Ana SayfaYaşamAileZuckerberg’in babası ve Stanford’un eski dekanına kulak verin! Çocuk nasıl yetiştirilir?

Zuckerberg’in babası ve Stanford’un eski dekanına kulak verin! Çocuk nasıl yetiştirilir?

Acaba Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in babası Edward Zuckerberg, çocuğunu nasıl yetiştirdi? Dünyanın en önemli üniversitelerinden Stanford’un eski dekanı, anne ve babalara ne gibi önerilerde bulunuyor? Çocukların ileride başarılı olabilmeleri için anne ve babalar nasıl bir yol izlemeli? Yanıtlar bu yazıda…
Her anne baba çocuklarını sever, karşılıksız sevginin en güzelidir bu. Sevgi bu yazının konusu dışında! O zaten hep olmalı. Bir anne ve baba, çocuğuna onu ne kadar sevdiğini hissettirmeli. Çocuk, sevgi dolu bir ortamda büyümeli.

Peki büyüyünce iyi bir eğitim alabilecek mi? Ya mesleği? Mutluluk, huzur, sağlık gibi olmazsa olmaz dilekler bir yana bunlar her ebeveynin aklından geçen sorular değil mi?

 

2

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in babası Edward Zuckerberg.

GÖZLEMLEYİN, YETENEKLERİNİ KEŞFEDİN 

Facebook ile tarih yazan Mark Zuckerberg’in babası Edward Zuckerberg, günümüze damgasını vuran oğlunu nasıl yetiştirdi? Gelin, ona kulak verelim:

“Çocuklarınıza bir şey empoze etmeyin, onları zorlamayın. Öncelikle onların yeteneklerini iyi gözlemleyin. Çocuklarınız neye ilgi duyuyor? Hangi konularda yetenekliler, hangi konulara tutku ile bağlılar? Asıl yapmanız gereken onları tutku ile bağlı oldukları konularda desteklemek. Onların yeteneklerini geliştirmeleri için elinizden ne geliyorsa yapın.”

BIRAKIN DÜŞSÜN VE KENDİ AYAĞA KALKSIN 

Unutmayın ki çocuklarınız hayallerinin peşinden giderse mutlu olur, başarılı olur. Ama hayat bu; başarı kadar başarısızlık da var. Çocuklarınıza işler yolunda gitmediği zaman “düşmemeyi” de öğretmelisiniz. Dünyanın en önemli üniversitelerinden Stanford’un eski dekanlarından Julie Lythcott-Haimes “How to Raise an Adult” (Bir Yetişkin Nasıl Yetiştirilir?) adlı kitabında çocukların her başarısız denemesinde onların anne ve babaları tarafından ayağa kaldırılmasına karşı çıkıyor:

“Onların her zaman yanındayız. Her zaman yardıma koşuyoruz. Ama başarıya giden yolda engeller de var. Biz onları her zaman ayağa kaldırarak iyi bir şey yapmıyoruz aslında… Kendileri ayağa kalkmayı öğrenmeli. Aksine onlara zarar vermiş oluruz. Yetişkin oldukları zaman daha güçsüz olurlar, bırakın kendileri sorunları çözmeye çalışsın.”

Çocuklarınızın bir arkadaşa ihtiyacı var ama o siz değilsiniz. Onların anne ve babaya ihtiyacı var. Kendilerinden daha deneyimli, otoriter bir kişi onlara yol gösterebilir, unutmayın! The Collapse of Parenting adlı kitabın yazarı Dr. Leonard Sax ise tam da bu noktaya parmak basıyor:

“Sekiz yaşındaki bir çocuğu hangi okulu seçeceği konusunda serbest bırakmak, onu özgür kılmak değildir. Çocuğun o yaşlarda yanlış yapacağı apaçık ortada. Dolayısıyla anne ve baba ona yön vermeli, bunun otoriter olmakla ilgili yok. Bu serbestliğin ağır yükünü ileride yine çocuk çekecek.”

KENDİ PROBLEMLERİNİ ÇÖZMELERİNE İZİN VERİN

Çocuklar her zaman anne ve babalarının onların yanında olduğunu bilmeli ama şu da önemli: Anne ve babalar, onları kendi problemlerini çözmeleri noktasında serbest bırakmalı. Stanford’un eski dekanlarından Julie Lythcott-Haimes, aynı noktaya parmak basıyor:

“Anne ve babalar görüyorum; öğretmenlerle, müdürlerle, koçlarla kavga eden… Bu doğru değil. Biz sadece tartışmış oluyoruz, o kadar! Çocuklar gerektiği zaman kendilerini savunabilmeli.”

Bu durum onların sorumluluk sahibi olmaları açısından da büyük önem taşıyor. Sorumluluk sahibi olması, başarılı olma potansiyelini artıran en önemli özelliklerden.

YAŞAM-İŞ DENGESİ ASLINDA SİZE DEĞİL, ÇOCUĞUNUZA LAZIM

Yaşam-iş dengesini kurmak, çocuklu aileler için daha elzem. İş yaşamı yoğun olduğunda ev ve aile ister istemez ihmal ediliyor. Oysaki iş yoğunluğu, çocukları tahmin edilenden daha fazla etkiliyor. Onlara zaman ayırabilmeli anne ve babalar…

Tabii herkes Mark Zuckerberg kadar şanslı değil. Çünkü bir diş hekimi olan babası Edward Zuckerberg’in muayenehanesi de evin içinde inşa edilmiş: “Biz biraz avantajlıydık çünkü ben evimden çalışıyordum. Eğer anne ve babaların imkânı varsa, kesinlikle tavsiye ederim. Böylelikle hem işinizi yapmış oluyorsunuz, hem de çocuklarınızla vakit geçirebiliyorsunuz.”

Henüz yorum yok

bir cevap yazın