Ana SayfaPozitif EtkiYıllar Öncesinden Günümüze Kalan Bir Miras: Atalık Tohum

Yıllar Öncesinden Günümüze Kalan Bir Miras: Atalık Tohum

Yıllar yıllı annelerimizden, ninelerimizden eskiden yedikleri domatesin tadını artık alamadıklarını duymuşuzdur. Teknolojinin henüz gelişmediği ve insanlığın yetiştiriciliğe odaklandığı ilkel tarım dönemlerinden kalan tohumlar günümüze kadar ulaşmıştır. Günümüzde ise giderek kalabalıklaşan dünya nüfusunu doyurabilmek adına hibrit tohuma muhtaç olduğumuz bir dönemi yaşamaktayız.

Bu durum haliyle pek çok kişinin aklına aynı soruyu getiriyor: Yeniden o eski domateslerin tadına varmanın bir yolu var mı?

Atalık Tohum konusu işte tam da bu noktada devreye giriyor. Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bu kavram, toprağın bizlere yüzyıllardır halihazırda sunduğu leziz mahsulleri yeniden tattırabilmeyi hedefliyor.

Peki, Atalık Tohum nedir?

Atalık Tohum, yıllar öncesindeki sel ve kuraklık gibi afetlerin karşısında dimdik durarak günümüze kadar ulaşmayı başarmış yaşlı tohumlardır. Bu tohumlar, üzerinde yeşerdikleri toprakların mirasını hâlâ aynı verimlilik ile sürdürebilmeyi başarır. Anadolu’nun sunduğu mahsullerin tadının bundan yüzlerce yıl önce nasıl olduğunu anlayabilmek için Atalık Tohum ekmek gerekir.

Atalık Tohum ayrıca hibrit tohum gibi kullanıldıkça verimliliğini kaybetmez. Üçüncü ekimden sonra da aynı tada ve mahsule erişilebilir. Atalık Tohum’dan elde edilen mahsulün tohumları alınarak ertesi ve daha sonraki senelerde de ekilebilir. Öte yandan bu tohumlar biyoçeşitliliğin topraktaki devamlılığını sağlamak için de büyük önem taşımaktadır. 

Elbette bu tohumlara ulaşmak çok kolay değil. Detaylı araştırmaların ardından ulaşacağınız tohumun Atalık olup olmadığını ise ancak deneyimleyerek anlayabilirsiniz.

Türkiye’de Atalık Tohum Yetiştiriciliği adına pek çok girişim yapılmaktadır. Bunlardan en bilineni Mardin’de Mezopotamya’nın en eski buğdayı olarak bilinen Sorgül’ün yeniden günümüze kazandırılmasıdır. 2017 yılından beri ‘’Yaşayan Toprak Yerel Tohum’’ projesi kapsamında Mardin Ovası’nda yeniden ekilen Sorgül, Anadolu medeniyetlerinin yüzyıllar öncesinde yediği ekmeklerin tadını günümüzde de alabilmemize imkân sunuyor. 

Genç neslin de yerel tohum bilincine sahip olması için pek çok çalışma yapılıyor. Bayburt’a bağlı Adabaşı köyündeki bir okulun öğrencileri, öğretmenlerinin desteğiyle okullarının bahçesinde Atalık Tohum ekiyorlar. Çıkan mahsullerin tohumlarını da çoğaltarak çevre köylerdeki çiftçilere dağıtıyorlar. Ayrıca pek çok yerel belediye de kendi alanlarında Atalık Tohum’un çiftçiye kazandırılması için çalışmalarını sürdürüyor.

Sürdürülebilir tarım faaliyetleri, biyoçeşitliliğin korunması için de oldukça önemlidir. Bu noktada Atalık Tohum kavramının sağladığı alanın herkes tarafından desteklenmesi ve tercih edilen gıdaların organik ve işlem görmemiş olması farkındalığının yaygınlaştırılması gelecekte çok daha lezzetli ve besleyici mahsullere ulaşabilmemiz için çok büyük adımlardır.