Ana SayfaYaşamYazı-Kağıt-Matbaa Devriminden “Kağıt”sız Geleceğe (Mi?)

Yazı-Kağıt-Matbaa Devriminden “Kağıt”sız Geleceğe (Mi?)

İnsanlığın devrim yaratan icatları: Yazı, kağıt ve matbaa. Kağıt ne zaman ve kimler tarafından icat edildi? Üretim süreci nasıl işliyor? Dijitalleşme ile birlikte kağıt hayatımızda ne kadar var olacak? M.Ö. 2. yüzyıldan günümüze kağıdın evrimi…

“Kağıdın icadı”, insanlığın devrim yaratan icatlarının başında gelmekte. Kağıdın ilk kez kimin tarafından icat edildiği bilinmese de nerede icat edildiği biliniyor; kağıt Çin’de icat edildi. M.Ö. 2. yüzyılda Çin’de modern kağıdın öncüsü olarak kabul edilen selüloz kağıt, Cai Lun tarafından icat edildi. Bu dönemde Çin Han Hanedanlığı’nda bulunan mahkemelerde görevli Cai Lun, kağıt ve kağıt yapımının mucidi. Lun’un ağaç kabukları, bez parçaları ve diğer lifli malzemeleri özlü, yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar ezip elde ettiği hamuru suyla karıştırarak ilk odun hamurunu elde ettiği düşünülmekte.

Çinlilerin Kağıt Hamurunu Nasıl Elde Ediyorlardı?

Çinlilerin kullandığı “ilkel teknoloji” basitçe şöyle işliyordu: Ağaç tomruklarının kabukları soyuluyor, elde edilen tahta silindirler küp parçalar şeklinde doğrandıktan sonra suda haşlanıp talaşlarından arındırılıyordu. Böylelikle kağıt hamuru elde ediliyor ve ince kalıpların içinde kurutulan bu hamur sayesinde de dikdörtgen kağıt tabakalar oluşturuluyordu. Zamanla sararan bu ilk kalın ve kaba kağıt tabakalarının yerini ise teknolojinin gelişmesi ve birtakım kimyasalların kullanılması sayesinde sararmayan, yumuşak kağıt tabakaları almaya başladı.

Kağıdın üretim süreci, çok zorlu bir süreç. Kağıdın icadından bugüne teknoloji sayesinde çok yol kat edildi.

Günümüzdeki bembeyaz kağıtların üretim süreci de şöyle işliyor:

Tomruklar, tambur şeklinde bir makine tarafından soyulduktan sonra 2 buçuk cm’lik küpler halinde doğranır. Bitki lifleri “lignin”den ayrılması için bir asit çözeltisinde kaynatılır (Lignin, bitkide kök ve gövdenin sert, odunlu yapısını oluşturan, su geçirmez bir madde). Yalnızca bitki lifleri kalan kağıt hamuru suyla yıkanır, lignin atıklarından da arındırılır. Böylece “kağıt beyaz”ı da elde edilmiş olur.

Kağıt Üretiminin Vazgeçilmez Maddesi “Su”

Kağıdın üretim sürecinin vazgeçilmez maddesi, su… Günümüzde kullanılan suyun yüzde 90’ı dönüştürülerek yeniden kullanılırken ağaç yongalarının önemli bir bölümü, kereste fabrikalarının atık ürünleri. Hamurun ağartılması için kullanılan kimyasalların klor içermemesi de çevreye zarar verilmemesi açısından önemli.

Özel olarak geliştirilen bıçaklar tarafından düzleştirilen kağıt hamurundaki lifler, aynı zamanda daha küçük parçalara ayrılarak birbirine daha iyi yapışır. Kağıdın hamuruna eklenen kalsiyum karbonat ise kağıdın yoğunluğunu ve matlığını artırır. Renklendirmek için nişasta veya boyadan, optik parlatıcılardan yararlanılır. Kağıt fabrikalarındaki makinelerde bu hamur kurutulur ve kağıt tabakaları çıkar. Kalan nem de kızılötesi radyasyon ile kurutulur. Elde edilen kağıt, incelenir; bir sorun olursa gerekli işlemler tekrarlanır. Kilometrelerce uzunlukta ve metrelerce genişlikte olan kağıt tabakalar, piyasanın ihtiyaçlarına göre bölünür; fabrikadan dağıtımı yapılır. İster bebek bezi ister kitap ya da gazete kağıdı… Kağıt hamuru, farklı kimyasallar kullanılarak çok geniş bir yelpazede kullanıma hazır hale getirilir. Çoğunlukla ahşap, otlar veya atık tekstil ürünlerinden elde edilen selüloz elyaf hamurunun işlenmesiyle üretilen ince bir malzeme olan kağıt yazma, baskı, paketleme, temizleme ve inşaat gibi birçok alanda kullanılmakta.

Kağıt hamuru, farklı kimyasallar kullanılarak çok geniş bir yelpazede kullanıma hazır hale getirilir. Kağıt; yazma, baskı, paketleme, temizleme ve inşaat gibi birçok alanda kullanılmakta.

Çinliler Formülü Çok İyi Sakladılar Ama… 

Üzerinde yazı bulunan en eski kağıdın, MS 150 yılına ait olduğu, Çin Seddi’ndeki bir gözetleme kulübesinin kalıntılarında bulunduğu söyleniyor. Dünyadaki en eski kağıt (üzerinde yazı olmayan), 1957’de Xian, Çin yakınlarındaki bir mezarda bulunduğu ve M.Ö. 140-87 yılları arasında bir zamana ait olduğu sanılıyor. Yapılan araştırma ve kazılarda, üçüncü ve yedinci yüzyıllar arasında kullanılan kağıtların dut ağacı kabukları, keten veya pamuktan yapılmış olduğu görülmekte.

Çinliler, kağıdın formülünü çok iyi saklamışlar ancak 751 yılındaki Talas Savaşı sırasında kaçırılan Çinli kağıt üreticilerinden de kağıt yapımına yönelik bilgilerin Arapların eline geçmesine engel olamamışlar. Endülüs Emevilerinin İspanya’yı işgal etmelerinin ardından “kağıt”, Avrupa’ya geçmiş ve 13. yüzyılda Avrupa’ya yayılmış. Suyla çalışan kağıt fabrikaları inşa edilmiş ve 19. yüzyılda sanayi üretimine geçilmesiyle birlikte maliyet de düşmüş. 1840 yılında Alman Friedrich Gottlob Keller’in odun liflerinden kağıt hamuru hazırlayabilen bir makine icat ettiği, 1844 yılında ise Kanadalı Charles Fenerty’nin de kağıt üretimini kolaylaştıran teknikler geliştirdiği bilinmekte.

Günümüz Matbaasının Atası ve Gutenberg

Kağıdın kitlesel bilgi alışverişine katkısı yadsınamaz. Kağıdı icat eden Çinliler, matbaanın keşfinde de öncü olmuş; ilk kitap Kuzeybatı Çin’de bulunmuştur. Diamond Sutra adlı bu kitap, Buda’nın öğretilerinden oluşan dini içerikli bir kitap…

Günümüz matbaasının mucidi, Johann Gutenberg.

Uzakdoğu’da ilkel bir yolla matbaa keşfedilmişse de günümüz matbaasının atası, 1455 yılında Johann Gutenberg tarafından keşfedilen matbaa. Johann Gutenberg, yardımcılarıyla birlikte Latince Kitabı Mukaddes’i basmış; sonraki yıllarda matbaacılık bir iş kolu olarak yükselmiş ve bütün Avrupa’da yayılmıştır. Avrupalıların İncil’i kendi dilinde okuması böylece mümkün olmuş ve yalnızca kilise tarafından bildirilen öğretilerin, İncil’den çok daha farklı olduğunun ortaya çıkmasına da zemin hazırlamıştır. Bunun sonucunu da biliyoruz: Kiliseye ve onun dayatmalarına başkaldırı, kültürel bilinç ve birikimin oluşması, yayılması yani Rönesans hareketi.

“Bilginin Gelecek Nesillere Ulaştırılması”nın Tarihi: Yazı-Kağıt-Matbaa 

Matbaanın ortaya çıkışından önce dünyada yalnızca 30 bin kadar el yazması kitabın olduğu tahmin ediliyor. Matbaanın keşfinden bu yana gelinen nokta ise muhteşem! Bilginin kayıt altına alınması, insanların farkındalıklarının oluşması, okur-yazar oranının artması, sosyo-kültürel anlamda toplum değişimlerine yol açması bakımından hemen her alanda yaşadığımız dünyayı şekillendiren en değerli şeylerden biri, yazı-kağıt-matbaa üçlüsü. İnsanların tecrübelerinin, bilgilerinin, düşünce ve fikirlerinin kaydedilerek gelecek nesillere ulaştırılabilmesinin tarihi bu: Yazı, kağıt ve matbaa…

Kağıt, şüphesiz insanoğlunun hayatında hep olacak. Yalnız dijitalleşme ile birlikte büyük bir değişim yaşandığı ortada. Kitapların yerini elektronik kitaplar alıyor, basılı gazeteler dijital yayıncılığa geçiyor. Dijitalleşmeyle içeriğe ulaşmak artık daha kolay. Kağıt kullanımının düşmesiyle çevreye daha az zarar verilmesinin yanı sıra lojistik maliyet de düşüyor. New York Times CEO’su Mark Thompson, kağıda basılan gazetelerin çok değil, 10 yıl içinde yok olacağını söylüyor. Mark Thompson, basılı sürümün maliyetler sebebiyle bir süre sonra anlamsız hale geleceği görüşünde. New York Times, 10 yıl daha basılı gazete çıkarmayı sürdürebilecek; sonra da basılı sürümün sonlandırılacağı tahmin ediliyor.

Bu durum, yalnızca ABD için de geçerli değil. Dünyanın pek çok yerinde, Türkiye’de de geçerli. Kağıt alımındaki fiyat artışı nedeniyle gazete ve kitap kağıdının neredeyse tamamını ithal eden Türkiye’de yayıncılar, “kur krizi” nedeniyle zor günler yaşıyor. Döviz kurunun rekor seviyelere ulaşması, yurt dışından mal alımına bağlı olan sektörleri olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin ilk kağıt fabrikası SEKA İzmit İşletmesi’nin 2005 yılında kapatılmasından sonra yayıncılık sektörü kağıt alımında dışa bağımlı. Doların artışıyla kağıt masrafları artan gazete ve dergiler yazılı basımlarını durdurma kararı alıyor ve dijital alana yönelerek yayınlarını sürdürmeye çalışıyor. Öte yandan yayıncılık sektörünün basılı alandan dijitale kaymasının nedeni sadece kriz değil. Gazetelerin, dergilerin okunmaması gibi nedenlerle de yayıncılık sektörü dijitale kayıyor. Geleneksel yayıncılığın yerini “yeni medya” alıyor.

 

 

 

Henüz yorum yok

bir cevap yazın