Ana SayfaYaşamYeşil Alanlar, Meydanlar, Türlü Türlü Bitkiler… Yeraltı Parkı “Lowline”, Dünyada Bir İlk

Yeşil Alanlar, Meydanlar, Türlü Türlü Bitkiler… Yeraltı Parkı “Lowline”, Dünyada Bir İlk

Mimarisi ve yeşil alanlarıyla, 7’den 70’e her yaştan metropol insanını buluşturacak bir park projesi… “Ne var bunda!” demeyin çünkü bu park, yeraltına inşa ediliyor. ABD New York’taki The Lowline adlı bu yeraltı parkı, terk edilmiş durumdaki bir tramvay terminalinde yeşermek için gün sayıyor.

Büyük şehirlerde yaşayan herkesin soluklandığı alanlardır parklar… Koca koca binaların arasında çocukların koşturduğu, yaşlıların banklarında dinlendiği, spor tutkunlarının spor yaptığı, köpek sahiplerinin köpeklerini gezdirdiği, sosyalleştiği yeşil alanlar… Şehirler betonlaştıkça, metropol insanının park özlemi daha çok artıyor. Yeni projeler, siteler de “akıllı” olmalarının yanı sıra “yeşil alan” özlemi çeken ailelere de türlü fırsatlar sunuyor.

Tramvaylar İçin Bekleme Alanıydı 

ABD’nin en kalabalık şehirlerinden New York’ta ise yeni bir park projesi hayat buluyor. Üstelik Central Park’ı kıskandıracak bir proje! Pek çok ülkeye ilham verebilecek, eski tramvay tünellerini devasa bir yeraltı parkına dönüştürecek bu yaratıcı projenin adı “The Lowline”. New York Manhattan’da; J, M ve Z hatlarının geçtiği Essex Street durağına komşu. 1948 yılına kadar tramvaylar için bekleme alanı olarak kullanılan bu alan, dünyanın ilk “yeraltı parkı” olacak.

Lowline ekibi, parkın tam ölçekli bir modelini terk edilmiş bir depoda kurdu. “Lowline’ı Hayal Etmek” adlı sergi, binlerce kişi tarafından ziyaret edildi.

Lowline hakkında bilgi vermeden önce “High Line”ı hatırlatmakta fayda var. Bilindiği üzere High Line, Manhattan’ın güneybatı bölgesindeki eski demir yolunun tekrar düzenlenip yeşillendirme çalışmaları yapılmasının ardından yürüyüş yoluna dönüştürülmüş ve New Yorkluların gün içerisinde buluştukları, spor yaptıkları, yemek yedikleri bir alan olmuştu. The Lowline ile amaçlanan da bu… Botanik bahçeleri, yürüyüş yolları, meydanlarıyla bir şehir parkı ama bu kez yerin altında.

Fikir 2011 Yılında Ortaya Atıldı 

Proje; James Ramsey ve Dan Barasch adlı iki tasarımcıya ait. 2011 yılında ortaya çıkan “yeraltı parkı” projesi, Kickstarter sitesi üzerinden başlatılan bir kampanya ile hayat buldu. O dönemde 3 bin 300 bağışçıdan 150 bin dolar bağış toplandı. 2012 yılında da prototipi halka tanıtıldı. Lowline ekibi, parkın tam ölçekli bir modelini parkın yapılacağı yerin yakınlarındaki terk edilmiş bir depoda kurdu. “Lowline’ı Hayal Etmek” adlı sergi, binlerce kişi tarafından ziyaret edildi.

Parkın tasarımcılarından James Ramsey, bu müthiş projeyi anlatıyor.

Heyecan verici detayları da paylaşalım. Yeraltı parkında kullanılacak teknoloji, şapka çıkartacak cinsten. Şöyle ki çevredeki binaların çatılarına yerleştirilen parabolik cam çanaklardan güneş ışığı geçiyor ve bir odak noktasına yansıyor. Çanaklar bu mekanizma sayesinde yıl boyunca güneş yolunu izliyor. Dağıtıcı çanak üzerindeki yansıtıcı yüzey ise toplanan güneş ışığını park alanına ulaştırıyor.

En Son Güneş Teknolojisi 

Kullanılmayan bir tramvay terminalinin tarihi ve mimari unsurları göz ardı edilmeden yeşil alan oluşturulması ve en son güneş teknolojisi devreye sokularak çeşit çeşit bitki ve meyve ağaçlarının yeraltını tam bir cennete dönüştürmesi… The Lowline adlı yeraltı parkı, birçok metropole örnek olacak.

Yapının 6.1 metre yükseklikteki tavanları, özel aydınlatma sistemleriyle kaplı. Doğal ışık kullanılması amacıyla geliştirilen bu sistem, bitki ve ağaçların büyümesini, fotosentez yapmasını sağlıyor. Üstelik mevsimlere göre değişen farklı türdeki bitki ve meyve ağaçları da var; Lowline’da… Bulutlu günlerde ya da geceleri, yapay aydınlatma devreye giriyor; bu yapay ışıklar, farklı bir ışın dalgası yayıyor.

Yapının tavanları, özel aydınlatma sistemleriyle kaplı. Doğal ışık kullanılması amacıyla geliştirilen bu sistem, bitki ve ağaçların büyümesini sağlıyor.

The Lowline, teknolojinin 21. yüzyılda şehirleri nasıl değiştirebileceğinin en güzel örneklerinden biri. Kullanılmayan bir tramvay terminalinin tarihi ve mimari unsurları göz ardı edilmeden yeşil alan oluşturulması, üstelik en son güneş teknolojisi devreye sokularak çeşit çeşit bitki ve meyve ağaçlarının yeraltını tam bir cennete dönüştürmesi müthiş bir fikir!

2021 yılında açılması planlanan yeraltı parkı, umarız tüm metropollere örnek olur. Hem yeryüzünde hem de yerin altında…

Henüz yorum yok

bir cevap yazın