Ana SayfaPozitif EtkiÇevreSürdürülebilir Yerleşimler: Türkiye’deki Ekoköyler

Sürdürülebilir Yerleşimler: Türkiye’deki Ekoköyler

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz trendlerden biri de Ekoköyler. Daha sakin ve minimal bir yaşam sürmek isteyenlerin şehri terk ederek kırsal alanlara yöneldiği günümüzde ekoköyler sürdürülebilirlik adına iyi bir örnek oluşturuyor. 

Ekoköy, içinde yaşayanların tamamen sürdürülebilir bir hayat tarzını benimsediği, şehrin kaosundan uzak ve bireylerin doğaya uyum sağladığı alanlardır. Günümüzde dünya çapında pek çok ekoköy bulunmaktadır. İlki uzun yıllar önce İzlanda’da Solheimar adıyla kurulmuş olsa da ekoköy kavramı son yıllarda dikkat çekmeye başlamıştır.

 

1995 yılında kurulan Global Ecovillage Network (GEN), dünya çapındaki ekoköy girişimlerinin birbirlerini desteklemesi amacıyla kurulmuştur. Türkiye’deki ekoköyler, GEN Europe ağına bağlıdır.

Ekoköylerde, birlikte yaşama bilincine sahip bireylerin yer almasına önem verilir. Mümkün olduğu kadar doğal kaynakların israfından kaçınılır, elektrikli cihazlar minimum düzeyde kullanılır. Öte yandan kimyasal içeren temizlik ürünleri yerine kaynağını doğadan alan organik malzemeler tercih edilir. Her alanda yenilenebilir enerji kullanımı ön plandadır. Barınma ihtiyacının karşılanması için ise kil ve samandan yapılan ilkel yapılar kullanılır. Bu yaşam alanlarının temel amacı doğaya minimum seviyede müdahale ederek gelecek nesillere rahatça barınabilecekleri bir dünya bırakmaktır.

Türkiye’de de bu amaçla kurulmuş ekoköyler bulunmaktadır. Örnek verecek olursak:

Marmariç Ekolojik Yerleşimi

2003 yılında İzmir’in Bayındır ilçesinde kurulan bu köy, İstanbul’un şehir hayatından uzaklaşmak isteyen 14 kişi tarafından kurulmuş. Eski köy yaşamına uygun, toprağa bağlı bir hayat sürdüren Marmariç Ekolojik Köyü sakinleri, burada sürdürülebilir bir hayat tarzını benimseyerek doğaya saygılı bir düzenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Knidia Ecofarm

Datça’da 2000 yılında sürdürülebilir tarım ve mimari hayali ile kurulan Knidia Ecofarm, yörenin bereketinden faydalanarak zeytin ve üzüm ile ilgili tarımsal faaliyetlere öncelik veriyor. Öte yandan eko-turizme de açık olan Knidia, düzenlediği atölye ve etkinliklerle de misafirlerini ağırlıyor.

Güneşköy

2000 yılında Ankara’da kurulan Güneşköy, pek çok açıdan doğal kaynakları tüketmeden sürdürülebilir bir hayat tarzının benimsenebileceği konusunda önemli bir örnek oluşturuyor. Yenilenebilir enerji kullanımı ve ekolojik ulaşım sistemlerinin ön plana çıktığı bu köy sayesinde ekoköylerin bir ütopyadan ibaret olmadığını anlamak herkes için mümkün. 

Yukarıda bahsettiğimiz örnekler, ülkemizde bulunan ekököylerin yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Giderek artan sayılarıyla bu yerleşimler, gelecek nesillere doğaya saygılı bir yaşam tarzını benimseyerek gezegenimizin ömrünü uzatabileceğimizi gösteriyor. Günümüz için ise önemli ve değerli birer örnek oluşturuyor.