkezli teknoloji girişimi Skipping Rock Labs, pet şişelere alternatif bu buluşuyla dikkat çekmeyi başardı. Bu baloncuklar, deniz yosunu özlerinden üretiliyor ve içleri farklı sıvılarla doldurabiliyor. Aromalısı da var, renklisi de. Yenilebilir suyun, eğer tüketilmezse, 4-6 haftalık bir zaman diliminde geri dönüşümü de mümkün.

Peki ya çiğnenebilen kahve? Şimdiden piyasaya sürüldü ama henüz deneme aşamasında. Bir küp, bir bardak kahve ile eşdeğer. Kahve tadı aynı, kahvenin verdiği enerji aynı. Daha ne olsun!

Robot Şefi Çağırın Bana! 

Robotlar her yerde olacak, şimdiden dünya buna hazır! Özellikle “take-away” sistemiyle çalışan restoranlarda yemekleri robotlar hazırlayacak, paketleyecek, servis edecek. Bu sistem üzerinde çalışmalar devam etmekte.

Ayrıca robotlara bir parantez açmışken tarımın geleceğinde de teknolojinin büyük rolü olduğunu vurgulamakta fayda var. Dikey tarım, kentli bahçecilik; hatta bahçe, teras, balkona gerek olmadan yapılan tarım… Daha az su, daha çok ürün. Zaman ve mekan kavramı kalkacak, ürünler daha sofraya gelmeden farklı bir süreçten geçecek. İşte bir 2038 senaryosu: Geleneksel çiftçiler, yeni teknolojilerle barışacak çünkü başka bir seçenekleri yok! Çiftliklerdeki robotlar, maliyeti yüzde 40 oranında azaltacak. Geleneksel çiftlik evleri, bir teknoloji marketinden farklı olmayacak.

Hapımı Yuttum, Tokum 

Şimdi bile tüm vitamin ve mineraller, tek bir tablete sığdırılabiliyor. Haplarla beslenme fikri, lezzet meraklıları için kabus gibi gözükse de bir hap yutup yemek yemeye gerek kalmamasından memnun olacaklar da yok değil. Kuru fasulye ve pilavın yerine bir hap? Çoğu kişinin yüzünü buruşturduğunu görür gibiyiz!

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın