Ana Sayfaİş DünyasıYeni Başlayanlar İçin Finansal Teknoloji

Yeni Başlayanlar İçin Finansal Teknoloji

Finansal Teknoloji çok yaygın olmayan bir finansal hizmet modeli ama şimdiden geleneksel bankacılık modelini tahtından edecek gibi görünüyor. Özellikle start-up ve girişimciler arasında bilinen Finansal Teknoloji şirketleri, zaman ve maliyet avantajları ile dikkat çekiyor.

 

Geleneksel bankacılık temsilcileri ve yine geleneksel yollarla sermaye sağlayan yatırımcılar ile mücadele etmek amacıyla oluşturulan Finansal Teknoloji, inovasyon ve teknolojinin ‘doğru’ birlikteliğinin ürünü.

Accenture’ın araştırmasına göre 2008 yılında 930 milyon dolarlık bir hacmi olan küresel Finansal Teknoloji sektörü, 2015’in başlarında iş hacmini 12 milyar dolara çıkardı. Türkiye’de işlem hacminin 2016 yılında 44,4 milyar dolara ulaştığı Finansal Teknoloji şirketlerine 2000 yılından bu yana 96 milyar dolarlık yatırım yapıldı.

Zaman içerisinde hızlı bir şekilde büyüyen bu sektör, neden geleneksel bankacılık sistemi için bir tehdit? Çünkü kitlesel fonlama (crowdfunding) yöntemi ile bir girişimci ya da start-up’ın amaçlarına ulaşması daha kolay… Finansal hizmetin bazı alanlarında ise daha düşük maliyetli hizmet verilebiliyor. Bu da ‘rekabetçi’ Finansal Teknoloji şirketlerini, geleneksel bankacılık sisteminin paydaşları karşısında ciddi bir tehdit unsuru haline getiriyor. Hatta mobil ödemeler, para transferleri, krediler, fonlar ve varlık yönetimi de yine Finansal Teknoloji şirketlerinin rekabetçi yapısı ile karşı karşıya.

 

Finansal Teknoloji Hizmetinin Artıları

 Bir Finansal Teknoloji şirketi ile temas kurarak, geleneksel yöntemlerle elde edebileceğiniz krediyi daha kolay, daha çabuk ya da daha az maliyetli alabilirsiniz. Bu da sizin işletmenizi daha hızlı kurabilmenize, yatırımlarınızı daha çabuk hayata geçirebilmenize veya iki ülke arasında para transferi maliyetinizin azalmasına imkan sağlıyor.

Küçük, orta ya da büyük ölçekli işletmeler için de yine Finansal Teknoloji, süreçleri hızlandıran, para alışverişini kolaylaştıran ve müşterisini memnun eden ya da başka bir ülkeden internet üzerinden yapılan işlem sırasında müşteriyi döviz kuru hesaplama zahmetinden kurtaran kolaylıklar da sağlıyor. Mesela TransferWise ile iki ülke arasındaki para transferini geleneksel yöntemlere göre yüzde 90’a varan daha az maliyet ile gerçekleştirmek gibi bir seçeneğiniz oluyor.

Sektörün rekabetçi yapısı sonucunda tüketici davranışları da değişiyor. Tüketiciler artık otobüs beklerken mobil uygulamadan faturasını sorunsuz bir bağlantı ile yatırabilmek ya da seyahati sırasında terminalde bir sonraki uçağı beklerken yatırım portföyü ile ilgili bilgi sahibi olmak istiyor.

Adaletli bir yaklaşım ya da değil ancak tüketiciler Finansal Teknoloji’nin sunduğu bu hizmetleri, ticari ilişkiye girdiği tüm küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerde de görmek istiyor. Tüketiciler ister yerel bir banka ile çalışsın, ister global… Beklentileri, sorunsuz bir mobil deneyim yaşamak. Ya da tüketici; büyük bir markette kullanabildiği kredi kartını, evinin sokağındaki bakkalda da kullanabilmek istiyor.

Finansal Teknoloji, hizmetler arası bir demokratikleşme sağlıyor belki de. Fakat diğer yandan tüm işletmeleri, günümüz teknolojilerini takip etmemeleri halinde sıkıntı yaşayabilecekleri konusunda uyarıyor.

 

Türkiye’de Finansal Teknoloji

Finansal Teknoloji gelişim gösteren bir alan… Her anlamıyla hayatımızı kolaylaştıracak hizmetlerin ileride daha çok artması bekleniyor.

Ülkemizde ise bugün 200’den fazla Finansal Teknoloji girişimi var. Ayrıca son beş yılda sektörde çok ciddi bir büyüme yaşandı, yatırımlar yüzde 2.418 oranında muazzam bir artış gösterdi. Önümüzdeki dönemde bu konudaki yenilikleri sık sık duyacağımıza kesin gözüyle bakabiliriz.