Ana SayfaYaşamKültür Sanat Etkinlikleri60. Dünya Tiyatrolar Günü Kutlu Olsun!

60. Dünya Tiyatrolar Günü Kutlu Olsun!

“Tiyatroyu, tüm sanat türlerinin en büyüğü, bir insanın bir insan olmanın ne anlama geldiğini bir başkasıyla paylaşabileceği en dolaysız yol olarak görüyorum.” – Oscar Wilde

Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Yazarıyla, yönetmeniyle, oyuncusuyla, izleyicisiyle sahne sanatlarındaki yaratıcılığın ve üretimin tüm dünyada dillendirildiği bu özel gün, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün 1961 yılında 27 Mart’ı Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etmesiyle hayat buldu. Tam 60 yıldır kutlanan bu özel günün ortaya çıkışı aslında kendisini, yani tiyatroyu asla unutturmama hedefi. İnsana insanla değen, araya herhangi başka bir unsur koymayan bu sanat kolu; yalınlığıyla her daim diğer sanat türlerinden ayrışacak. Dünya Tiyatrolar Günü’nün tarihçesi hakkında daha detaylı bilgiye önceki senelerde paylaştığımız yazıdan (https://www.blogteb.com/27-mart-dunya-tiyatro-gununde-tiyatronun-tarihine-yolculuk/) ulaşabilirsiniz.

Tiyatroyu Bu Kadar Özel Yapan Ne?

İnsana bu denli dokunan tiyatroyu en özel kılan unsurlarından biri de ebette oyuncuları… Shakespeare’e göre hepimiz bu dünya sahnesinde rollerimizi oynuyoruz ve rolümüz bitince sahneyi sonsuza dek terk ediyoruz. Ama şu bir gerçek ki bazılarımız bu işin uzmanı, üstadı, profesyoneli ve hatta “Kavuk”lusu… İşte tam da bu yüzden tiyatro sanatçıları rollerini oynadıklarında ayakta alkışlanır ve sahneyi terk ettiklerinde bile isimleri sonsuza dek hatırlanır.

Geçtiğimiz günlerde dünya sahnesinden uğurladığımız değerli tiyatro sanatçımız Rasim Öztekin de yaşamı boyunca hem tiyatro sahnelerinde hem de dünya sahnesinde varlığı, usta oyunculuğu ve tutkulu karakteriyle ayakta alkışladığımız ve adını asla unutmayacağımız bir tiyatro üstadıydı. Geleneksel Türk Tiyatrosu denince akla gelen ilk kavramlardan biri olan “Kavuk”un Kel Hasan Efendi, İsmail Dümbüllü, Münir Özkul ve Ferhan Şensoy’dan sonraki 5. sahibi.

Peki, hep adını duyduğumuz “Kavuk” geleneği nedir diye merak edenleriniz var mı? Kısaca bir hatırlayalım isterseniz…

Yüz Yıla Yakın Geçmişiyle Geleneksel Türk Tiyatrosu’nda Kavuk Geleneği

“Kavuk” Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun özellikle ortaoyunu ve güldürü tarafını temsil eden bir gelenek sembolüdür. Günümüze kadar gelen bu geleneğin adı İsmail Dümbüllü ile anılıyor olsa da kavuğun ilk sahibi Kel Hasan Efendi’ydi. “Kavuk nedir, neyi temsil eder?” sorularının en yerinde cevabını Münir Özkul, “600 senelik bir kültürün, bir temaşa sanatının, tuluatın sembolüdür kavuk,” sözleriyle vermiştir.

Yıllar içinde 6 kez törenlerle usta isimlere devredilen kavuk, Geleneksel Türk Tiyatrosu’nu selefleri kadar güçlü bir güldürü kabiliyetiyle temsil edecek yeni nesillere aktarılana kadar usta oyuncu Şevket Çoruh’a emanet olacak.

Pandeminin Etkisiyle Çevrimiçi Sahneler Revaçta

Maalesef pandemi şartları tiyatronun temelini oluşturan insana insanla dokunma hedefini yerine getirmesine engel teşkil etse de gelişen teknoloji sayesinde çevrimiçi sahnelenen oyunlarla tiyatro sanatı seyircisiyle buluşmayı sürdürüyor.

İnsana insanla değen tiyatroyu bu şartlar altında sürdürmeye çalışan değerli tiyatrocularımıza destek olmak, alkışlarınızı evlerinizden de duyurmak isterseniz Dünya Tiyatrolar Günü’nde online platformlar üzerinden çevrimiçi sahnelenen tiyatroları takip edebilirsiniz. Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun.