Ana SayfaPozitif EtkiSürdürülebilirlikKarbon Emisyonu Nedir? Nasıl Ölçülür?

Karbon Emisyonu Nedir? Nasıl Ölçülür?

Son zamanlarda haberlerde, gazetelerde, internette, her yerde karşımıza çıkan bir kavram var: Karbon emisyonu. Eylemlerimizin gezegenimize nasıl etki ettiğinin giderek daha fazla farkına varıyoruz. Hem günümüzün dünyasına hem de geleceğimize pozitif bir etki sağlamak için karbon emisyonlarını azaltmayı önceliğimiz hâline getiriyoruz. Çevre ve iklim üzerine herkeste gelişen bu bilinçli anlayış giderek yayılırken herkes bu konuda bireysel ya da toplumsal düzeyde neler yapabileceğini araştırıyor. Hükümetler karbon emisyon azaltımı ile ilgili uygulayıcı kararlar alırken çeşitli kuruluşlar ve şirketler de gönüllü olarak karbon emisyonlarını azaltmak için çalışmalar yürütüyor.

Çevremizde konuyla ilgili her gün daha fazla bilgiye rastlasak da bu bilgiler kimi zaman kafa karıştırıcı olabiliyor. Karbon emisyonunun ve karbon ayak izinin neden bu kadar önemli olduğu, tüm bunların uzun vadede bizi nasıl etkilediği konusunda çoğumuzun artık bir fikri var.

Ancak; karbon, karbon emisyonları ve karbon ayak izi hakkında ne kadar çok şey bilirsek dünyaya pozitif etki sağlamak için o kadar donanımlı oluruz. Bu yazıyla birlikte; karbon emisyonun ne olduğu ve karbon ayak izimizi nasıl azaltacağımız konusunda biraz daha bilgi sahibi olacaksınız.

En başa dönelim: Karbon nedir?

Karbon, en temel hâliyle bir elementtir. Aslında, dünyadaki yaşam için en yaygın unsurdur. Soluduğumuz havadan, yetiştirdiğimiz mahsullere ve kendi vücudumuzun kimyasal yapısına kadar karbon, kelimenin tam anlamıyla yaşamın temelidir ve her yerdedir.

Karbon soluduğumuz (ve verdiğimiz) havada, yediğimiz yiyeceklerde, satın aldığımız ve kullandığımız ürünlerde… Hatta biz de karbondan oluşuruz. Yeryüzündeki yaşam; havada, suda ve karada sürekli bir karbon döngüsüne dayanır. Karbon, atmosferde karbondioksit olarak, suda CO2 ve HCO3 olarak, karada ise genellikle kömür, petrol ve kireç taşının yapısında yer alır.

Karbondioksit ise; kömür veya hidrokarbonların yanması, sıvıların fermantasyonu, insan ve hayvanların solunumu sonrası oluşur. Hayvanlar ve bitkiler gibi canlılar nefes aldıklarında, yani oksijen solurken CO2 salgılar. Doğa, bu emisyonların çoğunu dengede tutar. Bitkiler fotosentez yoluyla; okyanuslar ise, hava ile su arasındaki yoğunluk farkı nedeniyle havaya salınan CO2’nin dörtte birini alır.

Karbon emisyonlarıyla neden bu kadar ilgileniyoruz?

Yüksek seviyelerde atmosferik CO2 bulunmasına rağmen, bu oran hiçbir zaman insan vücuduna veya diğer herhangi bir canlı organizmaya zarar vermez. Öyleyse CO2 neden bizim için kötü sayılıyor?

Diğer sera gazları gibi CO2 de radyasyonu emer ve ısının atmosferimizden kaçmasını engeller. Doğal miktarda CO2, ekosistemimizin korunmasında önemli bir rol oynasa da, yüksek miktarda atmosferik CO2, atmosferde sera gazı etkisi yapar, ısıyı toplar, depolar ve böylece hava modellerini bozarak küresel sıcaklıkların artmasına ve diğer antropojenik iklim değişikliklerine neden olur.

Kısacası CO2, radyasyonu emen ve ısının atmosferimizden kaçmasını engelleyen sera gazlarından biridir. Bu aşırı ısı, iklimde bozulmuş hava modelleri, daha yüksek küresel sıcaklık ortalamaları ve diğer değişiklikleri yaratır.

Karbon Emisyonu ve İklim Değişikliği İlişkisi

Çevreye zararlı CO2 genellikle insan yapımı faaliyetler tarafından üretilir. Kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtları her çıkardığımızda, rafine ettiğimizde, taşıdığımızda ve yaktığımızda, fazladan karbon ve diğer sera gazlarını atmosfere salarız. Ayrıca tarıma ve yeni gelişmelere yol açmak için CO2 emen ağaçları kestiğimizde; ağaçları yaktığımızda veya parçaladığımızda çok daha fazla CO2 yayarız.

Karbon emisyonu, karbon döngüsünün doğal sistemi dışında bir de doğal olmayan sebepler ile gerçekleşir. Küresel ısınmaya sebep olan karbon emisyonu insanlığın doğal, bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için yaptıkları aktiviteler sebebi ile de ortaya çıkar. Günümüzde karbon emisyonu için en büyük etken sanayi olarak kabul edilir. Özellikle sanayi devriminden bu yana fosil yakıtların geniş anlamda üretim için kullanılması ile oldukça fazla karbon salınımı ortaya çıktığı bilinir. 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi’nin başlangıcından bu yana atmosferdeki CO2 miktarının %40 arttığı görülüyor. Karbon emisyonunu artıran bir diğer etken de plastiğin üretilmesi ve işlenmesi.

Karbon ayak izi nedir? Nasıl ölçülür?

Karbon ayak izi, küresel ısınmaya sebep olan tüm aktivitelerin neden olduğu karbon salınımının çevreye verdiği zararı CO2e cinsinden ifade eden terimdir. İnsani faaliyetlerin doğada ortaya çıkardığı karbondioksit miktarı hesaplanır, belirli bir zaman diliminde eylemlerinin neden olduğu tüm CO2 emisyonlarının toplamıdır. Genellikle, bir yıl boyunca bir karbon ayak izi hesaplanır.

CO2e cinsinden ölçülen karbon emisyonları, seçilen insan aktivitesinden salınabilecek karbondioksit eş değerini ölçen bir birimdir. CO2e ne kadar düşükse, faaliyetin çevre üzerindeki etkisi o kadar düşük olur. Örneğin, bir metin mesajı göndermek 0,01 g CO2e yayarken, Londra’dan Hong Kong’a dönüş uçağı yolculuğu 3,4 ton CO2e üretir.

Karbon ayak izini artıran etkenler arasında birincil yani doğrudan ve ikincil yani dolaylı sebepler bulunur. Bu iki etken aslında aynı tüketim döngüsü içinde yer alır. Bir plastik ürün aldığımızda bununla birincil derecede karbon ayak izine sebep oluruz. Ürünün üretim ve taşıma gibi süreçlerinde ortaya çıkan sonuçlar ise ikincil sebeplerdir. Ürünü almadan önce ham madde bölümünden başlayıp işlenmesine ve son tüketiciye kadar gelmesine kadarki tüm süreç karbon ayak izini artıran etkenler olarak açıklanır.

Örneğin arabanız ile giderken motorun çalışması ile belli bir miktar karbondioksit açığa çıkar. Sadece araba için değil, fosil yakıtların kullanılması ile açığa çıkan her türlü karbon emisyonu, karbon ayak izini oluşturur. Yiyecek veya tekstil ürünleri alırken bunların üretimi sırasında açığa çıkan karbon salınımına da katkıda bulunmuş oluruz.

Karbon ayak izinde en büyük payı olan faktörler neler?

  • Enerji tüketimi: Ulaşım, endüstriyel işlemler, elektrik ve fosil yakıt kullanımı yüksek miktarda enerji tüketimine sebep olur.
  • Sanayileşme: 20. yüzyılın ortalarından itibaren sanayileşmeyle birlikte karbondioksit salımı kontrolsüz ve çok hızlı bir şekilde arttı ve artmaya devam ediyor.
  • Hayvancılık: Artan et tüketimiyle birlikte besi hayvanlarının seri üretime geçmiş olması atmosfere fazla miktarda metan gazı salınımına neden olur.
  • Atık maddeler: Hangi işlem ya da aktivite sonucu olursa olsun, dünyadaki atık madde miktarı oldukça yüksek seviyededir. Bu durum aynı zamanda Dünya’nın doğal kaynaklarına ve yaşam alanlarına da zarar verir.
  • İnsan faaliyetleri: İnsanların günlük hayatlarında birçok işi verimli ve hızlı bir şekilde yapma adına edindikleri alışkanlıklar da karbon ayak izinde büyük bir paya sahip.

Karbon ayak izimizi azaltmak için ne yapabiliriz?

Hayattaki çoğu şeyde olduğu gibi, bir sorunu çözmenin iki ana yolu vardır. İlk ve en güvenli seçenek, ilk etapta buna neden olan durumlardan kaçınmaktır. İkincisi ise önceden yapılmış olanı geri döndürmektir. Bu düşünceyi karbon emisyonlarına uyguladığınızda, bu, karbon ayak izinizi azaltabileceğimiz veya dengeleyebileceğimiz anlamına gelir.

İklim değişikliği de kesinlikle çoğu insan için artan bir endişe kaynağı. Ancak bunun önüne geçmek için hiçbir zaman geç değil. Biz de karbon emisyonlarımızı ve karbon ayak izimizi azaltmanın üç yolunu derledik:

 Azaltın: Teknolojinin bizim için giderek daha erişilebilir hâle gelmesiyle işlerimizi kolaylaştırdığı açık. Ancak dijital cihazlarımızı veya interneti kullanırken harcadığınız zamanı en aza indirmeyi tercih edin.

Değiştirin: Eski bir eşyanızı değiştireceğiniz zaman, çevre dostu bir seçim yaptığınızdan emin olun. Sürdürülebilir şekilde üretilip üretilmediğini araştırabilir ve karbon ayak izinizi en aza indirmeye yardımcı olacak bir seçenek seçebilirsiniz.

Yeniden Kullanın: Gerektiğinde, sahip olduklarınızı yeniden kullanmayı seçin. Bu, üretilen atık miktarını en aza indirecek ve bu nedenle, tek kullanımlık ürünlerin üretilmesi ve ayrıştırılmasıyla daha az karbondioksit üretilecektir.

CO2’den kaçının

Kişisel düzeyde, etkinizi azaltmanın birçok yolu var. Daha az toplu taşıma kullanabilir, daha az et yiyebilir, daha az eşya satın alabilirsiniz. Yapabileceklerimizin listesi uzayıp giderken işe karbon ayak izinizi hesaplayarak başlayabilirsiniz.

Biz de TEB olarak “daha iyi bir çevre için pozitif etki” sağlamak istiyor; geri dönüşüm, karbon salınımı ve enerji tasarrufu konuları özelindeki uygulamalarımızı çalışanlarımız ve müşterilerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Bankamız genelinde gerçekleştirdiğimiz enerji tasarrufu projelerimizle son 5 yılda 3.962 ton CO2 tasarrufu ile 11.774 ağaç etkisi sağladık! Şubelerimizdeki doğal gaz kullanımını yaygınlaştırarak karbon emisyonlarımızı azaltmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz projelerimizle yalnızca bankacılık sektörüne öncülük etmekle kalmadık; aynı zamanda bir yılda 17.000 km yolu “sıfır” karbon salınımı ile kat ettik.

Daha iyi bir çevre için pozitif etki sağlamaya devam edeceğiz…