Sıfır Atık Nedir?

Birçoğumuz çöpe attığımız atıklarla ilgili fazla kafa yormuyor olabilir. Sonuçta hepimiz işlerimizle ya da sevdiklerimizle meşgulüz ve gün içinde ürettiğimiz yiyecek, ambalaj gibi atıkları gözden kaçırabiliriz. Ancak bazılarımız bunun hakkında çok düşünüyor… Nasıl daha az atık üretebileceğimizi, “sıfır atık” hedeflerine ne zaman ulaşacağımızı düşünen kişiler ve şirketler bu konudaki çalışmalarına her daim devam ediyor.

Sıfır atık kavramı kulağa oldukça basit gelse de aslında düşündüğünüzden daha karmaşık olabilir. Aslında en basit hâliyle “sıfır atık”, hepimiz için dünyayı yaşama şeklimizi değiştiren yepyeni bir hedef… Doğal kaynaklarımızı görme ve kullanma şeklimizi yeniden değerlendirmemizi sağlayan “sıfır atık” konusunu ele almadan önce bu kavramın tanımını yapmak gerekir. “Sıfır atık” sisteminin, tek kullanımlık kültürümüzün çevresel etkisini azaltmayı ve aynı zamanda iklim değişikliği sorunlarını ele almayı nasıl amaçladığına bakmalıyız.

Sıfır Atık Tanımı

Sıfır Atık Uluslararası İttifakı (ZWIA), “sıfır atık”ı şöyle tanımlıyor: “Ürünlerin, ambalajların ve malzemelerin sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, yeniden kullanılması ve geri kazanılması yoluyla, tüm kaynakların yakılmadan ve çevreye veya insan sağlığını tehdit edecek şekilde toprağa, suya veya havaya deşarj olmaksızın korunmasıdır.”

Günümüzde, gelişen teknoloji ile durdurulamaz biçimde artış gösteren sıfır atık, dünyamızdaki sınırlı kaynaklar göz önüne alındığında israfın önüne geçebilecek elzem bir atık yönetim biçimi. Kaynakların verimli kullanılması ile israfın sonlandırılması, atık oluşumunun önlenmesi veya azaltılması ile atığı kaynağında ayrı toplayarak geri kazanımının sağlanmasını kapsayan bir atık yönetim felsefesi olarak tanımlayabileceğimiz bu kavram; özünde üretim ve tüketimdeki “al, kullan ve at” yaklaşımını hedefe alıyor.

Çünkü sıfır atık felsefesinin temel amaçlarından biri; atıkları bilinçli şekilde yönetmek, geri dönüştürmek ve geri kazanmak, hem çevresel boyutta hem de enerji kaynağı kayıpları anlamında dünyamızı gelecek nesillere taşımak.

Neden sıfır atık?

Yakıtlar, mineraller ve metaller gibi ham maddeler ile gıda, toprak, su, hava, biyokütle ve ekosistemleri de içeren doğal kaynaklar; küresel ekonominin işleyişini ve yaşam kalitesini destekler. Dolayısıyla bir ekonominin iyi işlediğinin kanıtı da doğal kaynakların ve ham maddelerin kesintisiz akışına bağlanabilir. Çünkü, kaynakların sürdürülebilir ve verimli yönetimi, günümüzde kaçınılmaz bir gereklilik.

Sanayi devrimine bağlı olarak ortaya çıkan teknolojik yenilikler, artan nüfus ve şehirleşme; yaşam standartlarının ve tüketim alışkanlıklarının farklılaşmasına, bu durum da geçmişe nazaran daha çok atığın oluşmasına neden oluyor. Hatta, başta doğal kaynakların tükenmesi ve iklim değişikliği gibi hususlar olmak üzere tüm canlıları tehdit edecek boyutlara varan hava, su ve toprak kirliliğine neden oluyor.

Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıklarımızı kontrol altına almak, gelecek nesillere temiz, gelişmiş bir ülke, yaşanabilir bir dünya bırakmak ve pozitif etki sağlamak için sıfır atık prensibini benimsemeli ve entegre bir yaklaşımla atıkların yönetimini sağlamalıyız.

Sıfır atığın avantajları ve kazandırdıkları

Sıfır atık kavramının benimsemesi ve uygulamasının yaygınlaşmasıyla birlikte, verimlilik artabilir, geri dönüşüm sayesinde üretim maliyetleri azalabilir, doğal kaynakların tükenmesi sorununun önüne geçilebilir, çevre koruma bilinci oluşturulabilir, gelecek kuşaklara aktarılabilir ve rutin bir davranış hâline gelmesiyle uzun vadede hava, su ve toprak kirliliğinin belirli düzeyde önüne geçilebilir.

Sıfır atık hiyerarşisi ve ilkeleri

Yeniden düşün.

Yeniden kullanılmış, geri dönüştürülmüş veya sürdürülebilir şekilde toplanmış toksik olmayan malzemeler kullanın. Bir ürünün tüm yaşamı için döngüsel malzemeleri ve genişletilmiş üretici sorumluluğunu teşvik edin.

Azalt.

Sosyal, çevresel kaygıları gideren ve yerel pazarları destekleyen sürdürülebilir satın almayı tercih edin veya ürünlerin atılmasını önleyen programlara dâhil olun. Atıkları en aza indirmek için tüketim alışkanlıklarınızı planlarken tükettiğiniz malzemelerin miktarını ve toksisitesini en aza indirin.

Yeniden kullan.

Onarım, yenileme, modüler teknolojiler ve alternatif yeniden kullanım yollarıyla malzemelerin ve ürünlerin yeniden kullanımını optimize edin.

Geri dönüştür.

Yüksek kaliteli geri dönüştürülebilir malzemelere izin veren mevcut sistemleri destekleyin. Geri dönüştürülebilir maddelerin toplanması ve işlenmesi için yerel pazarlar oluşturun. Evsel atıklar için kompostlamayı teşvik edin.

TEB olarak bizim de destek verdiğimiz sıfır atık hareketiyle hem Genel Müdürlük binamızda hem de şubelerimizde attığımız adımlarla destek olmaya devam ediyoruz. Örneğin, plastik atıkları önlemek için içecek otomatlarında plastik bardak kullanmıyor, Banka operasyonunda kullanılan plastik para çantaları yerine çoklu kullanım sağlayan bez çantalar tercih ediyoruz.

Bu konudaki bir diğer önceliğimiz ise kağıt atıkları. Özellikle geri dönüştürülebilir olması ile doğaya sağlayacağımız pozitif etkiyi artırmak için kağıtlarımızı atık toplama kutularında biriktiriyoruz. Tabii uygulamalarımız bunlarla da bitmiyor. Pillerde bulunan ağır metallerin doğaya atıldıklarında verdikleri zararın farkındayız ve bu yüzden yaşadığımız çevreye pozitif bir etki bırakmak için Genel Müdürlük ve Operasyon Merkezlerimizde onlarca kiloluk pil topluyor, tüm bu atık pilleri geri dönüşüm ve imha için lisanslı şirketlere teslim ediyoruz.

Kısacası doğamız ve gelecek için, doğa dostu tüketim alışkanlıkları kazanmak ve kazandırmak için çok çalışıyoruz. En temel amacımızsa; geleceğin karar alıcıları olacak gençleri bilinçlendirmek ve onların gelecekte gerçekleştirecekleri çalışmalarda çevrenin korunmasına öncelik vermelerini sağlamak…